Materyalizm Üzerine

🕒 Konu sahibi 5 saat önce aktifti
Somut kavram üzerine yoğunlaşmaktır.
Sarı bir araba gölgede veya güneşte renginin tonunda değişiklik gösteriyorsa, renklerde soyut bir kavramdır ve gerçek değildir. 5 duyunun algıladığı hisleri gerçek kabul edip, soyut ve manevi hisleri reddetmektir.
 
Materyalizmin tarihinden ve önemli temsilcilerinden kısaca söz etmek gerekiyor. Elbette materyalizmin 2000 yıldan fazla olan tarihini buraya aktaramam mümkün değildir. Ancak bildiklerimi ve araştırmalarımı kısaca paylaşayım.

Antik Yunan'da fiziğin ilerlemesiyle birlikte birçok filozof bundan etkilenmiş ve materyalist akımın tohumlarını atmıştır. Bunlar, her yerde hareket ve değişiklik bulunmasını, nesnelerin birbirinden ayrı, tek başına değil, birbirleriyle bağımlı olmasından etkilenirler. Zaten bunun diğer adı diyalektiktir.

Antik Yunan'da Heraklitos diye bir adam var. "Diyalektiğin babası" olarak bilinir. Bu adam diyor ki:
"Hiç birşey sabit değildir; herşey akar; aynı ırmakta iki kez yıkanılmaz, çünkü ırmak ardarda gelen iki an içinde asla aynı ırmak değildir; bir andan diğerine değişmiştir, başka olmuştur."

Yani diyor ki doğada bir evrim var. Herşey değişiyor ve sabit değildir. Örneğin elinizde kırmızı bir elma düşünün. Bu elma, kırmızı elma olmadan önce yeşil bir elmaydı, yeşil bir elma olmadan önce bir çiçekti, çiçek olmadan önce tomurcuktu, tomurcuk olmadan önce şuydu buydu. Bu elma şimdi olduğu gibi yarın da aynı olmayacaktır. Biri gelip kopartırsa çürüyecektir, kopartmazsa bir süre sonra yere düşüp çürümeye mahkum olacaktır vs gibi. Demekki elma aslında hep bir elma olmadı. Elmayı elma yapan olaylar vardır. Ve onu değiştiren bazı olaylar da olacaktır. Biz buna diyalektik diyoruz ve Heraklitos'un bakış açısı buna işaret eder.

Antik Yunan filozoflarından söz etmem gereken diğer filozoflardan biri de Demokritos'tur. Demokritos, maddenin, sonsuz olarak bölünemeyen, nüfuz edilemeyen dolu bir gerçek olduğunu söylüyordu. Parçalar, bir andan sonra bölünemez deniyor ve bu parçalara atom adı veriliyordu(atom yunanca bölünmez anlamına gelir). Bu açıklama -günümüze göre eksiklerini bir tarafa bırakırsak- dünyanın materyalist olarak yapılan ilk açıklaması olması adına önemlidir.

Diğer başka bir önemli isim de Demokritos'un öğrencisi Epiküros'tur. O da hocasından etkilenmiş olmakla birlikte, insanın, tanrı ve ölüm korkusundan kurtulması gerektiğini söylemiştir. Ruhun maddi bir temeli olduğunu ileri sürmüş ve doğa tartışmalarında tanrıyı dışarı bırakmaya çalışmıştır. Ancak buna karşın kilise, Epiküros ve felsefesine olan kini nedeniyle söylemlerini tahrif etmeye kalkmış ve ahlaka aykırı ilan etmiştir.

Tüm bunların dışında öyle bir filozof var ki, yüzyıllar boyunca felsefesi Tüm Yunanistan'a egemen olmuş olan Aristo'dur. Hemen hemen her konu hakkında sayısız kitap yazmış, bunda da o çağın ortaya çıkan yeni bilimlerin yarattığı boşluklardan yararlanmıştır. Bu kişinin bilimsel ve materyalist söylemleri üzerinde durulmamış, hep idealist söylemleriyle anılmıştır. Sonraki yıllarda da insanlar olayları yorumlarken şöyle bir yöntem izleniyordu:

Örneğin herhangi bir fizik olayını araştırmak için Aristo'nun yazdığı parçalar alınıyor, sonra da büyük bir teolog olan Akino Tomas'ın o konu üzerine olan parçaları alınıyor, üçüncü kişi bunları birleştirerek, kendi yorumunu katmadan ortaya tez çıkartıyordu. Bu, ortaçağın skolastik düşünce biçimidir.

Antik Yunan dönemi ile ilgili eklenebilecek bir başka husus da dönemin çok acımasız, sert ve amansız bir baskı olduğu, bu sebeple bilimsel söylemlerin bastırıldığı ve kilisenin sesinin gür çıktığıdır.

Daha sonra devam edeceğim.

No Pasaran
**********


Yararlandığım Kaynaklar:
- Georges Politzer - Felsefenin Başlangıç İlkeleri
-Vikipedia
-Ekşisözlük
 
Materyalizmin ilk geliştiği ülke İngiltere'dir. Bu ülkede materyalizmin babası Bacon olarak bilinir. Bacon, bilimlerin incelenmesinde, deneysel metodun öncüsü olarak tanınır. Fikirlerin yalnızca nesnelerin görüldüğü yada dokunulduğu için için varolduğunu söylüyordu. Fakat bunu kanıtlayamıyordu.

Fikirlerin deneyimlerden elde edildiğini kanıtlamaya ilk çalışan Locke oldu. Örneğin der ki; ilk masa fikri, insana, daha masa olmadan önce gelmiştir, çünkü o, tecrübesiyle, daha önce de bir ağaç kütüğünü ya da bir taşı masa gibi kullanıyordu.

Fransa'da materyalizm Descartes'tan başlanabilir. Her ne kadar materyalizm üzerinde önemli etkileri olsa da bundan pek söz edilmez. Feodal ideoloji ile dinsel ideolojinin iç içe girdiği o yıllarda gerçeğin tekeli kilisedeydi ve bundan bağımsız bir doğru ileri sürmek mümkün değildi. Descartes buna karşıdır ancak eleştirilerinde dikkatlidir. Kendisi doğanın incelenmesi gerektiğini söylemiş ve eski metodların terk edilmesi gerektiğini düşünmüştür. Bunun yanı sıra Descartes dini kurtarmak da ister ve bu yönüyle de idealisttir.

Onun döneminde "yaşayan hayvanlar niçin vardır?" diye bir soru sorulduğunda, teolojinin hazır cevaplarına uygun olan, "çünkü onları yaşatan bir ilke vardır" diye karşılık verilirdi. Descartes, tersine yaşamın maddede olduğunu savunuyordu. Ayrıca, diğer makinelerin demirden ve tahtadan yapılmış olmaları gibi hayvanların da etten, kastan yapılma makinelerden başka bir şey olmadıklarına inanıyor ve iddia ediyordu. Hatta, ne bu makinelerin, ne de diğerlerinin duyumlarının olmadığını düşünüyordu. Onun felsefesinden etkilenenler manastırda haftalar süren incelemeleri sırasında köpeklere bir şey batırıldığı zaman, şöyle diyorlardı: "Doğa ne kadar iyi yapılmış, acı duyuyorlar sanırsın!"

No Pasaran
* * * * * *


Kaynaklar:

- Vikipedia
- Georges Politzer - Felsefenin Başlangıç İlkeleri
 
18. Yüzyıl materyalizminden de biraz söz etmek gerekir. 18. yüzyıl, dünya tarihinde ortaçağ karanlığının ve buna bağlı kilise diktatoryasının hakimiyetinin iyice kırıldığı ve bu nedenle, bu dönemin egemenlerinin canla başla aydınlanmaya karşı çırpındığı zamanlara denk gelir. Aydınlanmacı/materyalist filozofların bir kısmı sadece düşünmekle ve fikirlerini beyan etmekle kalmamış, büyük baskılara da maruz kalmıştır.

Materyalist filozof olan Diderot bunun başını çeken kişidir ve K.Marx-F.Engels'e kadar materyalizmin en büyük düşünürüdür. Fikirlerinin arkasında duran, kitapları toplatılıp yakılan, hapse atılan gerçek bir militandır. Kendisi koyu bir katolik ailede yetişmiş olup ardından ateizmi benimsemiştir. Organizmalarda evrimin yaşandığını söylemiş ve Darwin'in gelişine altyapı olmuştur.

Bir başka filozof ise Alman Feuerbach 'tır. Daha çok din üzerinde yazımları ile ön plana çıkmış, "tanrıbilimine" yönelik dönemin en büyük eleştirmenlerindendir.

19. yüzyıla geldiğimizde ise, bu dönem materyalizmin tarihini değiştirecektir. Bu dönem materyalizmi diyalektik ile bütünleştirip, materyalizmin en modern formunu olan diyalektik materyalizmi oluşturacaktır. Çünkü çok büyük üç buluş meydana gelmiş ve bu nedenle olayların açıklanmasında bilimsel yöntemler büyük meşruluk kazanmıştır. Bu gelişmeler ise; canlı hücrenin bulunuşu, enerjinin dönüşümünün bulunuşu ve evrim teorisi(Darwin)'dir.

Materyalizmin genel tanımı ve 19. yüzyıla kadar olan gelişimi ile ilgili söyleyeceklerim bunlar. 19. yüzyıl ve sonrasında materyalizm, en modern ve en tutarlı formunu marksizm-leninizmde bulmuştur. Diyalektik materyalizm, marksizm-leninizmin temel öğretisidir. Vakit bulabilirsem; ileriki zamanlarda birkaç alt başlığa ve en önemlisi diyalektik materyalizme değinmeye çalışacağım.

No Pasaran
 
Kendini ortaya koyabilen ve ispatlanabilen tek gerçek maddedir.
 
No Pasaran Kardeşim, yazılarını zevk ile okudum...

Okuduklarım bana katı ve tarafgir bir Meteryalist olmadığınızı aksine araştırmacı bir Meteryalist olduğunu gösteriyor. İnşallah zıtlaşma ve kutuplaşma olmadan bu konuyu biraz daha farklı eksende sizinle beraber konuşmak isterim. Sizin için sakıncası yoksa kardeşim.

Öncelikle Ben Bilgi - İnanç - Amel bütünlüğüne inanan, Tevhid Adalet ve Özgürlük yolu yolcularındanım. Forumda yeniyim.
İnşallah konuyu daha farklı açılardan konuşmayı ve daha faydalı bir hale getirmeyi kabul ederseniz bende konuyla ilgili düşüncelerimi yavaş yavaş yazmaya başlarım. Sonrada çeşitlş sorular üzerinde bir düşünce fırtınası meydana getiririz inşallah...

Şimdi değerli Kardeşim Materyalizm çoğu durumda “Ateist” anlamda kullanılsa da Ateist olmayan materyalist bir düşünme türü de bulunur. Bu düşünme türü; Yaratıcının varlığını kabul eder ama nesnel dünyanın tamamen maddi kurallar çerçevesinde şekillendiğine inanır.

Şimdi Kardeşim yazıya katkımı kabul.ederseniz inşallah, Bu iki guruptan hangisine girdiğinizi bilmek ve yazılarımın temelini bunun üzerinden oluşturacağım inşallah...

Teşekkürler Kardeşim, Forum dünyasında Hala düşünen ve üreten insanlarla karşılaşmak güzel...
 
Sayın Qasem ,

Yorumunuz ve katkınız için teşekkür ederim. Dilediğinizde yazabilir ve katkılarınızı sunabilirsiniz. Fikirler çarpışınca gelişir ve ilerler. Ben ortaya bir tez sunarım ve siz de karşılığında bir antitez sürersiz. Bunun sonucunda mümkün olursa eğer ortalığa bir sentez çıkar. Bu yöntem diyalektik tartışma yöntemidir.

Geçmişte, Antik Yunanistan'da tartışan kişiler de söz sanatını bu şekilde icra ederlerdi. Bununla ilgili Sovyetler Birliği'nin kurucularından olan Joseph Stalin "Diyalektik ve Tarihsel Materyalizm" adlı yapıtında şöyle ifade eder :

"Diyalektik Eski Yunan dilindeki, konuşmak, tartışmak anlamına gelen dialego sözcüğünden çıkmıştır. Eski zamanlarda diyalektik, muhatabın savındaki çelişkileri ortaya koyup bu çelişkilerin üstesinden gelmek yoluyla gerçeğe ulaşma sanatı demekti. Eski zamanlarda, düşüncedeki çelişkileri ortaya çıkarmanın ve karşı görüşlerin çatışmasının, gerçeğe ulaşmada en iyi yöntem olduğunu kabul eden filozoflar vardı. Düşüncenin bu diyalektik yöntemi, sonraları doğa olaylarını da kapsadı..."

Yani konuyu tartışmamız kadar yapıcı birşey yoktur. Fakat eklemem gerekiyor ki, şu an özel bazı nedenlerden dolayı sürekli yazamıyorum. Fırsat buldukça yazabilir ve katkılarımı sunabilirim.

İnandığınız görüşlere ve bu görüşler doğrultusunda şekillendirdiğiniz yaşama saygı duyarım.

Fikirsel anlamda hangi tarafta yer aldığımı sormuşsunuz. Şahsen herhangi bir tarafta yer alıyor görünmeye ve bir akımın adıyla anılmak istemem. Çünkü bu kişiyi kalıplaştırmaya, kalıba sokmaya sebep olur ve bu bence doğru değil. Bunun doğru olmamasının sebebi, o akımın söylemlerini kabul ettiğiniz zaman o akımın dışına çıkılamaması ve çıkılması durumunda da kendiyle çelişiyor görünme durumu... Ama her ne kadar doğru olmasa da buna itiraz etmiyorum. Karşı tarafa kendimizi tarif etmek için fikirlerimizin en yakın olduğu akımı belirtebiliriz. Ve o sayede en azından ortama bir şablon çıkar.

Bana göre dünyayı ve hayatı yorumlama konusuda en tutarlı akım diyalektik materyalizmdir. Ve bu akım sizin belirttiğiniz anlamda tevhidi ve dinsel referansları reddeder. Ateist bir karakter barındırır ve ateizmin en güçlü argümanlarından da birisidir.

Rasyonel anlamda materyalizm, somutlanabilen durumları temel alır. Yaratıcının varlığını kabul etmez; çünkü o yaratıcının varlığına dair materyalizm argüman üretemez, bugüne kadar da üretmemiştir. Bunun temel sebebi olayların temeline bilimi yerleştirmesidir. Bilim ilerledikçe, yani olayların yorumlanmasında somut söylemler kanıtlandıkça tanrıya düşen iş de azalmakta ve tanrı kavramı olayları açıklama konusunda her geçen gün popülerliğini yitirmektedir. Sizin belirttiğiniz anlamda, yani "yaratıcının varlığının kabul edilmesi ve güncel olayların yorumlanmasının materyalist olması" idealizmin bir formudur sadece. Bunun temel sebebi idealizmin, kendini var edebilmesi için yeni açıklamalar getirmeye çalışması ve bilime karşı koyamamasıdır. Örneğin bugün çevremize baktığımız zaman olağanüstü teknolojik gelişmeler yaşanmakta. Kalkıp tüm bunların sebebinin dinsel referanslara dayanması çok fazla alıcı bulmaz. Dolayısıyla daha karmaşık, daha sofistike açıklamalar ortaya çıkmıştır.

"Yaratıcının varlığını kabul eden ama maddi yaşamı materyalist olarak yorumlayan" diye belirtmişsiniz. Buna günümüzde en yakın akım/görüş deizm'dir. Aslına bakarsanız deizm basit anlamda tanrının varlığını kabul eder ama dinleri reddeder. Olaylara materyalist bakacak diye bir şart yok. Ama günümüzde deistlerin büyük çoğunluğu(hiç yoktur dememek için büyük çoğunluğu diyorum) materyalizm ekseninde olayları tahlil eder. Bunun dışında buna yakın olan bir başka akım ise agnostisizmdir. Agnostisizm tanrının var olup olmadığının kanıtlanamayacağını ileri süren, Politzer'in deyimiyle "utangaç bir materyalisttir". Fakat hangisi olursa olsun, tanrının var olduğuna dair materyalizmin temelinde özsel olarak böyle bir açıklamaya yer yoktur. Ama bunun olmamış olması, "bir yaratıcı olduğu, nesnel dünyanın temellerinin maddi kurallar eksende şekillendiği" yorumunu yapmanıza engel değildir. Bence bu idealizmin daha estetize bir yorumlanışı olabilir ancak.

Şimdilik söylemlerinize söyleyebileceklerim bu kadar.

Selamlar

No Pasaran.
 
Rab razı olsun Kardeşim...
Benimde çok fazla zamanım yok. Ama inşallah Bu konu üzerinden zaman buldukça uzun uzun inşallah sizinle yazışacağız. İnşallah yarınn uygun bir.zamanda yazmaya başlarım.
Sağlıcakla kalın Vesselam...
 
RUHANİYET yoksa iş sakattır. Stalinler Mao,lar Hitler Mousolini ,Seddam gibiler kendilerini TANRILAŞTIRIP insanları tek tip ve iteate mahküm edip Dünyayı FESADA vermişlerdir
 
Değerli No Pasaran ;

Şimdiye kadar Forumun bir çok konusuna baktım. Bu platform iki zıt fikrin diyalektik tartışmasına , Daha doğrusu Yapıcı ve İlerlemeci tartışmasına belkide ilk kez tanık olacaktır dişye düşünüyorum. Enazından şimdiye kadarki okumalarımda onu gördüm. İnşallah verimli bir şeyler ortaya koyarız ve Platform bu beyin fırtınamız dan bir şeyler kapacağını umut ediyorum...

Antik yunan filozofları felsefenin gelişimini sanırım diyalektik Tartışmalara borçludurlar. İnşallah Bizde burada Meteryalizim ve İdealizim arasısı bağlamında bazen tarihi vakıalar bazende bugünü yeniden şekillendirici bir sentez ortaya koyarız.

Kendimi bir akım üzerinden ifade etme nedenim Sorgulamayan körü körüne bir müslüman olmadığımı bilmeniz ve fikirsel anlamda geldiğim kökeni görmeniz açısındandır. Zaten ilgili yazınızın ilgili paragrafın son satırında sizde bunu dile getirmişsiniz. Beraber fikir yürüteceğiniz kişiye dair şablonu ve tarihi kökleri bilin istedim. Belirttiğim akım zaten sınırları olan bir akım olmayıp sürekli gelişen ve ilerlemeci bir akılla yol alır. Yakın tarihte Urvetul Vuska olarak adını tarih sayfalarına yazdırmıştır... Bugün ise Tevhid adalet ve Özgürlük... Şablon bu inşallah Azizim...

İnşallah sizinle Diyalektik meteryalizmin Tevhidi ve dinsel argümanları red eden hem argümanları hemde İlkeler bazında tevhidi ve dini farklı açılardan ele alıp konuşacağız. Ama öncelikle Zihin dünyamdaki Meteryalist düşünceyi bilmenizde fayda var diye düşünerek ben İnşallah yavaş yavaş zihin dünyamı size sunacağım. Daha sonra Tüm argümanları da kullanarak konuşacaımız konu başlıklarını belirler ve bunun üzerinden inşallah Mütaala ve münazaralar gerçekleştiririz.

Bilimsel verileri dinsel formlarla açıklamak sadece geçmişte karşılaşılan kültürlere üstünlük sağlamak için üretilen argümanlardan öteye geçmez. Vahy bundan çok farklıdır. İnşallah bunların tamamını yeniden Mutezilenin Mekanik uslubuyla birlikte iki farklı fikir olarak masaya yatırıp üzerinde konuşacağız.

İnşallah hem deist düşünceyi hemde Afgani nin dehriyuna reddiyesini ve Ama bunun olmamış olması, "bir yaratıcı olduğu, nesnel dünyanın temellerinin maddi kurallar eksende şekillendiği" yorumunu yapmanıza engel değildir. düşüncenizi Sünettullah çerçevesinde ele alacağım.

Acele etmeye gerek yok inşallah. Uzun bir zaman dilimini alıcak beraber yürüyüşümüz... Benim sol düşünce Marksiszm ve Meteryalizimle tanışmam Cezaevinde Das Kapital ı elime almamla başladı :)

İnşallah Bugün zaman bulursam küçük bir giriş yaparak zihin dünyamı size açacağım değerli kardeşim.
 
Değerli Kardeşim No Pasaran

Ben Zihin Dünyamı açmaktaki Öncelikli adım olarak Materyalist ve İdealist Düşünme tarzı arasındaki Kadim Meseleleri ele alarak giriş yapmak istiyorum. Kısa ve zaman buldukça aralıklı yazacağım ki hem okunaklı olsun hem de okur toplasın.

Değerli Kardeşim No Pasaran

Bana göre Batılı hemogonya yada Batılı düşünce akımlarında Bu iki Düşünce tarzı sürekli olarak gel-gitler yaşamış ve yaşamaya devam edecektir. Bildiğimiz üzere Rönesans ve reform hareketleri Rasyonel bir çağı başlatır. Bu rasyonalist çağın başlaması ile Bilimsel gelişmeler ve Sanayi Devrimi materyalist düşüncenin yükselişine sebebiyet olmuştur.Yaşanılan değerler erozyonu 20 Y.Y da idealist bir tepki oluşturur. Günümüzde Neoconların Gerek Ortadoğu ve afrikada kıtalarında gerekse dünyanın bir çok bölgesinde acımasız uygulamaları yeni batının modern mitolojisini sarsıyor ve rasyonel değerlendirme tekrar güç kazanıyor. Diye düşünmekteyim.

Değerli Kardeşim Konuyu biraz daha dağıtarak tekrar toparlayacağım inşallah…

Şimdide Bu iki Ana damarın İslam Düşüncesindeki yerine de bakıp öyle konuya geri bir dönüş yapalım. Bu iki damara benzeyen eğilimler İslami düşünceye kendini atfeden ekollerde de görmek mümkündür. Ve bu düşünce Batıdaki dini düşüncenin aksine oldukça materyalist dini söylem barındırır. Yine batıdaki idealist yaklaşımlara nazaran İslam düşüncesi; mana-madde, cevher-araz yaklaşımlarında uyumlulukla paradoks içermeyen bir idealist tarz yakaladığını düşünüyorum. Bu açılardan İslam düşüncesini bu iki kutuptan birine yerleştirmek kaba bir yaklaşım olacağını düşünüyorum. Her iki düşüncenin emperyal saldırısına da en etkin direniş kültürünü de oluşturduğunu inşallah ileride örneklemelerle vereceğim kıymetli kardeşim. ,

Şimdi Konuya dönecek olursak Değerli Kardeşim No Pasaran

Konum dahilinde olan Bu iki tarz, İnsanlık tarihi tecrübesinin bir ürünüdür. Bir yönüyle doğal ve tutarlı yönleri varken, diğer yönüyle beşeri kusurlara açıktır. Bunun farkında olan düşünürler, düşüncelerin dinamik ve gelişmeye muhtaç yönlerini vurgulamışlardır. Zaten olması gerekende bence budur kardeşim. İşte Kardeşim bu düşünce biçimleri, İnsanlığın bir kazanımı olarak inkâr edilemeyecek fıtri eğilimlerden de beslenir. Birçok kimse kabul etmese de, düşünen ve değerlendiren her tez sahibi bu iki uç arasındaki yelpazenin farkında olduğunu düşünüyorum.

İnşallah kaldığım yerden daha sonra devam edeceğim.
Rabbe emanet olun Kardeşim…
 
Mu'tezile'nin İslam dışı olup olmadığına nasıl karar verdin Qasem?=) Bana göre gayet sevimli bir oluşum ama klasik İslam'a göre ''sapkın'' ekibinden kendileri.
 
Mu'tezile'nin İslam dışı olup olmadığına nasıl karar verdin Qasem?=) Bana göre gayet sevimli bir oluşum ama klasik İslam'a göre ''sapkın'' ekibinden kendileri.
İnşallah Yazıya devam edeceğim de, Yalnız anlamadığım yazının neresinde Mutezileden Bahsettiğim. :-) Bir Mutezili olarak lendimi islam dışı olarak.nitelememi beklemezssiniz heralde..

İnşallah yazıya müsait olunca devam edeceğim.
 
materyalizm maddeciliktir.sabitliktir.Bu birçok alanda karşımıza çıkmasına rağmen bilim ve siyaset dünyasında daha fazla etkilidir.Bu etkileşimi de kendine meşrutiyet kazandırmak adına sabitliğini algıyı tersleyerek örtbas etme yöntemiyle yapar.Bu yöntem ise yerine göre bilinçli/bilinçsiz olarak uygulanır ve bence bu çoğu kimsenin farkına varamadığı dünyadaki en büyük çelişkilerden biridir.

materyalizm sabit verilerden yola çıkılarak sabit bir fikir elde etme yönteminden başka bir şey değildir.Her ne kadar değişimden bahsetse de değişimlerden asla ve asla hoşlanmaz.

bu düşünsel durum bir çok farklı olguda uygulama alanı bulmuştur ve yaygınlaştırılmıştır.Bilim,ekonomi,siyaset,sosyoloji,psikoloji,biyoloji,fizik..vb. bilim dalları,tarih,coğrafya hatta dinlere bile uygulanmıştır.en çok bilim dalında evrimle,siyasi alanda da komunizm ve faşizmle kendini göstermiştir diyebiliriz.Bugün demokrasi tanımı yapılırken bile bu 2 akıma göre bir yordam belirlenmesi sağı,solu,ortası,merkezi,ucu ..vb. terimler kullanılması bunun kanıtıdır.

komunizm ve faşizm kökünde materyalisttir.Maddeye ve üst insan fikrine 2 farklı açıdan bakmaktan başka bir şey değildir.Komunizm ve faşizm materyalizmin şeytandan olma çocuklarıdır ve birbirleriyle her daim kavga eden öz kardeşlerdir.Her iki akımda nasıl aşamalar geçirirse geçirsin varacağı sonuç diktatörlüktür.Çünkü fikirde ve eylemde sabitlik materyalizmin özüdür.Bu gerçeği de örnekleriyle görmekteyiz.

Bilim kısaca 5n1k soru öbeğidir. yani insan aklından geçen tüm sorular bilimin özünü oluşturur.Bilim,tapınaklar,kiliseler ve medreselerde doğmuştur.

Paranın bulunması materyalizmi mağarasından çıkarmıştır ve bugün dünyaya hakim olmuştur.Biz bugün materyalist bir çağ yaşıyoruz.Her şeyin değerinin Sadece maddeyle ölçüldüğü daha çok paraya ulaşmak için zamanla yarışan insan güruhu şu anki zaman dilimini yani materyalist çağı meydana getirir.

bu bilime de sokulmuştur.Evrim teorisiyle bilim materyalist çağa alet edilmiştir.Bilim evrensellikten çıkarılıp evrimsel bilim haline dönüştürülmüştür.5n1k soru öbeği bozulmuş.İnsanlar, nasıl düşünüp çağa göre nasıl soru sorması gerektiğinin karar verilip öğretilmesi gereken sabit robotlar haline dönüştürülmüştür.Bu öğretme aşılama amacının en önemli argümanı da 'medya' dır.

Materyalizmin tersi ise idealizmdir.İdealizm evrensel düşüncenin özüdür.Bu en güzel sanatla görülür.Felsefe sanatın en kapsamlı icrasıdır.Öyle ki, felsefe sanat doğurur derler. Bu nedenledir ki felsefede materyalizm yer bulamamaktadır.İdealist düşünce her zaman akıllı gelişmeye açık vizyon sahibi insanların tutması gereken yoldur.Çünkü inançlı insan,
inançsız insandan her daim her konuda üstün olmuştur ve bu 'evrensel' bir kuraldır.

bununla ilgili bir kapsamlı bir makale yazmıştım.Bir ara fırsat bulursam paylaşırım burada.
 

İnşallah Yazıya devam edeceğim de, Yalnız anlamadığım yazının neresinde Mutezileden Bahsettiğim. :-) Bir Mutezili olarak lendimi islam dışı olarak.nitelememi beklemezssiniz heralde..

İnşallah yazıya müsait olunca devam edeceğim.



Bilimsel verileri dinsel formlarla açıklamak sadece geçmişte karşılaşılan kültürlere üstünlük sağlamak için üretilen argümanlardan öteye geçmez. Vahy bundan çok farklıdır. İnşallah bunların tamamını yeniden Mutezilenin Mekanik uslubuyla birlikte iki farklı fikir olarak masaya yatırıp üzerinde konuşacağız.

Bu paragrafta belirtmişsiniz=)

Tekrarlamak gerekirse Mu'tezile bence şık mezheptir, ''sorgulayan, sorular soran, İslamiyet=Teslimiyet'' ikilisine baş kaldıran ilk oluşumdur. Çıkış noktası ''kaderi inkardır''. Akıl yoluyla ortaya ispatlanmayana inanmazlar. Özetlemek gerekirse bir insan kur'an'ı okuyup ''kendi aklına uymamasından sebep'' red ederse bunun sorumlusu ''Allahtır'' der. Zemahşeri gibi bir babayiğiti çıkartmıştır sinesinden=) Yani ehli-sünnetten çoğu yerde ayrılmıştır. Tabii bu işin tarihe yansıyan, resmi durumu. Sizin algıladığınız Mu'tezile tamamen islam içidir, yorumunuz farklıdır. Olabilir tabii=)
 
Bu paragrafta belirtmişsiniz=)

Tekrarlamak gerekirse Mu'tezile bence şık mezheptir, ''sorgulayan, sorular soran, İslamiyet=Teslimiyet'' ikilisine baş kaldıran ilk oluşumdur. Çıkış noktası ''kaderi inkardır''. Akıl yoluyla ortaya ispatlanmayana inanmazlar. Özetlemek gerekirse bir insan kur'an'ı okuyup ''kendi aklına uymamasından sebep'' red ederse bunun sorumlusu ''Allahtır'' der. Zemahşeri gibi bir babayiğiti çıkartmıştır sinesinden=) Yani ehli-sünnetten çoğu yerde ayrılmıştır. Tabii bu işin tarihe yansıyan, resmi durumu. Sizin algıladığınız Mu'tezile tamamen islam içidir, yorumunuz farklıdır. Olabilir tabii=)

:) Üstad bu parağrafta Mutezili olduğumu ve Bunun Mutezilenin mekanik yani akılcı uslubu ile konuşacağımı belirtmişim :)
Mutezili anlayış ve Ehli sünet arasında uçurumlar vardır ama buranın konusu olmadığı için inşallah onlarıda kaleme alacağız...
 
materyalizm maddeciliktir.sabitliktir.Bu birçok alanda karşımıza çıkmasına rağmen bilim ve siyaset dünyasında daha fazla etkilidir.Bu etkileşimi de kendine meşrutiyet kazandırmak adına sabitliğini algıyı tersleyerek örtbas etme yöntemiyle yapar.Bu yöntem ise yerine göre bilinçli/bilinçsiz olarak uygulanır ve bence bu çoğu kimsenin farkına varamadığı dünyadaki en büyük çelişkilerden biridir.

materyalizm sabit verilerden yola çıkılarak sabit bir fikir elde etme yönteminden başka bir şey değildir.Her ne kadar değişimden bahsetse de değişimlerden asla ve asla hoşlanmaz.

bu düşünsel durum bir çok farklı olguda uygulama alanı bulmuştur ve yaygınlaştırılmıştır.Bilim,ekonomi,siyaset,sosyoloji,psikoloji,biyoloji,fizik..vb. bilim dalları,tarih,coğrafya hatta dinlere bile uygulanmıştır.en çok bilim dalında evrimle,siyasi alanda da komunizm ve faşizmle kendini göstermiştir diyebiliriz.Bugün demokrasi tanımı yapılırken bile bu 2 akıma göre bir yordam belirlenmesi sağı,solu,ortası,merkezi,ucu ..vb. terimler kullanılması bunun kanıtıdır.

komunizm ve faşizm kökünde materyalisttir.Maddeye ve üst insan fikrine 2 farklı açıdan bakmaktan başka bir şey değildir.Komunizm ve faşizm materyalizmin şeytandan olma çocuklarıdır ve birbirleriyle her daim kavga eden öz kardeşlerdir.Her iki akımda nasıl aşamalar geçirirse geçirsin varacağı sonuç diktatörlüktür.Çünkü fikirde ve eylemde sabitlik materyalizmin özüdür.Bu gerçeği de örnekleriyle görmekteyiz.

Bilim kısaca 5n1k soru öbeğidir. yani insan aklından geçen tüm sorular bilimin özünü oluşturur.Bilim,tapınaklar,kiliseler ve medreselerde doğmuştur.

Paranın bulunması materyalizmi mağarasından çıkarmıştır ve bugün dünyaya hakim olmuştur.Biz bugün materyalist bir çağ yaşıyoruz.Her şeyin değerinin Sadece maddeyle ölçüldüğü daha çok paraya ulaşmak için zamanla yarışan insan güruhu şu anki zaman dilimini yani materyalist çağı meydana getirir.

bu bilime de sokulmuştur.Evrim teorisiyle bilim materyalist çağa alet edilmiştir.Bilim evrensellikten çıkarılıp evrimsel bilim haline dönüştürülmüştür.5n1k soru öbeği bozulmuş.İnsanlar, nasıl düşünüp çağa göre nasıl soru sorması gerektiğinin karar verilip öğretilmesi gereken sabit robotlar haline dönüştürülmüştür.Bu öğretme aşılama amacının en önemli argümanı da 'medya' dır.

Materyalizmin tersi ise idealizmdir.İdealizm evrensel düşüncenin özüdür.Bu en güzel sanatla görülür.Felsefe sanatın en kapsamlı icrasıdır.Öyle ki, felsefe sanat doğurur derler. Bu nedenledir ki felsefede materyalizm yer bulamamaktadır.İdealist düşünce her zaman akıllı gelişmeye açık vizyon sahibi insanların tutması gereken yoldur.Çünkü inançlı insan,
inançsız insandan her daim her konuda üstün olmuştur ve bu 'evrensel' bir kuraldır.


bununla ilgili bir kapsamlı bir makale yazmıştım.Bir ara fırsat bulursam paylaşırım burada.

Okuduğum en saçma kural bu oldu.

İnançlı insan nasıl üstün oluyor? Nuh tufanına, ebabil kuşlarına, ayın ortadan ikiye bölünüp dünyaya düşmesine falan inanınca mı üstün olunuyor? gökten gelen koç? yunus'un midesinde yaşayan peygamber, bunlar mı üstünlük ölçüleri? Hangi evrenin kuralı bu? Her konuda üstün olan inançlı insan kim? Hıristiyanların cehennemlik dediği müslümanlar mı, yoksa müslümanların kafir diye nitelediği yahudiler mi? Budistler mi? Nerden tutsak elde kalıyor önermeniz? Carl Sagan'dan üstün mü yani bu zırzavatçı?

https://www.youtube.com/watch?v=R7XTyfmy-68

Evrimle ilgili konuya değinmiyorum bile... ki fiyasko yani yazdıklarınız... Dünya üstündeki ''saygın'' üniversitelerin evrim fakülteleri var artık... Şu kullandığımız ilaçların üretici firmaları pfizer, novartis ve roche gibi firmalar tamamen evrim kuramı üstünden ilaç üretiyor, aşı geliştiriyor. Pes yani.
 


:) Üstad bu parağrafta Mutezili olduğumu ve Bunun Mutezilenin mekanik yani akılcı uslubu ile konuşacağımı belirtmişim :)
Mutezili anlayış ve Ehli sünet arasında uçurumlar vardır ama buranın konusu olmadığı için inşallah onlarıda kaleme alacağız...


Evet, bende diyorum ki mutezile islam dışı bir mezhep olarak anılmaktadır. Siz neye dayanarak mutezile'nin islam içinde olduğunu kavradınız diyorum ben=) Kullandıkları akılcı yollardan sebep ehli-sünnet mutezileye sapkın mezhep demiştir, siz sapkın mezhep değil diyorsunuz, bende neye dayanarak diye soruyorum, anlatabildim mi acaba=)
 
Evet, bende diyorum ki mutezile islam dışı bir mezhep olarak anılmaktadır. Siz neye dayanarak mutezile'nin islam içinde olduğunu kavradınız diyorum ben=) Kullandıkları akılcı yollardan sebep ehli-sünnet mutezileye sapkın mezhep demiştir, siz sapkın mezhep değil diyorsunuz, bende neye dayanarak diye soruyorum, anlatabildim mi acaba=)

Şimdi anlamış oldum sizi...
İnşallah konuyu dağıtmadan ben uygun olduğum zamanda başka bir başlıkla açarım. şuan zaten zamanımda kalmadı. Birileri bu islamdan değil demesiyle o islam dışı olmuyor.... İnşallah Tüm yönleriyle Önümüzdeki hafta ele alırız. Unutursam Hatırlatırsınız...
 
Geri