Masada kalan siyah beyaz yitik fotoğrafların çığlıkları

Konu sahibi son olarak 2534 gün önce görüldü
[YOUTUBE]gAfmBpVhMLY[/YOUTUBE]



Yağmuru çok seviyorum. Sadece o zaman herkes benim gibi oluyor başı eğik ve sessiz... İşte ozaman kendimi yanlız hissetmiyorum
 
''sevebilmek seni
en güzel duygularımda hissedebilmek nefesini
ve haksızlık etmeden sözcüklerimde
gamzelerini anlatabilmekti tek dileğim....''

eğer ki dört bir yanımda ayna yoksa
gördüklerim hayalden başka hiç bir şey olamazdı
şaşkın bakışlar altında
yanaklarımdan akması gereken gözyaşlarım kirpiklerime doğru hareket ediyor
havada dalgalanan haykırışlar boğazımda düğümleniyordu
ben seni soluyordum bütün ayrılıklara ve yaşama inat
sense hiç gitmemiş gidememiş gibi bana yaklaşıyordun gölgelere inat...

bu defa herşey farklıydı
sabahın erken saatleri olmasına karşın gece oluyor
ay sırf bizim için gökyüzüne doğru hareket ediyor
sevgimiz üzerine dilekler tuttuğumuz kayan yıldızlar
yine eski yerlerinde beliriyordu
ya ben çıldırmış olmalıyım yada zaman
bunun bir açıklamısı olmalı...

anılar altında ezilen nakaratlarım
şimdilerde bir orkestra eşliğinde söylenmekte
dur daha fazla yaklaşma dayanacak takatim yok
oysa başımı döndürücek bir şeyde içmedim
dur lütfen tutma ellerimden
sıcaklığına dayanacak bir kalbim yok
ya ben çıldırmış olmalıyım yada zaman
dur sakın söyleme
bu anı bir kez daha yaşamaya harcayacak göz yaşlarım yok
ve kendime kıymadığıma göre
bu ayrılığı tekrar tekrar yaşamama dayana bilecek bir ömrüm yok
ya ben çıldırmış olmalıyım yada zaman
bunun bir açıklaması olmalı....
 
stre.jpg




Boşlukta savruluyor kelimelerim birbirine teğet geçiyor zaman zaman da çarpışıyorlar ancak bir türlü şimdiki beni anlatacak cümleleri oluşturacak şekilde bir araya gelemiyorlar…
Yalnız mıyım? Alabildiğine kalabalık mıyım? Boşlukta mıyım? Ayaklarım yere çakılı kımıldamaz halde miyim? Suskun muyum? Bağırıp çağırıyor muyum? Yoksa küskün müyüm kendime ve yüreğime?
Belki de ne olduğumu bilemediğimden sebep kelimelerimin içinde yer alacağı cümleyi bilemiyor bulamıyor oluşları…
Kişi sahip olmak istediği anne ve babayı seçme şu veya bu özelliklerde bir evlat sahibi olma şansına sahip değil ne yazık ki…
Ancak her insan güzel niyet ve umutlarla bir araya gelerek bu evcilik oyununu sürdürme çabasındalar… Onlar ne kadarını sürdürürler ne kadar başarılı olurlar bilinmez ancak bu süreç içinde belki de en zor olanı hayata dahil ettikleri yeni benliklerin tamamen takdir edilen ve kendisine uygun görülen seçeneği yaşama kısmıdır… İrademizin devre dışı kaldığı farkında olmadan kendimizi bir anda içinde bulduğumuz hayat döngüsü… En başında seçme ve seçilme hakkımız ve şansımız olmadığı gibi…
Neyi seçtik? Neyi istedik? Neyi bulduk? Ne kadarına sahip olduk ya da olduğumuzu sandık? Doğru seçim yaptığımızı düşündüğümüz yolda geldiğimiz noktadaki kendi payımıza düşen nedir? Belki de hayat sorgulamalar içinde süregelip gidecek bir döngüden ibaret ve belki de bu yüzden sorgulamak yerine sana verileni kabullenip tüm bu “ neden ve ne için”lerden kurtulmak… Tıpkı; bu akşamki benin "ne ve nasıl" olduğunu anlayamıyor oluşumun sebebini sorgulamak yerine bilinmezliğimi kabullenip bilinmezliğimi bilmezce yaşama çabasında olduğum gibi... Kimbilir?...
 
[YOUTUBE]uxhIgNz9c80[/YOUTUBE]

İç anadolunun karlı sokaklarında Çakır keyif dolanmayı özledim YAĞ BE MÜBAREK ARTIK.
 
Derinlerde yaşanır sevdanın çığlıkları. Uzaklarda biçare sallanır utangaç yaprakları. Hayat yükünün altında yok olmayana, ağırdır sevdanın yalnızlığı...
 
Severken
sevda sellerine k/almışken
gülmekte varmış yoklar ülkesinde
her nefesim sen doğuyorsun içimde

hüzünlüyüm
bu gün zamanlara düşmüşem
bencil aşk sohbetleri yasak yürek dillerimde
kini söze kattıysan masumdu bakışlarım
hep aynı pencere de görür dünyayı

oysa ben ne yeminlere boğulmuştum
senli yollara ne şiirler tüketmiştim günü belirsiz vakitlere
gün görmeyen yaşanmayan z/amanlara

oysa mevziye kalışın
duruşunla muhakemesi yapılır ince ayar noktalar heba olur
bazen insan sevmediği hülyalara hasret bırakır
kimisi yayan yürümek olası dolmuşa kayarsın
kimisi kuş olur uçağa benzer uçarı sevdası

sevda aşkları asıl olan noktası zaman mekan içinde yolu...
gayri meşküliyeti beyhüde yaşamın iması iflah etmez
ne aşkın nede yaşam gerçeğini
olduğu gibi boş boğaz kusarsın tüm yeminlere

cicili bicili aşk naraları yok dilsiz ağaçsız çiceksiz bahçelerde
yurdun kale duvarları işgal altında aşk sevda nameleri okunur
kuş sesi bülbüle avaz eder niyazı
köpek sesi uğursuzluğu iyiye görünen sevda seli baharlar

gönülden divaneyim derbeder gönlüm
uçan uçtu kalan kalıyor semalar sensiz
diyar sessizliğin içinde gemiler yüzer

kara bahtlar susmaları beddualar sardı
ruhumun cehaleti
umutsuzluk yar ölümden ötesi köy varmı
köy varmıydı ''frei dorf ''a gider yolumuz

sen baharınla yüreğimin soğutan sıcak mevsimin rügarına
ben nazımın aşkından dökülen şiir dillerine gerçeğin sesine
bir seslenebilseydim
ardımda ölüm de olsa arkamda sevdam k/alsın

ister kış yaşasın
yeter ki sen içimde yaşayan baharım
solmayan güllerimle yaşarım
 
9968.jpg



Korunak sandığım tüm senlerde İçimde yoktan başka bir şey kalmadı Ruh ölünce cesedi beden taşıyor sırtında İki büklüm acılarla … Patlasam her yere acı sıçrayacak biliyorum Patlamamaya hazır bir bomba oluyorum Ben mi çok yorgundum sen mi çok dinç? Bende mi eksikti sen de mi fazlaydı sevinç? Dilsizler yalan söyleyemez anladım Ya ben konuşamadım ya sen sağırdın!
 
533652_443082135750782_1814680696_n.jpg




Hüzünüme Sukütün Libasını giydirdin EY Katre-i Matem . . .
SözLerim tükendi, diLimde...

Yüreğim "KERBELA" akLım "FİLİSTİN" mîsaLi işgaLde . . .
"ELem neşrah Leke sadrak.." Ve "Affet beni Rabbim"
diyorum susarak ve sadece ağLayarak....

EY RAHMETİ SONSUZ MEVLAM hüznüme MERHAMETİNLE DOKUN . . .
 
Sana SöyLüyorummmmm. . . HEY ! Çok Bilmiş HayaT. Bak Yine MutLuyum Herşeye İnaT !! (:
 
029107410e5b6d9dvt2.jpg



H.Ü.M

yani
Hayallerin Üretim Merkezi'ne Hoşgeldiniz !
Çalışanı olmayan, zaten çalışmaya da gerek olmayan tek fabrika burası.
Hiç bir alt yapı ya da sermayeye gerek duymayız biz bu fabrikada.
Üretim hiç durmaz burda..
Siz uyurken bile..
Kalbinizin atıyor olması yeter fabrikanın çalışması için..
Enerjisini kalpten alır..
Bu öyle bir mekanizmadır ki kalbinizin enerjisine göre üretim maddeleri kalitelerine göre şekil alır..
Kalbiniz o gün çok durgundur..
Aldığı en büyük darbeyi yemiştir ve canı acıyordur..
O zaman üretim ürünleriniz iç pazarda bile satılamaz hale gelir..
Döner döner yine sizin elinizde patlar..
Kalbiniz buna daha çok üzülür ve üretim iyileşmez..
Zamanla fabrika batar ve kalp durur..

Ama siz hayatta yaşadığınız en güzel günü yaşıyorsanız kalbiniz durmadan çarpar..
Üretim öyle hızlı olur ki tüm ülkeye yetecek kadar hayal ürettiğinizi farkedersiniz..
Her şey çok daha güzel gözükür ozaman..
E kolay mı ?
Dünyanın en büyük fabrikası sizin fabrikanızdır..
Hatta zamanla holdingleşebilirsiniz bile..
Ve
Hep mutlu olursunuz..

O zaman neden her gün hayatınızın en güzel gününü yaşamıyorsunuz ?
"bugün benim hayatımın en güzel günü"
"yarın da öyle.."
"ve ömrüm boyunca ben hayatımın en güzel gününü yaşıcam.."

İçinizdeki mutluluk duygusunu öldürmeyin..
Ne olursa olsun..


gif7.gif


H.Ü.M
yani
Hayallerin Üretim Merkezi'ne Hoşgeldiniz !

 
Yıllar canidir.
Ki ben felçliyim el’den aşağım tutmuyor.
Uykum da bu yüzden firari.
Uykum kan.
Uykum kir.
Uykum kum.
Hepsini gözlerime kaçır!
Gel dudaklarının arasında salla beni!
Uyurum belki.

‘‘Sus!’’ deyip sustu…
Dur!’’ deyip durmayan ve giden,
Gelip giderken tökezleten,
Sallanırken ‘‘düşer miyim?’’ endişesi gibi…
Ölürken dirilmenin mucizevî beklentisi kadar düşsel,
Delil yetersizliğiyle yetinen,
Kendi aklının dar geliriyle geçinen,
‘‘Kimlik kadar gerekli bir kadın…

İşte bu yüzden,
Eşidir kan, yaranın,
Bir gün mutlak kabukla aldatılan.
Kan yaranın kusma durumudur.
‘‘Öyle ki tüm yaralar kan kusar.’’
‘‘Beni kan tutar’’ diyen bir yaraya denk gelemezsiniz!
Kan tutmaz yarayı, akar!
Pıhtıdır yaranın tek yoldaşı, sargıdan önce yarayı kendisi sarar.
Kan yaranın ağlama durumudur.
‘Öyle ki tüm yaralar kan ağlar.’’
Yara, izinin ceddidir ve geçmeyen bir geçmiş kadar ciddidir.

Dün, anladığındır.
Gider anlamadan, üzerine gün örttükçe.
Ki gün gelir birlikte içilen şaraplar bile bir şarapnel parçası kadar can acıtabilir böylece.
Geçmiş, geçmeyen yaraların tekil adıdır.
Akar.
Ağlar.
Kusar.
Kabuk olur bağlar.
Sulanır göz göz, bunu en iyi gözü ardında kalanlar anlar.


bu da benden olsun dedim :) sayfan hayırlı olsun:)
 
Yıllar canidir.
Ki ben felçliyim el’den aşağım tutmuyor.
Uykum da bu yüzden firari.
Uykum kan.
Uykum kir.
Uykum kum.
Hepsini gözlerime kaçır!
Gel dudaklarının arasında salla beni!
Uyurum belki.

‘‘Sus!’’ deyip sustu…
Dur!’’ deyip durmayan ve giden,
Gelip giderken tökezleten,
Sallanırken ‘‘düşer miyim?’’ endişesi gibi…
Ölürken dirilmenin mucizevî beklentisi kadar düşsel,
Delil yetersizliğiyle yetinen,
Kendi aklının dar geliriyle geçinen,
‘‘Kimlik kadar gerekli bir kadın…

İşte bu yüzden,
Eşidir kan, yaranın,
Bir gün mutlak kabukla aldatılan.
Kan yaranın kusma durumudur.
‘‘Öyle ki tüm yaralar kan kusar.’’
‘‘Beni kan tutar’’ diyen bir yaraya denk gelemezsiniz!
Kan tutmaz yarayı, akar!
Pıhtıdır yaranın tek yoldaşı, sargıdan önce yarayı kendisi sarar.
Kan yaranın ağlama durumudur.
‘Öyle ki tüm yaralar kan ağlar.’’
Yara, izinin ceddidir ve geçmeyen bir geçmiş kadar ciddidir.

Dün, anladığındır.
Gider anlamadan, üzerine gün örttükçe.
Ki gün gelir birlikte içilen şaraplar bile bir şarapnel parçası kadarcan acıtabilir böylece.
Geçmiş, geçmeyen yaraların tekil adıdır.
Akar.
Ağlar.
Kusar.
Kabuk olur bağlar.
Sulanır göz göz, bunu en iyi gözü ardında kalanlar anlar.


bu da benden olsun dedim :) sayfan hayırlı olsun:)

Teşekkür ediyorum Paradise,hoş bir yazı kualtif cizgisinde acı ve hasret ile dolu bir sevgi bütünlemesi... Ne diyorum ben ya
Şarapnel parçası çok'tan açıttı canımı...
 
seni yaza yaza parmak uçlarım sızlıyor tıpkı yalnızlıgını yaşadığım nazlı yar gibi. Cebimde 10 Liram var 2 bira parası lakin yüreğim dağların gölgesinde kaybolurken acımı fıçı bira soğuk rakı bile dindirmez. Ve Ruhumun fırtınasına esir düşmüş yalnızlıgım yine gölgem gibi ay ışığı altında eriyor. Gözlerimi saran bulutlar bir türlü dağılmadı,ya bir uçurum kenarında deli deli esen rüzgara kapılıp sonsuz bir dönüşü olmaya yola düşecek adımlarım Yada yitik fotoğraflardaki anılar gibi anımsadığım tek şey yine acın olacak. ÇağanCan
 
Hayat koca bir 0....
toplasamda sıfırlarımı aynı..
çıkartsamda
çarpsamda..
bölsemde aynı..
elimde var hep 0...


Oysaki hayatı hep bir üstüne kurmuştum..
bir hayat
bir aşk
bir sevgili
bir mutluluk
bir ömür..
ve bir...
şimdi bütün birlerim kendilerini kendinden çıkardılar.....
hayat-hayat=0 hayat......


......elimde kalan koskoca bir sıfır....
 
[YOUTUBE]_5zzeeAwX5Y[/YOUTUBE]

Alıştım kör kuyularda
Kimsesizliğimin yetimliğine

Yağmalanmış incemin çaresizliğine
Herkese hiçbir şey bana her şey olan sen ..
Büyüme ne olur içimdeki çocuk.
 
Geri