Masada kalan siyah beyaz yitik fotoğrafların çığlıkları

Konu sahibi son olarak 2534 gün önce görüldü
[YOUTUBE]FLVZvvoslbo[/YOUTUBE]
Zehir dolaşır damarlarının kalbine uzanan kıvrımlı dar yollarında. Sallanır durursun ölüm ve yaşam arasında. Hayatın neresinde düşersin bilinmez.
Ben yetişemedim kaybettiklerime ...
 
Hissetmiyorum...!
Şimdi yaktığım gri dumanlarla kaplı sigarayı hafifçe tutup yüreğime bastırıyorum...


Acı mı...Hissetmiyorum...


Ben acıların en büyüğünü...

Hani ayaz vurmuş bir sabahtı...Hani hafifte yağmur çiseliyordu gökyüzünden...Hani ben bir dere kenarına oturmuş içmiştim.Tam da çakır keyif olmuştum...Sonra senin yanına gelmiştim... Gözlerime bakmıştın. Öyle derin öyle sessiz çığlıklarla dolu bir bakıştı ki yüreğim titremişti...
korkuyorsun demiştin...Yok bişeyim dedim...Sustun...


Ölüm sessizliği sardı dünyayı...




Gömleğinin yakası açıldı hafiften...İhanetin kokusu sardı her tarafı...
İhanetin o ölmüş ceset kokusu...
Başım döndü...Nefesim daraldı sonra...Ruhum kalbimde yükselip boğazımda düğümlendi kaldı...
Sezen çalmaya başladı yüreğimde...Tükeneceğiz demeye başladı...
İşte biz o gün dedi...Tükeneceğiz demeden kapattım yüreğimin kaset çalarını...


O bana ait değil dedim kendi kendime...
Olabilir dedim...Yapabilir dedim...İsyan ettim sonra kendime...
İnkar etme sen onu başkasıyla paylaşamazsın...
O senin herşeyin...Sen onsuz bir hiçsin...
.
Sus yüreğim yalvarırım sus...


Gurur almış eline gümüş bıçakları seni öldürecek sus...


Lanet olsun...Tenine haram değdi sevdiğim...
Lanet olsun...Neden unutmanın silme tuşu işlemiyor ihanete...



Acı mı...? Hissetmiyorum...!
 
" Yüreğinin sesini biraz daha aç ;

Çünkü hiçbir “ gül “ topraksız....

Hiçbir hayat “ umutsuz “ yeşermemiştir..."
 
295925_184606121607149_1953013_n.jpg


Anlamıyorsun!
Zamanın dövdüğü bir hüzün ustasıyım ben.
Kelimelerim tuğla tuğla…
Defalarca söylememe rağmen anlamıyorsun!
Seni en çok ben severim, senden en çok ben nefret ederim!
Ve anlamıyorsun!
Ben gecelere demir atmışken sen uyuyabiliyorsan bunun adı aşk değildir artık

Kaçırdığın her şey için pişmanlık duyarsan, pişmanlık duyduğun hiç bir şey için sana acımam..
Şimdi anla…
Artık beni görmek istersen yapacağın tek şey hayal kurmak.
Çünkü ben; susmaların en çok yakıştığı anda, bilinmedik bir akşamüstü, gidiyorum!
Biliyorum…
Hiç bir aşk kapıdan çıkmalarla bitmiyor.
Ama sen de bil ki, sevginin yalan olduğunun en büyük kanıtı şu an ki yalnızlığım!

Sadece bil ki; her nerede, ne halt ediyorsan gitmekle bitmiyor sevda.
Yanlış anlama beni.
Ağlamaklı Cümleler Kurmuyorum!
Sadece Sözlerime Toz Kaçtı..!

Hayirli olsun sayfan yüregine saglik :cici:
 
295925_184606121607149_1953013_n.jpg


Anlamıyorsun!
Zamanın dövdüğü bir hüzün ustasıyım ben.
Kelimelerim tuğla tuğla…
Defalarca söylememe rağmen anlamıyorsun!
Seni en çok ben severim, senden en çok ben nefret ederim!
Ve anlamıyorsun!
Ben gecelere demir atmışken sen uyuyabiliyorsan bunun adı aşk değildir artık

Kaçırdığın her şey için pişmanlık duyarsan, pişmanlık duyduğun hiç bir şey için sana acımam..
Şimdi anla…
Artık beni görmek istersen yapacağın tek şey hayal kurmak.
Çünkü ben; susmaların en çok yakıştığı anda, bilinmedik bir akşamüstü, gidiyorum!
Biliyorum…
Hiç bir aşk kapıdan çıkmalarla bitmiyor.
Ama sen de bil ki, sevginin yalan olduğunun en büyük kanıtı şu an ki yalnızlığım!

Sadece bil ki; her nerede, ne halt ediyorsan gitmekle bitmiyor sevda.
Yanlış anlama beni.
Ağlamaklı Cümleler Kurmuyorum!
Sadece Sözlerime Toz Kaçtı..!


Hayirli olsun sayfan yüregine saglik :cici:


Çok teşekkür ediyorum,Kumsal hoş geldin :)
aslında herkes gibi Küçücük bir kutucuğa birşeyler paylaşıyorum bunun adı SAYFA :)
 
Bu veda artık sana...Bu terk ediş artık seni bu satırlarda...Ben bana düşen yazgısını yaşadım bu aşkın...Deli mutluluğun bedelini ödedim her saniyemde...Kapıyı kapatırken arkamdan bilmiyordum bir daha giremeyeceğimi iki kişilik yalnızlığıma...

Artık veda vakti geldi çoktan bu deli aşka...


Bedelini ödedim her kahkahanın söylediğin gibi

Diyetini ödedim her sarılmanın umduğun gibi
Ve gözyaşını döktüm her öpüşün beklediğin gibi
Çok fazla yaşadım duyguları uçarken ve çok diğlerde süründüm acısını çekerken...

Ama...Ama bitti...Bitti artık aşkım....

Bugün sana bu artık benden en özel veda...Asla söze dökemediğim yazılarımda...

Veda vakti artık iyice yaklaştı...Ama...Ne yalan...Bu aşk bana aşkı öğretti tekrar...


Hiç bir söz olmadan tutulduğunu gördüm sadakat yeminlerinin içimde. Sadece sevgiden başka hiç bir şeyi içinde barındıramayacağını . Ağızdan çıkan bir çok şeyin boş kalbe dolmuş bir çok şeyin esas olduğunu. Sevmenin sadece kendin için yapılmış bir ibadet olduğunu... Ve herkese sevgiliye bile söylenmiş herşeyin yaşanan sevginin yanında boş olduğunu.

Sevmek için sevgilinin yanında olması gerekmediğini belki. Başka kollarda bile olsa mutluysa eğer haberleri swevgiliye mutlu olduğunu. Sevginin içinde sadece sevgiyi barındırdığını ve onun gözündeki tek mutluluk parıltısıyla görmesen bile onu paylaşmasan bile o pırıltıyı içindeki mutluluğu bastıramadığını... Yaşananlar sevgiyse çokça kayıtsız şartsız sevmenin huzuruyla her acıtan anın silindiğini afedildiğini mutlu anların özü olduğunu yaşananların... Ya da her anın aslında mutlu olduğunu sevdiğinin yanında... Alınan tüm kararların onun mutluluğunun temeli üzerine atıldığını ve bir o kadarda düşünüldüğünü bilmenin huzuruyla...

Sevmek her halini sevmekmiş...Sevmek sahip olduğu her anını aldığı tüm kararları yaptığı tüm tavırları yaşadığı her mekanı baktığı her gözü sevdiği herşeyi sevmekmiş meğer... Şartsız sevmekmiş... Olduğu gibi... Kaybedilmemiş özüne saygısıyla... Kaybetse bile zaman zaman kendini boşlukta... Her zaman sevmekmiş... Dün bugün yarın... Her anında... Sevmek zamana yayılmakmış bir kere sevdim dedikten sonra... Her ne olursa olsun dünde ve olacaksa gelecekte sevmekmiş kalbine en ufak bir şüphe düşürmeden bütün ömrünce...

Şimdi... Ben artık giderken kendi geleceğime yine bir sıcaklık hissedeceksin dudaklarında...
O benim vedam sana sevgili...
Tüm iyi dileklerimle.....
Hoşçakal......
 
Yine sinirli bakışları aldım ruhumun derinliklerine sakladım. Alınganlık gibi bir hale geldi Kör oluşum, düşünüyorum cevap bulamasamda düşündükçe sinirleniyorum hoş elimden birşey gelmiyor. Çıkarcılar,yalakalar,süslü cümleler ile etkileme sanatına yenik düşüp kişiliklerinden ödün verenler, sanal ve gerçek dünyada içten pazarlıklı insanlar İktidara oynayanlar vasıf için can atanlar Sinir kat sayımın artışındaki tek neden. SEVDİĞİM DURUŞUM İSE KİMSEYE EYVALLAHIMIN OLMAMASI GÖMLEĞİMİN YAKASINI AÇAR SİGARAMI İÇER KAFAMI ÖNÜME EĞER KİMSEYİ GÖRMEM YAŞARIM LANET HAYATIMI.
KADER GÜLSE NE OLUR GÜLMESE NE OLUR BU SAATTEN SONRA...
 
Şimdi anladım ki Neyin kafasını yaşıyoruz lan biz dediğimde arkadaşlarıma HERGÜN içerek nasıl bir kafa yaşıyabiliriz ki düşünemiyoruz bile. Her cümlemizde tekleme var her kelimemizde Sevdanın eksikliği var ve Her sözümüzde Ölüme meydan okuyan soyutlanmış Yüreğimiz var....
 
""Sessizlik"" en asil cevaptır.
İçinde sadece saygı vardır çünkü…
Kendine saygı...hayata saygı...insana saygı...
Bu yüzdendir suskunluğum...
 
Hayallerimiz vardı bizim çocukça düşlerimiz.Bizim için her şey çok kolaydı çünkü.Uçan halıya binebilirdik Aleaddinin cini karşımıza her an çıkıp bizim dileklerimizi gerçekleştirebilirdi.Küslüklerimiz en fazla beş dakika sürerdi.Yağmurunkarın yağmasındanufacık bir kır çiçeğinin açmasından mutlu olurduk.Ve bütün üzgünlüklerkırgınlıklar bir elma şekeriyle unutulurdu.

Sonra birden büyüdük.O masal dünyamız dağıldı birden.Anlamaya başladık hayatı.Ama bir sorun vardı.Dünya başkalaşmıştı birden.uçan halımız aniden yere çakıldı.biz kaf dağına ulaşamadan.Hayatta bizim bütün isteklerimizi yapacak Aleaddinin cininin olmadığını öğrendik.Küskünlüklerimiz günlerce aylarca sürer oldu.Bütün üzüntülerimizi değişemedik bir elma şekerine.Artık yağmurlara kızar olduk.Karın ise soğuk olduğundan şikayet ettik.Artık gözümüz kır çiçeklerini görmez oldu.Biz güllere ulaşmak için koşarken kır çiçeklerini ezdiğimizi fark etmedik.Ama ne güllere ulaşabildikne de kır çiçekleriyle yetinmeyi bildik.

Yani biz büyüdük ve hayatın o toz pembe rengi gitti.Bir bardakta fırtına koparır olduk.Gülümsemek için bir sürü şartlar ileri sürdük bir çocuğun gülerken gözlerinin ışıltısını kaçırdık.
Yani biz büyüdükçe hayatı ıskaladık ...
 
Yine Yağmur Yağıyor..
GözyaşLarımı sakLıyor ama
yaraLarımı siLmeye yetmiyor !!
 
Belki yarın öleceğim!..


Dünyada beni tam tamına anlamış hiçbir yaratık kalmayacak. Bazıları beni olduğumdan kötü, bazıları olduğumdan iyi sanırlar. Bazıları iyi bir adamdı, öbürü rezilin tekiydi diyecekler. İkisi de yanlış olacak. Böyleyken, yaşamaya değer mi zaten?

Yine de yaşıyor insan, merak yüzünden. Yeni bir şeyler bekleyip duruyor...”
 
Etrafımdaki herkes YALAN DOLAN.
PUL GİBİLER TÜKÜRÜKLE VE YAPIŞTIR.

Yalnız yaşamayı bu yüzden seviyorum
 
Geri