Bana Seni Yazdıran Yarım Kalmışlığındır Bu gece yokluğunun dökümünü yapıyorum. Günler önce sensizliğe yazdığım şiiri okudum, bir de bu gece yazdığımı... Hiç fark yok... Neden azalmıyorsun bende? Neden gidişin koymuyo bana ? gurursuzmuyum? arsız mı ? yoksa yüzsüz mü ? Neden sana yazdığım her yazı, hep aynı yerde tıkanıyor? Ben bugüne kadar kimseyi varlığında önemsemedim ki yokluğunda bu kadar önemsiyeyim?
Kimseyi yokluğunda bu kadar özlemedim "bir günlük" yoklukta belkide artık bir ömür yokluğuna müebbet bu yürek... ve şuna emin ol; hiç kimse, yok'ken bu kadar sevilmedi... Benim karşıma "aşk" diye bu sonucu çıkaran, yarım kalmış'lıktan başka bir şey değil, bunun farkındayım..Ama iyi ama kötü, bitmeli her hikaye! Sen bitmedin. Bitmeyensin..Ayrılığın adını koyamadık biliyorum... Ben
yarım kalan ve adı konmayan hiç birşeyi unutmam...unutamam..... içimde sızısı kalır. Ya herşey yaşanacağı yere kadar yaşanıp sona ermeli ya da ayrılık sözkonusu olduğunda bir daha kimsenin çıtı çıkmamalı! Biz bunu başarabilirmiyiz.? ayrılabilirmiyiz.! Sen yaşanıp da bitseydin eğer hatrıma gelmezdin. Seni bu kadar yazılası yapan, yarım kalmışlığındır..O gecenin başlangıcında, ayrılığın aklına nerden geldiğini biliyorum...Anlamıştın benim soyut' a tutkun olduğumu... O yüzden gittin kim bilir... Sevilmek için, güzel hatırlanmak için, kayıplara karışmayı tercih ettin... haklıydın belki de... Olağan hiç birşeyi sevemedim ben hayatım boyunca..... Herkesin,her an yaşadığı hiç birşeyi benimsemedim... Ben yaşadığım hiçbir aşkı hayatın akışına bırakmadım. Bunu yapanlar her zaman kaybeder... Zaman denilen kavram düşmanıdır aşkın... eğer ortada aşk denen bir şey varsa, ne yapıp edip zamanı durdurmalı. Biz bunu başaramadık.... oysa bu o kadar zor bir şey değildi sevgili... Farklı bir dokunuş,ağızdan çıkan ve bugüne kadar kullanılmamış bir söz yeterdi zamanı durdurmaya..... Ben, aşktan söz açıldığında zamanı durduramayan kimseyi sevemedim... Ondandır belki de varlığında sevemediğim insanları, yokluğunda düşlemek.... Belki de ondandır, yanındaylen yüreğinin gurbetine düştüğüm bir sevgiliyi, sılasında özlemek.. Yokluğun hiç de adil değil... beni yok ediyor, seni var ediyor ..Evet seviyorum seni varlığına rağmen! Üç mevsim değişti bu şehirde ama ben varlığınla-yokluğunun tezatını çözemedim... seni yaşamak istemiyorum! .... öyle bir sen yarattım ki sen yokken, yaşanıldığı an yitirir anlamını... sen yokken yarattığım sen, yasakladı sana dokunmamı... Sana düşman bir sen var içimde.... seni senle savaştıryorum, olan bana oluyor...Tam olarak hatırlamıyorum ama uzun zaman önce bir yerden duymuştum bu sözü, "HANİ RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜR YA? BAŞKASINDAYKEN AĞZIMIZ..." şu an varlığınla yokluğunun tezatını bu şekilde tanımlıyorum, seni senle savaştırırken mağlup olan yüreğime... Birkaç ay geçtikten sonra, daha anlaşılır bir tanım bulabilirim elbet ama şimdi gerçek olan bu; RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜYOR SEVGİLİ..Gidişin beni yaralamadı diyemem, ama şunu bil sevgin eksilmedi bende aksine daha bir sevilir hale geldin...
Varlığındaki seni, yokluğundaki sen kadar sevemezdim... "Keşke sen yanımda oslaydın,keşke bir şeyler yapıp da seninle zamanı durdursaydık" diye hayıflanmıyorum hayıflanmadım da hiç.....Çünkü ben seni görmeden sevdim yada ben sana dokunmayı falan hayal etmedim..Varlığına bir isim koymak yeterdi bana.. Her ne kadar adı konmasa da bir kopuşun, her ne kadar vazgeçmeyi beceremesem de, ayrılık ihtiyaçtandı bu hikayede.... Yazık! son sözü zaman söyleyecek... Yazık! bu sefer hayatın acımasız akışına bıraktık aşkı... Ben senden kalan ayrılığa bile yas tutamıyorum adam gibi! Bunu engelleyen senin varlığın... ben bunca zaman yokluğundaki senle hayatı paylaşsaydım ve böyle bir senle ayrılığı yaşasaydım, hiçbir şiir kolay kolay hayata döndüremezdi beni... işte bu kadar güzeldir senin yokluğun... işte bu kadar ayrılğına üzülmemi engelliyor varlığın..... Hı bak şimdi yüzüne söylüyorum.."Önceleri sol yanıma yatardım simdi ise yatamıyorum içimde o kadar büyüksün ki seni ezmekten korkuyorum".....
BUNUN ADINI SEN KOY ,
...
..
.