҉ m҉ a҉ v҉ i ҉ d҉ u҉ n҉ y҉ a`

Konu sahibi son olarak 5659 gün önce görüldü
Ben
virgs.gif
en güzel yeri hatırana saklarım

Talan olmuş gönül bahçemde
Saçlarımda tel tel hüzünlerle
Gözlerimde azalan güneşlerle
Ben hep seni beklerim bu şehirde
Bir gün dönersin diye
Kendine iyi bak ey sevgili!






Seni duydum
virgs.gif
bağıra çağıra susuyordun

Bilirim gürültülüdür suskunluğun çığlıkların aksine sessiz
virgul.gif
sedasız…

Soru işaretleriyle boğuştum önce…
...Ardından ünlemler önüme dikildi…
Noktalandım!
Saat seni sen geçiyordu…
"ZAMAN"ın ötesi berisi sendin ve geç kalmamıştık bana kalırsa…

Bana kalmadı…
 
images

Hani insan bazen ne ileri ne geri tek bir adım ATAMAZ ya...
Birini yanında tutmayı bilemez ama onun yokluğunu da İSTEMEZ...
Kaybetmeyi göze alamaz ama kazanmak için de mücadele ETMEZ...
Bağlanmaya cesaret edemez ama azat da etmez o'nu Ne sevilmekten vazgeçer
ne sevmeyi bilir.Hani çok sonra zaman geçer savrulurlar ya
O zaman dökülür dudaklardan itiraf edercesine:

'' Ne gözümü alabildim ne de göze alabildim.''




 
“ Bakma öyle bana baktığın gibi derin h i ç b i ş e y e ((!))


ya sen ya hiç !


Başkası bizden uzak olsun...


ya sen yasen((!))


Allah yazdıysa bozsun ! !




 
Ve sen her baktığında akıp giden zamana
yüreğimle yanında olduğumu sakın unutma.
Kazandıklarımdan kaybettiklerimi
çıkardım bana bi ` sen kaldın .
Beni sakın bırakma. .




96472729.png





 
En güzeli senin gözlerin
Gözlerin çocukluğumuz kadar sıcak
Ve gözlerin kalan ömrümüz kadar derin
Dönenlere küsme sakın..
Sen Dünya'ya küsebilir misin?
Bilki kimine göre baba ocağı kimine göre yar kucağı şu kürkçü dükkanı dediğin..
Ve belkide her yolun sonunda sana dönmek en güzel yanı şu gençliğin..

Unistaja_by_FurtiveLungs.jpg

Çünkü yok ki
Çok döndüm
Çok dolaştım yok..!!
Ve bende anlamadım...
Aslı varken surete gerek yok..!!!




 
Dün gece sen uyurken
Aklım aktı yastığına


Başının etine dolgun uykularını yerken rüyalar
Başımı bağladı riyalar
Başucumda ağladı periler
Düş biriktirdiğim kavanozun aforoz edilişi bu linç


İlginçtir ki
Gördüğüm riyayı yine hatırlamıyorum
Ölme ihtimalin var
Doğma diyorum




1-36.jpg


Dün gece sen uyurken


Aklım yapıştı yastığına


Etimin içine ibret itti kımıldamadan kanadığım anlara kıymık doğuran saçların
Çok sevdim ya seni
Aşk'landım
Saçmaladım


Aslımı inkâr ederken gecenin kör dibinde
Aslıma indim kâr bildiğim ödünç gülünçlüklerle



.
2-33.jpg



Ben Aşk'ı öldürmeye tam teşebbüsüm
Sana zararım dokunmaz
Ver kalbini beş dakika bir daha imkânım olmaz


Dün gece sen uyurken Aklım refakat bırakıldı yastığına


Işıklıkları kapatan elinse kırılsın!
Elin kırılsın elime
Darılsın sonra sesin sesime
Ne dudak dudağa bu Aşk
Nede uzaktan uzağa





Ben Aşk'ın intihar mahaliyim
Sana zararım dokunmaz
Atla aklımdan hemen bir daha imkânın olmaz


Dün gece sen uyurken
Aklım akıl verdi yastığına
İsterim ki
Bütün maruzatlarımdaki fail bilinçlerine cesaret eden sen ol
Evvel zaman içinde kal/burda sam an içinde al aklımı
Şurda san can içine ruh olmuş saklımı



 
59u1u.png

Bir parçanı bırakıyorum dokunduğum her yerde . .

Parmak iziLerim gibisin Ellerimde . .


҉ M҉ a҉ v҉ i


bluewaterbykdphotoscq6.jpg
 
varolmadkasevileceksin.jpg


Susup düşürdüğümde dilimden adını
virgul.gif

Güzel duruyor sessizliğin içinde...
Ama sesime karıştığında
virgul.gif
yitiriyor anlamını.
Sadece adın değil
virgul.gif
tamamın böyle...

Gözlerin bakılmadığında güzel...
Ellerin tutulmadığında sıcak...
Yanımdayken değil de
virgul.gif

Özlendiğinde mühimsin...
Zaten bu yalanın
virgul.gif

sarılışlarla -vücut bulması- yasak!
Kısacası;
Var olmadıkça sevileceksin....

Karşıma yaşanmamak koşuluğuyla çıkarılmış
virgul.gif

Geçmişte işlediğim bir günahın bedeli gibisin...


 
İçimin tenhalaştığı saatler...
Suçlarım ağladı bu gece...
Dilim battı içime...
Geçmedi geçmiş... Geldi çattı yine...
Susamazdım...

Özrü kabul edilmiyor kimsesizliğimin...
Kimse kendini üstlenmiyor bu masalda...
Oyunu ben bozmadım oysa
virgs.gif
yalnızca düş kurdum çocukça...


Yine de...

.
..
...

Affedin
virgs.gif
gözlerinden yaralanmış bu sızıyı...

Affedin
virgs.gif
geçmişime asılmış bu sizi...


Kendi kalabalığından kaçan kentler gibiyim bu gece...
Zemheri bir yaşayış düşürmüşüm gözlerime...
Gerisini susuyorum...

Masallardan düşüyorum bu gece...
Bir martının gözlerinde üşüyorum...
Sonrası yok...
Biliyorum...

İstasyonlar ıslaktır...
Kentler çamurlu..
Sesler soluktur biraz
virgs.gif
birazda yorgun...

Susmaksa çoğuldur...

"gitmek" derse biri; içim kanar...

Ve işte "gitmek" diyor ötelerden biri...
Kanıyorum...
 
İçimde hızla yükselen bir karanlık var
virgul.gif
hissediyorum...

Şarkılar teğet geçiyor
virgul.gif

Şiirler yürüyemiyor
virgul.gif
ciddi kırıklar sarmış kelimeleri...

Donup kalmış sanki zaman
virgul.gif
akmıyor....

Dokunsam ellerim yanar
virgul.gif
acısından

Dokunmasam cesaretim sızlar.....



Ruhum yüzüstü düştü yine
virgul.gif
iklimsizliğine..

"Ruh" benim suçlu olduğumu düşünüyor"um" vazgeçiyor benden...
Küsüz şimdi.......
Oysa
virgul.gif
bende vazgeçişler çok daha eski...

Bilmiyor.....




Biraz hayattan
virgul.gif
biraz benden ama en çok da senden
virgul.gif

Duygusal atık gibi
virgul.gif
ağzımda bıraktığı tadı...

Dişlerime çarpıyor keder
virgul.gif
yutmaktan korkuyorum

Şöyle
virgul.gif
derinden bir nefes alamıyorum
virgul.gif

Boğazımda düğümlenmiş "keşkeler" var....
İsyan etmeyi özledim...




Biliyorum
virgul.gif

Kocaman bir bulut geçiyor içimden
virgul.gif

Sel götürdü mevsimlerimi
virgul.gif
baharlar şaşkın ve kaygılı...

Her yağmurda öfkem ıslanıyor
virgul.gif
ben kusuyorum

Ciğerlerimde yoğun bir toprak kokusu
Öksürdükçe çamura bulanıyor en derinim.....



Dudağımı büktüm
Gözlerimi sımsıkı kapattım
virgul.gif
ağlamamak için.........

Beni terketmesini bekliyorum
virgul.gif

Fakat içimde öyle çok gürültü yaptı ki
virgul.gif
susmayı ezberledim...

/...E Z B E R İ M D E S A N A Y E R K A L M A D I.../
Ü Z G Ü N Ü M.../
 
Susuyorsam
virgul.gif
hiç konuşmuyorsam ve söylediklerine boş gözlerle bakıyorsam; üzülme... İyiyim ben!

Saçlarıma takılıyorsa hayallerim
virgul.gif

ruhum derin bir çöküntüyü yaşıyorsa bile geçer... Meraklanma sen!

Geceleri uyuyamıyorsam
virgul.gif
her yıldız kor gibi düşüyorsa eteklerime;
Endişelenme... Zaman gelir uyurum ben!

İçime akan öfkeyle saldırıyorsam sağa sola
virgul.gif

kırıp döküyorsam içindekileri geçer... Sakinleşirim ben!

Yeni bir başlangıç yapayım derken
virgul.gif

bir yanım kederden azalıyorsa ve görmek acı veriyorsa sana;
acele etme sakın... Bütünlenirim ben!

Aynı şeyleri konuşup
virgul.gif
farklı anlamlar çıkarıyorsak ve o anlamlarla kararıyorsak; üzülme... Aynı dili öğrenirim ben!

Aynı ritmi yakalayamıyorsam seninle
virgul.gif

şarkının sözlerini şaşırıyorsam; sinirlenme...
Güzel bir ezgi olurum ben!

Gecenin ayazını sen sanıyorsam ve yüzüme çarptıkça derin kesikler oluşuyorsa; vazgeçme...
Biraz daha uğraşırsan parçalanırım ben!

Sen öyle tepkisiz
virgul.gif
sen öyle hareketsiz bekle…
Mükemmel bir egoyla yaşa ve düşünme...
Çırpınır çabalar
virgul.gif
hallederim ben!

Ben gülümsemeye çalışırken
virgul.gif
kırılan yanlarımızı onarırken;
sen öylece geç karşıma ve sus…
Tepkisiz kal yine... İşte o zaman arkama bakmadan giderim ben!

Kendi vicdanını rahatlamak için yalanlar söyle kendine…
Olgunlukla karşıla yaşananları… Gül geç içindeki yangına...
Bilirim; vurdumduymaz tavırlarının gücüyle
virgul.gif
iyileşirsin sen!

Son kez söylemek istedim…
Beni düşünme sakın... İyiyim ben..!!!
 
Gözümün cenini,
Seni gözümde büyütemedim ki..
Kalmadın ki sen,
...Olmadın ki gözümün bebeği..

Susmadım ben,

Öldüm ..


Söyle ben olmasam,
Seni kim acıyacak içimde?

Üşüdüm gözlerini,
Bak bana artık..

Dön..

Gelmezsen,
|Hiç| bir "Sen" yakışmayacak Ben’in yanına bir daha..



 
51r8k.gif



Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek





4qrmlz.gif



Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.


2wqsux5.gif



Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...




20t17a8.gif



Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.


f5aale.gif



Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.





2w20m7d.gif



Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.




10nhwnm.gif



Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.



2q04vt3.gif



Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin?
Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.

Kıskanmazdım.



2qis85d.gif



Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda sarhoş olmazdım.


10zy9i0.gif



Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..



5npsnp.gif


Ama sen hiç benimle olmadın ki...
YA AKLIN B''AŞK''A YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...


 
Hepsi içimde saklı.
içimde bir firtına var ki sorma ..
her şey yerdeğiştirdi
virgul.gif
kalbim mideme indi sanki
virgul.gif

çiğerlerim nerde
...herşey yerinden gitti
virgul.gif
sen gibi...

sende gittin ya hani
virgul.gif

evet şu an yanımdasın aynı yerdeyiz belki ama sen gittin....
herşeyi alıp gittin.
ne denizi bıraktın bana
nede bir gökkubbe var üstümde ...
yer bile yok artık .
düşüyorum hep kara bir deliğe....

yanlış bir şey mi söyledim ?
söyle
virgul.gif

dilimi keseyim...
kötü gözlerlemi baktım ?
söyle
virgul.gif

gözlerimi kör edeyim.....
tiksindin mi dokunuşlarımdan ?
de ellerimi kırayım.....
sen söyle nerde yanlış yaptım.........?

hiç mi şansımız yok denemeye ?
hiç mi sevmedin beni?
tüm sözler nerde ?
o bakışlar ?
ellerin ?
sen ?
. ?


 
Bana Seni Yazdıran Yarım Kalmışlığındır Bu gece yokluğunun dökümünü yapıyorum. Günler önce sensizliğe yazdığım şiiri okudum, bir de bu gece yazdığımı... Hiç fark yok... Neden azalmıyorsun bende? Neden gidişin koymuyo bana ? gurursuzmuyum? arsız mı ? yoksa yüzsüz mü ? Neden sana yazdığım her yazı, hep aynı yerde tıkanıyor? Ben bugüne kadar kimseyi varlığında önemsemedim ki yokluğunda bu kadar önemsiyeyim?
Kimseyi yokluğunda bu kadar özlemedim "bir günlük" yoklukta belkide artık bir ömür yokluğuna müebbet bu yürek... ve şuna emin ol; hiç kimse, yok'ken bu kadar sevilmedi... Benim karşıma "aşk" diye bu sonucu çıkaran, yarım kalmış'lıktan başka bir şey değil, bunun farkındayım..Ama iyi ama kötü, bitmeli her hikaye! Sen bitmedin. Bitmeyensin..Ayrılığın adını koyamadık biliyorum... Ben
yarım kalan ve adı konmayan hiç birşeyi unutmam...unutamam..... içimde sızısı kalır. Ya herşey yaşanacağı yere kadar yaşanıp sona ermeli ya da ayrılık sözkonusu olduğunda bir daha kimsenin çıtı çıkmamalı! Biz bunu başarabilirmiyiz.? ayrılabilirmiyiz.! Sen yaşanıp da bitseydin eğer hatrıma gelmezdin. Seni bu kadar yazılası yapan, yarım kalmışlığındır..O gecenin başlangıcında, ayrılığın aklına nerden geldiğini biliyorum...Anlamıştın benim soyut' a tutkun olduğumu... O yüzden gittin kim bilir... Sevilmek için, güzel hatırlanmak için, kayıplara karışmayı tercih ettin... haklıydın belki de... Olağan hiç birşeyi sevemedim ben hayatım boyunca..... Herkesin,her an yaşadığı hiç birşeyi benimsemedim... Ben yaşadığım hiçbir aşkı hayatın akışına bırakmadım. Bunu yapanlar her zaman kaybeder... Zaman denilen kavram düşmanıdır aşkın... eğer ortada aşk denen bir şey varsa, ne yapıp edip zamanı durdurmalı. Biz bunu başaramadık.... oysa bu o kadar zor bir şey değildi sevgili... Farklı bir dokunuş,ağızdan çıkan ve bugüne kadar kullanılmamış bir söz yeterdi zamanı durdurmaya..... Ben, aşktan söz açıldığında zamanı durduramayan kimseyi sevemedim... Ondandır belki de varlığında sevemediğim insanları, yokluğunda düşlemek.... Belki de ondandır, yanındaylen yüreğinin gurbetine düştüğüm bir sevgiliyi, sılasında özlemek.. Yokluğun hiç de adil değil... beni yok ediyor, seni var ediyor ..Evet seviyorum seni varlığına rağmen! Üç mevsim değişti bu şehirde ama ben varlığınla-yokluğunun tezatını çözemedim... seni yaşamak istemiyorum! .... öyle bir sen yarattım ki sen yokken, yaşanıldığı an yitirir anlamını... sen yokken yarattığım sen, yasakladı sana dokunmamı... Sana düşman bir sen var içimde.... seni senle savaştıryorum, olan bana oluyor...Tam olarak hatırlamıyorum ama uzun zaman önce bir yerden duymuştum bu sözü, "HANİ RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜR YA? BAŞKASINDAYKEN AĞZIMIZ..." şu an varlığınla yokluğunun tezatını bu şekilde tanımlıyorum, seni senle savaştırırken mağlup olan yüreğime... Birkaç ay geçtikten sonra, daha anlaşılır bir tanım bulabilirim elbet ama şimdi gerçek olan bu; RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜYOR SEVGİLİ..Gidişin beni yaralamadı diyemem, ama şunu bil sevgin eksilmedi bende aksine daha bir sevilir hale geldin...
Varlığındaki seni, yokluğundaki sen kadar sevemezdim... "Keşke sen yanımda oslaydın,keşke bir şeyler yapıp da seninle zamanı durdursaydık" diye hayıflanmıyorum hayıflanmadım da hiç.....Çünkü ben seni görmeden sevdim yada ben sana dokunmayı falan hayal etmedim..Varlığına bir isim koymak yeterdi bana.. Her ne kadar adı konmasa da bir kopuşun, her ne kadar vazgeçmeyi beceremesem de, ayrılık ihtiyaçtandı bu hikayede.... Yazık! son sözü zaman söyleyecek... Yazık! bu sefer hayatın acımasız akışına bıraktık aşkı... Ben senden kalan ayrılığa bile yas tutamıyorum adam gibi! Bunu engelleyen senin varlığın... ben bunca zaman yokluğundaki senle hayatı paylaşsaydım ve böyle bir senle ayrılığı yaşasaydım, hiçbir şiir kolay kolay hayata döndüremezdi beni... işte bu kadar güzeldir senin yokluğun... işte bu kadar ayrılğına üzülmemi engelliyor varlığın..... Hı bak şimdi yüzüne söylüyorum.."Önceleri sol yanıma yatardım simdi ise yatamıyorum içimde o kadar büyüksün ki seni ezmekten korkuyorum".....
BUNUN ADINI SEN KOY ,
...
..
.
 
SUS ŞİMDİ HER ZAMAN Kİ GİBİ ! Konuşma…
Anlamsızlıklar dolu aramızda…
Anlatamıyorum...!
Anlamak istemiyorsun ya da...!
Boğazımda düğümlenen, sana söylenmesi gereken cümleleri yuttum... Benim kelimelerim seninkinden daha ağır.../…Hazmedemezsin inan...!
UNUT şimdi...
Düşünme...
Bırak kendini bensizliğe...
Cevabını bildiğin soruları sorma bana.. Suçlu arama…
Anladım.. Bu aşk fazla sana.../...Fazla…!
SİL şimdi...
Bitir...
Yaşananların üstüne basıp geç...
Benli hayallerini savur oraya buraya..
Adımı ağzına dolama artık…
Bakma arkana, adımlarını hızlı at.../… yaklaşman zor olsun bana bundan sonra…!
GİT şimdi…
Sevmelerim hep boğazıma düğümleniyor zaten…
Umutlarım hep yasaklar üstüne kurulu..
Hayallerimi yolladım arkandan…/…
Kendime de koyu bir "acı" demledim..En tatsızından..!
Kumbaramda biriken “öfkeleri” harcama zamanı..
Çıkmaz sokakları geride bırakma mücadelesi belki de…!
Yeni sayfalar açma zamanı, silgi kullanmadan adı “mutluluk” olan bir hikaye yazma çabası belkide...!
“Seni Unutmak“ sadece lafta, sadece dilde var…
“Yüreğim” hazır hissetmiyor kendini, bunu kaldırmaya gücü yok bu aralar…!
Sevginle dolup taşan bu yüreği, nefretle dolduramam,
Hep seni düşünen bu beyni, unutmaya zorlayamam,
Ben her şeyi, “sen” gibi kolay harcayamam…!
Zordur sevmelerim,
Nefretlerim gibi…!
Zordur başlangıçlarım,
Bitişlerdeki rolüm gibi..!

Son olarak;
Üzerime giydirdiğin bu “ayrılığın yükü” bana hiç yakışmadı…
Şimdi olmasa da, zamanı geldiğinde çıkarıp atacağıma eminim…!
İşte çıkardığım o vakit sen üzerine “pişmanlığı” geçireceksin…!
Ama unuttuğun birşey var…
Sen onu, ne şimdi ne de daha sonra, çıkarıp atmayı beceremeyeceksin...



 
Alıp başını gitmek istersin.
Bilmediğin, bilinmediğin,

Çözmediğin, çözülmediğin bir denkleme.
Biraz ürkek düşünürsün.
Biraz kekeme....
' Üstüme gelme hayat!
Bundan sana ne...? ! '
Kekemeliğin korkularındandır.
Giderken bile; gidene değil de
Geride kalana aklın takılır.
Bir yanına yatarsın ' git.. ' der
bir yanın ' kalmalısın... '
Geceleri hep uykusuz kalırsın...
Ayağına pranga olur tüm düşündüklerin.
Gitmeden daha
Sen; gider gider gelirsin...
' Üstüme gelme hayat....
beni bilirsin....'
Kaldığın bu yerde
Harcadığın yılların gelir aklına
Bir bir sayarsın,
Toplarsın, çarparsın,
Böler, çıkarırsın.
Bakkal defteri kadar kalın
Bakkal defteri kadar karmaşa... Farkedersin ki hayatı
Arka sokaklarda dolanarak yaşarsın.
Kabarmış hesabından kaçarsın.
Üstüme gelme hayat...!
Daha neyi alacaksın..? ! '
Hep sevmişsindir aslında.
Hep ama hep sevmişsindir.
Birini sevmişsindir sonra.
Sonra birini daha...
Birini daha...
Daha....! ?
Her gelip geçen gemiye aşık olmuşsundur
Gemiler gitmiş
Sen yorulmuşsundur.
' Üstüme gelme hayat....!
Gemi olmuşmusundur..? '
Kocaman bir mahalleden
Daracık bir sokağa.
Sokaktan ufacık bir eve
Evden odaya....
kurtulmak ister gibi
kapatmışsındır kalabalıklara kendini.
Gitgide yanlız kalmışsındır.
Yalın yaşanan gecelerde
Gitmekle kalmak arasında dolanırken
Beynine bir silah gibi dayamışsındır korkularını.
Yalnız...Korkak...Kekeme....
!..Üstüme gelme hayat..! !..Kıyarım kendime..!

 
Yürekten çağırmayacaktım seni değil mi, sözümü tut(a)madım.
Ve biliyorum ki sözünü tutmayan sadece ben değilim.
Gelmeyecektin, geldin ve hiç gitmemiş gibi sessizliğime nasıl da karıştın.
İzlerini silmek için bu kadar uğraşma, sessizliğin en az benimki kadar gürültülü...
Ruhunu al(a)madın yanına giderken değil mi?
avaşım seni yenmek içindi, kendime yenildim.
Adlandıramadığım, anlamlandıramadığım ne varsa, hepsi içimde öyle bir güç olmuş ki,
Ben tek başıma hiçbirşey yapamıyorum.
"Sana" rağmen, bu yenilgi üzmüyor beni, yıkmıyor,
"Sana" rağmen, sesim, yüzüm, düşüm kırık ama küsmüyorum
"Sana" rağmen düşüyorum uçurumlardan ama ölmüyorum
"Sana" rağmen eksilmiyorum, çoğaldıkça daha çok yeniliyorum kendime"Sana" rağmen, "seni" göğsümdeki sıcaklıkta saklıyorum
"Sana" rağmen "Sana"
Üzülürsün diye "Bana"
Kıyamıyorum...
Herşeyi inkar etmek varken "itiraf etmek",
Senin lügatında, beni tanımlayan hangi kötü kelimenin geniş anlamında siler yüzümü?
Doğrumu kaçıncı köyünden kovarsın bu kez?
Yapamadıkların mı yoksa yapamadıklarım mı yargılar beni?
Ötesi berisi yok işte.
Ne yaparsan yap,


 
Hayatlarımız da hep ya beklenenler var yada bekleyenler var. Ömrümüz nedense hep ümit etmekle unutmak arasında tükeniyor. Ya beklenen bir türlü bize ulaşmıyor yada yol ayrımlarında erken davranıyoruz. Ümit edilenle unutulanlar nedense hep birbirlerini götürüyorlar. Yanlışla doğru da olduğu gibi... Var oluşlarımızda yok oluşlarımızda hep aynı nedenden... Özlemden... Kiminin hayatı yeni varoluşlara kiminin ki yokoluşlara gebe. Ama sonuç ne olursa olsun yok olurken de var olurken de bekleyişler içindeyiz. Bekledik... Bekliyoruz... Beklemeye devam edeceğiz... Ve neden her bekleyen hayatını beklenene bağlar? Yada neden beklenen birgün döneceğini söyleyerek çıkar bekleyenin hayatından? Hayatımızda ki gelgitlerde neden hep bekleneni suçlarız? O olsa hayat daha mı çekilir hale gelir?Yoksa hayatı çekilir yapan Onun özlemi midir? Neden bekleyen her güne beklenenin geleceği umuduyla başlar? Gidişlerden dönüş olsaydı zaten varılmaz mıydı çoktan kavuşmalara? Veya neden beklenen bir türlü dönüş yolunu bulamaz? Bütün yollar çıkmaz da mıdır? Ya da geri dönüşte bekleyeni bulamama korkusu mudur onu her yola çıktığında geri koyan sebep? Bekleyen de beklenen de unuttuysa unutmaya mahkumsa neden her doğan gün kendisiyle beraber yeni bekleyişler de doğurur? Veya neden hep sonunu bile bile başlarız yeni bekleyişlere? Yoksa hiçbirşey değilde beklenenin bir gün geriye dönebilme umudu mudur bizi ayakta tutan? Veya bir bekleyenimiz olduğu için yalnız olmadığımızı dünyaya kanıtlamış olduğumuzu sanmak mıdır bizi bekleyene bağlayan? Bekleyen bütün hayatını o kadar bağlamıştır ki beklediğine, onun gelmesi için yapamayacağı hiçbirşey yoktur yeryüzünde. O olmadan yalnızdır ve onun yalnızlığı da güzeldir sonunda Ona kavuşmak varsa... Beklenen o kadar mutludur ki bir bekleyeni olduğuna Onsuz olmanın Onu görememenin hüznü bile güzel gelir eğer bütün yollardan geriye dönüş varsa... Aslında bekleyen de beklenen de kendini mi kandırır? Bütün bekleyişlerin asıl nedeni yolun sonunda kendimizi bulma, kendimize kalma korkusu mudur acaba? Bütün bekleyişler de asıl beklediğimiz kendimiziz ve her döndüğümüz yolda kendimize çıkıyorsa başlangıçtan beri yalnız değil miyiz? Ve yalnız mı bitir meliyiz? Yalnızlığımıza veya başkalarının yalnızlığına çare aramaktansa sadece beklemeli miyiz? Bu bekleyişin var mıdır sonu? Yoksa sonsuz bekleyişlere o kadar harcadıkta benliğimizi geriye döndüğümüzde bulacak bir ben bırakmadık mı? Boş umutların peşinden o kadar koştukta kendimize gidecek dermanı bulamadık mı? Herşeyde o kadar başkalarını aradıkta kendimizi bulmaya zaman ayıramadık mı? Veya herşeyi unuttuğumuz gibi başlangıçta asıl aradığımızın kendimiz olduğunu damı unuttuk? Yoksa herşeyi kurguladık mı? Bizi bu kadar mutlu eden, bekleten, yoran, acıtan, yorarken bile tekrarını bekleten hep mi kendi kurgu muzdu?.. Varsayımlardan mı ibarettik? Ve kendimize bekleyenle bekleneni icat ettik... Eğer herşey sadece kurguysa neden bu yolculuk sonsuz değil? Neden diğer herşey gibi sadece bizim değil? Neden bu oyunda tek başımıza oynayamıyoruz? Ya beklenen yada beklenen olmak zorundaysak ve hangisi olacağımıza bile karar veremiyorsak nasıl bizim oynumuzdur bu? Ve bu oyunun bir sonu var mıdır? Yoksa sonsuz mudur bekleyenle beklenenin ömrü kadar? Ve ben bu yazının neresindeyim? Beklenen miyim? Beklemeli miyim?
 
Geri