Lolita-Alıntılar

Konu sahibi son olarak 670 gün önce görüldü
Bütün öbür adlar arasında duran bu adın bana verdiği,omiriliğim boyunca titreşimler yaratan hazzı çözümlemek istiyorum.Beni neredeyse gözyaşları (şairlerle aşıkların döktükleri sıcak,saydam,iri gözyaşları) dökecek kadar heyecanlandıran şey nedir ? Nedir ? İnce bir resmiyet tülü ardında gizlenen bu adın sokulgan sıradanlığı mı (‘Dolores!’) yoksa adla soyadının birlikte oluşturdukları bir çift yeni,uçuk renkli eldivenle bir maskenin yan yanalığı türünden soyut bir örtüşme mi? (61)
 
Düşlerimde cinayet işlemeye kalkıştığım olmuştur.Fakat sonuç ne olur bilir misiniz? Diyelim ki elimde bir silah tutuyorum.Evet tetiği çekerim çekmesine,ne var ki kurşunlar o sersem namludan birer birer dökülüverirler.Düş ilerledikçe tek kaygım,bu utanç dolu sahneyi yavaş yavaş tepesi atan düşmanımdan gizlemeye çalışmak olur. (56)
 
Beni yargılayanlar bütün bunları,kaba bir iştahla ‘körpe yavruların’ peşinden koşan bir delinin şaklabanlıklarından başka bir şey olarak görmeyeceklerdir.Olsun,umurumda değil. (47)
 
…tam o sırada en ufak bir uyarıya zaman kalmadan,yüreğimde deniz mavisi bir dalga kabarıverdi;işte orada,güneşten bir havuzun tam ortasındaki hasırın üzerinde,Riviera’lı aşkım yarı çıplak,dizlerinin üzerinde bir sağa bir sola dönerek,kara güneş gözlüklerinin gerisinden beni süzüyordu ! (46)
 
Kullandıkları cicili bicili sözcükler herhangi bir kitap ya da briç klübünü ya da o türden bir dernekçiliği yansıttığı halde hiçbir zaman kendi benliklerini yansıtmayan kadınlardan biri olduğu açıkça anlaşılıyordu.Hiç mizah duygusu olmayan,çay masası başında konuşulan birkaç belirli konuyla gerçekte hiç ilgilenmediği halde bu tür konuşmaların kesinlikle belirlenmiş kurallarına çok önem veren ,gözalıcı ambalajının altında hiç de hoş olmayan doyumsuzlukların hemen fark edildiği bir kadın tipidir bu. (44)
 
Öğrendiğim,ruhbilimcilerle gırgır geçmenin şifa verici sonsuz bir eğlence kaynağı olduğuydu.Onlara mesleğin inceliklerini bildiğinizi hiç belli etmeyecek,öyle ayrıntılı rüyalar uyduracaksınız ki bu safkan üslup şaheserleri,rüyaları sizin ağzınızdan çekip almaları gereken ruhbilimcilerin kendilerinin rüyalar görmelerine ve geceyarıları gördükleri bu rüyalardan çığlık çığlığa uyanmalarına yol açacak ! (41)
 
Erkek güzelliğinin çok fazlası,hele bu güzelliğin sahibinin saklayacağı bir şey de varsa,yüz çizgilerinin kendine özgü bir eleveriş izi taşıyan aksi bir anlam kazanmasına yol açar. (30)
 
İzdüşümlerini şehvetime geçirmekle kaderleriyle oynamış mıyımdır acaba ? Bu benim için hep merak konusu olmuştur,hep de olacaktır. (25)
 
Ah,beni ergenlik çağının kolgezdiği bu parkta,yosunlu bahçemde bırakın,ilişmeyin! Bırakın oynaşsınlar çevremde sonsuza dek.Hiç büyümesinler. (25)
 
Bedenim ısrarla arzuladığı şeyin ne olduğunu gayet iyi bilirken,aklım bedenimin bütün yalvarmalarına kulak tıkıyordu.Bir bakmışsınız utanç ve korku içindeyim,bir bakmışsınız gözükara bir iyimserlik içinde… Toplumun yasaklarının baskısını yoğun biçimde duyuyordum. (22)
 
İnsan hem bir sanatçı,hem bir deli,sonsuz hüzünlere aşina bir varlık olmalı,kasıklarında o kanı tutuşturan zehir fokurdamalı,kuyruksokumunun kıvraklığında harlı bir ateş durmadan yanmalı ki - ‘Tanrım nasıl da sakınmak,gizlenmek zorundadır kişi!’ - yanılgıya meydan vermeyecek kadar açık özellikleri,elmacık kemiklerinin kedimsi kıvrımlı yuvarlaklığını,hafif tüylü kollarla bacakların inceliğini ve umutsuzluk,utanç ve sevecenlik gözyaşlarının sayıp dökmeme engel olduğu bütün ötekileri hemen görüp tanıyabilsin,böylelikle etten kemikten bir grup çocuk arasında,arkadaşları tarafından tanınmadan,kendi korkunç gücünün de farkında olmadan duran küçük,ölümcül cini bir anda seçip çıkarmış olursunuz. (21)
 
Kendi yönelimlerimi, bunların nedenlerini ve girişimlerimi çözümlemeye kalkıştığımda, geriye dönüşlü bir düşgücü, aklımın çözümleyici unsurlarını sınırsız seçenekle beslemeye başlıyor, bu seçenekler de her olasılığın geçmişimin çıldırtıcı karmaşasında sonsuz biçimde dal budak salmasına yol açıyor. (16)
 
İki çeşit görsel hatırlama vardır:Biri aklınızın laboratuvarında bir görüntüyü ustalıkla yeniden kurduğunuz zamanki hatırlama (böylesi söz konusu olduğunda Annabel'i 'bal rengi ten','zayıf kollar','kumral kahküllü saçlar','uzun kirpikler','dolgun parlak dudaklar' gibi genel tanımlamalarla hatırlıyorum) öteki ise gözlerinizi kapadığınızda,göz kapaklarınızın iç tarafında sevilmiş bir yüzün eksiksiz optik izdüşümünü,tüm doğal renkleri içinde küçük bir hayaleti hemen çağrıştırıverdiğiniz hatırlama (İşte Lolita'yı da böyle hatırlıyorum). (14)
 
Kapkaranlık bir geçmişte kalan bir avuç dolusu sıcaklık dışında, üzerlerinde çocukluğumun güneşinin battığı anıların köşe bucak kuytuluklarında annemden hiçbir şey kalmadı elimde. (12)
 
"Sabahlan ayağında çorabının teki, bir elli boyu ile Lo idi, sadece Lo. Ayağında bol gündelik pantolonu ile Lola. Okulda Dolly. Kayıtlardaki noktalı çizgilerde Dolores. Ama benim kollarımda hep Lolita idi."
 
“Lolita, hayatımın ışığı, kasıklarımın ateşi. Günahım, ruhum, Lo-Li-Ta; Dilin ucu damaktan dişlere doğru üç basamaklık bir yol alır, Üçüncüsünde gelir dişlere dayanır. Lo-Li-Ta”
 
Kayra'nın lolitası bu mu yoksa? Google'a soramamıştım bir türlü, bari buradan nasipleneyim.: ))

Edit: Zaten yazmışsın diğer konuya, yaşlılık işte. Ancak görüyorum.
 
"Sabahlan ayağında çorabının teki, bir elli boyu ile Lo idi, sadece Lo. Ayağında bol gündelik pantolonu ile Lola. Okulda Dolly. Kayıtlardaki noktalı çizgilerde Dolores. Ama benim kollarımda hep Lolita idi."
 
Geri