Günlük Litürji Tonlamaları

🕒 Konu sahibi 6 saat önce aktifti
Ve Tanrı, erkeğin etrafı kırıp dökmesine rağmen kendisine 2 yumurta kırıp karnını doyuramadığını görünce daha fazla dayanamadı ve kadını yarattı. (Feministin biri)
 
Beni al Tanrı’nın huzuruna çıkar. Ben de ona diyeyim ki, “Tanrım. Beni olduğum gibi kabul edebilecek bir Tanrı’ya her zaman inanabilirim.” O da bana, “Yürü git o zaman şeytanla görüş huzurumda ne işin var alla alla,” desin. “Kim soktu lan bunu içeri megalomana bak,” diye söylenirken biz şeytanın yanına gidelim. Sen de şeytana de ki, “Şeytan kardeş, sonuçta sen de bir melektin ama iktidar hırsın vardı. Şeytanı şeytan yapan iktidar hırsıdır. Eski günlerini özlüyor musun?” Şeytan da sana, “Sen kaç yaşındasın güzelim?” diye sorsun. “Otuz dört,” de, otuz beş olduğun halde. Şeytanın gözleri dolsun ama çaktırmasın bizi gene zamanın içine sepetlesin. Orada bir çay molası verelim geceyi bekleyelim. O gece beni al kardeşlerinin acılarıyla çarp sonra kendi yaralarına sar. Biraz sustur, biraz soğuk davran, biraz da teyzem ol. Konuşabilecek gücümüz varsa ağladıklarımız yalan. Sahiden bak. Beni al biraz sarhoş et biraz saçlarına tak biraz da yağmurların peşinden koştur. Beni al erken öldür mutsuzluk uzun sürmez.”

Emrah Serbes
 
tumblr_nkyh0zlRWM1u7ydh1o1_500.jpg
 
çal bu gece ben uyurken..

kapıyı çalmadan bir hırsız gibi usulca ve parmak uçlarına basa basa
yanlışlıkla devir şişeleri uyanmam
açtım ağzımı yumdum gözümü uyumadan
öp demiyorum çal dilimi..

altımdan örtüyü çekmeden topla ve çöp gibi götür dök beni
ve yürürken
yemeden yarım bıraktığım bütün yalnızlıklarımı
çal bu gece ben uyurken..

zaman gibi ilerle ve zaman gibi geçme hemen
çok içme bana benzersin sen ki öyleysen
bana benzememek için ne kadar kırıldığım an varsa sana
çal bu gece ben uyurken..

sız bu gece ben uyurken,
siz o gece ben uyumazken sarılıp uyuduğunuz gibi
sız bu gece
ve benden önce ayılıp çıkarken çal kapıyı
geldiğini zannedip kapıyı açtığımda gidişini izlet yine
hayal kırıklığını sıkıştır kapı koluna
ayılmam için
ve geceye yine çok içmem için bir sebep yarat
ve gel bu gece ben uyurken...

bir ayrılmak olsun bu
doğumundan iki gün önce karnında çocukla intihar etmesi gibi bir annenin
içimde seninle intihar etmek için sebepleri sırala kapımın önüne
seçeyim birini ve o eşsiz intihar melodisini
çal bu gece ben uyurken..

yüzümü asayım ve hayata surat yapayım biraz,
yüzünü as o duvara
git
ve
sürat yap
ama mutlaka
içimde tuttuğum ne varsa sana dair
çal bu gece ben uyurken..

al bu hüznü
çal bu gece ben uyurken
alçal bu gece ben uyurken
son bir kez eğilip öpmek için belki de
bir kez daha öldürüp gitmek için yine
alçal bu gece...

ve her gece
alçal
gittikçe..

çal
istediğin ne varsa
ne kadar anı kaldıysa
ne kadar çekilmiş fotoğraf ve çekilmiş acı bulursan
isteme vermem
ama çal bu gece ben uyurken...

müzisyenler
çalsın bu gece
hırsızlar
çalsın bu gece
hükümet
çalsın bu gece
daha ne kadar neyim varsa
çalın bu gece ben uyurken...

ve sonra
bir dans müziği çaldığı sıra
gittiğinle
imzalarınızı attıktan hemen sonra
seni yakınların gibi tebrik etmek istiyorum
yanağından öpmek istiyorum
ve en mutlu gününde gelip oldukça alçalmak...

ıslak bir imzayı dudağımla, atmak istiyorum yanaklarına....

bu yüzden dudağımdan bu mührü
bu küfrü
ve bu ıslaklığı
al
çal bu gece ben uyurken...

gökhan inesi

 
Payımıza sükût düştüğünden beridir,
kalbimizin sesini daha bir güzel duyar olduk.

Necip Fazıl Kısakürek​
 
Karga ile kelebeğin aşkı olur mu? Kargaya 100 yıl hüzün bu .

tumblr_mtzat8bi3k1s7lu9eo1_500.jpg
 
DENİZ TÜRKÜSÜ

Dolu rüzgârla çıkıp ufka giden yelkenli!
Gidişin seçtiğin akşam saatinden belli.
Ömrünün geçtiği sahilden uzaklaştıkça
Ve hayâlinde doğan âleme yaklaştıkça,
Dalga kıvrımları ardında büyür tenhâlık
Başka bir çerçevedir, git gide dünyâ artık.
Daldığın mihveri, gittikçe, sarar başka ziyâ;
Mâvidir her taraf, üstün gece, altın deryâ...

Yol da benzer hem uzun, hem de güzel bir masala
O saatler ki geçer başbaşa yıldızlarla.
Lâkin az sonra lezîz uyku bir encâma varır;
Hilkatin gördüğü rü'yâ biter, etrâf ağarır.
Som gümüşten sular üstünde, giderken ileri
Tâ uzaklarda şafak bir bir açar perdeleri...
Mûsıkîsiyle bir âlem kesilir çalkantı;
Ve nihâyet görünür gök ve deniz saltanatı.

Girdiğin aynada, geçmiş gibi dîğer küreye,
Sorma bir sâniye, şüpheyle, sakın: "Yol nereye?"
Ayılıp neş'eni yükseltici sarhoşluktan,
Yılma korkunç uçurum zannedilen boşluktan
Duy tabîatte biraz sen de ilâh olduğunu,
Rûh erer varlığının zevkine duymakla bunu.

Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız,
Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız,
Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!...

İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.


Yahya Kemal BEYATLI


 
''Asla gerçekleşmiyoruz.
Karşı karşıya duran iki uçurumuz biz-
Cennet'i hayranlıkla izleyen bir kuyu."

 
Hiçbir şeye benzemeyen bir şey yaşadığınızı düşünürken,
benzer bir şey yaşayan biriyle karşılaştığınızda duyduğunuz sevinç neresinden baksanız acıklıdır.

Aylin Balboa

 
Bir tapınaktır doğa, sütunları canlı
Anlaşılmaz sözler duyulur zaman zaman
Sembol ormanları içinden geçer insan
Tanıdık bakışlar süzer gibidir sizi

Bir derin, bir karanlık birlik içinde
Aydınlık kadar sonsuz, gece kadar geniş
Uzaktan söyleşen uzun yankılar gibi
Renkler, sesler, kokular karışır birbirine

Kokular vardır çocuk tenlerinden taze
Obua sesinden tatlı, çayır gibi yeşil
Kokular da vardır azgın, zengin, gürül gürül
İnsana sonsuz şeylerin tadını veren
Misk, amber, aselbent, buhur gibi kokular
Duyuları, düşünceyi alıp götüren
 
"Ben, genellikle kendi derinliklerimde bile henüz tasarlanmamış eylemlerin, dudaklarımı uzatırken aklıma bile getirmediğim sözcüklerin, tamamına erdirmeyi umursamadığım hayallerin kuyusuyum."

 
"Kendimi her bir şey olarak düşleyebilirim, çünkü hiçbir şeyim.
Herhangi bir şey olsam, kuracak düş kalmazdı."

 
"Kendime hiçbir anlam veremiyorum... Hayat ağır geliyor... Heyecanların şiddetini kaldıramıyorum. Yüreğim Tanrı'nın bir ayrıcalığı..."

 
"Yüreğimin tam ortasında büyük bir yorgunluk var(...)Umutlara ve kesin inançlara çarpıp düştüm, benimle birlikte bütün batan güneşler de düştü."
 
"Olduğum şeyle olmadığım şey arasında,
hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum."

 
Geri