Saçma sapan laf atacağınıza bir iki yorumda bulunsanız daha işe yarar bir şeyler olacak bence..
Hayırdır sen neden üzerine alındın ? Saçma sapan yorum derken senin yaptığın yorumlar gibiyse hiç bana göre değil.
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Saçma sapan laf atacağınıza bir iki yorumda bulunsanız daha işe yarar bir şeyler olacak bence..
Hayırdır sen neden üzerine alındın ? Saçma sapan yorum derken senin yaptığın yorumlar gibiyse hiç bana göre değil.
o değil de
neden hep ortadoğu?
Hayır konuyu çekmek istediğim yer Kurandaki ayet ve sureler değil. Şuan yapmaya çalıştığım inkar değil Mantıken yaklaşmanı istemek.
Peki insanlara bir taviz verirsen insanlar bunu her türlü kötüye kullanacak fıtratta değiller mi? Şariatın geldiği nokta ortada.
Saçma sapan laf atacağınıza bir iki yorumda bulunsanız daha işe yarar bir şeyler olacak bence..Ondan sonra bizi niye dalgaya alıyorlar rencide ediyorlar , saygısızlık yapıyorlar diyorsunuz.![]()
Kuran-ı Kerim'i Anlamak İçin Okusaydınız Böyle Bir Konu ve
Gereksiz Yorumlarda Bulunmazdınız..
ALLAH Akıl Fikir Vermiş,
Sağdan Soldan Duyma Şeylerle Cevaplar Yazacağınıza Açın Okuyun..
Görüyorsunuz ŞÜKÜR EDİN..!
Okuyabilirsiniz Yanii..
Biz Şimdi Burada Ne Yazsak Boş,
Oyüzden Okuyun..
Korkmayın Okuyunca Birşey Olmuyor..
Okuyun Okuyun..!
Şeriatın gerçekten tanımak istiyorsanız Hz. Peygamberimiz, onun dört halifesi ve Osmanlı arşivlerini okuyunuz. Onu anlamak başka bir güzelliktir. Şimdiki ülkelerde sapkınlık var. Şerii yasalarla yaşayan pek az topluluk var. Bunun müjdeleyicisi de Hz. Mehdi oluyor. O gelince gerçek güzelliği her anlamda icra edecek. İnananlara düşen ona zemin hazırlamak, hazırlanmak.
Forum ortamındayız sayın Tuğra. Dolayısıyla iletişim şeklimiz elbette yazarak olacak.. Bunu açıklamak için bu kadar eziyet çekmenize saygı duyarım, hem de telefon ile..
Ben size kendimi küçük bir detayla tanıtayım. Adım, gördüğünüz üzere Tuğra'dır. Ben, işine gelmeyince veya ilmi olmadığı şeye karşı hikmetinden sual olunmaz deyip sıyrılanlardan değilim. Beni öncelikle böyle bilmezi isterim.
Söylediğiz gibi Allah'ın hikmetinden sual olunmayacak sayısızca olay, mucize var. Ama yazdıklarınızın hiç biri onlardan olmayıp, mantıklı cevabı olan sorular, fakat...
Fakat bu o kadar uzun ve detaylı bir konu ki, inanın bana sonunun nereye varacağını daha önce çok defa tecrübe edindim. Normalde bu konular yazıyla değil göz kontağıyla konuşulması gerekir. Bizim böyle bir imkanımız olmadığı için mecburen buralarda çabalıyoruz.
Tıpkı sizin sorularınız gibi nice sorularla fiziksel boyutta karşılaştım. Ne kadar cevap verirsem vereyim, karşımdaki kişi bir yerden sonra çöküyor. Bu çöküntünün adı genelde Hz. Adem ve Hz. Havva oluyor. Peki ne demek bu? Şudur ki her soru-cevap, islam tarihine kayıyor ve zamanda geri gitmeye başlıyor. Matematikte sorular gittikçe ilerler, zorlaşır, kapsama alanı genişlerken, İslami konularda tartışırken bir süre sonra geriye gidilmeye başlanır, henüz ilk insana kadar gider. Bunun sebebi temel atılmadan toprak üzerine tuğla örmektir. İşte bahsettiğim abc budur. Yani alfabeyi öğrenmeden okuyamayız. Elbette sizi tenzih ederim, belki siz ilk insanlar hakkında mutlaka ilim sahibisiniz ama şuanda sorduğunuz sorular, bana bu işin abc si ile tam olarak tanışmadığınızı söylüyor.
Sorulan her soru, insanın konuyla ilgili bilgi seviyesine yönelik önemli ipuçları verir. Mesela sizin kimyacı olduğunuzu varsayalım. Ben ise gelip birden bire size charles yasasıyla ilgili tek cümlelik keyfi bir tez sunsam hakkımda düşünecekleriniz belli. Hayatında hiç deney tüpü bile görmeden ne konuşuyorsun sen gibi mizahi tepkiler vermeniz gayet olağan.
Bu sebeple, özellikle göz kontağı olmayan yerlerde bu gibi sorulara cevap vermeyi uygun bulmuyorum. Nitekim Muhammedilik de uygun bulmaz. Yük ağır gelir ve bina çöker. Diyeceksiniz ki bu kadar şeyi yazmak yerine cevap verebilirdiniz. Evet ama o cevapla kalmaz, geriye doğru giden yeni sorular sormaya başlayabilirsiniz. Ben de bunun gibi sayfalarca yazmak zorunda kalacaktım ve işe yaramayacaktı. Çünkü geriye gitmekle anlaşılmaz. Baştan başlamak ve ileriye gitmek gerekir. İnsan eğri bir kemik gibidir. Birden düzleştirmeyr kalkılırsa kırılır. Ama usul izlenilirse kemik doğrulur.
Sizlere tavsiyem, gerçekten öğrenmek istiyorsanız temelden başlayınız. Fakat öğrenmek istemiyorsanız İslama fazla katı olmayın. İslam bunu hak etmez.
Telefondan yazdığım bu yazılar yarım saati geçti. Oysa bunun on katını söz ile 5 dakikada geçebilirdik. Parmaklarım gerçekten çok ağırdı. Hiç önemli değil, elbette feda olsun. Sadece konu sizin kalbinizde ve aklınızda ters etki oluşturmasın diye bu açıklamayı yapmak istedim.
Evvel temel, ardı emel...
Şeriatı gerçekten tanımak değil günümüz şeriatını yorumlamanızı rica ediyorum. Neden bu halde sizce?
Bu halin başlıca sebebi birlik ve beraberliğin bozulmasıdır. Bu da İslamiyetten uzaklaşıldığı içindir. İslamiyet insanları renk ayırt etmeden birleştirebilen manevi bir güçtür. Dünya tarihine bakıldığında bunu başarabilen başka bir sistem görülmemiştir.
Nasıl iseniz öyle yönetilirsiniz. Sessiz kalırsak daha çok ses duymaya mahkum oluruz, olduk.
Devrim de budur. İnsan önce kendi devrimini gerçekleştirmeli. Kendini tanımalı. Müslümanım diyorsa müslümanca yaşayacak. Beşeri arzular için nefsine yenik düşüp doğal haklarını düşmana teslim etmeyecek. Bu gücü alabileceği makam Muhammedilikte vardır. Peki inanmayan biri Müslümanla bir olup, sömürgecilere karşı durabilir? Ayrı bir tartışma konusudur ve tarihte sırf bu yüzden yıkılmış olan devletler bizlere tecrübedir.
Bu dökülen kanın sebebi İslamiyetten uzaklaşmaktır. Twitterda bir paylaşım gördüm, keşke buraya aktarabilseydim. Tek bir resim o kadar fazla şeyi anlatıyordu ki...
Öncelikle dürüstlük, samimiyet, ilim ve bilim gerek bize. Bunlar olmadan olmaz...
Günümüz şeriatının bu dediklerinizin değil insanlara sunulan tavizlerin sebep olduğunu düşünüyorum. Biz neden idam gelmesin çünkü kötüye kullanılacağını biliyoruz diyoruz? Çünkü verilen bir tavizi bir kılıfa uydurmaktan daha kolay bir şey yoktur. dogmatik diye tanımlanan dine bilimin katkısı olduğunu düşünüyor musun?