Küfrüm aşar <<edebimi>>

Konu sahibi son olarak 659 gün önce görüldü
Bugün isyan ettim çünkü hep onun hatalarının bedeli bizden çıktı.

Tıpkı Adem'le Havva'nın hatasında
olduğu gibi.


Dolacak yer kalmadı taştık!
 
Z3R0' Alıntı:
bu ne evlat? çok karışık


growtopia-ejderhalar



growtopia-kanatlar



growtopia-basit-intro-yapimi



aclk

Reklam yapıyorsun rıza baba oldu mu Şimdi?
gizli link var
 
Evet rahat nefes alamıyorduk ama önümüze geleni yiyorduk bu bizi tıkıyordu.

Artık rahat nefes alıp doyacak kadar yiyeceğiz.

Yakında başka ilçeye taşınıyoruz.
Buradan daha küçük olacak. Ve pek sevgili kişisel sayfam beni bilirsin severim minimalist yaşamı.

Herşey daha iyi olacak mı?
Umarım.
 
Bir hayatta söz sahibi değilseniz ve şartlara uymak zorunda kalıyorsanız kimse sizi bukalemun olmakla suçlamamalı.
 
Ders çalıştıktan sonra hadi sahile gidiyoruz dediler. Yürüdük iyi geldi.
yürümeyi seviyorum ben.
Sonra da bi güzel uyudum üzerine bebek gibi hissediyorum şimdi.d
 
İyi olan birşey yoktu zaten bizde iyi insanlar değildik.
 
Ve anlıyorum ki ya çok mutsuz ya da çok mutlu olunca uyuyorum.



https://youtu.be/Z9ZMeiGcQ0o







Bunu dinlerken 2 damla gözyaşı buldu yüzümü.



Sıcak hatta biraz da soğuk.



Çünkü yağmurda kalmış gibi üşüttü.



Kor ateşlerde kalmış gibi yaktı geçti.







Ne dedi gri koç "Mutlu olmayı beklemek ve istemek bile bazen mutsuzluğun kendisi baslıca sebebidir.."







Sonra işte kilometrelerce öteden aldı mendili eline o gözyaşlarını sildi.



Yakınımda olan insanlar bunu yapamıyordu.



Ne annem ne babam. Zaten huzurum en çok onlar yüzünden kaçıyordu benim.







Evet gülüyorum surat asmak suçmuş gibi ya da zorundalık gülmek sanki.



Güldüm gülüşlerim yine yurdumu yuvamı ya da yuva bellediğim yerden gidişi gizledi.







Mutlu değildim ama güldüm.



Ben bir sahtekarım!
 
Eskisi gibi değilim pek!
Takılı kalmıyorum aynı yerde.

Nerdeysem zihnen orada olmuyorum çoğu kez.

nerdeyim ben?
 
Kendimi yine yazarken buldum bir gece yarısı. Yok buraya ekleyecek değilim zira okuyup kendini önemsesin istemem.
Son cümle "..Neden yeniden kendimle aramı bozdun.."
 
Karanlığımı farkında olmadan aydınlığa aşık ve ona özlem duyan birine böldüm ve paylaştım ne o kazandı sonra ne ben bazen diyorum ki neden böyle yaptım;
cevap yok.
 
İnsanlar ikiye ayrılırdı.
1-Ceketin cebinde her daim olanlar ya da olacaklar.
2- Yangında ilk başta kurtarılacaklar listesinde olanlar.

Ki zaten 2. maddeye layık gördüğünüz kişi sizi s*kine takmazken ilki *m biti gibi yapışır size
 
Kelebeği tutmadım çünkü tutsam bir daha uçamayacağını biliyordum.

Öğrenilmiş çaresizlik..
 
Kendi yazdıklarını uzunca zaman geçtikten sonra okumak çok garip bir deneyim. Büyüdüğünü.. Aslında hayatın seni nasıl acı tatlı şeylerle yoğurup kıvama getirdiğini ve sonra nasıl da piştiğini görüyorsun. Şu sıralar, dibim tutmaya başladı. Bir kitapta diyordu ki..

"Kahve fincanını elinde sıkıntıyla çevirdi. Sonra başını kaldırmadan fincanı yere bıraktı. "Gönlünün dibi tutmuş.." dedi. Dudaklarımda belirmeye başlayan müstehzi tebessümle mücadele ederek "Kabarmış mı demek istiyorsun?" diye sordum.

"Kabarmış demek istesem kabarmış derim. Dibi tutmuş," dedi. Sinirlenmiş gibiydi.Yine de kendimi tutamayıp güldüm. "O ne ya?" deyiverdim.

"Yani," dedi. "Zamanında söndürmemişsin ocağı, yüreğindekiler fazla pişmiş, hep yapışmış. Karartmış içini, zamanında unutmamışsın. Piştiği halde sevdan, ve hatta yendiği halde, devam etmişsin sevmeye. Yapma..."


Bu arada, acılarıma ortak olan ve yüzünü avuçladığım bir adam var. Ne ben onunum. Ne de o benim. Sadece içimi acıtacak kadar merhameti var. Elimden tuttu. Düşmüştüm.
Kanamıştı dizlerim. Belki yaramdan öpmedi ama, ayağa kalkma yolunu gösterdi.

Allah'ın yanında bir verdiğim, ya da onun bu kulum yeteri kadar çekti bugün de onu es geçeyim dediği bir güne mi denk gelmiştim. Ya da acaba çok mu günahkardım ıslatmıştı beni yağmuruyla. Bulutları ağlatmıştı. Benden utanıyordu dünya. Bir insan nasıl bu kadar çok aptal olabilirdi değil mi..Tanrı dile gelmişti adamın diliyle.

Hakkım helali hoş olsun demişti en son.
Bazen birilerini iyi ki, iyi ki işte.​
 
Bazen kelimeler ilk anladığımız anlamına gelmiyor işte.
 
Yorulmadım asla ama arada bir de olsa, kaytarmak istiyorum kendim olmak işinden.
 
"Yaşamam gereken herşey başka bedenlerde başka ruhlar tarafından yaşandı." dedi adam.

Kadın göz bebeklerindeki acıyı dilinde hissederek mırıldandı.
"Paylaşabilirdim senle ömrümü.Belki ruhlarımız birbirine değmeden aynı bedende ayrı ayrı hissederdik tüm acıları."

Sülüman Marley
 
Ve belki bir bardak acı kahve gibi paylaşılacak olan acının da 40 yıllık hatrı vardır.
 
Geri