Uzaylıların olmadığını düşün Messi’yi nasıl açıklayacaksın? Hadi Messi’yi geçtim Sabri’yi nasıl açıklayacaksın?
Mecnun: baba gelmişken isteyelim bu kız çok güzel.
İskender: Anan da güzeldi bak n’oldu şimdi!
Mecnun:Seviyorum diyorum baba seviyorum!
İskender:Mecnun ben sana sevme demiyorum.Gene sev.Hobi olarak sev
ismail : ‘adam bana çay verdi çay çay. bana çay verdi. çay veren adam kötü olur mu hiç ?’
işveren: iş sizin leyla hanım.
ismail abi: ne iş sizin mi? ben burada işsizim sen iş sizin mi diyorsun.
Kamil: iskender abi at imzani, al havuzlu villayi.
İskender: yok kamil imza falan atamam, ben en son imzayi nikahda attim daha da o yanlisa dusmem.
Sen beni seversen en güzel gülen ben olurum.(Yavuz)
Yanlızlık Nedir bilir misin ?
Yalnızlık, gece ayazında sabaha kadar beklemek gibidir,
Isınmak için güneşin doğmasını beklersin, ama o güneş hiçbir zaman doğmaz..
Yalnızlık, bulmadığın sevgiyi başka yerlerde aramak gibidir, Ne yaparsan yap onu bulamayacağını bilirsin,
ama yine de denemekten vazgeçmezsin.. Onun boşluğunu hep başka şeylerle doldurmaya çalışırsın..
Yalnızlık, aynı havayı soluyup ta bi türlü yanyana olamamak gibidir, Aldığın her nefeste onun kokusunu duymak istersin,
ama yapamazsın.. Aldığın her nefes ciğerini acıtmaya başlar..
Yalnızlık dediğin eski bir sandalyenin gıcırdamasıdır yalnızlık.. (İskender)
Beni neden sevmedin? niye yetmedi seni bu kadar sevmem? Senle uyanıp, senle uyuyakaldığım için mi? Hayallerim, hatıralarım, rüyalarım sen dolu olduğu için mi? Sen üzülsen en çok canı yanacak olan kişi ben olduğum için mi? Sensiz eksik hissettiğim için mi? En ihtiyacım olan kişi olduğun için mi? Senin en ihtiyaç duyduğun insan olmak istediğim için mi? Söylesene neden sevmedin beni ? (Yavuz)
Yavuz: Ardına bakma Mecnun.
Mecnun: Kader almaya mı geldi beni benden?
Yavuz: Bunu bir daha sorma Mecnun.
Mecnun: Neden at mı var arkamda?
cin : son dileğiniz nedir?
ismail abi: herkese benden çay.
Mecnun:sen, sevdiğin birinin sesini unutmak ne demek bilir misin?
Erdal Bakkal:Yavuz ölürse helvasını kavurucam dükkanda
İsmail abi:Çenen kopsun...Çenen çıksın ağzından oraya kumbara takalım hep para atalım mutlu ol.
Erdal abi bölüyorum ama,ben ölüyorum.(yavuz)
mecnun leyla'nın öldüğünü öğrenir ve uçurumun kenarındadır.
ardından ismail abi gelir yanına ve;
İsmail abi: mecnun? ordan atlama ihtimalin nedir sence? biliyorum, çok üzgünsün. ben de çok üzülüyorum.tabi sen benden daha çok üzülüyorsundur. ordan atlarsan ben de atlarım mecnun!
Mecnun: ismail abi!
İsmail abi: abi, abiim! sen olmazsan ben naparım ki zaten? kalırsan ama birbirimize yardımcı oluruz mecnun.Birimiz düşücek olduğumuzda öbürümüz koluna girer. beraber ağlar beraber güleriz. haa yook ama eğer atlayacaksakta beraber atlarız.
Mecnun: ismail abi?
İsmail abi: abiim?
Mecnun: leyla gitti abi.
Mecnun: ee dede anlat, neler yaptın, nasıl gidiyor hayat?
Dede: hayat… ben naptım… napıcam be evladım, işte, televizyon seyrettim, fasulye kırdım. ha, iskender’in odasında uyudum. işte böyle önemsiz şeyler.
Mecnun: tamam canım, daha ne olacak ya, ne kadar güzel işte. ben de şey yaptım işte; kafeslerde tıkılı kaldım, ondan sonra, beni böyle şey yaptılar esir tuttular, böyle ölümlerle cebelleştim falan, ölümlerden döndüm, az daha ölüyodum falan işte, sen de o sırada televizyon seyretmişsin, valla çok güzel ya.
İsmail abi: "hoşçakal diyen geri gelmiyor mecnun"