Kitaplığından ödünç kitap vermeyen insan

🕒 Konu sahibi 2 saat önce aktifti
İllâ okumak isteyen gitsin satın alsın.
 
Ben veriyorum sonra geri gelmiyor ama. :/
 
Kitap dediğin paylaşılır.
 
Öncesinde birkaç kez verdim. Ya geri gelmedi ya da sayfaları, kapağı yıpranmış geldi. Benim kitaplarım değerlidir. Ben okurken, sayfasını çevirirken çok nahif davranıyorum. O yüzden vermemek en güzeli.
 
Verdiğim kitapların çoğu geri gelmedi, gerçi sorun değil benim için o kadar da. Sonra baktım ben de geri vermiyormusum kaç zamandır ha yollayayım diye diye yillar olmuş... Farkında olmadan yapılan bir şey sanırım ödünç kitap alınca geri verilmiyormus...
 
Birine yemek vs. koyduğun kap kaçak da geri gelmiyor.
 
Akademik bir kaynak veya özel bir anlamı olmadığı sürece artık çok da umursamıyorum. Elektronik kitap dönemindeyiz, Libgen varken pek de kafaya takılacak bir şey değil. En nihayetinde önemli olan kitabın fiziki hali değil içindeki bilgi. Hatta kitaplık temizliği yaptıkça sağa sola bilhassa yeğenlerime kitap verdiğim çok oluyor.
 
Bir tanidigimiz vardi ve aynen boyleydi. Kesinlikle anliyorum. Ben de bana ait olan ve sevdigim seyleri birak odunc vermeyi, baskasinin dokunmasini tutmasini bile istemem. Kucukken bu kisi okadar cok kitap okurdu ki, buyuklerimiz ornek olarak hep kendisini gosterirdi. Bizimkilere desen ki kitap oku, herkes kacardi. Disarda oynama merakimiz cok cok fazlaydi. Birkere yine disarlardan eve gelmedigim icin babam baya kizmisti ve "baksana hau kiza. sadece kitap okur kutuphaneden cikmaz. azicik ornek alin onu" diye azarlamisti. Sonra onun anne ve babasiyla konusup bana kitap vermesini saglamisti (zorla) sirf azicik okuyayim diye. Kiz istemedi, ben de istemedim. Guya yine okuyor mus gibi yapip yine disari kacardim. Sonra bu kizla da disarda oynamaya basladim ve perili cadili oyunlar oynuyoduk. Onun boyle kitaplari da vardi. Bak bu ilgimi cekiyordu ve buna benzer kitaplar odunc vermisti ve ilk kez baya okumustum. Barbi kitaplari da hosuma gidiyodu. Ilgimi ceken ve nelerden hoslandigimi bulunca kitap okumak kolaylasmisti ve severek okumaya baslamistim. Bana verilen her kitabi herzaman geri vermisimdir bu arada. Hatta stress yapardim hizli bi sekilde geri vereyim bende kalmasin diye :d
 
Cok elimin altinda durmasi gereken bi kaynak degilse, baskasna vermemek üce bese bakmadan gereksiz buldugum tutum,
zaten kitaplari istemeye tenezzül eden de kiymetini biliyordur ki aliyordur :)
Meta fetisizmi isin asli.
Kitap sahibi icin kitabin degisim degeri(excange value), kullanim degerinden fazla bi hal alirsa ortaya "kütüphaneye/kitap dekoruna tapinma" aciga cikar
Kitap okunur, cizilir, yazilir, onunla uzlasilir savasilir, paylasilir
Kullanmak budur.
Kullanamiyorsak, tüketme hakki ona geciyor direkt...
 
Sayfalarının arasında kurutulan çiçeklerim, altını çizdiğim satırlarla hatıralarım varsa pek vermek istemem.
Verdiklerimin bir kısmı da geri gelmeyince özlüyorum.
 
Sayfalarının arasında kurutulan çiçeklerim, altını çizdiğim satırlarla hatıralarım varsa pek vermek istemem.
Verdiklerimin bir kısmı da geri gelmeyince özlüyorum.
Aklima vefat eden ve kimsesi olmayan bir insanin, kitaplari elime gecisi geldi...siz hatiralarinizi sahiplendiginizi beyan eder iken.
Geride biraktigi evi, tüm envantar ve icindekiler, acik arttirimda halk arasina karisiyordu.
Ölümün ne kadar da nesnellestigini gösteren bu eylemin, vardi muhakkak bir görevi.
Kitaplara sahip cikan olmamisti ki,yollari bir sahaf dükkaninda duraklamiş.
O an orada benim bulunmamin pek bi nedeni olmasa da, kesişti o kitaplarla yollarimiz.
O mekana geliş nedenlerini ögrendigimden sonra, en eski olanlari aldim.
Eve geldikten sonra, baya bir zaman öyle durup beklediler beni sabirla.
Neyse zaman bulup karistirdiktan sonra, sizin acikladiginiz notlarla birlikte hatri sayilacak miktarda siyah beyaz fotograflar.
Hic tanimadigim ve görmedigim bir insanin, hayatina nail oluyordum.
Bazi Calismalarimda bu insanin, aslinda determinist bir olgu ile kendini bana emanet ettigini düsünüyorum ya da öyle hisediyorum,anilarini, zamana canli taniklik olusunu kaynak olarak gösterdim.
Ise yaramis yaramamisligi pek önemli degildi benim icin.
Amacim o insana biraz da olsa, hak ettigi onuru geri vermekti.
Paylasilmaya layikmis megerse..anilari.
 
Aklima vefat eden ve kimsesi olmayan bir insanin, kitaplari elime gecisi geldi...siz hatiralarinizi sahiplendiginizi beyan eder iken.
Geride biraktigi evi, tüm envantar ve icindekiler, acik arttirimda halk arasina karisiyordu.
Ölümün ne kadar da nesnellestigini gösteren bu eylemin, vardi muhakkak bir görevi.
Kitaplara sahip cikan olmamisti ki,yollari bir sahaf dükkaninda duraklamiş.
O an orada benim bulunmamin pek bi nedeni olmasa da, kesişti o kitaplarla yollarimiz.
O mekana geliş nedenlerini ögrendigimden sonra, en eski olanlari aldim.
Eve geldikten sonra, baya bir zaman öyle durup beklediler beni sabirla.
Neyse zaman bulup karistirdiktan sonra, sizin acikladiginiz notlarla birlikte hatri sayilacak miktarda siyah beyaz fotograflar.
Hic tanimadigim ve görmedigim bir insanin, hayatina nail oluyordum.
Bazi Calismalarimda bu insanin, aslinda determinist bir olgu ile kendini bana emanet ettigini düsünüyorum ya da öyle hisediyorum,anilarini, zamana canli taniklik olusunu kaynak olarak gösterdim.
Ise yaramis yaramamisligi pek önemli degildi benim icin.
Amacim o insana biraz da olsa, hak ettigi onuru geri vermekti.
Paylasilmaya layikmis megerse..anilari.
Öyle güzel anlatmışsın ki. Kalemine sağlık Süreyya hocam.:emoji_rose:
Kitaplar o yaşanmışlıklarla daha bir özel. Anlatımları ile bakış açısı kazandırırken bütünlenmişlikleri de hissettiren izler hatıra.
 
Geri