Kısa yazılarım

J
  • Kullanıcı Jigsaw
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - ForumSal Amatör Şairler
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Çağın modası: 'İşine geleni işine geldiği gibi algılamak'.
O yüzden kelimelerimizin değerini iyi bilip tasarruflu tüketmeliyiz.
 
Bir insanın üç kişiden borç aldığını düşünün.
İlk öne gider en sert,en kafaya kakana gider borcunu öder genellike.
''Yaaa olur mu kardeşim,ne acelesi var'' diyenler listenin sonunda olur.
Bunun türevlerine her seferinde şahit olmak tiksinçleştiriyor.
Bazı insanlar hatta çoğusu neden ağızlarına edenleri bu kadar yüceltir?
'İnsanlar' dediklerimiz karakter babında insan mı hoş, o da var.
Ne demişler,birbirine benzeyenler bir birini çekermiş o hesap.
O yüzden o başa kakanları bu kadar önemsiyorlardır belki de kim bilir?
 
Gülüyor olmam gülümsemeyi size layık gördüğüm manasına gelmez.
Ben sadece gülmeyi seviyorum.
Nedenli ya da nedensiz, seviyorum.
 
Otogarda uçak, limanda tren beklenilmez canlarım.
Bazen bazı umutlarımızdan vazgeçişlerimiz; yenilgi değil, lezzetini ileride tadacağımız zaferlerimizdir.
 
İnsan hastalandığında şifa diye içeceği ilacı tanıması gerektiği gibi,
dost dediği insanları da iyiden iyiye tanımalı .
Yanlış ilaç kullanımı gibi zehirlenir sonra mazAllah.
 
Kimileri ne sesinizden, ne de sessizliğinizden anlar.
Ya sopadan anlar ya da yokluğunuzdan...
 
Verdiği sözleri tutamıyorsa hiç değilse ileri sürdüğü karakteri canlı tutabilmeli insan ya da kabullensin; ben duygularımın esiriyim, berbat da olsa tutkularımdan vazgeçemiyorum,tutkularım uğruna herkesi harcayabiliyorum desin.
 
İnsanlara bir şeyleri göstermeye çalışmak fazla yorucu.

En iyisi bırakmak, ucunda canlarının yanacağını bilsek de bırakmak...
 
İş işten geçtikten sonra neyin doğru neyin yanlış olduğunu herkes anlar.
Mühim olan herkesin yapamadığını yapmak,herkesin anlayamadığını anlamaktır.
 
Bazen kelimesi ve sanmak fiili var.
Beyni yontan, düşüncelere ötanazi yapan...
 
Yaralarımı sarmaya kalkmayın, saramazsınız.
Uzakta durun,uzakta kalın, hep uzaklarda...
 
Kimseden bir şey beklemeyin ve insanları kaybetmekten korkmayın.
Kendinizi mutluyken bulacaksınız.
 
İnsanların bir kısmı eyleme dökülmeye değmez.
Onları sadece izleyin.
Sosyolojiye ilgi duymuyorsanız onu da yapmayın aslında.
Neyse..
 
Paramparça olmuş bir kalbi özürle eski haline getireceğinize inanmak, dev kaya parçalarından oluşan bir mağara kapısına 'açıl susam açıl' deyince açılmasını beklemek gibidir.
İyisi mi? kırıp döktüklerinizi irdelemeyin daha fazla;elinize,yüreğinize batar,kalbiniz kırılır.
O yüzden bırakın o can kırıkları nasıl kendini toplayıp sizle var olmak istiyorsa ya da istemiyorsa o şekilde davransın.
 
Ne demiştim :

Ben sevmeyi ve gülmeyi severim, bir nedeni olmaksızın.

Mühürlü yönümü aralayanlardan değilseniz bir neden olarak görmeyin kendinizi lütfen.
 
... ve bazen hiç tanımadığın, belki de ilk kez gördüğün biri kaçtığın doğruları tesadüfi seçilmiş kelimelerle alnın ortasına vurur.

Yine yine ve yine... fakat artık bir beklentim yok, gülüp geçeceğim.
 
Beklediğim gibi değildi,
Beklemediğim gibi de değildi.
Bir şey beklemedim çünkü,
O öyle bildi.
Tıpkı diğerlerinin de istediğim ölçüde bilmelerine izin verdiğim gibi.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri