Kirpinin zarafeti

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
muriel barbery kitabı. "l'elegance du herisson" orijinal adı. başucu kitabı olabilecek nitelikte. hala açar açar bazı bölümlerini okurum.

"Paris'in merkezinde, gösterişli bir apartmanda, müzik, resim ve felsefe meraklısı, Rus edebiyatı ve Japon sineması tutkunu elli dört yaşında bir kapıcı kadın. Son derece zeki ve üstün yetenekli ama içe dönük ve yaş gününde intihar etmeyi planlayan on iki yaşında bir kız çocuğu. Utangaç bu iki özel insanı birleştiren bağ binaya yeni taşınan kibar Japon beyefendisi olacaktır. Sessiz insanların zengin iç dünyalarında gelişen, göze çarpmayan güzellikleri yücelten, sınıflar ve nesiller ötesi bir dostluğu konu edinen Kirpinin Zarafeti, pek çok ülkede yayımlanmış, milyonlarca okura ulaşmış, zarif ve etkileyici bir roman."-arka kapak-

bana bu roman çok şaşırtıcı geliyor çünkü hiç ummadığınız bir paragrafta sanat, kültür ve felsefe tartışması okuyorsunuz.
hikaye çok dingin, çok yalın. göze çarpmayanın güzelliği ve zarafeti anlatılıyor kitapta. ve kitap tıpkı hikayesi gibi yavaş yavaş açıyor kendini.

çok seviyorum. birine kitap almak istiyorsam aklıma gelen kitaplardan biri bu oluyor. sadece sonu keşke öyle bitmeseydi diyorsunuz ama başka türlü olamayacağını da kabul ediyorsunuz.

bir filmi de var. o da tatlı bir yapım ama kitaptaki düşünce bütünlüğünü ve entelektüelliği filmde bulmak güç. yine de izlemeye değer.

kitaptan bir alıntı bırakıyorum:

-"beni tanımadılar"diye tekrarlıyorum.
o da duruyor. elim hala kolunda.
"sizi hiç görmemiş oldukları için" diyor. ben sizi her koşulda tanırım.- sy. 278

"dışarıda dünya uğulduyor ya da uyukluyor, savaşlar patlak veriyor, insanlar yaşayıp ölüyor, uluslar yok oluyor, bir süre sonra batacak başka uluslar doğuyor. bütün bu gürültü ve öfke içinde, bu taşkınlar ve bu çatlamalar içinde dünya yol alıyor, tutuşuyor, parçalanıyor ve yeniden doğuyor; insan yaşamı ise çırpınıp duruyor.

o halde bir fincan çay içelim." s. 77, kırmızıkedi
 
bana bu kitaptan bahsetmiştin, özet geçtiğin ve bazı pasajlarını anlattığın esnadaki hislerin ve gözlerindeki ışıltı yazım diline de yansımış. birlikte geçirdiğimiz vakit arttıkça daha iyi anlıyorum çok özel bir kadınsın.. :emoji_two_hearts:
 
Evet avakado yerken ayrı bir zarafetleri var.d
 
bu kitabı herkesin elinde görüp merak eden ama herkesin elinde gördükçe de itilmiş biri olarak elime almamla "nee" diye okumaya heveslenmem arası çok kısa sürmüştü. 14. sayfasında derin düşünce no 1 kısmında 12 yaşında bir kızın düşüncelerini okurken ilk büyülenmeyi yaşamıştım. ve o beynime titreşimler yollayan muhteşem cümleyi "insanlar yıldızların peşinden koştuklarını sanırlar ama sonları bir kavanozun içindeki kırmızı balığa benzer." okumamla direkt o kıza bağlandım. ablasını gömüşlerindeki heves ve colombe tam bir felaket demesindeki duyguyu o kadar benimsedim ki öyle bir komşu kızı aradı gözlerim... birkaç sayfa arkasında yazan "hiçbir şeyin anlamı yoksa, hiç olmazsa zeka bununla yüzleşmiş olur" cümlesini de bi süre imzamda taşıyarak kendisine bağlılığımı belli ettim bence.

kitabı okurken alıştığınız kapıcı dairelerini unutuyorsunuz ama renée sizi, bizi o kadar iyi tanıyor ki yabancılık çekmeyelim ve kalıplarımızı aşamayalım diye kodlanmış kapıcı dairesi için televizyonunu son ses açıyor. oysa kendisi kapalı kapılar ardında marx, descartes, kant ve niceleri içinde boğuluyor. hatta marcel proust - kayıp zamanın peşinde kitabına da bi selam çakarak o kitabı bir kez daha merak etmeme sebep oluyor.

kitabı bir kere daha okuma isteği uyandı şu an çünkü bence bir kere okununca tam olmuyormuş gibi geliyor ve ben sonlarına gelirken elimden bırakmıştım, yazıklar olsun melo. neyse işte okuyun ve okutun bence. ben de tamamlayayım hatta ama en başından, bunu hak ettim. renée ve derin düşüncelerinde kaybolmanız lazım. benim kafamı uçurmuştu kendisi.
 
tekrar başlamamla yarıladım kitabı. bazen okuduğum yerleri hatırlıyorum bazen hiç okumamışım gibi geliyor. şu bölümde yine yürekten katıldım minik kızımıza... bu bölümleri bazen ben yazmışım gibi hissediyorum <3
20220304_175757.jpg
 
Bir de kirpi ikilemi diye bir yazı var. Okuyun.
 
Geri