Larien
Elmas Üye
-
- Katılım
- Ekim 4, 2016
-
- Mesajlar
- 25,953
-
- Tepkime puanı
- 22,413
-
- Puanları
- 369
muriel barbery kitabı. "l'elegance du herisson" orijinal adı. başucu kitabı olabilecek nitelikte. hala açar açar bazı bölümlerini okurum.
"Paris'in merkezinde, gösterişli bir apartmanda, müzik, resim ve felsefe meraklısı, Rus edebiyatı ve Japon sineması tutkunu elli dört yaşında bir kapıcı kadın. Son derece zeki ve üstün yetenekli ama içe dönük ve yaş gününde intihar etmeyi planlayan on iki yaşında bir kız çocuğu. Utangaç bu iki özel insanı birleştiren bağ binaya yeni taşınan kibar Japon beyefendisi olacaktır. Sessiz insanların zengin iç dünyalarında gelişen, göze çarpmayan güzellikleri yücelten, sınıflar ve nesiller ötesi bir dostluğu konu edinen Kirpinin Zarafeti, pek çok ülkede yayımlanmış, milyonlarca okura ulaşmış, zarif ve etkileyici bir roman."-arka kapak-
bana bu roman çok şaşırtıcı geliyor çünkü hiç ummadığınız bir paragrafta sanat, kültür ve felsefe tartışması okuyorsunuz.
hikaye çok dingin, çok yalın. göze çarpmayanın güzelliği ve zarafeti anlatılıyor kitapta. ve kitap tıpkı hikayesi gibi yavaş yavaş açıyor kendini.
çok seviyorum. birine kitap almak istiyorsam aklıma gelen kitaplardan biri bu oluyor. sadece sonu keşke öyle bitmeseydi diyorsunuz ama başka türlü olamayacağını da kabul ediyorsunuz.
bir filmi de var. o da tatlı bir yapım ama kitaptaki düşünce bütünlüğünü ve entelektüelliği filmde bulmak güç. yine de izlemeye değer.
kitaptan bir alıntı bırakıyorum:
-"beni tanımadılar"diye tekrarlıyorum.
o da duruyor. elim hala kolunda.
"sizi hiç görmemiş oldukları için" diyor. ben sizi her koşulda tanırım.- sy. 278
"dışarıda dünya uğulduyor ya da uyukluyor, savaşlar patlak veriyor, insanlar yaşayıp ölüyor, uluslar yok oluyor, bir süre sonra batacak başka uluslar doğuyor. bütün bu gürültü ve öfke içinde, bu taşkınlar ve bu çatlamalar içinde dünya yol alıyor, tutuşuyor, parçalanıyor ve yeniden doğuyor; insan yaşamı ise çırpınıp duruyor.
o halde bir fincan çay içelim." s. 77, kırmızıkedi
"Paris'in merkezinde, gösterişli bir apartmanda, müzik, resim ve felsefe meraklısı, Rus edebiyatı ve Japon sineması tutkunu elli dört yaşında bir kapıcı kadın. Son derece zeki ve üstün yetenekli ama içe dönük ve yaş gününde intihar etmeyi planlayan on iki yaşında bir kız çocuğu. Utangaç bu iki özel insanı birleştiren bağ binaya yeni taşınan kibar Japon beyefendisi olacaktır. Sessiz insanların zengin iç dünyalarında gelişen, göze çarpmayan güzellikleri yücelten, sınıflar ve nesiller ötesi bir dostluğu konu edinen Kirpinin Zarafeti, pek çok ülkede yayımlanmış, milyonlarca okura ulaşmış, zarif ve etkileyici bir roman."-arka kapak-
bana bu roman çok şaşırtıcı geliyor çünkü hiç ummadığınız bir paragrafta sanat, kültür ve felsefe tartışması okuyorsunuz.
hikaye çok dingin, çok yalın. göze çarpmayanın güzelliği ve zarafeti anlatılıyor kitapta. ve kitap tıpkı hikayesi gibi yavaş yavaş açıyor kendini.
çok seviyorum. birine kitap almak istiyorsam aklıma gelen kitaplardan biri bu oluyor. sadece sonu keşke öyle bitmeseydi diyorsunuz ama başka türlü olamayacağını da kabul ediyorsunuz.
bir filmi de var. o da tatlı bir yapım ama kitaptaki düşünce bütünlüğünü ve entelektüelliği filmde bulmak güç. yine de izlemeye değer.
kitaptan bir alıntı bırakıyorum:
-"beni tanımadılar"diye tekrarlıyorum.
o da duruyor. elim hala kolunda.
"sizi hiç görmemiş oldukları için" diyor. ben sizi her koşulda tanırım.- sy. 278
"dışarıda dünya uğulduyor ya da uyukluyor, savaşlar patlak veriyor, insanlar yaşayıp ölüyor, uluslar yok oluyor, bir süre sonra batacak başka uluslar doğuyor. bütün bu gürültü ve öfke içinde, bu taşkınlar ve bu çatlamalar içinde dünya yol alıyor, tutuşuyor, parçalanıyor ve yeniden doğuyor; insan yaşamı ise çırpınıp duruyor.
o halde bir fincan çay içelim." s. 77, kırmızıkedi
