Bugüne kadar farkında değildim kaptan olduğumun
. Kendimi pek sıradan olmasam da saygın bir yolcu zannediyordum
. Ara ara farklı işlerinde görev aldım tabi
. Öyle büyük şeyler değil
, sağı solu temizlemek
, diğer yolculara hizmet etmek falan
. Bende şaşırdım tabi koca gemiyi kullandığımı öğrendiğimde
.
Kimse sandığım gibi değilmiş
. Kaptan babam zannediyordum
. O sürüklüyor bizi zannediyordum dalgalara
. Kaptanlık babadan oğula geçer zannediyordum
. Aslında evet
, babadan oğula geçer
. Ama benim babam hiç bir zaman kaptan olmamış
. Kendim öğrenmişim kaptanlığı
.
Aynı gemide beraber savrulduğumuz
, benimle oluşunu sevdiğim kadınlar mesela
. Bir kısmı gemilerle yarışan yunuslarmış
. Güldükleri için iyi olduklarını
, mutlu olduklarını sandığım ama aslında amaçlarının gemiyle yarışmak olduğunu az evvel fark ettim
. Diğer bir kısmı deniz kızıymış
. Onlar denize aitmiş
, gemiye değil
.
Geminin işlerine yetişemediğim halde herşeyin yolunda gitmesini sağlayan şey şans değilmiş
. Ara ara üstüne gittiğim
, bağırıp çağırdığım insan sıradan bir yolcu değilmiş
. Kendi isteği ile bu gemiye binip
, kendi isteği ile dümeni tutmama yardım eden insan benim abimmiş
.
Geceleri uyuyamama sebebim benim gemiyi kullanmammış mesela
. Başkaları uyurken gemiyi korumak istememmiş sebebi
.
Dalgalara direnişini taktir ettiğim insan benmişim
. Gemi kaybolduğunda
, diğer yolculara güç verende benmişim
.
Ben büyük bir yolcu gemisindeki şizofren kaptanım.
Denizin tam ortasındayım
. Gemiyi kullanmayı biliyorum
. Herşey hazır ve tamam
. Yeteri kadar yiyeceğimiz
, içeceğimiz var
. Gerektiğinde dümeni alabilecek
, benim gibi olmayan aklı başında kaptanımız
, yemeklerimizi yapacak aşçımız
, güverteyi ve kamaraları temizleyecek görevlimiz var
. Herşey tamam
.
Gidebileceğimiz onlarca limanımız, bolca zamanımız var.
1 kişilikte yerimiz var.
İstersen..
Kaptan.