Kendinizi bir gözden geçirseniz, beni sevindirirsiniz. Zira beni siz delirttiniz ^^

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
VI - Tzu-chang, Konfüçyüs'e 'yetkin erdem'i sordu.

Konfüçyüs dedi ki: "Dünyada beş şeyi, her şeye uygulayabilmek yeteneğine 'yetkin erdem' denir."

Bunların ne olduğunu bildirmesi rica edildiğinde, Üstat;


"Ağırbaşlılık, eliaçıklık, içtenlik, doğruluk, incelik," dedi. "Ağırbaşlıysan saygısızlık görmezsin.
Eliaçıksan, her şeyi elde edersin.
İçtensen, halk sana güvenir.
Doğruysan, çok şey başarırsın.
İncelikliysen, başkalarını hizmetinde kullanabilirsin," diye ekledi.


Konfüçyus / Konuşmalar
 
1377472_10152347812453352_1031927007_n.jpg
 
Gözlerimi kırpıyorum,
bir kez daha kırpıyorum ve bir kez daha.
Karın boşluğumda kötü bir şey olacağına dair bir his var.
Biliyorum.


Susannah Cahalan // Beynimdeki Yangın
 
Hepimizin hayatı ayrı dizilerden oluşuyor. Her yaşımız yeni bir sezon, her günümüz yeni bir bölüm.


Bazı diziler belli noktalarda kesişiyor. Kesiştiği güne kadar olan kısım başrol oyuncularının geçmiş hayatlarını, tanıştıktan sonra olan bölümler iki kişinin geri kalan hayatını konu alıyor. Ve o noktadan itibaren geçmiş bölümlerin sadece karakterleri tanıtan başlangıç kısmı olduğunu fark ediyorsunuz.


3. paketimin ilk sigarasını yaktığımda fark ettim bunu. Aslında bu kadar çok içmiyorum. En son bu kadar içtiğim gün bir sezon finaline denk geliyordu yanlış hatırlamıyorsam.


Önümde bir sahne yaşanıyor. Ben gireceğim zamanı beklerken sigara içiyorum. Asıl sorun oynadığım rol değil, figüranmış gibi hissetmem. Her zaman değil, gerektiğim yerlerde boy göstermem. Dizinin gidişatına değil, belli sahnelerde rol almam. Hatta onları bile değiştiremeden sadece orada bulunmam.


Belkide ben öyle hissediyorum sadece. Zaten can sıkan nokta da bu.


Bu da; ben karanlık yolda sigara içerek yürürken fon müziği olarak çalsın.


[YOUTUBE]bEAPZBRkwho[/YOUTUBE]


Neyse benim pek keyfim yok, sıra bana gelene kadar biraz daha sigara içeyim.

Kaptan.


1010668_528544093925207_186210964_n.jpg
 
Büyük bir yolcu gemisinde şizofren kaptanım.

Bugüne kadar farkında değildim kaptan olduğumun. Kendimi pek sıradan olmasam da saygın bir yolcu zannediyordum. Ara ara farklı işlerinde görev aldım tabi. Öyle büyük şeyler değil, sağı solu temizlemek, diğer yolculara hizmet etmek falan. Bende şaşırdım tabi koca gemiyi kullandığımı öğrendiğimde.


Kimse sandığım gibi değilmiş. Kaptan babam zannediyordum. O sürüklüyor bizi zannediyordum dalgalara. Kaptanlık babadan oğula geçer zannediyordum. Aslında evet, babadan oğula geçer. Ama benim babam hiç bir zaman kaptan olmamış. Kendim öğrenmişim kaptanlığı.


Aynı gemide beraber savrulduğumuz, benimle oluşunu sevdiğim kadınlar mesela. Bir kısmı gemilerle yarışan yunuslarmış. Güldükleri için iyi olduklarını, mutlu olduklarını sandığım ama aslında amaçlarının gemiyle yarışmak olduğunu az evvel fark ettim. Diğer bir kısmı deniz kızıymış. Onlar denize aitmiş, gemiye değil.


Geminin işlerine yetişemediğim halde herşeyin yolunda gitmesini sağlayan şey şans değilmiş. Ara ara üstüne gittiğim, bağırıp çağırdığım insan sıradan bir yolcu değilmiş. Kendi isteği ile bu gemiye binip, kendi isteği ile dümeni tutmama yardım eden insan benim abimmiş.


Geceleri uyuyamama sebebim benim gemiyi kullanmammış mesela. Başkaları uyurken gemiyi korumak istememmiş sebebi.


Dalgalara direnişini taktir ettiğim insan benmişim. Gemi kaybolduğunda, diğer yolculara güç verende benmişim.


Ben büyük bir yolcu gemisindeki şizofren kaptanım.


Denizin tam ortasındayım. Gemiyi kullanmayı biliyorum. Herşey hazır ve tamam. Yeteri kadar yiyeceğimiz, içeceğimiz var. Gerektiğinde dümeni alabilecek, benim gibi olmayan aklı başında kaptanımız, yemeklerimizi yapacak aşçımız, güverteyi ve kamaraları temizleyecek görevlimiz var. Herşey tamam.


Gidebileceğimiz onlarca limanımız, bolca zamanımız var.

1 kişilikte yerimiz var.

İstersen..

Kaptan.


1173592_509950125784604_12191902_n.jpg
 
Bütün kadınlardan nefret edecek kadar sevdim bir tanesini...


Özgür Gümüşsoy // -KAOS- adlı kitabından...
 
Hayatta unutamayacağın en büyük pişmanlık, pişman olurum diye yapmadıklarındır.


Tolstoy
 
Elimde kan, kanımda senden bin zehir
Ne var ne yok yutuldu bu taşlar kefil
Kırıldı cam dağıldık dört bir yana
Kendimi kopardım gördüm
bu aşk değil.
 
"ne şair yaş döker, ne aşık ağlar
tarihe karıştı eski sevdalar
beyhude seslenir, beyhude çağlar
bir sola, bir sağa çoban çeşmesi "

//Faruk Nafiz Çamlıbel.
 
Sevdiklerinize uçmaları için kanatlar, geri dönebilmeleri için kökler verin.
Ve de yanınızda kalmaları için nedenler.
 
Geri