Kendimle Hasbihal

Konu sahibi son olarak 7 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Nefes aldığın şehir ne kadar şanslı.
Kimbilir, sesini gökyüzü sanan kuşlar bile vardır.

Sait Faik Abasıyanık
 
Sen orda için sızlayarak şiirle oku bana hayyam’dan ben burada içimi oymakla iş olayım kendime. Kendim dediğime de bakmayın ki, kendim kim onu da bilmem ben. Kendi dışında herkesin yanında olan, kendi dışında herkesin acısına soyunan, kendi dışında herkesin sesine bürünen bir ‘şey’im. herkesine benzerken kendine benzemeyen ben, kendi sesi yok, kendi acısı yok...söyleyin kendimi şiirlerle yakmayayım da ne yapayım ben..

Seçil Oğuz
 
"Bir şeyin görüntüsü ,duygular doğrultusunda değişir;böylece biz cisimlerin içlerindeki güzelliği ve sihri görürüz;o anda bu sihir ve güzellik aslında bizim kendi içimizdedir."

Halil Cibran
 
Savaştığımız Günler Kendimizle



Başın çok yükseklerde eğil selvi boylu
Eğil bir kez nasıl bir şeysin göreyim
Nasıl liman çocukları zalim
Nağra atarlar gecenin koynuna
Daha başkaları da var
Tabiatlarını mayalarını açıklayan
Ya sen selvi boylu nesisin
Ya ben neyiyim körlüğün
Eğil hakkımızla
Birlikte bağıralım içine esirliğin
Ben hırsız olayım kendi malıma ha!
Ben yakalanayım eşkiyama
Gardiyanların değişti de n'ooldu
Haydi soyun bir kez daha kırbaçlan kendi dallarına
Dağ özlemin sarı bir kanarya oldu
Ötüşsüz uçtu uçamadı kondu konamadı
Akıl ve hikmet emzirirdi mağara
Yarasa doldu.Yüz çarpılır göz kayar
Güneşin tozu yağmuru ateşleri taşları
Gelse gelse elimin vuruşma özlemini alsa
Selvi boylu eğil ikiye katlan
Bak şairin yarım şiirin köle kaldı.

Cahit Zarifoğlu
 
Yanma


ve elbet
gözlerim sularımdan çekilince
ürkek bir ceylanla anlaşırım
yüzünün çok yakını olan bir limana
dilinin ve ağzının verdiği baş dönmesine
bahçeni tutan tavşanlara sığınırım
kanımdan geçilmiyor moraran ağzım
kovalanıyorum
ikinci zaman karanlığı iç çarşılar
ey şafak bir askerle anlaş
çünkü namluya sürüldün
işte burada bir ordu yürüyen karnımda
izim sürülüyor köpeklerin sürünerek yaklaştığı
anlaşılıyor
hatırlarımıza dokunulmamış
fakat el konmuş aşkı yaşatırken kuğuların
geleceğimizin serin suları ve göllerine
ey kadın kokla beni
hayatım yasaksınız
gelinmiyor akşam zaman kaplanı
kaçmıştım yeni bir ırmak şeklinde
hayvanların ilkbahar sıcakları bölümünde
kıvrılıp yeniden yakalanıyorum
cam kesiyor göğüslerimi
boynuma zümrüt bir gerdanlık atmışım
hem şarklıyım ben
gövdem yara dolu
sevdiğim kolla beni
anlıyorum
fakat artık dayanılmaz sarmaşıklara
öpüşüyorlar
harbin bittiğini söyle ayrılsınlar
çünkü gece zamanın katranıdır
gelip geçecek gibi değil omurgamdaki didişme
çantamda sevişme askerleri
harbin bittiğini söyle
önce beni boğacaklar özgür ve sevecen olmak için
bir bıraksam
yakut bir kuşun içinde duran ellerimi
sevdiğim
önce kemir bu tel örgüleri gövdemden
geç derimin altındaki tehlikeleri
yürek kızgın bir kuma devrilmeden
yokla beni
anlıyorum kaçmaya zaman yok
şafak birden doğrulacak

Cahit Zarifoğlu
 
Ey ruhum!
Senin payına düşen mezarın ıssız karanlığıdır;bu yüzden dikme ışığa gözünü.'

"Senin payına düşen, boşlukların uğultusudur, boşuna dinleme bu şarkıyı!"

Halil Cibran
 
Tam arkanı dönüp giderken,
Omuzlarına dokunan bir eldir umut.
Tam ışıkların sönmüş,
Sen karanlıkta kalırken,
Yanan bir mumdur umut.
Yaşadıkça peşinden ayrılmayan,
Kadim bir dosttur umut.
Gün umut,
Saat umut,
Seni sevmekte bir umut.
Güzel günlere dair.

Seçil Oğuz
 
Bu zamanda az dostun olsun, daha iyi. Herkesle uzaktan hoş beş edip geçmeli. Can gözünü açınca görüyor insan En büyük düşmanıymış en çok güvendiği.
Ömer Hayyam
 
...
d906754c922a0f28a7fbe346af6735a1.jpg
 
Sevginin, içimizdeki her erdemin
Ve ceza gerektiren her eylemin*
tohumu olduğunu anlamalısın sen de.*
sevgi içinde doğup yeşerdiği
Güzellikten cevirmeyeceği için gözlerini
Her nesne korunmuş olur kendi kininden;
Öte yandan hiç bir varlık kökeninden
Bağımsız ve ayrı olmadığına göre*
Kin beslemez kendisine can verene ...

Dante Alighieri
 
Sakin göllerin kuğusuyduk
Salınarak suyun yanağında
Yarılan ekmeğin buğusuyduk
Gözüm yaşarıyor
Yüreğim yanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle

Gözüm yaşarıyor
Yüreğim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle

Biri saksımızı çiğneyip gitti
Biri duvarları yıktı
Camları kırdı
Fırtına gelip aramıza serildi
Biri milyon kere çoğaltıp hüzünleri
Her şeyi kötüledi
Bizi yaraladı
Biri şarabımızı döktü
Soğanımızı çaldı
Biri hiç yoktan vurdu kafeste kuşumuzu
Ciğerim yanıyor, yüreğim kanıyor
Olmasaydı, olmasaydı sonumuz böyle

Gözüm yaşarıyor
Yüreğim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle

Gözüm yaşarıyor
Yüreğim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle

Dağlarda çoban ateşiydik
Dolanarak mavzer yatağında
Ceylanın pınara inişiydik
Göğsüm daralıyor
Yüreğim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle

Göğsüm daralıyor
Yüreğim kanıyor…


https://youtu.be/WsZDa2rVyyU
 
Ben bir kadınım, dedi Havva, ama bu benim sıfatım. Adımı henüz bilmiyorum.
Sonra döndü Âdem'e, aklına bir şey gelmişti.
Sesi, bengisular gibiydi.
Bana, dedi, bir isim ver, varlığım olsun.
Durdu, aklından yeni bir şey geçti. Bana, dedi, sen isim ver, varlığım olsun.
Bana öyle bir isim ver ki senin adının yanında dursun.
Seni anan beni de ansın. Seni hatırlayan beni de hatırlamadan olmasın.
Bir "ile" koy aramıza bizi birbirimize bağlasın.

Nazan Bekiroğlu
 
Âdem bu kez Havva’ya seslendi.

Dedi: Ey ismimin bütün harfleri, ey benim benliğim, benliğimin sen’i.
İçimde tecelli bulan lâtif Esmasınca
her ânımın şimdisi.
Her gecikmişliğimin telafisi.
Göster yüzünü Cennetlik et beni...

*Nazan Bekiroğlu
 
Şu, denizi uzun uzun seyreden yağmur kuşu şahit olsundu ki güzelliğin kaynağını böyle kuvvetle hatırlamasa, Âdem , Havva'yı böyle hasretle beklemezdi.Aşkın tarihçesinin bile olmadığı bir tarihte onu böyle büyük bir aşkla sevmezdi.
Böyle çözülmezdi dizleri, kalbi dile gelmezdi.
Havva belli ki içinde değil içinden çok derindeydi.

Nazan Bekiroğlu
 
Hep Böyle

Şair: Behçet Necatigil

Hep böyle:
Kömür aldı, mendiller sallandı;
Trenler gitti ona doğru,
İstasyonda deliler gibi bunaldım.

Hep böyle:
Demir aldı, sular çalkandı;
Gemiler gitti ona doğru,
Gözümden bir daha düştü rıhtım.

Hep böyle:
Emir aldı, günün birinde yollandı;
Eller gitti ona doğru,
Yine ben telaş içinde kaldım.
 
Sevgilerde

Şair: Behçet Necatigil

Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya herşeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri