Karşı cinsteki arkadaşınıza hemcinsiniz kadar güvenebilir misiniz?

Konu sahibi son olarak 1071 gün önce görüldü
İnsanız tek başına gitmiyor hayat. Sevincine ortak, üzüntüsüne sırdaş arıyor insan. Mutluluk bile tek başına bir anlam ifade etmiyor.

Güvenebilmek de büyük mesele. Sevinince bile korkuyor insanlar mutluluğunu paylaşmaktan. Nazar değer, hasetlik olur falan diye.

Böyle zamanlarda sizin güvenebildiğiniz kişi kim oluyor? Sizi daha iyi anlayacağını düşündüğünüz kişi hemcinsiniz mi yoksa karşı cins mi?
 
İnsanları cinsiyetlerine göre değilde, karakterlerine göre sınıflandırırım genelde.
Ve pek yanıltmaz.
 
Valla simdi söyle;
Ben pek cinsiyet ayirt etmiyorum.
Hani kim gelirse gec diyorum.
Ki böyle bir deneme süreci gibi birsey var.Ince eleyip sık dokuyoruz elbet.Ya da konuya göre degisiyor.
Hem güven ne ki?Zaten iki kisinin bildigi sır sır degildir hjkl. Herseyi paylasamazsin.Kendine bile itiraf etmeye utandigin sirlarin olmali.
Neyse bu baska konu.
Mesela bir de bir Mastor var.Melek desen degil şeytan desen o iş için çok kaabiliyetsiz.Yani onunla konumuz ya Hitler ya da yüce antik Yunanlilardir.Cok güvenirim kendisine.Icince daha güvenilir oluyor cünki acaip dökülüo o zaman :gtw:
Ay kuzum bu nasil bir emojidir?
Sonra Başak var mesela.
Başak a da cok güvenirim.Ona da Mastor'a güvendigim kadar güvenirim.Sadece dedikodu yapmiyoruz yani.
Bir Canis Major var mesela;hasta hastayken tanistik.
Carinin acikligi hep bu Erkal in yakisikliligi yüzünden arkadaslar.Para yetmio.Araba müzik dans ve güzel kizlar.
Büyük bir örnek.
Bel far niente.
Artik uzaktan uzaktan seviom.Yeni kankiler edinmis ki ven kankilikten nefret eden bir tipim.
Sesine cok güveniyor ben ona;Mert cim sen sesli kitap okusana.s dedigim andan itibaren.
Sesli kitap nasil okunur?
Kitabi okuyup sesliye cekersiniz o zaman okunmus oluo sesli kitap ln ne güldüm su an.
Hani Mert bey Vocaroo ya cekip atioo ya hava basmak icin.

Yani arkadaslar bunlar bu forum ortamlarinda güvendigim insanlar.
Simdi forum disi! Yorum yapardim yapmasina da,toplum buna hazir degil.
Velhasil;erkek kadin önemli degil arkadaslik konusunda.
Yani benim icin öyle.
 
Güven takıntısı olan biri değilim, o kadar ileri gitmiyorum arkadaşlık, ilişkiler konusunda, yani bu güven olayını yaşayacak ya da yaşatacak kadar.
Erkek ya da kadın fark etmiyor.
 
Her dost Süreyya gibi olmadığı için bu olaya bakış açım farklı.
Süreyya’yı ve minnoşlarımı tenzih ederek şunu söyleyebilirim ki; Ne çektiysem hemcinslerimden çektim.
Erkek kafa yapısı düz, net. bana daha uygun.
Ama kadına dost demeye gelmiyor arkanı döndüğün gibi bir iş çevirirken görüyorsun, sebebi de yok he.
Kadından kadına dost olmuyor anacım. İlla bi’ hasetlik fesatlık giriyor işin içine.
Denişik.
 
döngüsel'e de cok güvenirim.
Onu unuttugum icin bana iskence edebilir.
Raziyim yani.
 
Başağı çok seviyorum mesela ama güvenmiyorum sadfsafsdf. Süreyya cım <3 <3 sana bol bol kalp. Ama artık o hayatı yaşamıyorum çok baydı evdeyim oyun oynuyorum bütün gün

neyse konuya döneyim ;

ben olaylara cinsiyet ayırarak bakma olayını bırakalı çok oldu.

kimseyi cinsiyetine göre değerlendirmedikten sonra hayat bi tık daha anlaşılabilir oluyor tavsiye ederim.
 
Karakter meselesi aslında. Erkeğin de dedikoducu ve kıskanç pisliği çok. Kadınların da öyle. Gerçekten insan arkadaşlarını iyi seçmeli. Yaş kaç olursa olsun her zaman şaşırtiyorlar insani.
 
erkeklerlen çok ii anlaşıyom :p
 
Farketmez benim için
Yaptığı yanlişi bana yapmaz kendine yapar
 
Güvenirim hatta daha çok güvenirim çünkü en azından net davranıp fesatlığa kafa yormuyorlar.
 
4 senedir bir Yanlis yapmayan Hadi var onun disinda denk gelmedim :D bilmiyorum Insan gibi Insan cikmiyor Hep gevsek karakterlilere geliyorum kizi olsun erkegi olsun sansim Yok arkadas konusunda birak güvenmeyi
 
Ayşenur Boyan'ın;
Austen, Jane. Aşk ve Arkadaşlık kitabından kendi düşünceleri ile pdf dosyası oluşturduğu yazısı oldukça doğru.

Sana Güvenebilir Miyim?
Yaşamımız boyunca hayatımızdan hep birileri gelir geçer.
Her birinin muhakkak bir hikâyesi
vardır.
Yok diyen ya yalan söyler ya da yaşadıklarını görmezden gelirken unutup gitmiştir bile.
Bir de
dünyaya pembe gözlüklerle bakmanın mükemmel hissettirdiğini düşünenler vardır ki asla onlar gibi
olamayacağımı bilerek arada sırada o sihirli gözlüğü ben de takarım.
Ama sanırım benim gözlüğümün
camları biraz pis ve bu yüzden tam pembe göremiyorum.. Ne diyorduk? Hikâyeler..
Aşkın ihanetini mi
ararsınız, arkadaşın tekmesini mi, yoksa küçük bir ihanet meleğine dönüşen insanların hırsını mı..
Hayatımız hikâyelerle dolu ve en çok bu ikisi arasında gidip gelen yaşam mücadelemiz..
Aşk veArkadaşlık.. Jane Austen'ın kaleme aldığı Aşk ve Arkadaşlık romanında da bahsettiği gibi, hırslar,kıskançlıklar ,çarpık ilişkiler ve doyumsuzluk hayatımızın her yerinde var.
Bazılarımız ise tam
ortasında.
Bu kadar da olmaz dediğim ne varsa yaşamış biri olarak, hem aşkı hem arkadaşlığı kutsal
sayarım, hem de korkarım.
Şimdi ne demek bu böyle derseniz; Ne çok samimiyetin iyi olduğuna
inanıyorum ne de kendimi korumak için kurduğum setlerin bir işe yaradığına..
Kısaca kaderin
getirdiklerine, getireceklerine ve bizi bulan insanlardan kaçamayacağımıza inanırım.
Kendi hayatıma bakıyorum da..
Şimdi olsa yapmam dediğim ne çok şey yapmışım ama derste almışım.
Kafamda mükemmel olduğuna inandığım ama kalbimde bir yerlerde yanlış olduğunu hissettiğim, buna rağmen sımsıkı sarıldığım ve şimdiyse keşke hiç tanımasaydım dediğim insanın üzerinden tam dört yıl geçmiş.
Diğer yarım sandığım, hani derler ya üstüne basa basa kardeşim gibi gördüğüm ve bugün adını bile
ağzına almadığım 'dostumu' kaybedeli de 5 sene olmuş.
Bugünse ne dostumun diğer yarım olması gerektiğine inanıyorum ne de aşkın sımsıkı sarılabileceğim kadar sonsuz olabileceğine..

Bizi, hayatımızı hem bu kadar güzelleştiren hem de bu kadar mahveden ve birbirine bu kadar
benzeyen başka bir ikili bulamayız.
Ne onunla olur ne de onsuz derler ya , işte öyle bir durum içimizdeki, dışımızdaki, yanımızdaki ya da ötemizdeki için..
En yakınımızın aynı zamanda en uzağımız olabileceği gibi, derdimize deva bulduklarımız da derdimiz olabiliyor bazen.
Ama dedim ya, neördüğümüz duvarlar kurtarabilir bizi ne de iyi niyetimizin en saf hali.
Nasıl aşık olacağımız insanları seçemiyorsak, yara alacağımız insanları da seçemeyiz. Aşkın da arkadaşlığın da üzerine felsefe yapmaya bayılırız ama teoride iyiyizdir pratikte kötü.. Neden bu kadar umutsuz konuşuyorsun derseniz; cevabı basit.
Söyledim ya, başından olay geçmeyen yoktur.
Geçmedi diyen ya yalan söyler ya da unutmuştur.
Hem pembe gözlüklerim yokken umut dolu konuşmak zor oluyor haliyle..
Nerede kaldık? Dediğim ve diyeceğim o ki; bir aşkınız olsun arkadaş da olabildiğiniz.
Bir arkadaşınız olsun gerçek diyebildiğiniz.
Duvarlarınız olmasın bırakın başınıza ne gelirse gelsin.
Sevin, sevilin. Âşık olun, arkadaş olun, mutlu olun.. Olacakları engelleyemezsiniz..
 
en çok köpüşüme güveniyorum.
tüm gün dertlerimi dinliyor, gıkı çıkmıyor hayvancağızın.

depresyona girmesin diye sürekli okşuyorum.

her şey karşılıklı tabi.p
 
Kadın cinsine güvenilir mi lan
Yo dostum yo. Her ay beş gün boyunca kanayan ama ölmeyen bir canlıya güvenemem
 
Titreşmek ve sarsılmak canlıların doğasında var.
Zihinler daima ikilik içindedir, parçalıdır. Bölünmeye müsaittir. Her şey beklenir.
Ölü değilse :)
O yüzden hiç bir zaman hiç bir cins beni tatmin etmez.
 
Bazen hemcinsimden daha fazla güvenirim.
 
Geri