Oyun Karalama Defteri

Forum oyun
Konu sahibi son olarak 21 gün önce görüldü
Yeterince tanımadığınız bir Alman'a 'nasılsınız' diye sorarsanız, 'sanane' cevabını almanız zayıf bir ihtimal değildir.
Aslında bu son derece mantıklı,doğal bir cevaptır; En az herhangi bir soruya verilen 'hayır' cevabı gibi.
'Ne zaman evleneceksin,ne zaman atanacaksın, ne zaman çocuk yapacaksın' gibi soruların kültür haline geldiği bir coğrafyadan gelirseniz, sindirmeniz zor olabilir.
Mesafe, samimiyettir.
 
Son düzenleme:
Farklı bir iş kolundan teklif için mesaj atmış bir beyefendi. Yazdığı mesajdan sonra profiline girdim doktorasını yapmış bankacılık alanında. Teklifi de sigortacılık üzerine. Sigortacılık bankacılıktan daha iyi düşünmelisiniz, benim de 13 yıllık bir bankacılık deneyimim oldu diyor. Ben de sordum neden sigortacılık daha iyi diye?
"Sitresi yok birkere" diye yazmış.
Nasıl dikkate alabilirim ki bundan sonra yazdıklarını.. :(
 
Farklı bir iş kolundan teklif için mesaj atmış bir beyefendi. Yazdığı mesajdan sonra profiline girdim doktorasını yapmış bankacılık alanında. Teklifi de sigortacılık üzerine. Sigortacılık bankacılıktan daha iyi düşünmelisiniz, benim de 13 yıllık bir bankacılık deneyimim oldu diyor. Ben de sordum neden sigortacılık daha iyi diye?
"Sitresi yok birkere" diye yazmış.
Nasıl dikkate alabilirim ki bundan sonra yazdıklarını.. :(
cevap : Cevabınızı okuduktan sonra sitres yapmaya başladım.
 
Teyzem x ay once delonghi markali kahve makinesi aldi. Sade siyah kahveye bayilirim. Ama biraz pahali ortalama 500€... sirf kahve yuzunden ilerde alabilirim://
 
“Yenilmiş bir kul hakkını ne Mekke temizler ne tekke…”
 
Bu 4 gunluk tatilde, her gun birileriyle gorustum. Cok yoruldum fiziken, ruhen… Bir arkadasim depresyona girmis, evliligini bitiriyor. Cok uzuldum, kocaman adam hayatinin bu hale gelmesinin ona nasil izdirap cektirdigini anlatirken, gozyasini tutamadi. Disaridan bakilinca, cok iyi sirketlerde gorev yapmasi, iyi bir maddi durumu, surekli seyahat etmesi ile cok kiskanilacak bir hayat yasadigini dusunurken, iceride nasil sancilar yasadigini bilemiyor olmak ne garip. Umarim yakin zamanda bu durumundan bir cikis yolu bulabilir.
 
"Yürümedigin yollari tarif etme "
 
Her kime iyilik yaptıysan, sakın ondan kendini.
 
Sevilmemek ve sevmemek kavramları konusunda biraz hastalıklı bir toplumuz. Birine sevmiyorum demek yerine, gerekirse o kişiyi evimizde ağırlayıp, yüzüne gülüp arkasından bir yıl konuşmayı tercih ediyoruz. Sevilmediğimiz bildirildiği zaman, karşı tarafı genelde empati yoksunluğu ile ya da birinin dolduruşuna gelmesi ile suçluyoruz; sevilesi olmayan yönümüzü keşfedip yüzleşmekten korkuyoruz. Zincirleri kırmaktan korkuyoruz aslında; "Aman yeter ki bana laf gelmesin" en büyük kabusunuz oluyor. Bu sebeple laf gelmesine artık bağışık olan bir fahişe kadar samimi,içten bir kahkaha atamıyoruz hayatımız boyunca... ve derken körler sağırlar,ikiyüzlülükler deniz derya oluyor. Sonra bir yerlerde bir çocuk kayboluyor ve sebebini bilen koca bir mahalle susabiliyor.
Sevilmemek de sevmemek de son derece insani. Sizi sevmeyenlerin dürüstlükleri için kıymetini bilin. Sevmemeye de hayatınızda yer verin; Yalnızlığınızın tadı bile bir başka olacak.
 
Geri