Zannetmiyorum, proje tamamlandıktan sonraki süreçte karar verilecek bir durum sanırım.
Montrö'nün şu anda zaten yürürlükte olan tek bir maddesi var ki bu madde de süresiz olarak bütün gemilere açık olacağı ve ücret talep edilmemesi. buna istinaden açık kapı bırakarak cümleme zannetmiyorum diye başlamıştım.
Merhabalar, aşağıdaki soruları salt meraktan ve nasıl iletişim kuracağımıza şahsi tarafım adına kanaat getirmek adına soruyorum.
Montrö Sözleşmesi'ni okudunuz mu?
Daha önce herhangi bir uluslararası antlaşma ya da sözleşme hakkında bilgi sahibi misiniz?
Hukuk kurumu veya hukuki dil ile aranız nasıl?
Uluslararası denge mekaniklerinin nasıl işlediğini bildiğinizi varsayabilir miyim sizinle tartışırken?
Cevaplarsanız memnun olurum, şimdiden teşekkürler.
Kişiler olarak değil de ülkeler bazında düşünecek olursak, talep en iyi nerede sağlanıyorsa ücretin olması sorun olmayabilir. Bunu" uçakla yolculuk mu karayoluyla yolculuk mu" diye somut bir örnekle düşünecek olursak ;pahalı olmasına rağmen daha hızlı olduğu için hava yolunu tercih edebiliyoruz.
Kişiler olarak değil de ülkeler bazında düşünecek olursak, kişiler gibi karar veremeyeceğimizi kabullenmemiz gerekir öncelikle. Ülkelerden kastınız devletlerse şayet, devletlerin boğazdan geçen gemilerin ücretiyle ilgilendiğini hiç düşünmüyorum; çünkü söz konusu madde "ticaret gemileri" ile ilgili ve onları bağlar.
-----
Konuya istinaden ön bilgi:
Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü tarafından "Türk Boğazları Gemi Geçiş İstatistikleri" belgesinin "Yıllara Göre Karşılaştırma Tablosu" aşağıdaki linkte mevcut:
https://atlantis.udhb.gov.tr/istati...KLERI/Yillara_Gore_Karsilastirma_Tablosu.xlsx
Sadece basit düzeyde matematik (hangi sayı hangisinden büyüktür düzeyinde) bilen kişiler için bile devletimiz çok güzel bir istatistiksel tablo hazırlamış, incelemenizi tavsiye ederim. Her iki boğazımızda da (panik yok İstanbullular, aynısından Çanakkale'de de var) gemi geçiş sayısı düşüş trendinde. Geçen tüm gemilerin ticaret gemisi olduğu gibi hayalperest bir varsayımda bulunarak geçiş ücretiyle gemi sayısını çarpsanız dahi Kanal İstanbul Projesi'nin resmi ağızlardan açıklanan "tahmini" bütçesinin 275'te birini buluyorsunuz.
Gemileri Kanal'a sürükleyip gemi başına birer milyon dolar almayı düşünmüyorsak ya da 200 yıl bir şey değil ya kendini amorti etmesi için demiyorsak şayet matematik açık arkadaşlar. Ki bu işin sadece mali boyutu. Eskiden maliyetleri düşürmek için çevre katleden, kültür katleden müteahhitlikler ile uğraşırdık. Şimdi matematik dahi cebimiz dahi katlediliyor.