İyi bilirim. Sesi hala kulaklarımda çınlar. neşeli neşeli hüzünlü şarkılar söylerdi, istanbul’ u çok sever, öyle ki bir kedisi var adı pera. Herkesin bildiği, gördüğü İstanbul başka onun gördüğü İstanbul başkaydı. Biz manzarasını severdik o labirent gibi sokaklarını…
boncuk gibi kocaman gözleri, tepede toplanıp kalemle tuttulmuş dağınık düz saçları var.
Rakıyı sever, usulünce içer, kivi yiyemez, çünkü dudağı şişer.
Ha bir de iyi pasta yapamayan yaşlı bir komşusu var, severdi iyi kadın derdi ama pastasından şikayet ederdi hep.