izlediğim filmler

Konu sahibi son olarak 298 gün önce görüldü
-den beğendiklerimi tanıtıcam burda. sonra arayınca bulamıyorum arşiv gibi bi şey olsun bari.


A Fish Called Wanda

images



Elmas düşkünü seksi Wanda (Jamie Lee Curtis) ve erkek arkadaşı Otto (Kevin Kline), elmas hırsızlığı sorgulaması için George (Tom Georgeson) ve Ken'le (Michael Palin) İngiltere'ye giderler. Elmasları almak istedikleri için polise George ve Ken'den bahsederler. Ancak George elmasları çoktan güvenli bir yere saklamıştır. Nereye sakladığını bulmanın tek yolu da Wanda'nın George'un avukatı olan Archie'ye (John Cleese) yakınlaşmasıdır.
 
Kiss Kiss Bang Bang

images


Bir tesadüf sonucunda dedektif rolü üstleneceği bir filmin oyuncu seçmeleri için Hollywood’a giden Harry, burada ‘Eşcinsel Perry’ diye tanınan gerçek bir dedektifle beraber alıştırmalar yapmaya başlar.
İşin içine lise aşkı Harmony de girince, işler bir anda karışır ve bu tuhaf üçlü, kendilerini gerçek bir cinayet esrarının ve kovalamacalarla dolu bir maceranın ortasında bulurlar...
 
The Blind Side

the_blind_side_2009_568x319_799758.jpg


Michael Lewis'in "The Blind Side: Evolution of the Game" adlı kitabından uyarlanan filmde evsiz bir çocukken iyi bir aile tarafından büyütülerek bu yıl NFL'de en iyi oyuncu seçilen Michael Oher'in hayatı anlatılmaktadır.
Babasını hiç tanımamış ve annesi uyuşturucu müptelası biri olan, 13 kardeşinin arasında hiç ilgi görmeyen Michael Oher; Bay ve Bayan Toughy tarafından evlatlık alınır ve hayatı değişmeye başlar.
 
Temple Grandin

hollywood-scientists-08-0712-lgn.jpg


Genç ve otizm hastası bir kadın, dünyayı diğer insanlardan çok farklı olarak görmektedir. Hafızasına aldığı anlık olaylar ansızın gözlerinin önüne gelmekte ve bu durum ona, dünyaya çok daha derinlemesine bakabilme imkanı tanımaktadır. İnsanlarla diğer canlılar arasında yaşama dair bağlantılar kurabilmektedir. Onun bu iletişim becerileri Otizm kavramına çok daha farklı anlamlar yüklenmesine neden olur ve etrafındaki tüm insanlara bu becerileri ile yeni bir ufuk açma çabası içine girer.

Tüm hayatı boyunca ailesi ve arkadaşları başta olmak üzere tüm çevresi tarafından yanlış değerlendirilen otistik bir kadının onlara unutamayacakları bir ders veren etkileyici hikayesini anlatır.
 
The Ron Clark Story

ron-clark-story5.jpg


Ron Clark kendi küçük kasabasında öğretmenlik yapmaktadır, ancak insanlara düşüncelerini aşılayabilmek ve onlara insan gibi yaşamayı öğretmeyi amaç edinerek Harlem'deki okullardan birine tayin olur. Burası Amerika'nın varoşlarıdır, öğrenciler öğretmenden daha üstündür adeta... Hemen hepsi okulla ilgisiz ve yasa dışı eylemler içindedirler.
Bir öğretmenin birçok öğrencinin hayatını nasıl etkileyebileceğini gözler önüne seren filmde öğretmen Ron Clark'ın gerçek hayat hikâyesi anlatıyor.
 
Half Nelson


images


Şehir merkezinde yoksulların gittiği bir lisede öğretmen olan Dan Dunne, sıradışı bir eğitmendir. Özel hayatında uyuşturucu alışkanlığı ile baş etmeye çalışan biridir. Öte yandan dersler sırasında özgür düşünceye sahip çıkan, öğrencileri ile sağlam bağlar kurabilen bir tiptir. Okul ortamındaki bu duruşunun aksidir özel hayatındaki kaybeden rolü. İki ayrı dünyada yaşarken ve bu dünyaları birbirinden ayrı tutmayı başarırken bir gün işler hesap ettiği gibi gitmez ve öğrencilerinden Drey, onu yakalar. O öğretmenini kimseye şikayet etmek niyetinde değildir. Bu sırrı saklaması sonucunda aralarında daha yakın bir bağ kurulur.
 
malumat'ın film seçkisi.
tek tek izlicem kamki.
hadi grşrz.
 
Fargo

fargo_44470.jpg


Jerry Lundegaard borçları olan bir sahtekârdır. İhtiyaç duyduğu meblağda parayı acilen edinmeli ve borçlarını temizlemelidir. Karısının babası oldukça zengin bir adamdır; ancak gamsız bir sahtekar olan Jerry’ye yardım etmesi imkansız gibi görünmektedir. Jerry’nin aklına şeytani bir fikir gelir. Jerry, karısını kaçırmak ve kayınpederinden fidye istemek üzere iki adam kiralar. Lakin hiçbir şey planlandığı gibi ilerlemeyecektir.

bu filmin hikayesinin gerçek olduğunu da eklemeden geçmeyeyim.
 
Nueve Reinas

images


David Mamet ile Alfred Hitchcock’un başyapıtlarını çağrıştıran, olağanüstü ustalıkla kotarılmış bir soygun filmi olan DOKUZ KRALİÇE, hiçbir şeyin aslında göründüğü gibi olmadığı, gölgelerle dolu bir evrendeki hileli oyunlar üstüne akıl çelici bir çalışma. İkisi de dolandırıcı olan Juan ile Marcos, bir bakkalda tanışırlar; Marcos, daha deneyimsiz görünen Juan’a, kötü bir durumdan kurtulması için yardımcı olur. Marcos, çaylak Juan’a bir anlaşma önerir: 24 saat boyunca birlikte bir dizi dümen çevireceklerdir. Ama her ikisini de tanıyora benzeyen esrarengiz Sandler’la beklenmedik şekilde karşılaşmaları, daha kapsamlı ve uzun ömürlü bir anlaşma olasılığını ortaya çıkarır. Böylece üçü birden pek çok ganimet elde edilecek kârlı bir işbirliğine girerler. Juan kendini Marcos’a kanıtlamaya çalışırken, güvenle ilgili bazı sorunlar ortaya çıkar ve hilebazları birarada tutan hassas bağ tehlikeye girer. Yalanlar ve ihanetlerle ayakta duran bir dünyada, kim gerçeklerden emin olabilir ki zaten?

bunu çok seviyorum, ilk bundan başla bence. :p
 
Fargo

fargo_44470.jpg


Jerry Lundegaard borçları olan bir sahtekârdır. İhtiyaç duyduğu meblağda parayı acilen edinmeli ve borçlarını temizlemelidir. Karısının babası oldukça zengin bir adamdır; ancak gamsız bir sahtekar olan Jerry’ye yardım etmesi imkansız gibi görünmektedir. Jerry’nin aklına şeytani bir fikir gelir. Jerry, karısını kaçırmak ve kayınpederinden fidye istemek üzere iki adam kiralar. Lakin hiçbir şey planlandığı gibi ilerlemeyecektir.

bu filmin hikayesinin gerçek olduğunu da eklemeden geçmeyeyim.

Yeeaahh!

Bunu hiç duymadıysan 100 kere falan duymuş olman lazım filmde
 
Being John Malkovich


being-john-malkovich.jpg


Kuklacılıkla uğraşan Craig karısının baskıları ile daha elle tutulur bir meslek edinmeye karar verir. Bir şirkette işe girer, Maxine ile tanışır, ona yavaş yavaş aşık olmaya başlar. Günün birinde tesadüfen şirketteki dosya dolabının arkasında esrarengiz bir tünel bulur. Bu tünel oyuncu John Malkovich'in beynine açılmaktadır. İş arkadaşı Maxine'e bunu anlatır. Maxine'le bunu pazarlamaya başlarlar.
 
Groundhog Day


groundhog-day-bill-murray-and-andie-macdowell.jpg


Bir hava durumu spikeri olan Phil Connors, yapımcısı ve kameramanı ile birlikte Pennsylvania'ya geleneksel Groundhog Day şenliklerini görüntülemek için gönderilir. O gün, belki de Phil'in hayatının en kötü günüdür, ama bundan beteri de vardır: Phil'in karabasanı, her gün tekrarlanır. Artık her gün, onun için Groundhog Day yeniden yaşanmaktadır. Phil, o gün olacak her şeyi bildiği için bunun avantajlarını kullanmayı zamanla öğrenir. Ama, hayatının kadının kalbini kazanması için daha yapması gereken çok şey vardır.
 
Lars And The Real Girl


images


Lars internetten tanıştığı yeni arkadaşını, erkek kardeşi Gus ve eşi Karin'e tanıştırmak ister. Tanışma için bir akşam yemeği düzenleyen evli çift, Lars ve yeni kız arkadaşını gördüklerinde gerçek bir şok yaşayacaklardır: Çünkü Lars'ın arkadaşım dediği kişi oldukça güzel bir oyuncak bebektir. Lars'ın akıl sağlığından yoğun şüpheler duyan ve komşularını durumu nasıl açıklayacaklarını kara kara düşünen Gus ve Karin bir çözüm yolu bulurlar. Lars'ı aile doktorları Dagmar Berman'a götüreceklerdir.
 
bu konu süper oldu kamki.
takipçinim. :p
 
2 Coelhos


images


Edgar, Julia’yı seviyor. Tamam. Son sürat bir aşk yaşıyorlar. Hız sınırını aştıkları için kaza yapıyorlar. Edgar, otomobil kullanırken, Julia’nın öpücüğü, 7 yaşındaki bir çocuk ile annesini ezmelerine sebep oluyor. Edgar, bir milletvekilinin kayırmasıyla hapisten yırtıyor. Ölen çocuğun babası, kadının kocası ise Edgar’ın babasının yanında işe başlıyor. Aslında iktisat felsefesi dersleri veren bir akademisyen. Bir de haydut var. Önüne geleni makineli tüfekle delik deşik eden bir varoş mangasının şefi. [Kişileri akılda tutalım: Edgar, Julia, Vekil, Akademisyen, Haydut.] Edgar, dijital bombalar imal ediyor. Bir para transferi sırasında haydudu havaya uçuracak. Para alış verişinin taraflarından biri de Vekil. Fakat bir aksilik oluyor. Julia da arada kaynayacak gibi görünüyor. Edgar olaya müdahale edince işler iyice karman çormanlaşıyor…
 
Nueve Reinas

images


David Mamet ile Alfred Hitchcock’un başyapıtlarını çağrıştıran, olağanüstü ustalıkla kotarılmış bir soygun filmi olan DOKUZ KRALİÇE, hiçbir şeyin aslında göründüğü gibi olmadığı, gölgelerle dolu bir evrendeki hileli oyunlar üstüne akıl çelici bir çalışma. İkisi de dolandırıcı olan Juan ile Marcos, bir bakkalda tanışırlar; Marcos, daha deneyimsiz görünen Juan’a, kötü bir durumdan kurtulması için yardımcı olur. Marcos, çaylak Juan’a bir anlaşma önerir: 24 saat boyunca birlikte bir dizi dümen çevireceklerdir. Ama her ikisini de tanıyora benzeyen esrarengiz Sandler’la beklenmedik şekilde karşılaşmaları, daha kapsamlı ve uzun ömürlü bir anlaşma olasılığını ortaya çıkarır. Böylece üçü birden pek çok ganimet elde edilecek kârlı bir işbirliğine girerler. Juan kendini Marcos’a kanıtlamaya çalışırken, güvenle ilgili bazı sorunlar ortaya çıkar ve hilebazları birarada tutan hassas bağ tehlikeye girer. Yalanlar ve ihanetlerle ayakta duran bir dünyada, kim gerçeklerden emin olabilir ki zaten?

bunu çok seviyorum, ilk bundan başla bence. :p

izledim bunu bugün,cidden güzeldi.
komple sıradan gidiyorum her gün.
kolay gelsin kamki.
 
The Man From Earth


the_man_from_earth.jpg



Üniversitede başarılı bir tarih profesörü olan John Oldman, ortada hiçbir neden yokken on yılını ayırdığı akademiden istifa etmiştir. Şehirden gitmeye hazırlanırken veda etmek için evine gelen meslektaşları ondan neden istifa edip gitmesi gerektiği konusunda bir açıklama yapmasını isterler. Arkadaşları John'un bu sessizliğine anlam verememektedirler. Önceleri suskun kalan John da neden gitmesi gerektiğini biraz geçmişe dönerek anlatmaya başlar.
Filmde ortamdaki kişiler profesör ve uzmanlardan oluşan bir ekip olduğundan, John'un hayat hikayesini anlatmasıyla birlikte tartışma merak uyandırmaya ve içinden çıkılmaz bir hal almaya başlıyor.
 
Geri