İstanbul Sözleşmesi nedir?

🟢 Konu yazarı şu anda aktif

Toplumun bazı kesimi tarafından kabul gören ancak bazı kesimi tarafından da karşı çıkılan
İstanbul Sözleşmesi'nin olumlu ve olumsuz tarafları nelerdir?


kad%C4%B1nlar.jpg



 
Resimler sadece bende mi gözüküyor acaba ve neden Sjsjsjs
 
  • Beğenmedim
Tepkiler: L_
Olumsuz bi tarafı yok
Kadının beyanı esastır a itirazlar olsa
doğru bir yöntem, pozitif ayrımcılık zayıfların kadınların çocukların hakkı tabikide
 
Evveliyatından bakmak lazım olaya. Nahide Opuz v Türkiye kararına giden yolu anlatmak lazım.

Özet geçiyorum;
Nahide, Diyarbakırda yaşayan bir kadın. Eşi tarafından sistematik şiddete maruz bırakılıyor, defalarca darp edilip hastahanelik oluyor. Adamın göstermelik tutuklandığı zamanlar oluyor fakat kısa bir süre sonra dışarı bırakılıyor her defasında.

Her defasında da adam Nahideye ve gider artan dozda Nahidenin ailesine şiddet uygulamaya devam ediyor.

Defalarca kez şikayetçi olur Nahide, bir çok dosya açılıyor adam hakkında ama adam hala dışarıda ve bir gün adam silahıyla Nahide ve annesine ateş ediyor. Nahide yaralanıyor, annesi hayatını kaybediyor. Ama adam hala durmuyor.

Avukatlar o dönem bu vakayı AİHM e taşıyorlar ve AİHM Nahidenin yaşam hakkının ihlal edilmesinde devleti de kusurlu buluyor. Bunca şikayet bunca dosyaya rağmen, bu kadın nasıl olur sen bunu "önlemeliydin" diye. Önleme yükümlülüğüne aykırı davrandın diye.

O zaman hükümet de böyle despot değil tabii hak veriyor bu duruma ve adınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi imzalanıyor. Sözleşme İstanbulda imzalandığı için de adı İstanbul sözleşmesi olarak biliniyor.

Yani sözleşmenin amacı kadına/diğer kırılgan kabul edilen gruplara yönelik şiddetin ÖNLENMESİdir. İş işten geçmeden daha en başında, kadının zarar görmediği evrede şiddeti önlemek için devletlere sorumluluk yükler.

Devletler de doğal olarak şiddeti önlemek ve cezalandırmakla sorumludur ve bu sözleşme de bunun garantörüdür.

Ayrıca sözleşmede "kadının beyanı esastır kadın ne derse o" tarzında bir madde bulunmamaktadır. Bu sözleşmeye düşman kesilenlerin kamuoyunu yanıltmak için ortaya attığı asılsız bir argüman lütfen aldanmayın.

Özetle İstanbul sözleşmesi ülkemizdeki kadınların/çocukların/lgbti+ ların sigortasıdır. İktidar değişince ilk iş yeniden taraf olunmalı.
 
bu kısmı sayfa atladıkça bırakacağım ki gözlerimize de beyinlerimize de iyice bir işlesin :

Ayrıca sözleşmede "kadının beyanı esastır kadın ne derse o" tarzında bir madde bulunmamaktadır. Bu sözleşmeye düşman kesilenlerin kamuoyunu yanıltmak için ortaya attığı asılsız bir argüman lütfen aldanmayın.
 
Evveliyatından bakmak lazım olaya. Nahide Opuz v Türkiye kararına giden yolu anlatmak lazım.

Özet geçiyorum;
Nahide, Diyarbakırda yaşayan bir kadın. Eşi tarafından sistematik şiddete maruz bırakılıyor, defalarca darp edilip hastahanelik oluyor. Adamın göstermelik tutuklandığı zamanlar oluyor fakat kısa bir süre sonra dışarı bırakılıyor her defasında.

Her defasında da adam Nahideye ve gider artan dozda Nahidenin ailesine şiddet uygulamaya devam ediyor.

Defalarca kez şikayetçi olur Nahide, bir çok dosya açılıyor adam hakkında ama adam hala dışarıda ve bir gün adam silahıyla Nahide ve annesine ateş ediyor. Nahide yaralanıyor, annesi hayatını kaybediyor. Ama adam hala durmuyor.

Avukatlar o dönem bu vakayı AİHM e taşıyorlar ve AİHM Nahidenin yaşam hakkının ihlal edilmesinde devleti de kusurlu buluyor. Bunca şikayet bunca dosyaya rağmen, bu kadın nasıl olur sen bunu "önlemeliydin" diye. Önleme yükümlülüğüne aykırı davrandın diye.

O zaman hükümet de böyle despot değil tabii hak veriyor bu duruma ve adınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi imzalanıyor. Sözleşme İstanbulda imzalandığı için de adı İstanbul sözleşmesi olarak biliniyor.

Yani sözleşmenin amacı kadına/diğer kırılgan kabul edilen gruplara yönelik şiddetin ÖNLENMESİdir. İş işten geçmeden daha en başında, kadının zarar görmediği evrede şiddeti önlemek için devletlere sorumluluk yükler.

Devletler de doğal olarak şiddeti önlemek ve cezalandırmakla sorumludur ve bu sözleşme de bunun garantörüdür.

Ayrıca sözleşmede "kadının beyanı esastır kadın ne derse o" tarzında bir madde bulunmamaktadır. Bu sözleşmeye düşman kesilenlerin kamuoyunu yanıltmak için ortaya attığı asılsız bir argüman lütfen aldanmayın.

Özetle İstanbul sözleşmesi ülkemizdeki kadınların/çocukların/lgbti+ ların sigortasıdır. İktidar değişince ilk iş yeniden taraf olunmalı.

Emin misin azizim ben istanbul sözleşmesini açıp baştan sona okumadım ama şunu bir izle bakalım. bu adam çok meşhur ve bilindik bir avukat, hiç de öyle demiyor.

 
Son düzenleme:
Emin misin azizim ben istanbul sözleşmesini açıp baştan sona okumadım ama şunu bir izle bakalım. bu adam çok meşhur ve bilindik bir avukat, hiç de öyle demiyor.



Eminim. Azizim ben de kendi çapında(eşrafında) çok bilindik ve meşhur bir avukatım. Nahide Opuz v Türkiye kararını alan avukarlar da benim baromdan. Defalarca bu konu ile ilgili eğitimlere girdim. En yakınım bu alanda çalışıyor. Kadın ne derse o, konu kapanmıştır tarzında bir yaklaşımı yok sözleşmenin.

Avukatlar bilgileri çarptırma ve manipüle etmekte mahirdirler. Ekmeklerini burdan kazanırlar nitekim. Arkadaşımız da kendince manipülatif davranıyor.

Ben tam metni iletiyorum size, buyrun kendiniz bakın.
 

Ekli dosyalar

Eminim. Azizim ben de kendi çapında(eşrafında) çok bilindik ve meşhur bir avukatım. Nahide Opuz v Türkiye kararını alan avukarlar da benim baromdan. Defalarca bu konu ile ilgili eğitimlere girdim. En yakınım bu alanda çalışıyor. Kadın ne derse o, konu kapanmıştır tarzında bir yaklaşımı yok sözleşmenin.

Avukatlar bilgileri çarptırma ve manipüle etmekte mahirdirler. Ekmeklerini burdan kazanırlar nitekim. Arkadaşımız da kendince manipülatif davranıyor.

Ben tam metni iletiyorum size, buyrun kendiniz bakın.


Uygun bir vakit de okuyacağım azizim epey uzunmuş, kadına şiddete kesinlikle karşıyız, sadece kadına değil çiçeğe, hayvana, ağaca her şeyin şiddetine karşıyız de, türkiye de hukuk ve kanunlar örümcek ağı gibi zayıfları ağa yakalanır, güçlülerse ağı delip geçer. hiçbir kuruma güven kalmadı. haliyle bir kesim istanbul sözleşmesine karşı çok net bir şekilde karşı çıkarken bir tarafta çok olumlu bakıyor. şimdi şuna geliyoruz, türkiye'de hiçbir şey sözleşmede veya kanunlarda yazdığı gibi işletilmiyor ve uygulanmıyorken akp'nin iktidarda olduğu sürece istanbul sözleşmesinin olması kadına bir güvence sağlayacak mı, sağlamayacak mı ?
 
Yakın feminen bir kız arkadaşım bile doğru bulmuyor. Bana göre de doğru değil, içeriği düzenlenip yeniden yürürlüğe koyulabilir. Herkesin muzdarip olduğu madde/maddeler kaldırılabilir
 
Eminim. Azizim ben de kendi çapında(eşrafında) çok bilindik ve meşhur bir avukatım. Nahide Opuz v Türkiye kararını alan avukarlar da benim baromdan. Defalarca bu konu ile ilgili eğitimlere girdim. En yakınım bu alanda çalışıyor. Kadın ne derse o, konu kapanmıştır tarzında bir yaklaşımı yok sözleşmenin.

Avukatlar bilgileri çarptırma ve manipüle etmekte mahirdirler. Ekmeklerini burdan kazanırlar nitekim. Arkadaşımız da kendince manipülatif davranıyor.

Ben tam metni iletiyorum size, buyrun kendiniz bakın.
Hocam o videosu paylasilan avukati bir ara izleyin. Bu kadar tuhaf ve sacma (beni bagislasin ama) videolar izleyince ben bu meslege fazlayim diyebilirsin.. en son birinin suratina kira sozlesmesi firlatiyordu..
 
ben kadının beyanı esastırın bir tehlike arz ettiğini düşünmüyorum. sonuçta çamur atsa bile at hırsızı bir tip için bu hakkını kullanıcaktır. adam suçsuz olsa bile (sırf görünüşü icin de yapacağını zannetmiyorum hatta) zınk diye idam edilmeyecektir. eskiden beri süre gelen saldırgan erkek profilinin bir nebze azalması için normal bir yöntem gibi geliyor.
yolda yürürken bir kadın beni hedef gösterecek ve keskin nişancı direkt indirecek diye düşünüp o şekil de bakmamak lazım. zaten eşitlik isteyen bir sözleşmenin bu denli hardcore bir kural koyacağını zannetmiyorum.
 
İstanbul Sözleşmesi, toplum tarafından yanlış biliniyor ve çoğu kişinin de hangi bölüme karşı çıktıklarından haberleri yok maalesef.
 
Geri