IŞİD Müslüman Mı?

Konu sahibi son olarak 2660 gün önce görüldü
Açıklayayım neden müslüman değldir diyorum.

İslam tarihinde kim kimin kafasını kesmiş Mekkeli müşrikler Peygamber efendimiz'i (S.A.S) öldürmek istediler fakat Peygamberimiz ne yaptı affetti Peygamber efendimiz kimsenin kafasını kesmedi.

Kafa kesen kişiye Müslüman diyemeyiz neden biliyor musunuz cevabı gayet açık Allah'ın verdiği canı ancak Allah alır başkasının bunu yapmaya ne hakkı nede yetkisi vardır.

Allah kimin ne olduğunu çok iyi biliyor daha Müslüman diyerek ısrarcı olmayın Hangi Müslüman Başka bir Müslüman kardeşini katleder.

Beni kureyza gazvasını detaylı araştır. Hem müslümanların olayı anlatış biçimi ve kafaları kesmelerinin savunmalarına bak! Hem de ateistlerin eleştirilerine. Yorulmak istemezsin sen şimdi. Dur ben paylaşayım. Ben ateistlerinkinden paylaşacağım. Kaynaklar hadislerdir. Doğruluklarını da araştırabilirsin. Uzun uzadıya anlatacaklardır ama gerçek şu kalacaktır elinde kalan; teslim olmuş 900 civarı yahudinin kafası vurulmuştur. Muhammed sonrası hilafet döneminde bu böyle devam edecektir. Kadınları ve kız çocukları cariye yapılacak ya da köle olarak satılacaktır şam pazarında. Bu ışid de müslüman olduklarından şüphe duyduklarına aynısını yapıyor. Ayrıca Muhammed sonrası müslümanlar, halifelik dönemleri, türkler de dahil olmak üzere, çok katliamlara imza atmışlardır. Neyse, bak olay şöyle;
Beni Kureyza müslümanların iddiasına göre Hendek savaşı sırasında k müslümanlara hem de daha önce akdedilmiş ve müslümanların saflarında savaşmayı gerekli kılan kuvvetli bir antlaşma varken, sırt çevirmişler ve aleyhlerine dönmüşler. Böylece Medineyi kuşatmış olan Kureyş müttefiklerinin ordusuyla birlikte fiilen savaşa katılmış oldular.
Müslümanlar Hendek Savaşını bitirir bitirmez Kureyzaoğullarını kuşatma altına aldılar. 15 veya 25 gün kaleleri yıkılmaya devam edildi. Kesin olarak yenileceklerini anlayınca Yahudilikten müslümanlığa geçmiş olan Sa'd B Muaz'ın vereceği karara razı olarak teslim olacaklarını söylediler. Sa'd B Muaz ise onlar hakkında Tevrat'ın gereği olan şu kararı verdi; "Savaşır durumdaki erkekler öldürülecek, kadın ve çocuklar esir alınacak. Malları müslümanlar arasında savaş ganimeti olarak paylaşılacak." Bu hüküm uygulamaya konuldu ve buna dayanılarak öldürüldüler.


Fakat yahudiler tabii ki böyle düşünmüyorlar onların hikayesi de benzer fakat çok daha kanlı ve acımasızca...
Onlara göre ise Muhammed gereksiz saldırmıştı. Bu kısmı çok da önemi değil aslında. Fakat hikayenin devamı korkunç


Kalelerini kuşatan Muhammed hiç acele etmedi. 1 aya yakın süre ablukaya aldığı kaleye giriş çıkışı engelledi. Beni kureyzalılar açlık ve susuzluk ile de mücadele ediyorlardı.
Hayber kalesinde Muhammed önderliğindeki Müslümanların ablukası nedeni ile açlık ve susuzluk ile mücadele eden Beni kureyzalılar, Muhammed ile anlaşma yoluna gitmek zorunda idiler. Muhammed onlara bir anlaşma sundu. Derhal silahlarını bırakıp teslim olacaklardı ve Muhammed'in eski Yahudi yeni Müslüman olan sahabelerinden Sa'd bin Muaz'ın vereceği cezayı kabul edeceklerdi. Çaresizlik içindeki Yahudi beni kureyza'lılar istemeden de olsa teklifi kabul ettiler savaşmadan silahlarını teslim ettiler.

Sahih hadislerde anlatılanlara göre kaledeki çaresiz Yahudilerin eli silah tutabilenlerden 400-900 arasında bir erkek topluluğu öldürüldü. 400-900 arası olduğu söylenilen Yahudilerin büyük çoğunluğu Hz. Ali tarafından katledilmişti. Ali o gün kafa kesmekten çok yorulmuştu ve kafa kesme işlemi sırasında yorgunluktan sürekli olarak kılıç kullandığı kolunu değiştiriyordu. Muhammed ise kesim işleminin yanına çadır kurdurmuştu ve kesim işlemini gözlemliyordu.Katledilen Yahudi erkekleri topluca gömüldüler. Tüm silah tutabilen erkekleri öldürülen yahudilerin artık zenginlikleri müslümanlarındı. Katliamdan sonra, Dıhyetü'l-Kelbı adındaki delikanlı Arap, Muhammed'e gelir; tutsak kadınlardan birini kendisine alması için ondan izin ister. Muhammed de : "Haydi git de bir câriye al!" diye karşılık verir. Ne var ki Dıhye gidip Safiyye'yi alır. Bunu gören bir başka Arap hemen koşup Muhammed'e haber verir. Safiyye'nin Dıhye'ye değil; "Peygamber"e uygun olacagını söyler. Muhammed'de Dıhye'yi çağırtır; "başka bir cariyeyi" almasını söyler. Dıhye'ye verilen "cariye", Safiyye'nin kocasının kızkardeşidir. Muhammed, kendisine "karı" olmanın karşılığında Safiyye'yi "azâd" eder. Ümmü Süleym, Safiyye'yi hazırlar. Ve gece olunca da Muhammed'in koynuna koyar. Babası ve kocası öldürülen bir kadını aynı gün (veya 1 gün sonra) , hemde babasını ve kocasını öldürenlerin liderine eş olur ve gerdeğe girer. Safiyye o sırada daha genç bir kız iken muhammed 57 yaşında idi.

(Bkz. Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi, Ankara, 1985, Diyanet Yayınlarından, 2/299-310.)
Edit: İyice araştır ve gel konuşalım. Bak tartışalım demiyorum. Konuşalım...
 
hangi Diyanet yayınlarında muhammed diye yazar ki bunun gibi yüzlerce hikaye var bakın hikaye diyorum Fakat hiakyenin devamı korkunç he hehe şiaların kaç tane sitesi var böyle yayınlar yapan eğer görmek istediğin akynaklar bunlarsa karşı görüş olanlarınıda araştır kötü bakan kötüyü bulur bilgilisin ama yanlış taraftan okuyorsun yada sende onlardan birisin amacın sadece kafa karıştırmak pan
 


İslamı kimimn adına yargılıyoruz senin mi senin vicdanına göre mi senin gördüğün İslama göre mi enye göre İslamdan bahsediyoruz Amerika ve İngiltere ortak yapımı yalandan İslam kafa kesmektir gibi karalamalarına göre mi yargılıcaz Kürtlerin tamamını hain mi demeliyiz sen vatan hainimisin mesela ? kimin yargılarına göre müslümandır diyorsun da şüphe edilmesine sebep arıyorsun ? mendil değildir İslam sümüğünü silip yere atasın bu akdar basit yargılara sadece ben bilirim kafasıyla yaklaşmayın lütfen ben biliyorum bunlar gerçek müslüman evet dediğinde ha tamam mı demeliyiz sencesini anlatabilrisin ama kafana göre din üzerine yargıya varamazsın insanlarada budur diyemezsin buan hakkın yok


benim yargıma göre kafana göre dini yorumlayan bir vatan hainisin sen desem bu seni öyle mi yapıcak bu kadar basit mi eğer değilse bu kadar basitçe ben bilirim edasıyla yaklaşmayın lütfen konuya lütfeeeen

Bak dostum; ben islamiyetle çelişen bir taraflarını bulamadım. Sen bulduysan söyle. Mesela neden müslüman değiller? Kafa kesme islamiyette de var. Cariye, kölelik, ganimet olayı, esirlere muamele falan hepsi var islamiyette. Müslüman değil dediğin adamlar, bütün 32 farzı yerine getiriyor. Sen getiriyor musun? Farz demek, kesin emir demek ve olmazsa olmaz demek. Onları yargılayacağına kendin ne kadar müslümansın ona bak bence. Hani müslüman değilsin demiyorum ama ne kadar uyguluyorsun. İslamiyet basittir. Verilen emirleri yerine getireceksin ve Kur'an-ı ve siyeri kendine yol olarak göreceksin. Bu kadar...
 
hangi Diyanet yayınlarında muhammed diye yazar ki bunun gibi yüzlerce hikaye var bakın hikaye diyorum Fakat hiakyenin devamı korkunç he hehe şiaların kaç tane sitesi var böyle yayınlar yapan eğer görmek istediğin akynaklar bunlarsa karşı görüş olanlarınıda araştır kötü bakan kötüyü bulur bilgilisin ama yanlış taraftan okuyorsun yada sende onlardan birisin amacın sadece kafa karıştırmak pan

E ama araştırmadan böyle hemen dalma ki olaya. Ben ateist kesimin özetlemiş haliyle alıntıladım. Sen de uzun uzadıya islami kesinden beni kurayza gazvesi olarak araştır. Gel konuşalım. Yalnız sıkılmadan ve bıkmadan sonuna kadar araştır. İşte bu ışidliler kendilerine buna benzer örneklerle haklılık buluyorlar. Haklılık kısmını tartışabiliriz mesela. Bir yerde bir ışidli kendisini bunla savunmuştu. Aslında benim de aklımdaydı da söz kalmamıştı...
 
Bak dostum; ben islamiyetle çelişen bir taraflarını bulamadım. Sen bulduysan söyle. Mesela neden müslüman değiller? Kafa kesme islamiyette de var. Cariye, kölelik, ganimet olayı, esirlere muamele falan hepsi var islamiyette. Müslüman değil dediğin adamlar, bütün 32 farzı yerine getiriyor. Sen getiriyor musun? Farz demek, kesin emir demek ve olmazsa olmaz demek. Onları yargılayacağına kendin ne kadar müslümansın ona bak bence. Hani müslüman değilsin demiyorum ama ne kadar uyguluyorsun. İslamiyet basittir. Verilen emirleri yerine getireceksin ve Kur'an-ı ve siyeri kendine yol olarak göreceksin. Bu kadar...

seninki her sakallıya hacı demek oluyor ama içnide kaç tanesi ingiliz ajanıdır bu kafayı bilmiyormusun he sen eğer Müslümanları kötü göstermek akfa kesen oalrak göstermek isteseydin yönettiğin gurubun İslamla alakasız hareektlerde olacak insanalrı mı seçerdin buna cevap ver ( eğer ben bunu yapıyor olsaydım İslam ne gerektiriyorsa senin gibilrrin böyle konuşması için ve senin gibielrin beynini bulandırmak içni bahsettiğin 32 farzı bırak yatırmayı kafalarına vura vura sokardım )

Işidin dini bir silahlı çete olduğunu sadece böyle olduğunu düşünüyorsan sana çok gülerdim dostum ve onların yaratıcılarını gayet iyi biliyorsun ama işine böyle karalamak sadece karalamak geliyor ve bu kolay gerçekten kolay

ama sana kızmıyorum bizler hala bunu tartışıyoruz gerçekten komik Hristiyanların 60 70 milyonun ölümüne sebep olan gamalı hac kullanan Hitlerin dindarlığını sorgulamıyordur sanırım


ayrıca Vahhabilerin yazdığı yalanları okumamı bekleme benden sen karşı tarafindekielri araştırdığnı zaman bende okurum kim yalan söylüyor ortaya kim çıkaracak he?
 


seninki her sakallıya hacı demek oluyor ama içnide kaç tanesi ingiliz ajanıdır bu kafayı bilmiyormusun he sen eğer Müslümanları kötü göstermek akfa kesen oalrak göstermek isteseydin yönettiğin gurubun İslamla alakasız hareektlerde olacak insanalrı mı seçerdin buna cevap ver ( eğer ben bunu yapıyor olsaydım İslam ne gerektiriyorsa senin gibilrrin böyle konuşması için ve senin gibielrin beynini bulandırmak içni bahsettiğin 32 farzı bırak yatırmayı kafalarına vura vura sokardım )

Işidin dini bir silahlı çete olduğunu sadece böyle olduğunu düşünüyorsan sana çok gülerdim dostum ve onların yaratıcılarını gayet iyi biliyorsun ama işine böyle karalamak sadece karalamak geliyor ve bu kolay gerçekten kolay

ama sana kızmıyorum bizler hala bunu tartışıyoruz gerçekten komik Hristiyanların 60 70 milyonun ölümüne sebep olan gamalı hac kullanan Hitlerin dindarlığını sorgulamıyordur sanırım
Biraz geri zekalı olduklarından ABD ve İsrail oyunlarına gelmiş olabilirler. İsraillilerin onları eğittiği bile söyleniyor şii Suriye'ye karşı. Suriye ve Hizbullah kardeş sayılırlar. Hizbullah dediğin de Filistin'e sonsuz destek sunuyor. Hamas, daha önceden bu ışidlilerin bir liderini öldürdüğünden, ışidliler israile girsek ilk hamastan başlayacağız doğramaya demiştir. Amerikası oyun oynar. Ona bakarsan Türkiye bile hem ışide hem de ışid saldırısı altındaki Barzaniye ve yetmemiş üstüne peşmerge eliyle Kobaniye yardım etmiştir. Siyasi oyunları bir kenara bırak. Bu ışidliler saf ve mal olabilir ama onlara müslüman değildir diyemezsin. Kelime-i şehadet getirdiler mi? Eveti Geri kalan farzları uyguladılar mı? Evet. O halde günahlarının bedelini cehennemde ödeyip cennete gideceklerdir. Ben kişisel bir ışid militanının nezdinde değiniyorum olaya. Siyasi boyutunu bana anlatma!!!
 
Biraz geri zekalı olduklarından ABD ve İsrail oyunlarına gelmiş olabilirler. İsraillilerin onları eğittiği bile söyleniyor şii Suriye'ye karşı. Suriye ve Hizbullah kardeş sayılırlar. Hizbullah dediğin de Filistin'e sonsuz destek sunuyor. Hamas, daha önceden bu ışidlilerin bir liderini öldürdüğünden, ışidliler israile girsek ilk hamastan başlayacağız doğramaya demiştir. Amerikası oyun oynar. Ona bakarsan Türkiye bile hem ışide hem de ışid saldırısı altındaki Barzaniye ve yetmemiş üstüne peşmerge eliyle Kobaniye yardım etmiştir. Siyasi oyunları bir kenara bırak. Bu ışidliler saf ve mal olabilir ama onlara müslüman değildir diyemezsin. Kelime-i şehadet getirdiler mi? Eveti Geri kalan farzları uyguladılar mı? Evet. O halde günahlarının bedelini cehennemde ödeyip cennete gideceklerdir. Ben kişisel bir ışid militanının nezdinde değiniyorum olaya. Siyasi boyutunu bana anlatma!!!

sende Işid (konu Işiddi senin biraz önce bahsettiğin farklıydı amacın neydi o halde he )adı altında yalancı sapkın bir kesimin yayınlarını buraya koyup milletin aklını bulandırmaya kalkma İslam diye !!!
 


sende Işid (konu Işiddi senin biraz önce bahsettiğin farklıydı amacın neydi o halde he )adı altında yalancı sapkın bir kesimin yayınlarını buraya koyup milletin aklını bulandırmaya kalkma İslam diye !!!

Hayda!!! Işidli birine neden kafa kesiyorsun diye sordulare. Dedi ki; gayri müslimdir ve savaşta bana esir düşmüştür ve aramızda bu kanıya vardık. Ardından hadisler sıraladı ve o beni krayzayı örnek verdi. Dedim ya; ben ateistlerin beni kurayza olayına bakış açısıyla alıntıladım. Anlatılanlarda, Muammed adı geçince (s.a.s) parantezi ve ön ek olarak Hz olarak bahsedilen kısımlarından sen araştır diyorum. Sen hala beni suçluyorsun. İyi madem. Dur bakalım;

28 - Benî Kurayza Gazvesi

Benî Kurayza, Medîne’nin güneydoğu tarafına doğru uzanan ovalık bölgede utum adı verilen kalelerde yaşamaktaydı. Geçimini tarım ve ticaretle sağlayan kabilenin, Benî Nadir’le de akrabalık bağı bulunmaktaydı. Benî Kurayza, Benî Nadir ile birlikte Evs kabilesinin müttefiki olup Medine sözleşmesine de Evs kabilesinin müttefiki olarak katılmışlardı.

Anlaşmalarına sadık kalmadıkları ve Hz. Peygamber’e ihanet ettikleri gerekçesiyle Benî Kaynukâ ve Benî Nadîr’in sürgün edilmesinden sonra Medîne’de Benî Kurayza Yahudileri kalmıştı. Medine sözleşmesine göre Benî Kurayza’nın şehrin savunmasına katılması gerektiği halde Hendek Gazvesi sırasında bu şartı ihlal etmiş ve sürgünden sonra Hayber’e yerleşen Benî Nadîr’in reisi Huyey b. Ahtab’ın etkisiyle onlarla ittifak kurmuştu. Halbuki Hz. Peygamber, kendileriyle anlaşmalı oldukları için Hendek Gazvesi sırasında Benî Kurayza’nın ikamet ettiği tarafa hendek kazdırmamış, ayrıca hendek kazımında kullanılmak üzere kazma, kürek gibi malzemelerin bir kısmı Benî Kurayza’dan temin edilmişti.

Benî Kurayza’nın ihanetine uğrayan Hz. Peygamber, onların Medine’ye ani bir baskın düzenleme ihtimaline karşı gözdağı vermek amacıyla Seleme b. Eslem el-Eşhelî komutasında 200 ve Zeyd b. Hârise komutasında 300 kişiden oluşan birlikler gönderdi. Hendek Gazvesi’nin en kritik anında Benî Kurayza’nın ihanet etmesi Müslümanları zor durumda bırakmıştı. Bu sırada Gatafan kabilesinin ileri gelenlerinden Nu’aym b. Mes‘ûd’un Müslüman olup Hz. Peygamber’in isteği doğrultusunda Benî Kurayza ve müttefiklerini birbirine düşürmesi ve Hendek Gazvesi’nin sona ermesiyle tehlike atlatılmış oldu.

Kaynaklarda yer alan rivayetlere göre Hz. Peygamber Hendek Gazvesi’nden sonra evine döndüğünde öğle vakti gelen vahiy üzerine Bilâl-i Habeşî’yi çağırarak ashabına ikindi namazını Benî Kurayza topraklarında kılmalarını duyurmasını emretti. Ardından zırhını giyip silahlarını kuşanarak atına bindi. Sancağı Hz. Ali’ye vererek öncü birliklerle gönderdi. Kendisi de Medine’de Abdullah b. Ümmü Mektûm’u vekil bırakıp etrafında süvari ve piyade birlikleri olduğu halde sefere çıktı (23 Zilkâde 5/15 Nisan 627).

Muhtelif zamanlarda hareket eden birliklerden bir kısmı yolda ilerlerken ikindi namazı vaktinin girmesi üzerine namazın Benî Kurayza topraklarına varmadan kılınıp kılınmayacağı ve bunun Hz. Peygamber’in emrine muhalefet olup olmayacağı hususunda ihtilafa düştüler. İkindi namazını bir kısmı yolda vaktinde kılarken bir kısmı da yatsı namazına doğru Benî Kurayza topraklarına ulaşıp orada kıldı. Durum Hz. Peygamber’e arzedilince onun herhangi bir tarafı tenkit etmediği görüldü ve böylece her iki türlü davranışın da uygun olduğu anlaşıldı.

Hz. Peygamber’den önce Benî Kurayza kaleleri önüne varmış olan Hz. Ali burada Yahudilerin Hz. Peygamber ve hanımları hakkında çok kötü sözler söylediklerini duydu. Bunları duyup üzüleceğini düşündüğü için Hz. Peygamber’den, onların bulunduğu yere yaklaşmamasını istedi. Rasûlullah, Hz. Musa’nın daha ağır durumlarla karşılaştığını hatırlattı ve kendisini görmeleri halinde Benî Kurayza’nın hiçbir şey söyleyemeyeceğini ifade ederek onların kalelerine kadar ilerledi. Hz. Peygamber buradan Yahudi ileri gelenlerine teker teker seslenerek onları Müslüman olmaya davet etti. Olumsuz cevap vermeleri üzerine Allah ve Rasûlünün emrine boyun eğip kalelerinden inmelerini ve teslim olmalarını istedi. Bu teklifi de kabul edilmeyince çatışma başlamış oldu. Benî Kurayza on beş veya yirmi beş gün boyunca kuşatıldı ve bu arada karşılıklı olarak şiddetli ok ve taş atışları yaşandı. Müslümanlar 3000 savaşçı ve 36 süvariden oluşurken Benî Kurayza savaşçıları, reisleri Ka‘b b. Esed ve müttefiki Huyey b. Ahtab komutasında 600-700 civarında idiler. Benî Kurayza’dan savaşanların sayısı hususunda 400, 800 ve 900 sayıları da zikredilmektedir. Bu arada münafıklar Benî Kurayza’ya giderek onları Müslümanlara teslim olmamaya çağırıyor, direnmeye devam etmeleri halinde kendilerine yardımda bulunacaklarına söz veriyorlardı. Kuşatma dolayısıyla çaresiz kalan ve münafıkların vaadettiği yardımın gelmediğini gören Yahudiler, Hz. Peygamber’le müzakerelerde bulunmaya karar verdiler. Benî Nadîr’in şartlarını, yani mal ve silahlarını bırakıp birer deve yükü eşya ile Medine’den ayrılmayı önerdiler. İki yıl önce müsamaha gösterip Medine’den ayrılmak üzere serbest bıraktığı Benî Nadîr’in Hendek Gazvesi sırasında kendisine karşı düşman saflarında yer aldığını görmüş olan Hz. Peygamber bu teklifi kabul etmedi ve onların sadece kayıtsız şartsız teslim olabileceklerini söyledi. Benî Kurayza, Hz. Peygamber’den kendilerinin müttefiki olan Evs kabilesine mensup Ebû Lübâbe b. Abdülmünzir’i bazı konuları görüşmek üzere yanlarına göndermesini istediler. Ebû Lübâbe’den kendilerini bu durumdan kurtarmasını isteyen Yahudiler, görüşme sırasında Hz. Peygamber’in kendilerine ne yapacağını sordular. Ebû Lübâbe, eliyle boğazını işaret ederek öldürüleceklerini ima etti. Ancak kısa bir süre sonra bu şekilde davranmakla Allah’a ve Rasûlüne ihanet ettiğini düşündü ve çok pişman oldu. Mescid-i Nebevî’ye giderek kendisini direğe bağladı ve Allah tarafından affedilip ipleri bizzat Hz. Peygamber tarafından çözülünceye kadar zaruri ihtiyaçlarını karşılama amacı dışında günlerce direğe bağlı kaldı. Tevbesi kabul edilen (el-Enfâl 8/27 veya et-Tevbe 9/102) Ebû Lübâbe bundan dolayı duyduğu sevinçle mallarının tamamını sadaka olarak dağıtmak istemiş ancak Hz. Peygamberin tavsiyesi üzerine üçte birini infak etmiştir.

Muhasara dolayısıyla çaresiz kalan Benî Kurayza, Hz. Peygamber’in vereceği hükme razı olarak kalelerinden indiler ve teslim oldular. Bu arada daha önce Hazrec kabilesinden Abdullah b. Übey b. Selûl’ün, müttefik Benî Kaynukâ Yahudileri için aracı olup onları ölüm cezasından kurtardığını dikkate alarak Evs’liler de Hz. Peygamber’e gelip ondan müttefikleri Benî Kurayza’ya iyi davranılmasını istediler. Bunun üzerine Benî Kurayza hakkında hüküm vermek üzere onların teklifiyle Evs kabilesinden Sa‘d b. Mu‘âz’ın hakem olarak tayin edilmesi kararlaştırıldı. Hendek Gazvesi sırasında yaralandığı için Medine’de bir çadırda tedavi görmekte olan Sa‘d b. Mu‘âz, Hz. Peygamber’in bulunduğu yere getirilirken Evsliler ona sürekli müttefik Benî Kurayza lehine hüküm vermesini telkin etmekte idiler. Sa‘d kendisinin vereceği hükme razı olacaklarına dair hem Evsliler ve Benî Kurayza’dan hem de Hz. Peygamber’den söz aldıktan sonra kararını açıkladı. Savaşabilecek yaşta bulunan erkekler öldürülecek, kadın ve çocuklar esir alınacak, mallar Müslümanlar arasında taksim edilecekti. Hz. Peygamber Sa‘d’ın Allah’ın hükmüyle hükmettiğini belirtti ve isabet ettiğini söyleyerek tasdik etti. Nitekim Sa‘d’ın bu kararının Tevrat’a (Tesniye, XX/10-15) uygun olduğu, Kur’ân’da da (el-Mâide 5/33-34) Allah ve Rasûlüne savaş açan ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlara verilecek cezalar arasında böyle bir hükmün bulunduğu görülmektedir.

Benî Kurayza esirleri belirli yerlerde bekletilirken ele geçirilen ganimetler de bir araya toplandı. Benî Kurayza’dan ganimet olarak 1500 kılıç, 300 zırh, 2000 mızrak ve 1500 kalkan ele geçirildiği nakledilmektedir Daha sonra hendekler kazılarak ölüme mahkum edilenlerin cezaları infaz edildi. Kadınlardan sadece, Benî Kurayzalı kocasının isteği üzerine bir değirmen taşı yuvarlayarak sahabelerden Hallâd b. Süveyd’in ölümüne sebebiyet veren Benî Nadîr’e mensup Nübâte isimli kadın öldürülmüştür. Hz. Peygamber’in emri üzerine Benî Kurayza’dan ölüm cezası verilenlerin Tevrat okumalarına müsaade edilmiş, kendilerine yiyecek ve içecek verilip ölüm cezasının serin ortamda uygulanmasına dikkat edilmiştir.

Sayıları 1000 civarında olduğu kaydedilen esir kadın ve çocuklardan bir kısmı serbest bırakıldı. Bir kısmı sahabelere verildi; bir kısmı da satılarak geliri cihad için at ve silah alımında kullanıldı. Bu arada Hz. Peygamber henüz bulüğ çağına ermemiş çocukların annelerinden ayrılmamasını, öksüzlerin de müşriklere veya Yahudilere değil, sadece Müslümanlara satılmasını istedi. Ganimetten humus ayrıldıktan sonra kalan beşte dörtlük kısmı savaşanlara dağıtıldı. Benî Kurayza’ya ait topraklar ve hurmalıklar bölüştürüldü. Ganimet mallarından piyadelere bir hisse, süvarilere de ikişer hisse verildi. Hz. Peygamber, gazveye katılmış olan kadınlara da bazı hediyeler verdi. Değirmen taşıyla şehit edilen Hallâd b. Süveyd ile muhasara sırasında eceliyle ölen Ebû Sinân b. Mıhsan’a birer hisse ayrıldı.

Benî Kurayza Gazvesi’nde kuşatma sırasında birkaç kişi Müslüman olmuştur. Hz. Peygamber esirler arasında bulunan Reyhâne bint Zeyd b. Amr’la onun Müslümanlığı kabul etmesinden sonra evlenmiştir. Ahzâb suresinin 26-27. ayetlerinin Benî Kurayza Gazvesi’ne işaret ettiği kabul edilmektedir.
alıntıdır;sonpeygamber.info
Edit: Uydurmuş muyum?
 
Degil.

Bakmayin siz onlara Müslüman diyen kafirlere.
Onlarin asil amaci, islami kötülemek oldugundan bizler ne desek anlamazlar onlar laftan.
 
Degil.

Bakmayin siz onlara Müslüman diyen kafirlere.
Onlarin asil amaci, islami kötülemek oldugundan bizler ne desek anlamazlar onlar laftan.

anlatamasın be kardeşim

ayrıca @pan bende çok şey gördüm kanım donuyor bazen okuduklarıma ama zamanında ailevilerin Selçuklu düşmanlarının Osmanlı düşmanlarının bu ülkenin arşivlerine neler kakaladığını da çok iyi biliyorum o yüzden boşa konuşma sen inanıyorsan inan kardeşim bu verdiğini de bir çok yerde gördüm merak etme açıkçası şuanki Işid için gerçek müslümanlara benzeyipte fitne çıkaracak kişilerin geleceği bin yıldan eski hadis kitaplarında olduğunu da araştırdım ama senin de bunlara inanacağını düşünmüyorum konuşmaya gerek yok konuyu farklı yerlere çekmeye devam etmemeni istiyorum o kadar fazlasında yok gözüm
 
Müslüman olanı tekfir eden kafirleşir. Mesela;Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurur:
“Kişi (din) kardeşine ‘Ey kâfir’ dediğinde ikisinden birisi bu sıfatla dönmüş olur.”
“Her kim kardeşine “kâfir” derse, bu söz nedeniyle küfür, ikisinden birisine döner. Eğer (o kimse) dediği gibi ise (problem yoktur.) Ancak böyle değilse sözü kendisine döner.”
“Müslüman bir kişi (kendisi gibi) Müslüman (olan) birisini tekfir ettiğinde eğer o kâfir ise ne ala, şayet kâfir değilse tekfir eden kâfir olur.”
Üstat Abdulmun‘im “Kavaid fi’t-Tekfir” adlı müthiş eserinde bu meseleyi ele almış ve kanaatimizce meselenin hakkını vermiştir. Bizde onun yaptığı taksimatı, aynen buraya aktararak meseleyi izah etmeye çalışacağız. O şöyle der:
“Bil ki şu dört gruptan başka hiç kimse bir Müslümanı tekfir etmez:
1) Allah’ın hükmün hiçe sayan kimse.
2) Şakacı ve alaycı kimse.
3) Tevilde hata eden kimse.
4) İçtihatta hata eden kimse.
alıntı;arzusucennetolanlar.
Edit: Tekfirin "T"sini bilmeyenler konuşmasın!!!
 
Müslüman olanı tekfir eden kafirleşir. Mesela;Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurur:
“Kişi (din) kardeşine ‘Ey kâfir’ dediğinde ikisinden birisi bu sıfatla dönmüş olur.”
“Her kim kardeşine “kâfir” derse, bu söz nedeniyle küfür, ikisinden birisine döner. Eğer (o kimse) dediği gibi ise (problem yoktur.) Ancak böyle değilse sözü kendisine döner.”
“Müslüman bir kişi (kendisi gibi) Müslüman (olan) birisini tekfir ettiğinde eğer o kâfir ise ne ala, şayet kâfir değilse tekfir eden kâfir olur.”
Üstat Abdulmun‘im “Kavaid fi’t-Tekfir” adlı müthiş eserinde bu meseleyi ele almış ve kanaatimizce meselenin hakkını vermiştir. Bizde onun yaptığı taksimatı, aynen buraya aktararak meseleyi izah etmeye çalışacağız. O şöyle der:
“Bil ki şu dört gruptan başka hiç kimse bir Müslümanı tekfir etmez:
1) Allah’ın hükmün hiçe sayan kimse.
2) Şakacı ve alaycı kimse.
3) Tevilde hata eden kimse.
4) İçtihatta hata eden kimse.
alıntı;arzusucennetolanlar.
Edit: Tekfirin "T"sini bilmeyenler konuşmasın!!!

kim onlara benzerse onlardandır ...
 
Daha bitmedi;
1) Allah’ın Hükmünü Hiçe Sayan Kimse: Böylesi birinin kâfir olacağı açıktır. Kâfir olmasının gerekçesi ise şudur: O, Allah’ın verdiği hükümle çelişmeyi kendisine caiz görmüş ve eşyayı/varlıkları Allah’ın verdiği isimden başka bir isimle vasıflandırmıştır. Örneğin, Allah bir şey için “bu helaldir” der, o ise -hiçbir özrü olmaksızın- “hayır o haramdır” der. Allah “kim şu işi yaparsa o mümindir” der, o ise “hayır kim onu yaparsa kâfir olur” der.
Dolayısıyla böyle birisi eşyaya Allah’ın verdiği hükümden başka bir hüküm verir, Allah’ın verdiği vasıftan başka bir vasıf takar ve böylece Allah’ın “iman” dediğine “küfür” der.
Böylelerinin küfründe ve İslam’dan çıkışlarında hiçbir şek ve şüphe yoktur.
2) Şakacı Ve Alaycı Kimse: Bu, bir Müslümanı şaka yere, oyun olsun diye tekfir eden kimsedir. Böyle birisinin -bir önceki kısımda ki gibi- kâfir olacağında şüphe yoktur. Bunun delili Yüce Allah’ın şu sözüdür:
“De ki; Allah ile O’nun ayetleri ile ve O’nun Peygamberi ile mi alay ediyorsunuz. Artık özür dilemeyin. Siz imanınızdan sonra kâfir oldunuz…”
Bu ayet, kimi müminler hakkında alaycı bir üslup ile laf olsun diye ileri-geri konuşan bir takım insanlar hakkında inmiştir.
Müminler hakkında ileri-geri konuşmak onları tekfir etmekten daha basit bir şeydir. Buna rağmen onlar imanlarından sonra kâfir olmuşlardır. Onlar müminler hakkında şöyle diyorlardı: “Şu kurralarımız/Kur’an okuyanlarımız var ya , (bununla sahabeden âlim olanları kastediyorlardı) Biz onlardan daha çok midelerine düşkün, dilleri daha yalancı ve savaş anında daha korkak hiç kimse görmedik!”
Onlar sırf bu söz sebebiyle imanlarından sonra küfre düşmüşlerdi. Peki, istihza ederek ve eğlence olsun diye müminleri küfürle ve İslâm dairesinden çıkmakla itham eden kimsenin durumu ne olur? Elbette o “siz imanınızdan sonra kâfir oldunuz” hükmüne (dâhil olmaya) daha layıktır.
3) Tevilde Hata Eden Kimse: Bir Müslümanı şüphe sonucu veya yanlış bir tevilden ötürü tekfir eden kimse gibi… Böylesi bir kimse -ilimsiz bir şekilde cahilce hüküm verdiği için- her ne kadar günahkâr olsa da, zayıf bir tevilin ve bazı nasslarla delil getirme şüphesinin bulunmasından dolayı kâfir olmaz.
Böylelerinin örneği, bazı sahabeleri ve o sahabelere yardım eden Müslümanları tekfir eden, büyük günah işleyen Müslümanların küfrüne hükmeden Haricilerin örneği gibidir. Buna rağmen -sırf şüphe ve tevilleri bulunduğu için-sahabeden onların kâfir olduğunu söyleyen hiçbir kimse bulamamaktayız…
İbn-i Teymiye der ki: “Hariciler, ümmeti öldürme, onları tekfir etme ve bid’at işleme açısından insanların en belirginleri idiler. Sahabe arasında gerek Ali radıyallâhu anh olsun gerek diğerleri, hiç kimse onları tekfir etmemiş aksine haddi aşan ve haksızlık yapan Müslümanlar hakkında uyguladıkları hükümleri onlar hakkında da uygulamışlardır.”
4) İçtihatta Hata Eden Kimse: Bir Müslümanı şeriatın tüm naslarını, kurallarını ve bu kuralların gerektirdiği ahkâmı işlettikten sonra içtihaden tekfir eden kimse bu kısma dâhildir. Böylesi birisi hata etmiş olmasına rağmen mazurdur. Hatta (niyetine göre) sevap bile kazanır. Nitekim bu hususta Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurur:
“Hâkim içtihad eder de hataya düşerse ona bir ecir vardır.”
Ayrıca şu olaya bakın;
Hz. Ömer’in, Hatıb b. Ebi Belta’ya “münafık” demesi onun Mekke’nin Müslümanlar tarafından fethedileceği hususunda muhbirlik yapmış olmasından dolayıdır. Bu nedenle Ömer radıyallâhu anh onun boynunun vurulması için izin istemiş, ama Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem, Hatıb’ın münafık olmadığını ve İslâm bağının hâlâ ondan zail olmadığını bildirmişti. Bununla beraber Hz Ömer’e “Sen Müslüman kardeşini münafıklık ve kâfirlikle itham ettin hâlbuki o öyle değildi. Dolayısıyla münafıklık ve kâfirlik sana döndü/sen kâfir oldun” demedi. Sebebi ise, Hz. Ömer’in vermiş olduğu hükümde ve söylemiş olduğu sözde içtihad etmiş olmasıydı”

Edit: Kocaman Ömer bile yanılıyor, bu bizim bey efendilerimiz kafir ile müslüman ayrımı yaptılar bile...
 
Daha bitmedi;
1) Allah’ın Hükmünü Hiçe Sayan Kimse: Böylesi birinin kâfir olacağı açıktır. Kâfir olmasının gerekçesi ise şudur: O, Allah’ın verdiği hükümle çelişmeyi kendisine caiz görmüş ve eşyayı/varlıkları Allah’ın verdiği isimden başka bir isimle vasıflandırmıştır. Örneğin, Allah bir şey için “bu helaldir” der, o ise -hiçbir özrü olmaksızın- “hayır o haramdır” der. Allah “kim şu işi yaparsa o mümindir” der, o ise “hayır kim onu yaparsa kâfir olur” der.
Dolayısıyla böyle birisi eşyaya Allah’ın verdiği hükümden başka bir hüküm verir, Allah’ın verdiği vasıftan başka bir vasıf takar ve böylece Allah’ın “iman” dediğine “küfür” der.
Böylelerinin küfründe ve İslam’dan çıkışlarında hiçbir şek ve şüphe yoktur.
2) Şakacı Ve Alaycı Kimse: Bu, bir Müslümanı şaka yere, oyun olsun diye tekfir eden kimsedir. Böyle birisinin -bir önceki kısımda ki gibi- kâfir olacağında şüphe yoktur. Bunun delili Yüce Allah’ın şu sözüdür:
“De ki; Allah ile O’nun ayetleri ile ve O’nun Peygamberi ile mi alay ediyorsunuz. Artık özür dilemeyin. Siz imanınızdan sonra kâfir oldunuz…”
Bu ayet, kimi müminler hakkında alaycı bir üslup ile laf olsun diye ileri-geri konuşan bir takım insanlar hakkında inmiştir.
Müminler hakkında ileri-geri konuşmak onları tekfir etmekten daha basit bir şeydir. Buna rağmen onlar imanlarından sonra kâfir olmuşlardır. Onlar müminler hakkında şöyle diyorlardı: “Şu kurralarımız/Kur’an okuyanlarımız var ya , (bununla sahabeden âlim olanları kastediyorlardı) Biz onlardan daha çok midelerine düşkün, dilleri daha yalancı ve savaş anında daha korkak hiç kimse görmedik!”
Onlar sırf bu söz sebebiyle imanlarından sonra küfre düşmüşlerdi. Peki, istihza ederek ve eğlence olsun diye müminleri küfürle ve İslâm dairesinden çıkmakla itham eden kimsenin durumu ne olur? Elbette o “siz imanınızdan sonra kâfir oldunuz” hükmüne (dâhil olmaya) daha layıktır.
3) Tevilde Hata Eden Kimse: Bir Müslümanı şüphe sonucu veya yanlış bir tevilden ötürü tekfir eden kimse gibi… Böylesi bir kimse -ilimsiz bir şekilde cahilce hüküm verdiği için- her ne kadar günahkâr olsa da, zayıf bir tevilin ve bazı nasslarla delil getirme şüphesinin bulunmasından dolayı kâfir olmaz.
Böylelerinin örneği, bazı sahabeleri ve o sahabelere yardım eden Müslümanları tekfir eden, büyük günah işleyen Müslümanların küfrüne hükmeden Haricilerin örneği gibidir. Buna rağmen -sırf şüphe ve tevilleri bulunduğu için-sahabeden onların kâfir olduğunu söyleyen hiçbir kimse bulamamaktayız…
İbn-i Teymiye der ki: “Hariciler, ümmeti öldürme, onları tekfir etme ve bid’at işleme açısından insanların en belirginleri idiler. Sahabe arasında gerek Ali radıyallâhu anh olsun gerek diğerleri, hiç kimse onları tekfir etmemiş aksine haddi aşan ve haksızlık yapan Müslümanlar hakkında uyguladıkları hükümleri onlar hakkında da uygulamışlardır.”
4) İçtihatta Hata Eden Kimse: Bir Müslümanı şeriatın tüm naslarını, kurallarını ve bu kuralların gerektirdiği ahkâmı işlettikten sonra içtihaden tekfir eden kimse bu kısma dâhildir. Böylesi birisi hata etmiş olmasına rağmen mazurdur. Hatta (niyetine göre) sevap bile kazanır. Nitekim bu hususta Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurur:
“Hâkim içtihad eder de hataya düşerse ona bir ecir vardır.”
Ayrıca şu olaya bakın;
Hz. Ömer’in, Hatıb b. Ebi Belta’ya “münafık” demesi onun Mekke’nin Müslümanlar tarafından fethedileceği hususunda muhbirlik yapmış olmasından dolayıdır. Bu nedenle Ömer radıyallâhu anh onun boynunun vurulması için izin istemiş, ama Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem, Hatıb’ın münafık olmadığını ve İslâm bağının hâlâ ondan zail olmadığını bildirmişti. Bununla beraber Hz Ömer’e “Sen Müslüman kardeşini münafıklık ve kâfirlikle itham ettin hâlbuki o öyle değildi. Dolayısıyla münafıklık ve kâfirlik sana döndü/sen kâfir oldun” demedi. Sebebi ise, Hz. Ömer’in vermiş olduğu hükümde ve söylemiş olduğu sözde içtihad etmiş olmasıydı”

Edit: Kocaman Ömer bile yanılıyor, bu bizim bey efendilerimiz kafir ile müslüman ayrımı yaptılar bile...

dostum verdiğin katliamlar üzerine kaynakların çoğunda Kocaman Ömer dediğin halifeyi ve aynı onun gibi halife olanlarıda sapkın katiller olarak anlatıyor verdiğin kaynaklar kendi sözlerinle çelişiyor bahsettiğin kaynaklardan bazılarında aynı tarzda olanalrda halifelik Hz Ali yerine Hz Ebubekire verildi diyerek yörevi gasp edenelr diye geçmiyor mu rastlamadın mı bunlara sonra vaaz verirken kalkıp Kocaman Ömer diyorsun dilin hiç samimi değil kopyala yapıştır anasını satim neyse bu gecelik bu kadar yeter yatmalıyım hayırlı geceler
 




ama sana kızmıyorum bizler hala bunu tartışıyoruz gerçekten komik Hristiyanların 60 70 milyonun ölümüne sebep olan gamalı hac kullanan Hitlerin dindarlığını sorgulamıyordur sanırım

Çok ufak bir detay vereyim de yanlışlık olmasın. Hitler'in kullandığı sembolün orijinal adı "svastika"dır. Manası "İleriye, daima ileriye" demektir. Felsefesi ve şekli açısından yöntemin ne olursa olsun hedeflediğin yere ulaşmanın önemine işaret eder. Gamalı haç denmesinin sebebi Yunanca gama harfine benzeyen kesitlerin haça benzeyen bir şeklin üzerinde olmasıdır yoksa İsevilik ile uzaktan yakından alakası yoktur ki tarih öncesi bir semboldür ve aslen Hindistan topraklarında doğmuş bir semboldür.

Hitler mevzusuna gelince, otobiyografisinde dinlerden uzak olduğunu ve bunları ayak bağı olarak gördüğünü defalarca dile getirmiştir.
 
Çok ufak bir detay vereyim de yanlışlık olmasın. Hitler'in kullandığı sembolün orijinal adı "svastika"dır. Manası "İleriye, daima ileriye" demektir. Felsefesi ve şekli açısından yöntemin ne olursa olsun hedeflediğin yere ulaşmanın önemine işaret eder. Gamalı haç denmesinin sebebi Yunanca gama harfine benzeyen kesitlerin haça benzeyen bir şeklin üzerinde olmasıdır yoksa İsevilik ile uzaktan yakından alakası yoktur ki tarih öncesi bir semboldür ve aslen Hindistan topraklarında doğmuş bir semboldür.

Hitler mevzusuna gelince, otobiyografisinde dinlerden uzak olduğunu ve bunları ayak bağı olarak gördüğünü defalarca dile getirmiştir.

o haç olayı gizli tarikatlara kadar gidiyor hatta evet dumuştum demek istediğim bu tarz soruların saçma olduğu yani bir insanı yaptıkları dinine göre yargılamaları ne olrusa olsun bir hristiyan ama yaptıkları hristiyanlıkla bir tutulmuyor var öyle katliamlar yapanda aşırı dindar hristiyan olup bunun için kelle avına çıkanlar geçmişte ki hala gizli yollardanda Tanrı öyle istiyor diip kelle alanlar yani bu kişiler diniyle yargılanmıyorum ama bilmem kimin için çalışan örgütün dinine göre sorula
r sorulup karalamalar da yapılabiliyor bunlar saçma hepsi saçma

mesela bir İslamı yaşayan vardır başaksının kılına zarar vermeyen naif tartışamya bile girmeyen ahlakınıda buna göre yaşayan biri ,biri vardır aşırıcıdır kafa bile keser ama bizim İslam adına tek deyindiğimiz şey kafa kesenler ise bunda taraflılık vardır ve bunun için inanan veya inanmayan diye genelleme yapmam yorumlamalarda
 


o haç olayı gizli tarikatlara kadar gidiyor hatta evet dumuştum demek istediğim bu tarz soruların saçma olduğu yani bir insanı yaptıkları dinine göre yargılamaları ne olrusa olsun bir hristiyan ama yaptıkları hristiyanlıkla bir tutulmuyor var öyle katliamlar yapanda aşırı dindar hristiyan olup bunun için kelle avına çıkanlar geçmişte ki hala gizli yollardanda Tanrı öyle istiyor diip kelle alanlar yani bu kişiler diniyle yargılanmıyorum ama bilmem kimin için çalışan örgütün dinine göre sorula
r sorulup karalamalar da yapılabiliyor bunlar saçma hepsi saçma

mesela bir İslamı yaşayan vardır başaksının kılına zarar vermeyen naif tartışamya bile girmeyen ahlakınıda buna göre yaşayan biri ,biri vardır aşırıcıdır kafa bile keser ama bizim İslam adına tek deyindiğimiz şey kafa kesenler ise bunda taraflılık vardır ve bunun için inanan veya inanmayan diye genelleme yapmam yorumlamalarda

Hocam ama kıtasınız yanlış. Hitler din adına savaştığını söyleseydi haklı olabilirdiniz. IŞİD katliam yapan bir grup Müslüman değil ki, İslam adına savaştığını iddia eden bir grup cani.
 
Bak dostum; ben islamiyetle çelişen bir taraflarını bulamadım. Sen bulduysan söyle. Mesela neden müslüman değiller? Kafa kesme islamiyette de var. Cariye, kölelik, ganimet olayı, esirlere muamele falan hepsi var islamiyette. Müslüman değil dediğin adamlar, bütün 32 farzı yerine getiriyor. Sen getiriyor musun? Farz demek, kesin emir demek ve olmazsa olmaz demek. Onları yargılayacağına kendin ne kadar müslümansın ona bak bence. Hani müslüman değilsin demiyorum ama ne kadar uyguluyorsun. İslamiyet basittir. Verilen emirleri yerine getireceksin ve Kur'an-ı ve siyeri kendine yol olarak göreceksin. Bu kadar...

İslam kelimesi arapça se-le-me kökünden türemiş ve günümüze gelmiştir.
Mana anlamı ise; ''Barıştır'' ve ayrıca da ''Teslimiyet'' anlamına da gelir.

İslamiyet basittir diyorsunuz ve olaya yüzeysel bakıyorsunuz.

Oysa Allah Kuran’da bizler için zorluk değil kolaylık istediğini belirtmiştir.
(2 Bakara Suresi-185)

İslam dini basit değildir, kolaydır. Örnek verecek olursam, yaşlı ve hasta bir insanın ayakta namaz kılamadığını düşünürsek, oturarak kılınız diyor işte bu kadar kolaylaştırılmıştır.
Basit kelimesi, yalındır.

İslamiyet basittir. Verilen emirleri yerine getireceksin ve Kur'an-ı ve siyeri kendine yol olarak göreceksin. Bu kadar..

Verilen emirleri yerine getir, Kuran-ı kerimi kendine rehber bil, iyi ya da kötü tutulan yolu bul, eeeeee bunu uygulayan kişi islamdır? Size göre bu kadar basit yani.

İşte bu kadar değil. Çünkü; İslamiyet bu kadar basit değil. Allah'ın emirlerini yerine getirmek elbette çok önemlidir, ama size taş atana siz tebessüm edebiliyorsanız işte o zaman islamiyeti yerine getirmiş oluyorsunuz. Nefsini bilen, rabbini bilir. Her ne var alem de, o var ademde. Kişinin kendini bilmesi, özünü bilmesi kadar güzellik yoktur.
Hep söyledim, gene söyleyeceğim: İslamiyet, güzel ahlaktır. Güzel ahlaklı olmak, kul olmak vallahi ve billahi çok zordur.
 
Resuli Ekrem (s.a.v.) Buyurdu'ki ;
Abbas oğullarının içinden doğudan sancaklı kişiler çıkacak.Onların önce gelenlerinin ve sonra gelenlerinin işi adam öldürmek olacak , onlara yardım etmeyin . Allah cc onlara yardım etmez. kim onların sancağı altında yürürse yahut bayrağını taşırsa, Allah'u Teala kıyamet günü onu cehennemine koyar, Gerçekten onlar Allahın en şerli yaratıklarıdır.Onlar benden olduklarını iddia edecekler , Dikkat edin ben onlardan beriyim ve onlarda benden beridir. Onların alametleri şudur ; Saçlarını uzatırlar ve siyah giyerler. Onları desteklemek için oturmayın , çarşılar'da onlarla alışveriş yapmayın, Onlara yol göstermeyin ve onlara su vermeyin , çünkü onların '' Haykırdıkları Tekbir '' ile sema ehli rahatsız olur.
Raviler ; Tebarani'nin sağir'inde , Ebu Umame (ra) den ravayet etti.
Hadis-i Şerif : 92 c.Ehadis 3. cilt-no: 8302 R.Ehadis 1.cilt No-1832
 
Resuli Ekrem (s.a.v.) Buyurdu'ki ;
Abbas oğullarının içinden doğudan sancaklı kişiler çıkacak.Onların önce gelenlerinin ve sonra gelenlerinin işi adam öldürmek olacak , onlara yardım etmeyin . Allah cc onlara yardım etmez. kim onların sancağı altında yürürse yahut bayrağını taşırsa, Allah'u Teala kıyamet günü onu cehennemine koyar, Gerçekten onlar Allahın en şerli yaratıklarıdır.Onlar benden olduklarını iddia edecekler , Dikkat edin ben onlardan beriyim ve onlarda benden beridir. Onların alametleri şudur ; Saçlarını uzatırlar ve siyah giyerler. Onları desteklemek için oturmayın , çarşılar'da onlarla alışveriş yapmayın, Onlara yol göstermeyin ve onlara su vermeyin , çünkü onların '' Haykırdıkları Tekbir '' ile sema ehli rahatsız olur.
Raviler ; Tebarani'nin sağir'inde , Ebu Umame (ra) den ravayet etti.
Hadis-i Şerif : 92 c.Ehadis 3. cilt-no: 8302 R.Ehadis 1.cilt No-1832
Bu hadisi biliyorum. İlk olarak gündeme Cübbeli hoca getirdi. Diğer yandan, Bak Abbasilerin sancağı da siyahtır;
750px-Black_flag.svg.png

Bak bu da tevhid sancağı;
ilminfazileti_13966129773.jpg

Peygamberler peygamberinin sancağı da bu;
hakanbayrak.jpg

Genelde fatımiler ve batıniler beyaz sancağı ve geri kalan sünni kesim de siyah sancak kullanmıştır. Sünni kesimde emeviler de beyaz bayrağı benimsemiştir. Lakin ışid de bayrağındaki renkleri tersine çevirip, yani beyaz bir bez üzerine sadece yazılar ve işaretler siyah olması gibi, kullandığı sancakları vardır. Neyse, bir sancakla bu hadisi ışide yoramayız diye düşünüyorum. Zira abbasilere daha fazla uymaktadır. Abbas oğulları da onlardır. Işid karma bir örgüt...
Ayrıca; Cihan için gelen bir peygamberin yorumunu ışid gibi çapulculara yormamak lazım. Ortadoğu karışıklığından dolayı peyda oldular fakat, ömürleri kısadır. Işid barbarlığını, el kaide, taliban, elnusra ve diğer selefi-vahabi örgütler, ahrarruşşam v.s. gibiler de yapmaktadır. Cübbeli bir taş attı kuyuya, gel de çıkar :T:
 
Geri