Eru
Altın Üye
- Katılım
- Mayıs 1, 2014
- Mesajlar
- 12,963
- Tepkime puanı
- 726
- Puanları
- 353
Açıklayayım neden müslüman değldir diyorum.
İslam tarihinde kim kimin kafasını kesmiş Mekkeli müşrikler Peygamber efendimiz'i (S.A.S) öldürmek istediler fakat Peygamberimiz ne yaptı affetti Peygamber efendimiz kimsenin kafasını kesmedi.
Kafa kesen kişiye Müslüman diyemeyiz neden biliyor musunuz cevabı gayet açık Allah'ın verdiği canı ancak Allah alır başkasının bunu yapmaya ne hakkı nede yetkisi vardır.
Allah kimin ne olduğunu çok iyi biliyor daha Müslüman diyerek ısrarcı olmayın Hangi Müslüman Başka bir Müslüman kardeşini katleder.
Beni kureyza gazvasını detaylı araştır. Hem müslümanların olayı anlatış biçimi ve kafaları kesmelerinin savunmalarına bak! Hem de ateistlerin eleştirilerine. Yorulmak istemezsin sen şimdi. Dur ben paylaşayım. Ben ateistlerinkinden paylaşacağım. Kaynaklar hadislerdir. Doğruluklarını da araştırabilirsin. Uzun uzadıya anlatacaklardır ama gerçek şu kalacaktır elinde kalan; teslim olmuş 900 civarı yahudinin kafası vurulmuştur. Muhammed sonrası hilafet döneminde bu böyle devam edecektir. Kadınları ve kız çocukları cariye yapılacak ya da köle olarak satılacaktır şam pazarında. Bu ışid de müslüman olduklarından şüphe duyduklarına aynısını yapıyor. Ayrıca Muhammed sonrası müslümanlar, halifelik dönemleri, türkler de dahil olmak üzere, çok katliamlara imza atmışlardır. Neyse, bak olay şöyle;
Beni Kureyza müslümanların iddiasına göre Hendek savaşı sırasında k müslümanlara hem de daha önce akdedilmiş ve müslümanların saflarında savaşmayı gerekli kılan kuvvetli bir antlaşma varken, sırt çevirmişler ve aleyhlerine dönmüşler. Böylece Medineyi kuşatmış olan Kureyş müttefiklerinin ordusuyla birlikte fiilen savaşa katılmış oldular.
Müslümanlar Hendek Savaşını bitirir bitirmez Kureyzaoğullarını kuşatma altına aldılar. 15 veya 25 gün kaleleri yıkılmaya devam edildi. Kesin olarak yenileceklerini anlayınca Yahudilikten müslümanlığa geçmiş olan Sa'd B Muaz'ın vereceği karara razı olarak teslim olacaklarını söylediler. Sa'd B Muaz ise onlar hakkında Tevrat'ın gereği olan şu kararı verdi; "Savaşır durumdaki erkekler öldürülecek, kadın ve çocuklar esir alınacak. Malları müslümanlar arasında savaş ganimeti olarak paylaşılacak." Bu hüküm uygulamaya konuldu ve buna dayanılarak öldürüldüler.
Fakat yahudiler tabii ki böyle düşünmüyorlar onların hikayesi de benzer fakat çok daha kanlı ve acımasızca...
Onlara göre ise Muhammed gereksiz saldırmıştı. Bu kısmı çok da önemi değil aslında. Fakat hikayenin devamı korkunç
Kalelerini kuşatan Muhammed hiç acele etmedi. 1 aya yakın süre ablukaya aldığı kaleye giriş çıkışı engelledi. Beni kureyzalılar açlık ve susuzluk ile de mücadele ediyorlardı.
Hayber kalesinde Muhammed önderliğindeki Müslümanların ablukası nedeni ile açlık ve susuzluk ile mücadele eden Beni kureyzalılar, Muhammed ile anlaşma yoluna gitmek zorunda idiler. Muhammed onlara bir anlaşma sundu. Derhal silahlarını bırakıp teslim olacaklardı ve Muhammed'in eski Yahudi yeni Müslüman olan sahabelerinden Sa'd bin Muaz'ın vereceği cezayı kabul edeceklerdi. Çaresizlik içindeki Yahudi beni kureyza'lılar istemeden de olsa teklifi kabul ettiler savaşmadan silahlarını teslim ettiler.
Sahih hadislerde anlatılanlara göre kaledeki çaresiz Yahudilerin eli silah tutabilenlerden 400-900 arasında bir erkek topluluğu öldürüldü. 400-900 arası olduğu söylenilen Yahudilerin büyük çoğunluğu Hz. Ali tarafından katledilmişti. Ali o gün kafa kesmekten çok yorulmuştu ve kafa kesme işlemi sırasında yorgunluktan sürekli olarak kılıç kullandığı kolunu değiştiriyordu. Muhammed ise kesim işleminin yanına çadır kurdurmuştu ve kesim işlemini gözlemliyordu.Katledilen Yahudi erkekleri topluca gömüldüler. Tüm silah tutabilen erkekleri öldürülen yahudilerin artık zenginlikleri müslümanlarındı. Katliamdan sonra, Dıhyetü'l-Kelbı adındaki delikanlı Arap, Muhammed'e gelir; tutsak kadınlardan birini kendisine alması için ondan izin ister. Muhammed de : "Haydi git de bir câriye al!" diye karşılık verir. Ne var ki Dıhye gidip Safiyye'yi alır. Bunu gören bir başka Arap hemen koşup Muhammed'e haber verir. Safiyye'nin Dıhye'ye değil; "Peygamber"e uygun olacagını söyler. Muhammed'de Dıhye'yi çağırtır; "başka bir cariyeyi" almasını söyler. Dıhye'ye verilen "cariye", Safiyye'nin kocasının kızkardeşidir. Muhammed, kendisine "karı" olmanın karşılığında Safiyye'yi "azâd" eder. Ümmü Süleym, Safiyye'yi hazırlar. Ve gece olunca da Muhammed'in koynuna koyar. Babası ve kocası öldürülen bir kadını aynı gün (veya 1 gün sonra) , hemde babasını ve kocasını öldürenlerin liderine eş olur ve gerdeğe girer. Safiyye o sırada daha genç bir kız iken muhammed 57 yaşında idi.
(Bkz. Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi, Ankara, 1985, Diyanet Yayınlarından, 2/299-310.)
Edit: İyice araştır ve gel konuşalım. Bak tartışalım demiyorum. Konuşalım...