IRCForumlari.Com.TR 2. Münazara: Ötanazi yasal olmalı mı / olmamalı mı?

🕒 Konu sahibi 4 saat önce aktifti
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Yaklaşık bir haftadır detaylı araştırmalar yaptıktan sonra yasal olması gerektiğini savunduğum ötenazi hakkı ile ilgili çekimserlik hakkımı kullanmak istiyorum.
 
Münazaramız 22 Kasım'da sona erecektir.

Kırmızı Grup: Ötanazi yasal olmalıdır.

Yazgı
extinction

Mavi Grup: Ötanazi yasal olmamalıdır.

@X
Xerath
 
SÖZLEŞME: Madde 2 – Yaşama hakkı
1. Herkesin yaşama hakkı hukuk tarafından korunur. Kanunun ölüm cezası öngördüğü bir suç nedeniyle bir mahkemenin verdiği ölüm cezasının infazı dışın- da, hiç kimse yaşama hakkından kasten yoksun bırakılamaz.

2. Aşağıdaki hallerde yaşamdan yoksun bırakma, mutlaka gerekli olandan faz- la olmayan bir gücün kullanılması sonucu meydana gelmişse, bu maddeye aykırı sayılmaz:
a) bir kimsenin hukuka aykırı şiddette karşı savunması;
b) hukuka uygun bir gözaltına alma kararını uygulama veya hukuka uygun olarak tutulan bir kimsenin kaçmasını önleme;
c) bir ayaklanma veya isyanı hukuka uygun olarak bastırma.
ANAYASA: Madde 17 – Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı (1) Herkes, yaşama, ... hakkına sahiptir.
...
(4) Meşru müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirle- rin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.
ANAYASA: Madde 38 – Suç ve cezalara ilişkin esaslar ...
(10) Ölüm cezası ... verilemez.

Hakkın varlık nedeni: Yaşama hakkının varlık nedeni, insanı doğal olmayan ölüme karşı korumaktır. Yaşama hakkı, esas itibarıyla yaşamın sür-dürülmesini güvence altına alır. Yaşamın kalitesiyle ilgili olaylar, ‘yaşama hakkı’ bakımından değil, diğer haklarla ve daha çok ‘özel yaşama saygı hakkı’ bakımından bir sorun doğurabilir.

Hakkın önemi: Mahkeme, Sözleşme’de korunan ‘yaşamın kutsallığı ilkesi’nden söz etmiştir.

Ancak Mahkeme yaşama hakkını esas itibarıyla Avrupa Konseyi’ni oluşturan demokratik toplumların temel değerlerin den biri olarak görmüştür.

Mahkeme, yaşama hakkının uluslararası insan hakları belgelerinde birbirine uyumlu bir şekilde düzenlenmiş olduğun kaydederek, bu hakkın insanın devredilemez bir özniteliği olduğuna ve insan hakları hiyerarşisinde üstün bir değer oluşturduğuna işaret ettiğini belirtmiştir

Kaynak ; https://www.anayasa.gov.tr/media/3555/yasama-hakki.pdf

---Mesaj 17:13 de Eklendi ---------- Önceki mesaj 17:12 de Eklendi ---

İnsanın kendisini öldürmesi. Ne şekilde olursa olsun bir kimsenin kendisini öldürmesine "intihar" denir. İntihar Allah'ın yaratmış olduğu cana kıymaktır. Bu yüzden de büyük günahlardandır. İnsana canı veren Allah olduğu gibi, onu almaya yetkili olan da odur.

İntihar etmenin haramlığı ve ahiretteki tehlikesi ayet ve hadislerle sabittir.

Kur'an-ı Kerîm'de şöyle buyurulur: "Ey iman edenler, mallarınızı aranızda karşılıklı rıza ile gerçekleştirdiğiniz ticaret yolu hariç, batıl yollarla yemeyin. Ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir" (en-Nisa', 4/29). Ayette, fiilen cana kıyma anlamı yanında, Allah'ın haram kıldığı şeyleri işlemek, masiyete dalmak ve başkalarının mallarını batıl yollarla yemek sûretiyle kendisine yazık etmek, ahiret hayatını mahvetmek anlamı da vardır (İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'ani'l-Azim, İstanbul 1985, II, 235).

Amr b. el-As (r.a), Zâtu's-Selâsil seferinde ihtilâm olmuş, hava çok soğuk olduğu için, su bulunduğu halde, ölüm korkusundan dolayı teyemmümle namaz kıldırmıştır. Durumunu Hz. Peygamber'e iletirken, yukarıdaki ayete göre amel ettiğini söylemiş ve Resulullah (s.a.s) Amr'ın bu yaptığını tasvip etmiştir (Ebu Dâvud, Tahâre, 124; Ahmed b. Hanbel, IV, 203).

Hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur: "Yedi helak edici günahtan uzak durunuz Denildi ki, ya Resulullah, onlar nelerdir?; şöyle buyurdu: Allah'a ortak koşmak, bir cana kıymak, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, iffetli, hiçbir şeyden habersiz mümin kadına zina iftirası yapmak" (Buhârî, Vesâyâ, 23, Hudûd, Tıb, 45; Müslim, İman, 144).

İntihar geçmiş ümmetlerde de yasaklanmıştır. Cündüb b. Abdullah'tan Hz. Peygamber (s.a.s)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Sizden önceki ümmetlerden yaralı bir adam vardı. Yarasının acısına dayanamayarak, bir bıçak aldı ve elini kesti. Ancak kan bir türlü kesilmediği için adam öldü. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak; kulum can hakkında benim önüme geçti, ben de ona cenneti haram kıldım, buyurdu" (Buhârî, Enbiyâ, 50).

Kaynak ; https://sorularlaislamiyet.com/kaynak/intihar

---Mesaj 17:15 de Eklendi ---------- Önceki mesaj 17:13 de Eklendi ---

Yukarida vermis oldugum orneklerin bir kismi Avrupa Insan Haklari Sozlesmesinden bir kismi ise cesitli din kitaplarindan alintilar icermektedir.

YASAM HAKKI KUTSALDIR. Seneler sonra komadan cikan insanlar var bunlarinda örneklerini verecegim. Sizin deyiminizle bitkisel hayata giren bir kisinin kendini oldurmesi lazim ki bilimsel olarak kanitlandigi üzere komadan cikmasi mumkun.

---Mesaj 17:16 de Eklendi ---------- Önceki mesaj 17:15 de Eklendi ---

https://www.google.com.tr/amp/s/www.bbc.com/turkce/amp/haberler-dunya-48029730

https://www.google.com.tr/amp/www.h...madan-cikti-ve-soyledikleri-sok-etti-28501297

Bu örnekler bile OTENAZI’nin yanlis oldugunun göstergesidir.

Ötenazi yanlış bir seçim değildir , yaşamayı istememek de bir seçimdir. 12 yıl sonra komadan çıkmak bir bacağı ya da 2 kolu olmadan yaşamak istemeyen bir bireyi sonsuz bir acıya mahkum etmek gibi geliyor bana. Tamam tıp herşeye bir çare bulabiliyor. Peki ya anılara ? Ölmeyi istemek her zaman yaşamak kadar tehlikeli değildir.

Olayı dini boyutta düşünürsek , tanrı kimseyi isteği üzerine yaratmaz (islam inancına göre) ancak insanın bu dünyaya gelmemek gibi bir isteği sonradan oluşabilir.


Bu bencil bir tanrı siluetidir. Ben sana yaşamanı ve şeytan ile olan anlaşmamı doğrulamanı emrediyorum. Eğer dayanırsan seni cennetime koyucam.

Üstelik bunu direk yapmak yerine "Bir adam gelip anlattıktan sonra inanmassa cehenneme gideceğini söylerek yapıyor"
Tanrı insanlar gibi acı çekmeyi bilmediği için duruma biraz daha katı bakıyor muhtemelen. Evet söylediklerim biraz uçucakca hatta baya uçukca geliyor değil mi ?
 
Bilim ilerledi diyoruz. Her şeyin bir çaresi bulunuyor her geçen gün diyoruz. Ama bazı hastalıkları yenmek için ölümün çaresini bulmanız lazım o da ne yazık ki yok. Bu kadar bilimsel düşünüp savunduğunuz durumun aslı duygusallık, ölümü kabul edememek. Ne şekilde olursa olsun gözümün önünde biraz daha dursun mantığı bu, vicdan yapma meselesi. Sizin de defaatle söylediğiniz gibi bu durumun öldürmekle cinayetle eşdeğer tutulması.

Ötenaziyi uygulayan doktorlardan belki de en ünlüsü, Dr. Jack Kevorkian. Ötenaziyi bir hak olarak gören Jack Kevorkian bir çok kez ötenazi yapma suçundan yargılandı. Radikal söylemleriyle de dikkat çeken Kevorkian, Ötenazi suçundan yargılandığı bir davada yaptığı savunmada tıp mesleğinin kalıplaşmış engellerinin yıkılması gerektiğini söylüyor ve ekliyor: ”Bu bir hak sorunu! Öyle basit bir şey değil. Suç da değil. Mahkum etmekmiş… haklarının peşinden giden birini nasıl mahkum edebilirsiniz. Bu mahkum etme değil linç etmektir. Buna linç denir! Bu hukuki bir olay değil, tıbbi bir olay. Üst mahkemenin ne dediği hiç umurumda değil. Bu hep tıbbı bir problemdi ve hep etikti. Mahkemenin ne dediği hiç de önemli değil!”.
“Ölmek istiyorum!”
Ötenazi talep eden hastalar, bu haklarının onlara verilmemesiyle işkenceye göz yumulduğunu iddia ediyorlar.

Türkiye’de ötenazi ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme yok. Ötenazi Türk Ceza Kanunu’nun 448. maddesine göre “kasıtlı adam öldürme” suçuna giriyor. Dünyada ise ötenazinin tam olarak yasallaştığı tek ülke Hollanda. Avustralya’da 1996 yılında bazı kuzey eyaletlerinde ötenazi yasallaşmasına karşın daha sonra iptal edildi. Çin’de 1998 yılında çıkarılan bir yasa ile hastanelerde, ölümcül hastalığın son dönemindeki hastalara ölme hakkı tanındı. Kolombiya’da bir yasa olmamasına karşın, geçmişte Anayasa Mahkemesi kararıyla yapılan ötenazi uygulamaları var. Danimarka’da ölmesi beklenen hastanın yakınları, tedavinin kesilmesini talep edebiliyor. Almanya’da, hasta ne yaptığının bilincinde olduğu taktirde, hekim yardımlı intihar suç değil. İsviçre’de de hekim yardımlı intihar yasal. ABD’de Oregon Eyaletinde, bir yasa olmamasına karşın hasta, ölümcül ilaçlar talep edebiliyor.
Bunların dışında, yasak olmasına karşın pek çok ülkede ötenazi uygulanıyor. Yasaları zorlamak, hatta çiğnemek uğruna ötenazi yaptırmaya çalışan insanlar, ötenazinin bir hak mücadelesi olduğuna inanıyorlar ve haklarını istiyorlar.

Sonuç olarak Bilinçli olarak ötenaziyi isteyen hastalar da var ve onlar bunun bir hak mücadelesi olduğunu savunuyorlar. Onlar o dayanılmaz acıların artık bir dönüşü olmayacağının bilincindeler ve ciddi manada acı çektikleri için ve onların acı çekerek geçirdiği iki saat bile iki ay gibi geçtiği için bunun bir hak olmasını istiyorlar. Tıpkı bir hastanın tedaviyi reddetmesinin bir hak olduğu gibi bunun da hastanın hakkı olmasını istiyorlar ve buna bir hak mücadelesi gözüyle bakıyorlar.
 
Münazaramız sona ermiştir ve tüm grup katılımcılarına katkılarından dolayı teşekkür ederiz.

Kırmızı Grup: Ötanazi yasal olmalıdır.

Yazgı
extinction

Mavi Grup: Ötanazi yasal olmamalıdır.

@X
Xerath[/QUOTE]
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri