IRCForumlari.Com.TR 1. Münazara

🕒 Konu sahibi 7 saat önce aktifti
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Selamlar IRCForumlari.Com.TR üyeleri! Birincisini düzenlediğimiz münazara etkinliğimizle karşınızdayız!

Konu

Oyların %44.83'ünü alan "İdam bazı suçlar için çözüm mü / değil mi?"

Katılımcılarımız:

Mavi Grup

• Ocean
• Arpes
• Run
• Psinoza

Kırmızı Grup

• siLex
• Lefty
• esekherif

Simeranya

Mavi Grup, İdam bazı suçlar için çözümdür görüşünü savunacak.
Kırmızı Grup ise çözüm olmadığını savunacak.

• Grup katılımcılarının belli bir saygı çerçevesinde düşüncelerini savunması önemle rica olunur ve kişisel atışmalara asla izin verilmeyecektir.

• Münazara konularına sadece münazara grubuna dahil olan kişiler görüş bildirebilirler. Münazara dışındaki kullanıcılar desteklerini beğen butonu ile gösterebilir.

• Kazanan grup üyelerine ödül olarak "Uluslararası Bestseller" kitap gönderimi yapılacak olup istedikleri kitabı seçme hakları vardır.

Bütün katılımcılara bol şans!




 
Münazara başlamıştır, tüm grup katılımcılarına başarılar diliyorum.

* Grup harici yorumlar ve grup katılımcılarına ait olsa bile konu dışı yorumlar silinecektir.

Mavi Grup

• Ocean
• Arpes
• Run
• Psinoza

Kırmızı Grup

• siLex
• Lefty
• esekherif
• Simeranya

Mavi Grup: İdam bazı suçlar için çözümdür görüşünü savunacak.
Kırmızı Grup: Çözüm olmadığını savunacak.
 
İdam bir şeyleri çözmez, kısa süreli korku yayar. Bir şeyleri çözecek olan EĞİTİM'dir. 300M + nüfusu olan Amerika'yı örnek alalım. İdam cezası var, ancak hala insanlar okullarda öğrencileri katlediyor. Burda idam cezası olmasa bile, çocuklara, kadınlara ağır şeyler yaparak içeriye girenler zaten idam cezası türevi şeylerle karşılaşır. Bu da Türkiye'nin insanlarının cezalandırma biçimi. İdam bir şeyleri çözmez. İdam, ancak, bir insanın işlediği suçun büyüklüğüne verilen cezadır, olmalıdır.
 
Katılımcı ve okuyucu arkadaşlara selamlar. Doğrusu ters köşe olduğumuzu belirtmek isterim. Şayet bu bilinçli olarak bu şekilde tasarlanmıs ise gayet zekice. Fakat yıllardır "idamın çözümsüzlüğü" üzerine onlarca makale, istatistik veri inceleyip, tartısmalar yürüttükten sonra, doÄ£ru bir mantık üzerine kuramamak ve gelip burada usulen bir "çözüm" olduğunu savunup rol yapmak bizim için sıkıntılı olacaktır.
Ayrıca okuyucuların bu durumu göz önünde bulundurup, tartısmayıda bu minvalde değerlendirmeleri konusunda ricada bulunmuş olayım.
İleri ki postlarda "idamın çözüm olduğuna" dair kapsamlı yorumlar ile geleceğim.
 
İdam cezası asla bir çözüm değildir çünkü uygulanan ülkelerde olası suçları önleme açısından hiçbir fayda sağlamamıştır. Suç işlendikten sonra verilen cezanın caydırıcı olabileceğini düşünmek, büyük bir yanılgıdır çünkü bazı suçların genlerle ya da beyindeki bazı değişimlerle alakalı olduğu yıllardır bilim insanları tarafından dile getirilmekte ve tedavisi yapılamadığı sürece de yeni suçların önünü kesmenin mümkün olmayacağı anlatılmaktadır. Örneğin; genetikçiler MAOA enzim eksikliğinin şiddet ile bağlantısı olduğunu tespit ettiler. Şiddet gösteren birisi şayet bu gene sahipse bu kişiyi tedavi etmenin yoluna mı bakılmalı yoksa idam edip kurtulmaya mı?
 
2 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz eden 50 yaşındaki adamın eğitimle düzeleceğine inanmak başlı başına bir eğitimsizliktir zaten. burjuvalı hümanistler gibi rol yapacağım diye şekilden şekile girmenize gerek yok, 900 kişik cezaevinde 15 ay jandarma olarak askerlik yapmış biriyim, açıkça söyleyebilirim ki içeride de bir birlerinie fiili livata yapıyorlar. bedava devletin yemeğini yiyorlar, devletin kasasına zarardan başka bir şey değiller, dışarıya saldığında yine aynı şeyi yapmak için şafak sayıyorlar. bırakın kendinizi kandırmayı bu adamları idam etmek en faydalı yöntemdir.
 
2 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz eden 50 yaşındaki adamın eğitimle düzeleceğine inanmak başlı başına bir eğitimsizliktir zaten. burjuvalı hümanistler gibi rol yapacağım diye şekilden şekile girmenize gerek yok, 900 kişik cezaevinde 15 ay jandarma olarak askerlik yapmış biriyim, açıkça söyleyebilirim ki içeride de bir birlerinie fiili livata yapıyorlar. bedava devletin yemeğini yiyorlar, devletin kasasına zarardan başka bir şey değiller, dışarıya saldığında yine aynı şeyi yapmak için şafak sayıyorlar. bırakın kendinizi kandırmayı bu adamları idam etmek en faydalı yöntemdir.

Önceki yorumum da bahsettiğim gibi pedofili suçlarla ilgili beyin taramalarında bazı anormallikler olduğuna dair ciddi deliller var ve bu tür eğilimi olan kişilerin "Kendini kontrol edemiyor olma" sebeplerini uzmanlar araştırmaya devam ediyorlar ve ileride netleştiğinde, idam edilenleri kim geri getirecek?
 
2 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz eden 50 yaşındaki adamın eğitimle düzeleceğine inanmak başlı başına bir eğitimsizliktir zaten. burjuvalı hümanistler gibi rol yapacağım diye şekilden şekile girmenize gerek yok, 900 kişik cezaevinde 15 ay jandarma olarak askerlik yapmış biriyim, açıkça söyleyebilirim ki içeride de bir birlerinie fiili livata yapıyorlar. bedava devletin yemeğini yiyorlar, devletin kasasına zarardan başka bir şey değiller, dışarıya saldığında yine aynı şeyi yapmak için şafak sayıyorlar. bırakın kendinizi kandırmayı bu adamları idam etmek en faydalı yöntemdir.

Cinsellik eğitiminin bir yaşı yok. Kızın annesi, amcasına sinir olduğu için kıza tecavüz ettiğini söylüyor ve bütün mahalle adamı linç ediyor. Daha sonra bunu itiraf ediyorlar. Adamın itibarının yerle bir olduğuyla kalıyor. İdamı uygulamak istediğin ülke Türkiye. Bunu da unutmaman lazım. Sen devlet gücüyle git bu eğitimi ver bakalım, ne yapıyorlar? O gördüğün tiplemelerin çoğu devletine tapan insanlardan oluşuyor. Sen bile bunun mağduru olabilirsin yarın öbür gün, bunu düşündün mü? Tek bir lafa bakacaksın çünkü. Özellikle bu ülkede.
 
Önceki yorumum da bahsettiğim gibi pedofili suçlarla ilgili beyin taramalarında bazı anormallikler olduğuna dair ciddi deliller var ve bu tür eğilimi olan kişilerin "Kendini kontrol edemiyor olma" sebeplerini uzmanlar araştırmaya devam ediyorlar ve ileride netleştiğinde, idam edilenleri kim geri getirecek?

kendi ilacını dahi üretemeyen ülkeden beyni anormal olan insanları iyileştirmesini beklemek fazlaca komik, bu aynı mekiğimiz olmadan uzaya astronot göndereceğiz demek gibi bir şey, bunları akli dengesi bozuk diye tımarhaneye tıksan oradakilere de tecavüz ederler. ciddi delillere göre mi iş yapacağız. aynı düşünceyi kendi çocuğunuzun başına geldiğinde de bu adamı iyileştirelim diye savunabilecek misiniz çok merak ediyorum. tayyipçiğimin de dediği gibi 77 kişinin katili nasıl 21 yıl hapis alır ?
 
kendi ilacını dahi üretemeyen ülkeden beyni anormal olan insanları iyileştirmesini beklemek fazlaca komik, bu aynı mekiğimiz olmadan uzaya astronot göndereceğiz demek gibi bir şey, bunları akli dengesi bozuk diye tımarhaneye tıksan oradakilere de tecavüz ederler. ciddi delillere göre mi iş yapacağız. aynı düşünceyi kendi çocuğunuzun başına geldiğinde de bu adamı iyileştirelim diye savunabilecek misiniz çok merak ediyorum. tayyipçiğimin de dediği gibi 77 kişinin katili nasıl 21 yıl hapis alır ?

Tıbbın ırkı ya da ülkesi olmaz, tıpkı hiçbir bilim dalının olmadığı gibi yani dünyanın neresinde çözüm bulunursa bulunsun, elbette ülkemizde de geçerli olacaktır.

Pedofili şu an için tedavi edilemiyor fakat bu hiçbir zaman çözüm bulunamayacağı anlamına da gelmez. Ölümsüzlüğü konuştuğumuz şu günlerde çok da imkansızmış gibi görünmüyor. Bilindiği üzere sonradan pedofili vakaları da var yani belli bir yaştan sonra ortaya çıkan ki bu tip durumlarda da yine beyin yapısı kontrol ediliyor. Beyninde kitle olduğu için bu eğilimi gösteren ve kitle alındıktan sonra normal yaşamına dönen kişiler var. Bu durumda bu insanları elbette toplum içine salamayız fakat idam edilmeleri de gerekmiyor. Bizler 100 kişiyi idam etsek bile arkadan gelecek 100 kişi için caydırıcı olmayacaktır çünkü bu eğilimleri kendi iradeleri dışında-beyin yapılarındaki bozulma sebebi ile gösteriyorlarsa ki bulgular onu işaret ediyor, yeni suçların önüne geçemeyeceğiz demektir. Sorunun kaynağını bulmak ve ona göre önlem almak gerekiyor.

Senin de çocuğun ya da bir yakının beyin yapısındaki bu farklılaşma sebebi ile ya da genetik olarak bu halde ise "İdam edin!" demek yerine, tedavi yollarını arayacaksındır mutlaka, lütfen kendini kandırma...
 
Buyrun empati kurun: 4 yaşında canınızdan çok sevdiğiniz, saçinın teline dünyaları değişmeyeceğiz kız/erkek yavrunuz psikopat bir sapık tarafından kaçırılmış olsun. Önce tecavüz edip, sonra taşla canice kafasını parçalamak suretiyle katletmiş olsun. Bu şahsın işlediği suç yargı ve diğer merciler tarafından sabit olduğuna karar verilsin.
Ve siz bu katil ve tecavüzcünün ömür boyu ceza almasını, içeride ki ortamda beslenip, rutin olmasa bile günlük hayatına devam etmesini, başını yastığa koyduğunda son tecavüzünü hayal edip [ARGO]************[/ARGO]yapmasına, "Rehabilite edilebilir, hastalıklı oldugu için tedaviye verelim, topluma karişmasi icin eğitim görsün" falan mı diyeceksiniz ? bu mudur çözüm gercekten ?

Yapmayın dostlar! Aynı toprakların suyunu, ekmeğini yiyoruz. Elinize verseler lime lime keseceğiniz adamın, varlığını mı umursuyorsunuz ? İdam bir çözüm mü ? Evet doğru ve hakikatli bir şekilde uygulanırsa.

"Ölüm bütün sorunları çözer"


"İyide kardeşim biz bunu idam ettik, gitti ya diğer dısarıda gezen potansiyel katil ve tecavuzcüler için neler yapacaÄ£ız" dediginizi duyar gibiyim. Yahu bizim aydınlatılmamıs binlerce faile mechul dosyalarımız var, bir çoğu zaman aşımından kapandı gitti bile. Kriminalde halen diğer ülkelere kıyasla çok gerideyiz. Bırakın bir tecavüzcüyü rehabilite etmeyi, sıradan bir hastayı bile tedavi etmede yetersisiz. O zaman tecavüzcüye ayırdığın "yeme içme barınma masragini, zamanı ve kaynağı" bilime ayır tedaviyi bul, ondan sonra gel.
 
Son düzenleme:
Çin'de 1988-2002 yılları arasında 11 kadını öldürmekten suçlu bulunan bir seri katil idam cezasına mahkum edildi.

Ülkenin kuzeyindeki Baiyin kentinde işlenen cinayetlerden suçlu bulunan 53 yaşındaki Gao Chengyong, medya tarafından "Karındeşen Jack" diye adlandırılıyordu.

Gao'nun evlerine kadar takip ettikten sonra, kurbanlarına tecavüz ettiği, öldürdüğü daha sonra da evleri soyduğu kaydediliyor.

Polis, kurbanlarını çoğunlukla boğazlarını keserek öldüren Gao'nun daha sonra kadınların bazı uzuvlarını kestiğini açıkladı.
- Gao'nun en küçük kurbanı 8 yaşındaki bir kız çocuğuydu.
- İlk cinayetini de Mayıs 1988'de işlemiş ve 23 yaşındaki kurbanında 26 farklı bıçak yarası bulunmuştu.
- Daha sonraki cinayetleri de benzer bir seyir izledi ve hep yalnız yaşayan genç kadınları hedef aldı.
- Cinayetler nedeniyle Baiyin kentinde kadınlar yalnız başlarına sokağa çıkamaz olmuştu.
Şimdi sizlere soruyorum böyle bir durum karşısında insanların en temel hakkı olan "yaşama" hakkını elinden alan birisine hangi ceza uygulanmalı?
İnsanlara uyguladığı yöntemlerle idam edilmeli diye düşünüyorum.

Benzer olaylar ve durumlar ülkemizde de mevcut, hemen örnek verecek olursak.
- Karaman'da 45 tane çocuğa (8 ile 10 yaş arası) yapılan tecavüz ve sonrasında o çocuklarda ki psikolojik travma sonucu oluşan etkileri düşünün.
- Evine gitmek için otobüse binen üniversitesi öğrencisi Özgecan Aslan'ı düşünün, yaşamak için nasıl mücadele edip boğuşma yaptığını. Defalarca bıçaklandı ve demir çubukla öldürüldü. Öldükten sonra da yakıldığını da unutmamak gerek!
- Bir çöp konteyneri içinde Münevver Karabulut'a ait bacakların bulunduğunu hatırlayın, başı gövdesinden ayrılan henüz 18 yaşındaki gencecik kadını herkes unuttu değil mi?
- Yadigar Taşdelenoğlu kimsenin aklına gelmiyor diye tahmin ediyorum, 13 yaşında yanındaki oğlu ile yürürken kaldırımda "bizimkisi büyük aşk" diyen adam tarafından öldürüldü. Çocuğunun yetişin anam ölüyor çığlıkları ile yaşamını yitirdi.
Ve polisler tarafından kıskıvrak yakalamak üzereyken başına silahı dayayıp kendini vuracağını söyledi. Peki ne oldu ateş edemedi, çünkü yaşama içgüdüsü her şeyden ağır basar insanda.
İdam neden olmalı, kısasa kıstas diyorum!
Şuan inanıyorum ki, mecliste yeterli çoğunluk onay verse ve referandum yapılsa gidip koşarak "EVET" diyecek kişilerin sesini duyar gibiyim.
- Tüm bunların ışığında hukuka ve adalete güven duyarak, profesyonel ekip ve jüri ile bu pislikleri yaşamdan uzaklaştırmak gerek değil mi?
- Belirli suçlar için uygulanacak, insan vicdanını rahatlatacak şekilde kararlar verilmesi gerekiyor. Çünkü idam cezasının dönüşü yok.
Ölmek istemiyorum diyen kadınlar, annesiz kalan çocuk sayılarının azalması için caydırıcı olacaktır idam cezası.
Son olarak da devlete ve ülkeye verdiği maddi zararlar da gözönüne alınmalı. Yıllarca yeme, içme ve barınma gibi ihtiyaçlarını karşılamak mantıklı değil diye düşünüyorum.
 
Geçmişe dönelim öyleyse, hiç yıkılmayacaklarını düşünerek insanlara kan kusturan liderleri devirdikten sonra rehabilite mi etmeliydik ? Son nefeslerine kadar "pişmanlık" duymamış, insanlık suçlarına karışmış olanlara "insanca" muamele mi etseydik, dostlar?

Bknz: "Bosna Kasabı" olarak anılan Karadzic, yahu bu adam 22 yıl sonra anca yargılanabildi Lahey savaş suçları mahkemesinde. Her sene andığimız Srebnenista katliamda rol almıs, müslüman boşnak kadınlara tecavuz emrini vermiş canilerden biri. Ne mi oldu ? müebbet hapse mahkum edildi, mahkeme salonunda yakınlarını kaybeden anaların ifadeleri bu karardan memnun mu görünüyor sizce ?




YMS4fH.jpeg



Bknz; Adolf Hitler, öldü mü ? öldürüldü mü net olarak bilinmese de. Bu radikal faşistin tedavi edilse idi, topluma kazanılacaģını falan mı iddia ediyorsunuz şimdi ? Milyonları davası uğruna önüne katmış bir psikopatın, yok edilmesinden daha farklı bir çözüm sunmanız akıl işi, hele insan işi hiç deģil.

NYJZRt.jpeg


Bknz: Kenan Evren, 80 darbesiyle ülkede kapanması zor yaralar açtı. Bırakın idam etmeyi, yargılayamadık bile. Hasta yatağında, yaşayabildiği kadar yaşayıp eceliyle öldü. Bunu mu istediniz ?

TO7Fcn.jpeg


Bknz: Saddam Hüseyin, Halepçe de kimyasal silah kulanarak ve İrak'ta bir kırım harekatı başlatarak binlerce insanı katledip, binlercesini yerinden yurdundan etti. Sonunda bir şekilde idam edildi. Bir zamanların "devrilmez adamları" yağlı urganlar boyunlarina geçirildiğinde pişmanlık ibaresi bile göstermediler. Haliyle "tedavi, eģitim, rehabilitasyon" falan bunlar hikaye.


sN1gLj.jpg
 
Psinoza Ocean Run

İdam edilen ya da bir şekilde şiddete eğilimli olup ölen kişilerden örnekler vermişsiniz ki çok da isabetli olmuş. Saddam idam edildi ya da Kaddafi linç edildi de ne oldu? Esad ya da Trump onlardan çok mu farklı ya da bu ölüm şekilleri ne kadar caydırıcı olabildi? Yaptıkları ortada değil mi arkadaşlar ve Esad'ın, Saddam'dan farkı var mıdır?

Münevver Karabulut ya da Özgecan'ın katilleri, idam edilmediler ama bir şekilde öldüler, peki yeni kadın cinayetlerinin-tecavüzlerinin önüne geçilebildi mi? Kadına şiddet olaylarının çığ gibi büyüdüğünün ve idam etmenin sadece o an için öfkeli kalabalığı sakinleştirmekten başka bir işe yaramadığının ya da yaramayacağının farkında değil misiniz?

Şiddet, insanın doğasında var ve bu şiddet doğru şekilde kontrol altına alınamazsa asla yeni gelecek cinayetlerin, tecavüzlerin ya da her türlü olası kötülüğün önüne geçilemez.

Bilimsel verilere göre; psikopatların amigdalasında normal insanlara göre çok daha az aktivite gözlemleniyor. Beyinlerinde, gri madde normalden daha az ayrıca empati kuramıyor ve yaptıklarından pişmanlık da duymuyorlar. Bu profildeki insanları idam etmenin geriden gelenlere çözüm olacağını mı sanıyorsun cidden? Genlerle ya da beyindeki değişimle oluşan kontrolsüz davranışların önünü kesmek için kaç kişiyi idam etmeyi düşünüyorsunuz? Mesela genetik olma ihtimali sebebi ile çocuklarını-torunlarını da idam etmek zorunda kalabileceğinizin farkında mısınız? İdam, size o an için bir sorunu ortadan kaldırdığınız hissi yaratabilir fakat yeni olasılıkların önünü kesmez.

Bilimsel verileri dikkate alan ülkelerde seri katiller ya da idam cezası alma potansiyeli olan kişiler belli araştırmalara tabi tutulup, sorunun kaynağını bulmaya çalışıyorlar ki yenileri gelmesin. Sizler ise bu araştırmaları hem maliyetli buluyor hem de israf kabul ediyorsunuz oysaki bu bence ciddi bir akıl tutulmasıdır. Suç işlenmeden önlem almak önemli yoksa Münevver ya da Özgecan öldükten sonra katiller ölse ne olur ölmese ne olur? Giden geri gelecek mi?

Özgecan'ın katili Suphi'nin annesi ne demişti? Hatırlayın lütfen! "Oğlumu bu hale getiren babasıdır, çocukken babasından çok şiddet gördü." demişti, arşivlerde bulabilirsiniz. Şiddet sadece şiddeti doğurur ve idam, yeni doğacak şiddet vakalarına çözüm değildir.

İçimdeki Psikopat” kitabının yazarı olan nörobilimci James Fallon, seri katillerin beyin taramaları ile ilgili bir çalışma yürüttüğü sırada, kendi ailesi için de alzheimer taraması yapıyormuş ve taramalarda ilginç bir durumla karşılaşmış; tarama yaptığı kişinin beyin görüntüleri, karşısında bir psikopat olduğunu gösteriyormuş ve kim olduğunu anlamak için baktığında, taramanın kendisine ait olduğunu fark edip büyük bir şok yaşamış. Kendi aile bireylerinin geçmişini sorguladığında ise şiddet eğilimli hatta katil atalara sahip olduğu gerçeği ile yüzleşmiş. Kendisinin henüz bir seri katile dönüşmemiş olmasını ise uygun koşulların oluşmamış olması ile açıklıyor yani her bu geni taşıyan katil olacak diye bir kural yok elbette ama olmayacağının garantisi de yok.

Hepimiz her an bir katile dönüşebiliriz çünkü hangimizin genetik olarak buna yatkın olduğunu bilmediğimiz gibi, kaç tanemiz detaylı beyin taramasına sahibiz? Genetik olmasa bile belli travma durumlarında, hastalık ya da kaza sonucu beyinde büyük bir değişim oluşabilir ve bu durumda kendimizi ya da yakınlarımızı bir anda idam sehpasında bulabiliriz.

“Canavarlarla savaşan kendisinin de bir canavara dönüşmemesine dikkat etmelidir. Uzun süre uçuruma bakarsan, uçurum da sana bakar.”
Nietzsche

https://www.youtube.com/watch?v=u2V0vOFexY4
 
Sevgili Lefty
Ocak 2018

Ceyda Aycan, Elham Atıfı, Fatma B., Fatma Khillo, Gülhan Güler, Halime Sadad, Hüsnü Sarıkaya, Neslihan Kaya, Selva Hidir, Semiye Beyoğlu, Serpil K., Zeynep Fedakar, Media Akdağ.

Şubat 2018

Asiye Kılıçer, Ayşe Başaran, Ayşe Şahin, Bedia B., Behria Aljalmound, Cansu Özdağ, Ebru Çetinkaya, Fadime Korkmaz, Gamze Kuru, Ganime Varsak, Gizem Eşit, Hatice Koç, Hatice Y., Hürü Temiz, Leyla Karal, Melek Ketman, Melike Çetinkaya, Nisrin Kirdi, Sefika Sever, Serpil Halat, Zuhal Kırlangıç.

Mart 2018

Aynur K., Cennet Esen, Filiz Bolkan, Gül Gülizar Ayalp, İlknur Ç., Kristina, Kübra Fırat, Lale Yanık, Muradiye Bektaş, Müzeyyen Laçin, Yryskul Zheenbek Kyzy.

Nisan 2018

Betül Altıntaş, Deniz Arinç, Derya Çolak, Elif Tul, Esen Dülger, Hanife Bicil, Kübra Nur Yılmaz, Öznur D., Rezzan Gündoğan, Rona Güllü, Serpil Ertekin, Sevil Bektaş, Sevinç A., Şenur Topdemir, Türkay İsayova, Vicdan Özetçi, Zübeyda Kamay.

Mayıs 2018

Ayşe Karahan, Aytekin Muzmun, Çiğdem Alpaslan, Derya Kuru, Gonca Aksakal, Gülhizar Ersöz, Hanife Akdişli, Havva Sakin, Hülya Büyükkaplan, İmran Kandemir, İpek Yılmazcan, Kıymet Özkan, Mühibe E., Nazihe Temel, Nezihe Uçar, Nilay Güngör, Nurhan Doğan, Pınar Çelik, Rümeysa Sakin, Satı Fındık, Seher Çetindaş, Selver Kaya, Sezen Alkan, Suna Doğru, Şule Çet.

Haziran 2018

Ayşe Aruk, Dima Ashalem, Döne Aksu, Elif Kaya Yavuz, Emine Selim, Esra K., Fadime Y., Fatma Fağırci, Fatma Gülistan, Gülsüm Köse, Gülşen Yakar, Heyran Hüseyinova, Melek Sarkarbalkanıgeçen, Meryem Aydoğdu, Müge Çoban, Neşe Üçücü, Nur Ş., Nurşen E., Oya Öztürk, Özgül Uçaçelik, Rafiye Ata, Sevgi Aslan, Sevilay Aka.

Temmuz 2018

Aysel Kurt, Ayşegül Çelik, Emine Karakılıç, Fehime Küçük, Filiz Yahya, Gülşen Narşap, Güneş Karaçuban, Hatice Uzun, Kader Key, Karin Ellen Hitzel, N.Ö., Saibe Yükselir, Simge Süreyya Can, Şükran A., Ümmü Akbaş, Z.İ., Zemzem Selver, Zübeyde Demirbozan, Zümrethen Kutluay

Ağustos 2018

Ayşegül Güneştaş, Bahar Saluğu, Belma Yavuz, Cahide İnan, Elif E., Esra Ateş, Gülşen Eken Bulut, Hasret Soylu, Huluud Hemdos, Işıl Kaya, Kübra Oğur, Melak Akta, Mine İ., Nazıra Bajanova, Nuriye Yasak, Sarıgül Hamarat, Sevgi Arslan, Sevim Taşdemir, Türkan Güneştaş, Veslie Kaya.

Eylül 2018

Aynur Gedik, Bedriye Kargı, Birsen Ş., Elif Parlakyıldız, Emine Orki, Esma Aksakal, Fulya Arpat, Gönül Demir, Güneş Çağraş, Hanım İzollu, İmane Marras, Jale Çağlar, Makbule Kocaman, Nuray Çil, Nurten Avat, Pakize Kurt, Sezen Aslanbaba, Suna Özbey, Şengül Sezgince, Tuğba Yıldırım, Zehra Kaya, Zekiye Keleş.

Ekim 2018

Ayşe Özcan, Cemile Kızıltaş, Dilek Marabi, Elmas Demir, F.Ş, Fatma Güraslan, Hamide Çavdar, Havva Çay, İkram D. , Khomedova Mekhriboni, Media Hasan, Meryem Karaca, N.Ç, Özlem Meşeli, Özlem Uçar, Şevval Sürgün, Şeyda Ayyıldız, Turna Gül Çuntar, Ümmühan Taşpınar, Ziynet Terzi.

Kasım 2018

Cemile E., Cemile Kılavur, Emine A., Emine Çakır, Emine D., F.G, Günay Torun, Hanife Babayiğit, Hatice Korkmaz, Merve Özcan, Nailli Nutfilliana,Pakize Çiftçi, Rahime Gencer, Samiye Ö., Sedef Şen, Sezen Serpil, Sibel Akpınar, Songül Güleçyüz, Vildan Nerede, Zahide Oğuz, Ziynet Terzi.

Aralık 2018

Aynur Top, Emine Topluca, Esmel El H., Fatma K., Feride Kaya, Gizem Danış, Gülüstan A., Gülseren K., Hediye İnanç, Hürü Ergi, Mehtap Er, Mekiye Kaya, Meral T., Meral Uzda, Merve Özcan, Muazzez Kınay, Nefise Dolapçı, Nesrin Cengiz, Nilüfer Danış, Pınar Çoban, Robin Yetiş, Rojda Bulga, Sadiye Andıç, Seda Ulu, Serpil Yıldız, Sevda Çopur, Sevgi Völler, Simge Yıldız, Şerife Boztepe, Zuhal Kayaalp.

Yukarıda ismi yazılı kadın ve çocuklar var, tek tek bir göz gezdirin lütfen, içlerinde tanıdık isimler var mı? Yada bu isimler sizler için bir şey anlam ifade ediyor mu?
- Yukarıda ismi yazılı kadın ve çocuklar çeşitli sebeplerle öldürüldü, yaşam hakları elinden alındı.
- Bir çoğundan kimsenin haberi olmadı, bir kaçı haberlerde çıktı, bir kaç tanesi sosyal medyada gündem oldu.
- İçlerinde senin annen, kardeşin, çocuğun, yakının olmuş olsa ne hissettiriyor oldurdun? Şuan bunları yazarken çok canım yanmıyor, hiç birini tanımıyorum çünkü, herhangi bir bağım yok. Ya bir yakınıma olmuş olsaydı, başıma geliyor olsaydı. Şimdi bunları yazarken gözlerim büyüdü, hepimizin elime geçse onu, bunu, şunu öldürürüm dediği anlar olmuştur, işte bu insanları yaşamdan alan kişilerin yaşamalarına son vermek en adil olan.

Verdiğiniz örneklerde babasının çocuğu dövmüş olduğunu söylediniz, annenin veryansın ettiğinden bahsediyor olmak işte tam kanunda yer bulan bir savunma!
- Mahkemede bu tür söylemler yüzünden indirim uygulanıyor, bir insanın yaşamını elinden almanın tek karşılığı onunda yaşamını elinden almaktır.
- Kanun ve yasada planlayarak ve tasarlayarak insan öldürmenin cezası müebbet hapis olarak geçiyor, işte tam burada idam devreye girmeli ve yağlı urgan boynuna geçirilmeli.
- Eğer sistem güzel şekilde çalışır, adalet ve hukuka güven varsa, idam güzel bir uygulama. Geçmişteki hatalı idam örnekleri çürümüş birer örnek, o zamanlar teknoloji ve DNA ile olayları çözmek bu kadar kolay değildi ve yeterli teçhizat yoktu.

Mart ayında boşanmak istediği erkek Eren Erdoğan tarafından ateşli silahla öldürülen 22 yaşındaki Fatma Erdoğan’ın öldürülmeden 15 dakika önce polisi arayıp “davalık olduğum eşim beni esir tutuyor” şeklinde yardım istediği ortaya çıktı.

Denizli'de 23 yaşındaki Hafize K. boşanmak için mahkemeye başvurmasının ardından evli olduğu Uğur K. tarafından sokak ortasında 4 yaşındaki kızlarının önünde boğazından bıçaklandı. Hafize, yaşam mücadelesi veriyor.

Antalya'da 7 aylık hamile Zehra Ç. evli olduğu erkek cezaevi firarisi Murat Ç. tarafından bıçaklanarak ağır yaralandı. Murat Ç. tutuklandı. Zehra Ç. ile 7 aylık bebeği yaşam mücadelesi veriyor.

Konya'da yaşayan 3 çocuk annesi 37 yaşındaki Tuba Erkol, öldürülmeden 4 gün önce kendisine şiddet uygulayan eşi hakkında şikayetçi olup, evden uzaklaştırma kararı aldırmıştı. Tuba Erkol, evli olduğu erkek Bekir Erkol tarafından evde çocuklarının gözleri önünde 20 yerinden bıçaklanarak öldürüldü.

Elazığ'da 48 yaşındaki 3 çocuk annesi Kabire Atamaz, 20 Ağustos günü evinin önünde ölü bulunmuştu. Yapılan inceleme sonucunda kendisini öldürmekle tehdit ettiği için hakkında defalarca şikayetçi olduğu ve 2 kere uzaklaştırma kararı aldırma talebinde bulunduğu patronu Ömer Cankara tarafından öldürüldü.

Ankara'da yaşayan 2 çocuk annesi 48 yaşındaki Fatma Hülya Yıldız, şiddet gördüğü evli olduğu erkek Mehmet Nevzat Yıldız’dan ayrılmak için boşanma davası açıp, uzaklaştırma ve koruma kararı aldırdı. 6284 sayılı kanun etkin kullanılmadığı için uzaklaştırma ve koruma kararlarına rağmen eve gelen Mehmet Nevzat Yıldız, Fatma Fatma Hülya Yıldız'ı başına poşet geçirerek boğdu, boğazını kesti ve darp ederek öldürdü.
- Yasaların yetersiz seviyede olduğunu anlamak için bir çoğu cezaevinde izinli olan veya bir şekilde kaçıp cinayet işleyen kişiler.
- Diğer bir konuda her coğrafyada idam farklı etkiler yaratır, bazı istatistikler idam cezası olan yerlerde suç oranlarının fazla olduğuna işaret edebilir. Bizim ülkemizde gayet etkili olacağını ve şiddet olaylarında büyük düşüş olacağına kesin gözüyle bakıyorum.

- Son olarak şunu demek istiyorum konuyla alakalı, hemen herkes babasından dayak yemiştir. Buna kendimi dahil edeyim en azından, kimse dayak yedi veya psikolojik şiddet gördü diye gidip bir kadına tecavüz etmez, etmemeli.
Hiç bir ruh hâli, bir insanın yaşamını elinden almak için mazeret olamaz.
Sevdiğim bir sözü vardır; dişine diş, kanına kan!
- 2019 verilerini paylaşma gereği duymadım, çünkü ilk 6 ay bile utanç verici.
 
Son düzenleme:
Sevgili Lefty "ülkemizde idam varmışta suçların, suçluların önüne geçemiyoruz" gibi yaklaşım sunuyorsunuz.
Run 'un paylaştığı isimlere dönüp tekrar tekrar bakın lütfen. Bunca kadın cinayeti, tecavüzü ülkede idam olmadığı halde işleniyorken, konuyu kitlelerin gazına, intikam ve hınç duygularına baÄ£lamak konuyu saptırmaktan öteye gitmiyor.

Nedense önceliÄ£imiz hep sanığın haklarinı savunmak oluyor, mağdurların hakkı ne olacak sorarım ?
 
Sevgili Run,

Ölen nice insanı tanısak da tanımasak da her an bizlerin ya da yakınlarının başına gelebilecek olduğunun farkında olduğum için zaten, konunun çözüm noktalarına dikkat çekmeye çalışıyorum. İdam etmek bizleri geriden gelecek suç işleme potansiyeli olan insanlardan korumaz çünkü bir cezanın caydırıcı olabilmesi için öncellikle yaptığının sorumluluğunu alacak bilinç düzeyinde insanlar olmalı karşımızda fakat bu insanlar maalesef beyinlerinin ya da genlerinin kölesi olduğu sürece idam cezasından asla korkmayacaklardır çünkü biyolojik yapıları gereği böyle bir hissi taşıyamıyorlar.

Suphi olayında da annesi ceza indirimi almak için söylemedi çünkü kafatasında babası tarafından kürekle vurulduğu için darbe izleri varmış. Seri katillerin geçmişini de incelersek zaten bir çoğu çocuk yaşta taciz ya da şiddet mağduru insanlardan oluşuyorlar.

Suçu hafifletmeye çalışmıyoruz, elbette ortada bir suç var fakat idam bu konuda bir çözüm değil ve bu bakış açısı sadece sorunu ötelemeye yarar. Tekrar söylüyorum şu an hapishanelerdeki tüm suçluları idam edin yine de bazı suçların önünü kesemezsiniz. Empati kuramayan ya da yaptığından pişman olmayan insanları idamla durduramazsınız. Biri ikisi idam edilir yerine beş tane daha gelir çünkü idam edilmekten korkacak bir bilinç yapısına sahip değiller.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri