Soru İnsan yaşamadığı acıyı teselli edebilir mi?

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Fiziksel acıyı hatırlamak mümkün değildir ancak ruhsal acılar bir şekilde zihinde yer eder.
Acı konusunda empati kurmak zordur çünkü kişiye özel farklılıkları vardır.

İnsanların bilmedikleri acı tecrübeler hakkında tavsiyelerde bulunmaları ya da teselli çabaları sizce doğru mu?
 
Kendi adıma doğru bulmuyor ve yüzeysel bir yaklaşım olarak ele alıyorum. İnsan yaşadığı acıyı çok daha iyi idrak edebilir yoksa uzaktan teselli vermek çoğu zaman karşı tarafın hislerini yok saymakla ve geçiştirme çabası ile sonuçlanabiliyor.
 
Etmeye çalışır; ancak tam anlamıyla empati yapamaz.
 
Ona iyi geliyor isen hangi acı olursa olsun seninle atlatır kim olursa olsun sarılmak bile yetebiliyor bazen
 
Her olayın insanda yarattığı etki çok farklı olunca acının ne iz bırakacağını da bilmek çok zor hatta ortak acılara verilen tepkiler, hissedilenler bile çoğu zaman birbirinden farklı olabiliyor.
 
Empatiden yoksun değiliz anlarız tabii ki. ama bazıları da ufak tefek dertlerini çok büyütüyor kafasında özellikle kadınlar yapıyor bunu
 
"Yanındayım" lafı empati kurulamayan durumlarda can kurtarır.
"Acını algılayamıyorum ama elimden gelen en iyi şey seni dinlemek ve yanında olmak."
Az da olsa iyi hissettirebilir.
 
Dizin kanadığında yara bandı yapıştırman gerektiğini bilmek için muhakkak dizinin kanamış olması gerekmez.
Hiç yaşamadığın ruhsal bir acı için nasıl teselli vereceksin? Bahsettiğin mecazi de olsa fiziksel acı ile ilgili bir örnek.
 
Hiç yaşamadığın ruhsal bir acı için nasıl teselli vereceksin? Bahsettiğin mecazi de olsa fiziksel acı ile ilgili bir örnek.
Empati yeteneği olan biriyse yapabilir. Herkes her acıyı kendi içinde benzer büyüklüklerde yaşıyor. Senin evcil hayvanın öldüğünde hissettiğin ile benim nenem öldüğünde hissettiğim çok da uzak hissedişler değil.
 
Kişide empati yeteneği olsa bile olaylara bakış açısı ve algısı sebebi ile yine tam manası ile kişinin yaşadığı acıyı idrak edemeyecektir. Benzer acılara karşı bile insanların tepkisi farklı oluyor. Anne-babası vefat eden iki kardeşin, bu ölümü karşılama şeklinde farklılıklar vardır. Birisi daha metanetli yaklaşırken diğeri yıkılabilir. Bu farkı yaratan da o acının kişide yarattığı etkinin, birisi için dayanılmaz diğer içinse daha kabul edilebilir olmasıdır.

İnsan yaşadığı ortak acıları bile teselli edemeyebilir çünkü o kişide nasıl bir yıkım yarattığını tam manası ile hissetmeniz mümkün değildir.
 
Tabii ki edebilir.
Hatta olaya daha az histerik yaklaşacağından daha faydalı tesellilerde de bulunabilir ki psikolojideki kognitif yaklaşımlar buna örnek olarak verilebilir.
Her deneyim sahibi düze çıkmış demek degildir; çok az insan acılarından ders çıkarıp nasihat verecek kıvama gelir.
 
Elleri, kolları, bacakları olmayan bir insan ile ne kadar empati kurmak isterseniz isteyin hiçbir koşulda o insanın çektiği acıyı, sıkıntıyı idrak edemezsiniz çünkü o yoksunluğun ne olduğunu birebir deneyimlemeden kimse benzer duygulara sahip olamaz.
 
Elleri, kolları, bacakları olmayan bir insan ile ne kadar empati kurmak isterseniz isteyin hiçbir koşulda o insanın çektiği acıyı, sıkıntıyı idrak edemezsiniz çünkü o yoksunluğun ne olduğunu birebir deneyimlemeden kimse benzer duygulara sahip olamaz.
Doğum gününüzü hala söylemediniz.Acılar içinde kıvranıyorum
 
Teselli etmek isteyebilir ama yosun’un değindiği noktayı şu anlamda doğru buluyorum; teselli edilen kişi üzerinde öfke yaratabilir. Çünkü insanda böyle bir hal oluyor, “sen nereden bileceksin ki” şeklinde. Özellikle acı her ne ise o tazeyken. Belki oldukça empatızdır, bence bunu teselli etmek, avutmak ya da akıl vermek yerine sarılmak, günlük rutinlerini idame ettirmek için kişiye destek olmak, ağladığında, bağırdığında, kızdığında, kriz anlarında yanında olup onu sevmek için kullanabiliriz. Bu da bir anlamda tesellidir belki. Yoksa bence de eşekten düşmüşün halinden en iyi eşekten düşmüş anlar. Ama işte yaşamda her acıyı deneyimlemek de mümkün değil- iyi ki değil- bu demek değil ki, bizden farklı bir acıyı deneyimleyen sevdiğimizi sarmayacağız, elbette saracağız, her şeyi anlamak zorunda da değiliz. Bilmişlik taslamadan sarıp seveceğiz, bu kadar.
 
Geri