Sahip olduğum maddi veyahut manevi şeylere başvurmuyor olmam,sahip olmadığım anlamına gelmiyor.Sadece bana bunları kullandırabilecek güçlü şeylerle karşılaşmamış olmanın getirdiği hayal kırıklığı var.
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
yine güldürdün beni yaaaaaaaaaaa...Ya bu hamilelik kafası bir tuhaf. Bir kere kesinlikle çok unutkan ve umursamaz oluyorsun. Çünkü hormonlar seni buna sevkediyor. Ama mesela bir hamilelik kitabı okurken gözlerin dolarak ağlamanın eşiğine gelebiliyorsun. Yine hormonlar seni buna sevkediyor. Hafta hafta hamilelikle ilgili bir kitap okuyorum. İşte hem gebedeki hem de bebekteki değişim ve gelişim sürecini anlatan bir kitap; orada dr yazar, araya küçük bir hikaye sıkıştırmış, anne karnındaki ikiz bebeklerin birbiriyle muhabbetini anlatan. İşte çok tedirginler, doğumdan sonra yaşam var mı, biz ne yapacağız, yaşamımızı nasıl idame ettireceğiz odağında bir muhabbet dönüyor aralarında. Temelde anne adayı ile bebek arasında bir bağ kurmayı amaçlayan bir hikaye. Normal zamanda okusam benim gibi duygusal bir insanın dahi kfjfhd diye gülebileceği bir hikaye ama bu gebelik kafası o kadar değişik ki ay benim bir gözlerim dol, ağlamaklı oldum duygulanıp; etrafıma baktım beni izleyen biri var mı diye jfjdh (ofiste boş kaldığım zamanlar okuyorum) Şu kızı sağ salim bir kucağıma alabilsem, sonrasını da sonra düşünürüz:d
yine güldürdün beni yaaaaaaaaaaa...
hem tebessüm ettim , hem güldüm vallahi
o kıza neler dicem neler hele gelsin![]()
Hep mutluluktan dolsun o gozlerin evladına dair ...Ya bu hamilelik kafası bir tuhaf. Bir kere kesinlikle çok unutkan ve umursamaz oluyorsun. Çünkü hormonlar seni buna sevkediyor. Ama mesela bir hamilelik kitabı okurken gözlerin dolarak ağlamanın eşiğine gelebiliyorsun. Yine hormonlar seni buna sevkediyor. Hafta hafta hamilelikle ilgili bir kitap okuyorum. İşte hem gebedeki hem de bebekteki değişim ve gelişim sürecini anlatan bir kitap; orada dr yazar, araya küçük bir hikaye sıkıştırmış, anne karnındaki ikiz bebeklerin birbiriyle muhabbetini anlatan. İşte çok tedirginler, doğumdan sonra yaşam var mı, biz ne yapacağız, yaşamımızı nasıl idame ettireceğiz odağında bir muhabbet dönüyor aralarında. Temelde anne adayı ile bebek arasında bir bağ kurmayı amaçlayan bir hikaye. Normal zamanda okusam benim gibi duygusal bir insanın dahi kfjfhd diye gülebileceği bir hikaye ama bu gebelik kafası o kadar değişik ki ay benim bir gözlerim dol, ağlamaklı oldum duygulanıp; etrafıma baktım beni izleyen biri var mı diye jfjdh (ofiste boş kaldığım zamanlar okuyorum) Şu kızı sağ salim bir kucağıma alabilsem, sonrasını da sonra düşünürüz:d
Tarih olarak 15 haziranı belirledik. Tabiki ufak mırıldanmalar oldu ama sonuçda herkes sebeblerini felan dinledikden sonra bu konuda hepimiz hemfikir olduk.Bayram sonu ikiz bebheklerin pipisini kestireceğiz bizimkilere sıkı sıkı tembih ettim . Sakın ama onları ben pilav ile yiyeyeceğim diye herkesi aldı bir gülme .
sabah bizim köyün dedesine sorayım günah mı diye
sonra yeriz![]()
www.forumsal.net
Hep mutluluktan dolsun o gozlerin evladına dair ...
Cok özel degilse isim ne dusundunuz ,kisilere verilen adların onemine inanan biri olarak merak ettim.
çok teşekkür ederiz veracım, amin
Ben de inanıyorum böyle şeylere, o yüzden halen karar veremedik ve önerilere açığız:d birkaç isim var aklımızda; gökçe, bilge, ipek, mavi (bunu özkan veto ediyor biraz ama istersem ikna ederim jfjdh) defne (bu da çok tercih ediliyor, o yüzden biraz uzaklaştık galiba) mesela.
Böyle ferah ferah ama güçlü isimler düşünüyoruz. Bakalım.