Hitler neden türkiye ye saldırmadı

Konu sahibi son olarak 2618 gün önce görüldü
Öyle diyorsunuz da zapatalar her mücadelerinde Meksika bayrağı altında gitmemiş midir mücadelerine :) Mesele bir toplumun teşkilatlanmasından bahsediliyor, devlete elbette karşıyım. devlet açık bir katildir, benim adolf hitlerin turkiyeye neden girmediği hakkında bilgi yok. sadece olacağını dusunduğumu dile getirdim. Bu yuzden sovyetler ile Türkiye arasında ki birleşmeyi gösterdim.

Konu dışına çıkmayı istemiyorum. O yüzden burada bunu konuşmasak daha iyidir hocam. Bu konuyla ilgili yazılar yazdım ve ilerde bunun ötesinde fokoculuk üzerine bir yazı yazmayı da düşünüyorum. Notlarıma bir göz attıktan sonra vakit bulabilirsem yayınlayacağım. Selamlar.

Konu : http://www.forumbahane.net/forumbah...zmde-iktidar-perspektifi-ve-turkiye-solu.html
 
Türkiye nin savas'ta net bir tavır almaması büyük bi etken, Rusya yi ele geçirdikten sonra mutlaka sıra bize de gelecekti.
 
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği(SSCB) ile Türkiye'yi kıyaslaman hatalı olur. SSCB ondan fazla ülkeden oluşur(yanılmıyorsam 16 idi) ve Ulusların Kendi Kaderini Tayini Hakkı ilkesi vardır. Her ulus bu birlikten çıkmaya özgürdür ve Her ulus birbiriyle eşittir. Özgür kararlar alabilir. Türkiye ise 10 dan fazla etnik kökenden oluşur ancak içerde de dışarda da Türklüğü ön plana çıkartır. Yani diğer uluslara ulus olarak söz hakkı tanımaz.

Konu dışında olacak belki ama EZLN avatarı taşıyıp da ulus-devleti kutsallaştırman garibime gitti. EZLN marksizm ekseninde olan maoist bir örgüttür ve ulus devleti kutsallaştırmak gibi siyasi bir geleneği yada pratiği yoktur.

Hacım SSCB'de gerçekten her ulusun kendikaderini tayin etme hakkı olduğuna inanıyormusunuz?Devrimden bir süre sonra Azerbaycan veErmenistan başta olmak üzere işgal ettiği diğer devlet ve Ulusların işgal nedeni nedir?
 
Türkiye'nin stratejik planı.Zaten Türkiye'nin tarafsız kalmasının en önemli faktörlerinden biri bir savaşı daha kaldıracak ekonomiye vede güce sahip olmamasıydı.Savaşın seyrini'de ABD değiştirdi.Fransa başta olmak üzere Avrupa'nın önemli yerleri işgal edilmişti Hitler tarafından.Türkler'i defalarca savaşa sokmaya çalışmış ama kabul etmemişler.Türkler gücüne o zamanlarda çok güvenebilseydi Hitlerin ABD savaşa girene dekki başarılarına bakarak savaşa çekinmeden girebilirdi belkide. fekat adil, bileklerin kullanıldığı bir savaş olmadı.Füzelerle başlayan, atom bombalarıyla son bulan bir savaştı.
 
Hitler savaşın başlarında hatta kutuplaşma olduğu zamanlar Türkiye'yi yanına çekmek için çabalamıştır.Hatta Rusya'ya saldıracağı zaman da Türkiye'ye teklif sunmuştur yanında olması için.Hatta Hitler'in kararğahının adının''Kurtini olması ilginç bir raslantıdır(!)Bir de Führer yolgösterici,lider anlamı taşır aynı zamanda Başbuğ anlamına da gelmektedir :)

başbuğ almancası

Hitler'in Türkiye'ye saldırmamasının en büyük sebebi olarak Osmanlı zamanında başlayan ve günümüze dek devam eden yakınlaşmayı gösterebiliriz.Bir diğer sebeb ise Hitler'in en büyük amacının Rusya olduğu ve Rusya'ya savaş ilan edecek birisninin Türkiye'ye savaş ilan etmesi çok mantıksız olurdu.Ha Rusya'yı yense idi sıra belki Türkiye'ye gelebilirdi,buna bilemeyiz ama yukarıda belirttiğim gibi bence en büyük sebeb Alman-Türk yakınlaşmasını gösterebiliriz.
 
İsmet İnönü'ye Mektubu


Hitler'in İsmet İnönü'ye mektubu, Resmi olarak 1 Eylül 1939 sabah saat 5.45’te Alman ordularının Polonya sınırına saldırmasıyla başlayıp 2 Eylül 1945’te Japonya'nın teslimiyet belgesinin imzalanması ile sonuçlanan İkinci Dünya Savaşı sırasında, Almanya Devlet Başkanı Adolf Hitler'in Almanya Büyükelçisi Von Papen aracılığı ile Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'ye yazdığı 28 Şubat 1941 tarihli mektup.


Tam Metin


Türkiye Cumhurbaşkanı, Ekselans Bay İsmet İnönü Ankara


Bay Başkan,


Alman hükümetinin arzu hilafına ve İngiltere ve Fransa'nın 3 Eylül 1939'daki savaş ilanı kararıyla Alman halkına empoze edilen savaşta, Alman Reichi'nin şu sıradaki hedefi, Avrupa kıtasında İngiliz nüfuzunu bertaraf etmektir. Bu, yüz yıllardan beri devam eden Avrupa'daki devletleri birbirine karşı oynayarak yıpratma metoduna son vermenin bir koşulunu oluşturmaktadır. İngiltere'nin, Avrupa'nın çeşitli bölgelerinde askeri nüfuz kazanma yolundaki çabaları, Alman Reichi'ni, bu bölgelerde, toprak kazanma yönünde veya siyasi nitelikte herhangi bir başka amaca yönelik olmayan önlemleri almaya zorunlu kılmaktadır.


Bu bakımdan Ekselans, size, Yunan topraklarına yerleşme yolundaki İngiliz önlemlerinin gitgide tehditkar bir nitelik aldığı şu sırada, bu koşulların gerektiği belirli karşılıklı önlemleri almaya karar verdiğimi açıklamak isterim.


Bu nedenle Bulgar hükümetinden, Alman Silahlı Kuvvetleri'nin bir kısım birliklerine, bu yoldaki belirli güvenlik önlemlerini uygulamak için izin vermesini rica etmiş bulunuyorum. Öteden beri Almanya'ya karşı dostluk ilişkileri içinde bulunan Bulgaristan, bu ilişkileri, Üçlü Pakta katılmak suretiyle daha da takviye etmiş ve alınacak önlemlerin Türkiye'ye yönelmeyeceğinden emin olarak, bunların uygulanması için gerekli izni vermiştir.


Ben de Ekselans, size bu fırsattan yararlanarak resmen bildiririm ki, Almanya'nın bu önlemleri, hiçbir şekilde Türkiye'nin toprak bütünlüğüne veya siyasi yapısına yönelmiş değildir. Aksine, birlikte yürüttüğümüz büyük ve hayati savaşın hatıralarıyla ve bu savaşı izleyen ıstıraplı yılların hatıralarıyla dolu olarak, size, Almanya ve Türkiye arasında gerçek dostluğa dayanan bir işbirliği için gelecekte dahi bütün koşulların var olduğuna kesin olarak inandığımı belirtmek isterim.


Çünkü;


1. Almanya bu bölgelerde hiçbir toprak çıkarı peşinde değildir. Alman birlikleri, söz konusu tehlikelerin giderilmesinden hemen sonra Bulgaristan ve Devlet Başkanı Antenoscu ile uyum içinde Romanya'yı terk edeceklerdir.


2. Savaşın sona ermesinden sonra Avrupa'nın yaralarını sarma yolunda başlayacak ekonomik gelişme, Almanya'yı ve Türkiye'yi zorunlu olarak, tekrar yakın ilişkiler içine sokacaktır.


Bu alanda önemli bir faktör, Almanya'nın çıkarlarını, yalnız kendi endüstri mallarının satışında görmediği, aynı zamanda en büyük alıcı olma eğilimini de taşıdığıdır.


Bunların dışında inanıyorum ki, savaştan sonra gerçekleşecek yeni anlayışlar düzeni, Almanya'yı hiçbir şekilde Türk hükümetinin hedefleriyle karşı karşıya getirmeyecek, aksine, iki devletin yakınlaşması, bu alanda hem Türkiye'nin hem de Mihver Devletleri'nin çıkarına olacaktır.


Bu bakımdan ben şimdi olduğu gibi gelecekte de, Almanya ile Türkiye'yi karşı karşıya getirebilecek hiçbir neden olmayacağı görüşündeyim. Bu düşüncelerle, Bulgaristan'da ilerleyen Alman birliklerinin Türk sınırlarından, orada bulunmalarının amacı hakkında yanlış bir yorum bulunulmasına meydan vermeyecek kadar uzak kalmalarını emrettim. Şu kayıtla ki, Türk hükümeti, bizi, bu tutumumuzda bir değişiklik yapmaya zorunlu kılacak önlemlere girişmeyi gerekli görmesin. Ancak böyle bir durum dahi, Almanya'nın Yunan topraklarına yerleşme amacını taşıyan İngiliz önlemlerine karşı çıkma konusundaki isteğinde bir değişiklik yapmayacaktır.


Bu mektubumu Ekselans, Almanya ile Türkiye arasındaki ilişkileri hiçbir koşul altında kötüleştirmemek, aksine, mümkün olan her şekilde iyileştirmek ve uzak gelecekte dahi iki taraf için verimli olacak şekilde düzenlemek yolundaki içten isteğimin bir dile getirilmesi olarak kabul ediniz.
 
Sovyetlere savaş götürürürken planını buna yapmışken Türklere saldırmak stratejik bir hata olurdu Türklerin savaşçı bir millet olduğu biliniyor ki Hitlerin bunu biliyor olması normal .

Ayrıca Türkiye yüz ölçümü büyük bir yer ve bölgesel çatışmanın fazla olacağını ve Sovyetleri Türk topraklarından saldırma olasılığından dolayı tam bir stratejik felaket olurdu.

Hitler ki nasıl tarihi bilmeyen biri olmasın Türklerin savaşçı ırk olduğunu görmezden gelsin savaşta herşeyi düşünmeniz gerekir her durumu önünüze koymalısınızdır !!
 
Geri