Hiç

Konu sahibi son olarak 3932 gün önce görüldü
Yeni gördüm hayırlı olsun:)
 
Ben herkese zaten hemen güvenirim. Kazanmış olduğun güveni başarı sanma yani -)
Ama iftira atma en azından mesela.
Bi de müslümanlığı kullanmayaydın iyiydi :D
 
Hani bundan 1,5 - 2 ay önce bi kaza anlatmıştım, içinden geleni söyle konusunda.
Ben şimdi nişanlına nasıl söyleyeceğim beyin kanaması geçiriyor diye demiştim.
Daha 24 yaşındaydı.

Bu gün acile geldi teşekkür etmeye, elinde bi kutu çikolata ile.
Adını sanını vermeye gelmiş esasında. "Ünyeye yolunuz, işiniz düşerse başım gözüm üstüne" dedi.
Hayretler içerisinde izledim hastayı. "Ne demek, görevimiz, zahmet etmeseydiniz keşke" diyebildim sadece.
O an hissettiklerim şöyleydi esasında: Acaba alay mı ediyor? Birazdan darp mı edileceğim? Bi sekeli mi kaldı?
Hasta gidene kadar da emin olamadım.
Şu an elbette mutluyum -)
 
Hatırladım bunu ben. Ayrıca wassapına bak. :T::
 
Herseyin sonu vardır derler hep, kelimeleri yan yana dizersin cumleler olusturursun ve sonunda bir noktalama isareti koyarsın, bir ucurtma ucurursun ve ruzgar bittiğinde o ucurtma yere dusmesi gibi, bir an birseyler hissedersin, bazen o hisler duraganlasır, bazen tırmanısa gecer, o tırmanısın sonu gibi,
gozlerine kapattıgında tıpki , gokyuzundeki o karanlık gibi bir perdenin olusması gibi, dusunememesi gibi, dusuncelerin bittiği nokta belkide..
 
Herseyin sonu vardır derler hep, kelimeleri yan yana dizersin cumleler olusturursun ve sonunda bir noktalama isareti koyarsın, bir ucurtma ucurursun ve ruzgar bittiğinde o ucurtma yere dusmesi gibi, bir an birseyler hissedersin, bazen o hisler duraganlasır, bazen tırmanısa gecer, o tırmanısın sonu gibi,
gozlerine kapattıgında tıpki , gokyuzundeki o karanlık gibi bir perdenin olusması gibi, dusunememesi gibi, dusuncelerin bittiği nokta belkide..

Hiçin tanımı mı bu?
 
XvELoj.jpg
 
Bu gün biraz kimsesizim ve kimseyim.
 
Küçük bi yerde yaşamak zor. Bi süre sonra bütün yüzlere aşina oluyorsun.
Hasta daha içeri girer girmez, ben biliyorum bu amcayı deyip şikayeti dinlemeye bile gerek duymadan tedavisini veriyorsun. O kendini kıymetli hissediyor, sen kendini eskimiş.
İnsanların sadece şikayetlerini dinlediğin bir meslek bu kadar itici iken bir de artık o insanları göre göre bağ oluşturmuş olmak can sıkıcı.
Sıkıldım vesselam.
Keşke yaşlılar bu kadar tatlı olmasa, ve bu kadar ölüme yakın olmasa.
Öyle bebek gibiler ki, üstelik çoğu sahipsiz ve muhtaç.
Yaşlı vergisi diye bi şey olsa keşke, maaşlarımızdan kesilse ve gerçek anlamda onlara olanaklar sağlansa. Uff bildiğin üzgün uyandım.
Ölme Rıfat dede, ölme.
 
Hala sindiremiyorum.
Yakın zamanda bi yakını ölmüş hastanede söylenilene göre.
Ya şunu anlamıyorum ben, hasta yaşayınca beni tanrın mı ilan ediyorsun ki ölünce azrail ben oluyorum?
Haberlerde bazen geçiyo, doktor doğum yaptırırken bebeğin köprücük kemiği kırıldı. Ceviz kadar delikten karpuzu geçirmeye çalışıyosun, elbette komplikasyon diye bi şey var. Sürekli halkı kışkırtıyolar.
Bugün adam gülümseyerek öldürdüm diyebiliyor.
Bu adamı ve benzerlerini muayene etmek zorunda bırakan sistemin de mk.
Başımız sağolsunlar da teselli etmiyor, iş bırakma eylemleri de.
Duyarlılık yoksunu bunca meslektaşım bile varken sağlık bakanı istifa etse de yetmezdi.
Bu adam ve bunun zihniyetindekiler acı içinde geberip doktor bulamazlar umarım.
Artık "yaa ama bazıları da hak ediyo" cümlesine bile tahammülüm yok.
 
Senin katilin sadece o **Spam/Adversiting** çocuğu değil.
Senin katilin "bi dru daha halletmişler" diyen medya.
Senin katilin "olayı kınıyoruz, şiddet her yerde arttı" deyip bi tarafına takmayan sağlık bakanı.
Senin katilin bana dokunmayan yılan bin yaşasıncı meslektaşların.
 
2dir başıma gelen şu. Mesela rapor için gelmiş. Dişi şişmiş. Diş hekiminden niye almadın dedim, o iki gün verebiliyomuş acilden al dedi. Hayır dedim 10 güne kadar verebiliyorlar. O buraya gönderiyo sen oraya diye bağırdı. Oradan diş hekimi gibi mi duruyorum dedim. Sakin bi şekilde konuşmaya çalışırken ses tonu iyice yükseldi adamın. Bi meslektaşım dinlenme odasından çıktı bağırmaya başladı adama. Adam ses tonunu alçaltıp gitti.

Başka bi adam aldolan yaptırmaya gelmiş, taş ağrısı için. Geçmişine baktım, son bir ayda günde bir bazen iki kere yapılmış. Adama yan etkilerini, uyuşturucu gibi bağımlılık yaptığını anlattım. Adam hayır yapacaksın, görevin bu diye bağırmaya başladı. Ben yine sakin bi şekilde ürologa başvurursa bağımlılık yapmayan yöntemler sunacağını açıklamaya çalışırken bağırarak üstüme yürümeye başladı. Yine aynı meslektaşım çıkıp bağırdı adama, adam sustu ve gitti.
Sizin bana insanmışım gibi davranmanız için benim size bokmuşsunuz gibi mi davranmam gerekiyor?
 
Hayatın en adil kuralıdır ettiğini yaşamak. Mücadeleyi abartıp çok hırslı davranmamak gerek. Ne de olsa bi yerden sonra bi şeyler sizin elinizde değildir.
Evet arkadaşlar, aynen öyle, yediğiniz kadar s.çarsınız.
 
And içtim, sizin gibi kötü niyetli insanlara dönüşmeyeceğim.
Ne diyoduk. Kamil abi unutuldu yine.
 
Bilmediğim bi şehirde, hiç kimseyi tanımıyor olarak uyansam.
 
Geri