Aklıma Mehmet Pişkin geldi; kendisi, videosunu yayınladığı yıllarda birçoğumuzu derinden sarsan bir intihar örneğiydi.
Bu örneğin kariyerine baktığımızda çok parlak olduğunu görüyoruz, maddi durumu gayet yerli yerinde, videoda birçok güzel kadına aşık olduğunu söylüyor... Hayattan alabileceğini aldığını düşündü muhtemelen ve daha fazlasının olmadığına karar verip yaşamını sonlandırdı.
Herhangi bir dini inancı yok, dolayısıyla ölümden sonra yaşam olmadığını düşünüyordu sanıyorum.
Cenazesinin bilimsel amaçlarla kullanılmasını vasiyet etmişti, sözü umarım yerine getirilmiştir.
Bu noktada durup kendime soruyorum; bu intiharın temel nedeni ne olabilir? Hayatı tüketmek mi, ölümden sonra hiçliğe gidecek olma düşüncesinin verdiği karamsarlık mı, hayatın sadece aydınlık tarafını özümseyip karanlıkta yaşayanlarla hemhal olamayış mı? Ya da kendi karanlığından kaçmak için hayatını olabilecek en mükemmel biçimde sağlamlaştırıp sonra kendini kaleye hapsetmiş olduğunu fark etmek mi? Belki hepsi.
Ben Mehmet Pişkin olsaydım beni intihardan ne vazgeçirebilirdi? Muhtemelen, başka hayatlara dokunmak, hayatının olumlu yönde değişmesine ihtiyaç duyanlara vesile olmak beni hayata yeniden bağlayabilirdi. Madem bir tane hayat var, başka yok, öyleyse bu hayatı olabildiğince güzelleştirmeliyim diye düşünürdüm. Yüzü gülmeyenleri güldürürdüm. Hep birlikteyken hayatın anlamı oluyor, başka hayatlara karışırdım, İstanbul kayıp bir şehir, kaybolan yanını keşfe çıkardım.
Bunları kendime söylüyorum aslında; zaman zaman benim hayatım da anlamını yitirecek gibi oluyor, tam o noktada kendime başka hayatların varlığını hatırlatıyorum.
Diğer bir mesele de, ortaokulda veya liselerde gençlere yaşam amacının ne olduğuyla ilgili yönlendirmeler yapılmıyor; gençlerimiz yanlış üniversite tercihleri yapıyorlar, yanlış meslek seçiyorlar... Yahut asgariyle geçim sağlamaya çalışacakları öylesine bir mesleğe adım atıyorlar. Maddi anlamda doyuma ulaşmak kadar ulaşamamak da intihar sebebi olabiliyor. Çünkü mesleğini sevmediğinde tek derdin geçim derdi oluyor ama mesleğin aracılığıyla manevi tatmin sağlayamadığından elindekiyle de yetinemiyorsun, mutsuzsun. İçim karardı yeter bu kadar.