Günlük Hedonik Uyum

Konu sahibi son olarak 88 gün önce görüldü
Değilim. Yakın zamana kadar ne olduğunu da bilmiyordum. Bir dizide karşılaştım ve araştırdım. Kavram hoşuma gitti, gelişime inanan biriyim. İnsan-ı kamil kavramını severdim bunu da sevmemek için bir neden bulamadım.

Emin yoldasin.Devamke.
 
Bu dünyada bir zamanlar bir Rembrandt'ın, bir Beethoven'in, bir Dante'nin, bir Napoleon'un yaşadığı hakkında en ufak bilgisi bulunmayan birinin kendini büyük bir insan sayması son derece kolay değil midir?
 
Garson ikinci büyüğü getirip bıraktığı sırada, masadaki sesi kısık telefonumun ışığı yanıp sönmüştü.
"Parkın kapısındayım."
Tanımadığım bir numaraydı.
Aklıma aniden bir şey gelmiş gibi, ütüyü prizde unutmuşum gibi mesela, öyle pürtelaş sandalyeden fırlamış, kimsenin sorusuna mahal bırakmadan fişek gibi çıkmıştım kapıdan. Sokağın başına kadar koşmuş, parkın kapısındaki karanlık siluetini görünce yavaşlamıştım. Fazla hevesli görünmek istemezdim. Gerçi mesajını alalı en fazla kırk saniye olmuştu. Kırk saniyede Hızır gibi yetişip parkın kapısında bitivermek, taşıdığım hevesle alakalı yeterince fikir veriyordu. Annem halimi görse "Sana da koca olsun, bu gece olsun kızım" derdi. Bunu derken elbette tezcanlılığımdan dem vururdu, hafif meşrepliğimden değil. Kesinlikle latife ediyor olurdu. Koca dediği metafordu. Yoksa bir mesajla sokaklara dökülecek, gecenin kör saati tanımadığı bir adamın peşine düşecek bir kız yetiştirmemişti o. Şimdi düşünüyorum da, galiba annemin değil, o aptal mesajın sözünü dinlediğimde kaybetmiştim ben. Sonrasında yaşanan her şey, mağlubiyetimin garnitürüydü.
 
Sizler, komşularınız, tıpkı babalarınız gibi, onların babaları gibi hayattaki en basit şeylere inanmak için mucize istiyorsunuz. Kalpleriniz o kadar acımasız, o kadar duygusuz, gözlerinizi örten karanlık o kadar yoğun ki. Bu yüzden peygamberleri cennetten indiriyor ve sizi mutlu etsinler istiyorsunuz, sonra da onları öldürüyorsunuz.
 
Bugüne kadar seks kasetleri ortalığa saçılan ünlüler bu durumdan zarar görmekten çok fayda sağladı. Paris Hilton'u, Pamela Anderson'u, Britney Spears'ı düşünün. Hadi onların işi bu diyelim, özel hayatları hakkında olmadık şeyler ortaya çıkan Berlusconi'ye, Sarkozy2ye, Clinton'a ne diyeceksiniz?

Nasıl ki bunca yıldır her yaz kadınları bikiniyle gördüğümüz halde hala dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile bikini dergileri çok satıyorsa, başkalarının mahremiyetine, gizli hayatına duyduğumuz merak ve dedikodu saplantımız da azalacak gibi görünmüyor.
 
Dünyadaki tüm ana akım dinlerin yerkürenin en yoksul ve parçalanmış köşelerine misyonerler göndermesinde bir neden vardır: Açlık çeken insanlar karınlarını tok tutacak her şeye inanmaya hazırdırlar.
 
Newton çocukken yatak odasında yalnız oturuyordu. Dışarısı karanlıktı. Ne kadar zamandır uyanık olduğunu, saatin kaç olduğunu ve hatta hangi gün olduğunu bilmiyordu. Yalnızdı ve haftalardır çalışıyordu. Ailesi onu aç biilaç dışarıda çürümeye bırakmıştı.

Beyaz bir kağıt aldı ve üzerine büyük bir daire çizdi. Çevresine noktalar işaretledi ve nokta nokta çizgilerle her birinin çekim kuvvetini merkeze doğru belirledi. Altına şöyle yazdı: "Değerlerimizin duygusal bir çekim kuvveti vardır: Aynı şeylere değer verenleri yörüngemize alırız ve değerleri bizimkilere aykırı olanları içgüdüsel olarak ters manyetizmle iteriz. Bu çekimler aynı prensibin çevresindeki benzer zihin yapısındaki insanların geniş yörüngesini oluşturur. Hepsi aynı yolu izler, aynı takdir ettikleri şeyin çevresinde daireler çizer ve dönerler.
 
Kadınlar duyduklarına aşık olur, erkeklerse gördüklerine. O yüzden kadınlar makyaj yapar, erkekler ise yalan söyler.
 
Sokak jargonuna uzak kalmıştık, devam edelim:

Bu işler afitap meyhanede dansöz oynatmaya benzemez.
 
Geri