Günlük Hedonik Uyum

Konu sahibi son olarak 85 gün önce görüldü
[YOUTUBE]3Wl4UnxMlJY[/YOUTUBE]​

Oldukça kıymetli.
 
Güzelliğini satışa çıkaran kişi, belaya avuç açmış olur. Böylesi bütün kötü bakışları kendi üzerine çeker. Düşmanları bir türlü, dostları bir başka türlü onun mahvına çalışırlar. Biri kıskanarak, öteki pohpohlayarak, ömrünü ziyan ederler. Ekin mevsiminde tane ekmeyen kişi zamanı ve zamanın kıymetini bilir mi?
 
Hiç şüphesiz, insan son derece zeki bir yaratık; ama bu zekası, aynı zamanda delilikle gölgelenmiş durumdadır. Bilim ve teknoloji, insan zihninin bozukluğunun, gezegen, diğer yaşam biçimleri ve insanın kendisi üzerindeki yıkıcı etkisini daha da artırdı. İşte bu yüzden, insanoğlunun kolektif deliliği, en iyi yirminci yüzyıl tarihine bakılarak görülmektedir.
 
Herkes silahlanacak. Tıpkı Yeremya peygamberin İsrail'de tapınağı inşa ederken bir elinde kılıç diğerinde mala tuttuğu gibi.
 
Saatin üç olması daima ya çok geçtir ya da çok erken.
 
[YOUTUBE]s9mI9I9bTbI[/YOUTUBE]​

Ve aleyna aleyküm selam kardeşim.
 
Pazarlığa açık değilse ruhum, Şeytan beş para vermeyecektir.
 
Sadece onlar değil, havuzdaki herkes gözüme fareler gibi görünüyordu şimdi. Yiyor, içiyor, düzüşüyor ve bu amaçsız devinimi sonsuza kadar sürdürebilmek için ellerinden geleni yapıyorlardı. Eşref-i mahlukatta bundan pek fazlasını göremiyordum maalesef.
 
Henüz yaz mevsimine girmemiş idiysek de, global ısınmanın etkisiyle ipini koparan havuza koşmuştu. Yüzen, güneşlenen, tıkınan; şişman ya da sıska, tüysüz ya da aşırı kıllı, akça pakça ya da kapkara gövdeler 'normal' denen şeyin sadece teorik bir kategori olduğunun kanıtı gibiydi. Ve sesler! Ortalamaya güç bela yaklaşabilecek zeka düzeylerinin en az on puanlık bir kısmını soyunma odasında bırakmış gençlerin şuursuzca kahkahaları cehennem senfonisi husule getiriyordu.
 
Sanırım karşısındakine bir zarar verme potansiyeline sahip her canlının, aynı zamanda o zararı muhakkak ki vereceğine dair güçlü bir inanç taşıyordu.
 
Antibiyotiğin icadından sonra toplumdaki boşanma oranının patladığını biliyor muydun? Evlilik icat edildiğinde insanların ortalama ömrü kırkbeş, elli yıl kadarmış. Üstelik herkes günde en az onaltı saat çalışmak zorundaymış. Yani eşini günde bir-iki saat ancak görebiliyormuşsun. Sonra zaman içinde iş saatleri azalıp bir de antibiyotikler sayesinde insan hayatı uzayınca eşlerinden bıkmaya başlamışlar.
 
Munchausen sendromu ilk kez 1951'de hastane hastane dolaşıp hastalık öyküleri uyduran ve kendilerine gereksiz yere cerrahi girişimler uygulanmasına razı bir grup hastayı belirtmek için kullanılmıştır. Sendroma ismi verilen Baron Karl von Munchausen 18. yy.’da yaşamış, savaştan döndükten sonra kendi uydurduğu eklentilerle daha da ilginç hale getirdiği maceralarını anlatan eski bir süvari subayıdır.
 
Geri