Hazan ve hüzün

Konu sahibi son olarak 884 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
hepimizin var ufak tefek cinayetleri
kimi öldürür sevdiğini
kimi dünyada yaşatır ateşi
kimi sırtındaki okları sayamaz
kimi katilidir en masum yanlarının
kimi umudu
kimi yaşama sevincini
kimi hayatı
kimi hazani yaşar her mevsimde
kimine yaz günü bir şubat ayazı olur
sonuç
masum değiliz
hiç birimiz...
 
günün en güzel şeyi tüm yorgunluguma uykusuzluguma rağmen küçük aşkımla pasta yapmak :hppy:
yüzündeki gülümseme herşeye değer :k1:
 
- Insanin kendi dunyasi disinda yasayacagi bir dunya yoktur.
 
adam 40 yaşında bide izbandut gibi gel gör ki bi muskuler enjeksiyonu açık kalp ameliyatının narkozsuz hali gibi algılayıp yanındaki arkadaşının elini tutmasını söylüyor
gulsemmi sinirlensemmi bilmiyorum bu durumlara :bekle
 
küçük bir şehirde bide doğuda gurbette yaşamışsanız eğer ilişkiler daha samimidir
çalıştığınız yerde de durum farklı değildir
içtenliği hissedersiniz insanların gözlerinde
çok sevdiğim dostlar can derler hitap ederken
büyük şehirlerde durum çok farklı bunu hep dile getiriyorum her yerde
samimiyetsizlik ve menfaat kokuyor her yer
aynı cografyadan gelen bir iş arkadaşım geçen gün çay alırken buyur can deyince uzun zamandır bu sözü karşımdaki birinden duymadım dedim ve can bildiklerimi özlediğimi iliklerime kadar hissettim
selam olsun o canlara
 
bu dünyada annemin bana olan sevgisinin dışında ki tüm sevmelerde yanıldım ...
 
çocukluğumun kandil günlerini özlüyorum
gerçi çocukluğuma dair her ne varsa burnumda tütüyor
zengin bir ailenin çocuğu değildim belki ama çocukluğunu ağaç tepelerinde sokaklarda özgürce oynamanın tadını çıkararak yaşadım
kandil günlerinde komşumuz hanife teyzemin meşhur kandil simitleri bide cevizli un helvasıyla bayram ederdi gözümüz gönlümüz eh tabikide midemiz
şimdi Almanyada ve çok uzun zamandır görmedim kendisini
nedense her kandilde aklıma gelir kendisi :)
 
Oysa, nasihat bellidir: “Sevmen aşırı, sevmemen yıpratıcı olmasın.” Üslubumuz yıkıcı ve sert. Şefkatten uzağız. Merhamet ehli değiliz. Halden anlamıyoruz. Doğrudan uzak yaşıyoruz. Büyüklerimizin şerefini tanımıyoruz. Eşyayı dahi incitme diyen bir medeniyetin mensupları olarak, birbirimizi incitme yarışı içindeyiz.
 
şehrimde yağmur var yine
ıslansın her yer
temizlensin ...
 
etrafımdaki bunca kalabalığa rağmen birlikte sustuklarimin susarken bile beni anlayanların bir bakışıma bir kelimeme bakıp günün analizini yapabilecekinsan sayisi azdır ve bunun böyle olmasını ben istiyorum ben izin veriyorum
 
açalım be suna ablam bi ahmet kaya kısa bir kahve molasinda iyi gider
 
üstüme üstüme oksuren hastalarım sagolun sonunda benide hasta ettiniz el birliğiyle :karışık:
en iyisi uyumak :sleep
 
yeryüzünün öğretmeni olmak için gökyüzünün öğrencisi olmak lazım demiş bilge kral Aliya
 
Söyleyeceğimiz çok şey var aslında. Ama üşeniyoruz. Ve çok sıkıldık. Önceleri müthiş bir hevesle acılarımızı paylaşacak insan ararken etrafımızda, şimdi kimseler soru sormasın istiyoruz.
demiş Ali lidar eh pek de yalan değil dedikleri
köşe bucak kaçıyoruz sorunlardan sorulardan insanlardan
kimsenin kimseyi sevmediği ama herkesin herkesle samimi olduğu bir dünya oldu e haliylede insan bunları görünce bi uzak duruyor
 
kadının düşmanı yine kadındır :)
meslekdede bu böyledir en iyi düşmanın yine kendi meslekdasindir
çalıştığım iş yerine ilk geldiğim dönemlerde acil serviste kan alma bölümünde çalışıyorum kimseleri tanımıyorum o vakitler
o nöbette iki hasta gönderdim müşahede tarafına biri 80 li yaşlarda yaşlı bir teyze kronik hastalıkları var sık sık gelirmiş acile zayıf ve damarları oldukça sıkıntılı sürekli tedavi aldığı için aile panik halinde ki bu acilde sık karşılaşılan bir durum
serum da takılacak hastaya yakınlarına musahedeye götürün teyzemi serum takarlerken kanini da alsın arkadaşlar dedim
ikinci hasta diyaliz hastası bi kolunda fistül var diyaliz için o koldan hiç bir işlem yapılamaz diğer kolda da eski fistül nodülleri var tek ihtimal el üzerinden kan almak ki bu bizim kan almada en son başvuracağımız çaredir zira kan almada kullanılan iğneler biraz kalındır bu hastayı da içeri gönderdim
günde 700 800 hastadan kan alınıyor normalde ve sadece iki hastayı gönderdim müşahede tarafına
bi güvenlik görevlisi geldi abla şef doktor seni çağırıyor dedi kim o dedim ismini söyledi şu an gelemem bak hasta var onunla ilgileniyorum dedim
10 dakika sonra bi daha geldi
ablacım git o şefe söyle işim bitince kendim gelirim seni göndermesin yanıma
neyse isim bitti bi fırsatta gittim şefin yanına
buyrun doktor bey beni cagirmissiniz dedim
hemşire hanım kan almada bi sıkıntı mı var dedi
yok dedim orda bi sıkıntı yok da müşahede de ki arkadaşlarda mı bi sıkıntı var diye sordum adam bi afalladı o ne demek dedi
dedim bak hoca iki kan gönderdim hastaların durumu da böyle böyleydi dedim sonra geçtim musahedeye dedim kolay gelsin arkadaşlar kan almada ben çalışıyorum iki hasta gönderdim serumları doktor bey takmıyor olayın sefle ne ilgisi var niye haberdar dedim tık yok
yapmayın arkadaşlar dedim böyle şeylere gerek yok böyle yaparsanız bir yerlere felan da gelmezsiniz dedim şefe döndüm varmı bi diyeceğiniz isim var hasta gelmiştir gitmem lazım
yok dedi iyi çalışmalar dedi ve çıktım
bu şef şimdi gördüğü yerde hal hatır sorar bi yakinim geldiği zaman gayet güzel ilgilenir
meslektaşlarıma gelince sen ilk geldiğinde bizi bi payladin ama harbiligini seviyoruz senin derler yani asayiş berkemal :)
 
bazen insan en çok yanlızlığa ihtiyaç duyar
biraz denize
biraz geceye
biraz yıldıza
biraz çaya
en çok huzura ...
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri