Halkımız doktorlardan neden nefret ediyor?

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti


yani genelde okumuş orta sınıfın tamamından nefret ediyorlar. görece varlıklı, bilginin otoritesine sahip ve kendi sosyo-kültürel profillerinden uzak insanlar arasında (işin gereğince) en yakın temas içinde bulunabildikleri kişiler oldukları için doktorlar daha çok göze çarpıyor.

bunun, "çok kazanıyorlar" hasedinden "dinsiz bunlar" şüpheciliğine kadar çeşitli boyutları var elbette. fakat soyut bir olumsuz tipolojiye karşı nefretlerini en düzenli şekilde tazeleyebilecekleri ve somuta çevirebilecekleri kitle hekimler
 
Istisnalar kaideyi bozmaz Psinoza beycigim.
Doktorun toplumda, senin savundugun tezin aksine cok saygin varliklar oldugunu gözlemleyebiliyorum.
Ama bakis acisi da olabilir.
 
Bir çok doktor gördüm ömrü hayatımda muhakeme yeteneği bile olmayan.
Bazıları çok iyi bazıları ise rezil durumda.
En son burun kırığı ile gittik. Sanırım 5 ya da 6. doktorda mantıklı açıklama yapıldı. Kaç gün doktor doktor gezdim. İlk gittigimiz prof ise tam bir gerizekalıydı. Burun kırığı tedavisi icin bant önerdi :)
 
Hasta yakınları saldırmıştı geçen haberde gördüm tedavi edemediklerini düşünmüşler ve hemşire kardeşler okadar korktu ki.. Üzücü tabiki.
 
Halkımız doktorlardan nefret etmiyor. Halkımızın doktorlardan nefret etmesi isteniyor. Esasında doktorlar büyük bir grubun ufak bir ögesi olmasına karşın @Psinoza 'nın da dediği gibi en erişilebilir noktada olduğu için halk tarafından nefret objesi haline dönüştürülmüş vaziyetteler.

İnsanımıza nefret tohumu enjekte edildi ve bu nefreti kusabilecekleri hedefler yaratıldı. Yalnız bu hedefler, türedi zenginler, vurguncular, emek hırsızları değil, kanıyla, teriyle, emeğiyle bir yerlere gelmiş doktorlar, memurlar, kimi zaman öğretmenler ve çoğu zaman gazeteciler oldu. Buna paralel, cehaletin de yüceltilmesi ve eyleme dönmüş cehaletin her seferinde aferinle pekiştirilmesi halkın nefretini daha da kamçıladı ve o nefret artık cesaretle harmanlanıp eylemleri daha pervasız bir şekle bürüdü.
 
Son düzenleme:
Açıkçası nefret edilen bir meslek grubundan ziyade saygı gösterilen bir meslek grubu olduğunu düşünüyorum. Bahsedilen nefretin referansını eksisozluk gösteriyorsanız yanılırsınız. Çünkü oradaki güruh kendisinden bile nefret edecek kıvamda bir yaşam sürüyor.
 
aldığın hizmetin ücretini kendi cebinden ödüyorsan nefret etmezsin eğer vergilerin ile ödüyorsan bir çok hisse kapılabilirsin. özel hastane hekimleri ilgili ve kibardır, devlete tabii hekimler ise bildiğimiz gibiler.
 
nefret ettikleri şey doktorlardan çok sistem bence. devlet hastanesinden randevu bulamayıp, acillere doluşan ve oradan sevk edileceğini düşünenler öfkesini oradaki doktorlardan çıkarmaya çalışıyor ama oradaki doktorların da yapabileceği bir şey yok. öfkelenecekleri yer ya da tepki gösterecekleri yer hastaneler değil, sağlık sistemini bu hale getirenler. tabii sisteme öfkelenmek ve sistemden nefret etmek anarşik kaçacağı için önüne gelen ilk doktora saldırmak daha kolay ve cezasız. özel hastanelere gücü yetenler için doktorlar ulaşılamaz ve saygın kişilerken, devlet hastanelerinde ellerinin altında hissettikleri özellikle acilde duran doktorlar hırpalanmayı hak eden kişilerdir. halkımızın cehaleti her yerde olduğu gibi burada da para verip vermemelerine göre şekil alıyor. dohtur ablası olarak kardeşimin göreve başladığı eylül'den beri yaşadıklarını düşününce önündeki 40 yılı falan hayal bile edemiyorum. dilerim almanca'yı bir an önce öğrenirsin yavrucum...
 
yaklaşık 1 yıldır hastanelerle sürekli temas halinde olan biri olarak söyleyeceğim şu ki bence doktorlardan nefret edilmiyor, prosedürlerden nefret ediliyor...... bir ay sonrasında bulduğun randevuya ilk gidişinde hastalığını anlatıyorsun; şu şu tahlilleri yaptır şu şu röntgenleri çektir gel deniliyor, istenilenleri yaptırırken akşam oluyor hastanede..... sonra tahlil sonuçları için yine bir ay sonrasına bulduğun randevuya ikinci kez gidiyorsun, doktor seni unutmuş, hastalığını en baştan anlatıyorsun, tahlillerine baklıyor, şu şu ilaçları kullan xx gün sonra tekrar gel diyor...... bu kez de ilaç kullanımı sonrası bir ay sonraya bulduğun randevuya üçüncü kez gidiyorsun doktor, sen kimdin ki, bu ilaçları niye kullandın, ben mi yazdım şimdi bunları gibi davranıyor sonra bir tahlil süreci daha....... çekilecek gibi değil..... zaten devlet hastaneleri zombi istilasına uğramış gibi ne kadar yaşlı varsa doktor kapısında....... sistemi yavaşlatıyorlar...... hastane bedava algısı var kafalarında, başları ağrısa hastaneye...... devlet hastanelerinde cepten tedavi ücreti al bak daha gelebiliyorlar mı.......
 
çünkü halkımız hastanedeki tek ve en önemli hastadır. doktorların da bunu böyle kabul etmesi ve o en önemli hastaya özel davranması gerekir. halkımız nefret etmekte çok haklı, doktorlar siz kim köpek de önce başkasının hayatını kurtarıyorsunuz. (!) önce her zaman halkımız.
 
Mesleki şiddet her meslekte var.Geçen bi avukat öldürüldü üç kuruş için.
Sağlık daha ön planda olduğu için daha çok göze çarpıyor olabilir. Bundan yola çıkıp doktorlardan nefret ediyorlar demek yanlış.
Aksine özellikle bilimsel sahalarda pek çok konuda tıp doktorlarına yetki veriliyor ve onlar dinleniyor. (Türkiye)
Biyolog ya da genetik mühendisine rastlamazsınız pek konuşan. Mesela Corona'da plastik cerrahi bile konuştu, bi tane virolog bulup konuşturmadılar adam akıllı. Hoş arka planda sessizce çalışmalarını sürdüren virologlarimiz da var neyse.
Okumuşundan cahiline seviyor ve güveniyorlar yani.
Mantıklı da çünkü tıpta iyiyiz.
 
Ben nefret etmiyorum. Uslup çok önemli olduğunu düşünüyorum. Nereye gidersem gideyim hangi devlet dairesine veya özel yere hep işim rast gider. Karşımızdaki insana hangi uslupla soru sorarsak, aynı uslupla cevap alırız diye düşünüyorum .
 
1. Doktorların sopa yemelerinin birinci sebebi mahremiyet diye bisey bilmemeleri .tepeden tırnağa bakmak istiyorlar .hatta dokunmak istiyorlar .bunu iyi niyetle yapiyorlar _ ama iyi niyet sopadan kurtarmıyor. Biraz açması gereken yerin daha dibine kadar açtırıyor _ bunu gören koca dalıyor
 
Son düzenleme:
Halkımız doktorlardan nefret etmiyor. Halkımızın doktorlardan nefret etmesi isteniyor. Esasında doktorlar büyük bir grubun ufak bir ögesi olmasına karşın @Psinoza 'nın da dediği gibi en erişilebilir noktada olduğu için halk tarafından nefret objesi haline dönüştürülmüş vaziyetteler.

İnsanımıza nefret tohumu enjekte edildi ve bu nefreti kusabilecekleri hedefler yaratıldı. Yalnız bu hedefler, türedi zenginler, vurguncular, emek hırsızları değil, kanıyla, teriyle, emeğiyle bir yerlere gelmiş doktorlar, memurlar, kimi zaman öğretmenler ve çoğu zaman gazeteciler oldu. Buna paralel, cehaletin de yüceltilmesi ve eyleme dönmüş cehaletin her seferinde aferinle pekiştirilmesi halkın nefretini daha da kamçıladı ve o nefret artık cesaretle harmanlanıp eylemleri daha pervasız bir şekle bürüdü.

iktidarın bilinçli bir şekilde hazırladığı, propaganda ettiği bir anlayış var. buna elbette katılıyorum, "cahil adamın feraseti" hatta toplumun ekseriyeti doktorları saygın bulur. doktora kız verme, doktordan satılık araç vs. fakat saygınlığı da kendi bahşetmiş gibi davranır. en ufak bir zıtlaşmada "bunlar da çok şey oldu ha" der ve iş ciddiye binerse "aşşaaaa" almakla tehdit eder. nitekim yapar bazısı.

adler kesilip aşağılık kompleksine bağlamak istemiyorum ama yapmadan da edemiyecem. sağlık personeli tanıdıklarımı dinlediğimde kesin kanaat getiriyorum her seferinde. o soyut saygın doktor imajı bizzat doktorla karşılaştıklarında yıkılıyor onlar için. çünkü doktor bir işçi, bir hizmetli konumuna düşüyor. aldığı eğitimin, kişiliğinin bir önemi kalmıyor gözlerinde. o an maaşı şu kadar, şu eğitimi almış biri olarak değil, yükümlü olduğu hizmeti vermeyen bir hizmetli olarak görüyor karşısındaki sağlık çalışanını. hizmeti de sırf kendisini küçük gördüğü için vermediğini iddia ediyor. doktoru-hemşireyi kibirlenmiş sayıyor. halbuki aile ziyaretinde görse "aman efendim" kesilir. alıyor aşağıya ve seviyesine çekiyor, saldırıyor. bazısı da eve dönüp "kendilerini bir şey sanıyor bunlar" geyiği yapmakla yetiniyor.

bu toplumun ekseriyetinde gördüğüm şey: görevi için bile olsa eğilene fırsatını bulduklarında geçirirler bu toplumsal kodlarımızda gizli. ükenin ekseriyetinin içinde patlamamış bir sıfırbir zahit aga var.
dengini gördü mü yer. dengi gördüğü anda o soyut saygınlık gider; gariban da geçirir, zengin de.
 
Geri