Hâfız'ın Gazelinden

Konu sahibi son olarak 3384 gün önce görüldü


bunun yansımaları olarak bir eser okumuştum Vahiyden Kültüre diye insanların okuması halinde çok hazımsızlıklar çekeceği şeyler sizin de bahsettiğiniz gibi güzel anlatılıyordu belki de bu yüzden İran Mevlanayı sahiplenmeye kalkmıştır ..

Moğollar ile gelen şamanizm öğeleri felsefeciler falan derken tasavvuf revaç buldu dediğiniz gibi yine o dönemin yozlaşmaları için içim kan ağlar

Mevlana zaten İranlı, Belh o dönem İran topraklarından sayıldığından ve tarih boyunca Fars kültürünün etkisinde kaldığından otoriteler İranlı kabul eder. Bir de eserlerinin yüzde doksan sekizi de anadili olan Farsçadır. Az bir şey Türkçe eseri var olduğu söyleniyor. Onu da Konya'ya gelince kaleme almış.

Ayrıca İranlılar şiir konusunda bizim ülkemize göre daha ilgili durumda millet olarak. Dilleri edebiyat dili olarak kabul edildiğinden bakkalından tutun hurdacısına kadar her biri muhakkak önemli şiirlerden satırlar bilir. Bu sebeple Mevlânâ'yi ve hatta Hüseyin Baykara ile Ali Şîr Nevaî'yi sahiplenmeleri de gayet doğal.
 
Mevlana zaten İranlı, Belh o dönem İran topraklarından sayıldığından ve tarih boyunca Fars kültürünün etkisinde kaldığından otoriteler İranlı kabul eder. Bir de eserlerinin yüzde doksan sekizi de anadili olan Farsçadır. Az bir şey Türkçe eseri var olduğu söyleniyor. Onu da Konya'ya gelince kaleme almış.

Ayrıca İranlılar şiir konusunda bizim ülkemize göre daha ilgili durumda millet olarak. Dilleri edebiyat dili olarak kabul edildiğinden bakkalından tutun hurdacısına kadar her biri muhakkak önemli şiirlerden satırlar bilir. Bu sebeple Mevlânâ'yi ve hatta Hüseyin Baykara ile Ali Şîr Nevaî'yi sahiplenmeleri de gayet doğal.

Evet doğru diyorsunuz bir ara bunun münakaşası bile yaşanmıştı hatırladığım kadarıyla Türkiye İran ve Mevlana konusunda

yukarda dediğim gibi zaten büyük bir derya var Farsça konusunda çevrilmeyen de çok şey var Osmanlı da dili kullandığı için keşke bu eserleri çevirenler olsa da faydalansak Osmanlı döneminden bile pek az eser çevrildi sanırım Farsçadan
 


Evet doğru diyorsunuz bir ara bunun münakaşası bile yaşanmıştı hatırladığım kadarıyla Türkiye İran ve Mevlana konusunda

yukarda dediğim gibi zaten büyük bir derya var Farsça konusunda çevrilmeyen de çok şey var Osmanlı da dili kullandığı için keşke bu eserleri çevirenler olsa da faydalansak Osmanlı döneminden bile pek az eser çevrildi sanırım Farsçadan

İranlılar'ın mantığı şu: "Farsça yazıyorsa bizim yadigarımızdır." Normal bir bakış açısı, hem Türkçe hem Farsça yazan şairleri her iki edebiyattan kabul etme taraftarıyım ben.

Farsça çok eser var çevrilmeyen dediğiniz gibi. Buna sadece edebî eserler değil tarihî eserler de dahildir. Bu konuda elimizden gelenin en iyisini yapmakla mükellefiz, en azından kendim için bunu zorunlu görüyorum.
 


Nizamülmülk şuanda okuduğum bir kitapta daha iyice anladığım harika bir yönetici tarihin en güçlü insanlarından

Bab ı Aziz filminden bir kesit ki İran kökenli bir yapımdır hatta

"Bu dünyadaki insanlar mum ateşi önündeki üç kelebek gibidir. ilki ateşe yaklaşmış ve demiş ki : ben aşkı biliyorum. ikincisi ateşe yavaşça kanadıyla dokunmuş ve demiş ki : aşkın ateşinin nasıl yaktığını bilirim. üçüncüsüyse kendini ateşin ortasına atıp yanarak kül olmuş. gerçek aşkı işte sadece o kelebek bilir."

İnatla hatirlattigim soylenmemis :)))

Filmi izleme listesine aldim yarin musaitlik durumuna gore bakicam ins kabataslak baktim sozlerini paylasmislar merak uyandiriyor vesile oldugunuz icin tsk ediyorum..
 
Geri