Günün Siiri

K
  • Kullanıcı Külkedisi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Günün Şiiri
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
SEVGİ DUVARI

sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
dilimizde akşamdan kalma bir küfür
salonlar piyasalar sanat sevicileri
derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni
yakanda bir amonyak çiçeği
yalnızlığım benim sidikli kontesim
ne kadar rezil olursak o kadar iyi
kumkapı meyhanelerine dadandık
önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi
aramızda görevliler ekipler hızır paşalar
sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
çöpçülerin elleriyle okşardın beni
yalnızlığım benim süpürge saçlım
ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
baktım gökte bir kırmızı bir uçak
bol çelik bol yıldız bol insan
bir gece sevgi duvarını aştık
düştüğüm yer öyle açık seçik ki
başucumda bir sen varsın bir de evren
saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
yalnızlığım benim çoğul türkülerim
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi

CAN YÜCEL
 
Git

şimdi gidiyorsun
git
oysa senden tek bir damla istemiştim
sana kocaman bir deniz sunmak için
şimdi gidiyorsun
git

ne zaman başladı bu hikaye
anımsamak zor
gençtim
hazırda fırtınalarım vardı dört nala sevdalarım
komazdı öyle üç-beş nöbetleri
geceler içimi acıtmazdı böyle

bir insan bu kadar eksilebilir mi

hatırlarsan sesine uyku kaçmış bir adamvardı
bu şehrin biryerlerinde
düşler ormanının gece bekçisi derdin sen ona
gözlerinde gizledi o seni sen bilmedin
o adam bendim unuttun mu
bak sevdiğin adam gülmeyi bile unuttu
seni unutamadı

işin kolayına kaçmadım
uğruna ölmedim yani
uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep
sen bunu da bilmedin
ben bir bakışına bin anlam yükledim
sen aşka kestirmeden gittin
bir hayatın özetini bırakıp avuçlarıma
şimdi gidiyorsun
git
bana karanlığın ne demek olduğunu öğretmeden
bütün ışıklarımı söndürüyorsun

bu cehennem cinayetlerini işliyorsun
sonra bunlara intihar süsü veriyorsun
yazıklar olsun yazıklar olsun
susuyorsun susuyorum susayacaklarım bitmiyor
hani sen sevdiğini
yarı yolda bırakacak kadar yüreksiz değildin
düşmemeyi öğretecektin nerdesin nerdesin

uzun lafın kısası yoktur
anlatacağım çok şey var
hoyrat bir rüzgar gibi geldin
aklımı hayatımı dağıttın
şimdi gidiyorsun
git

daha ayrılığa bile çarpmadan
aşk bize döndü
bir yılan gibi soktun koynuma kimsesiz geceleri
artık ölüm sana dokunamamaktan kötü değil
ama sana dokunmak da yasak bana
göz çukurlarımdaki karanlık bunu anlatır
sen var ya sen
allah kahretsin

yani şimdi
gözleri sana benzeyen bir kızım olmayacak mı
yani şimdi başkaları mı sevecek seni
ben saçlarını okşadığım zaman
ellerin öksüz kalırdı
şimdi gidiyorsun git
 
Küfrüm Edebimi Aştı Bu Gece
Sen benim gözümde bir hiçsin artık,
Nefretim aşkımı aştı bu gece
Bugün ki sözlerin söz müydü artık
Son sözün sabrımı aştı bu gece

Kolayca bitsin bu diyemedin de
Salladın savurdun basiretsizce
Hiç mi ders almadın onca gezdik de
Yağmurun rahmeti aştı bu gece

Yürümeyen neydi,ilişkimiz mi?
Günüm sensiz bomboş deyişimiz mi?
Sensiz yaşayamam çelişkimiz mi?
Yalanın doğrunu aştı bu gece

Evlenmek hayali kapımda idi
Giriş kat evimin boyası yeni
Mobilyan,takımın, alınmış idi
Vuslatım tadını aştı bu gece

Yemedim yedirdim ne varsa sana
Üç kuruşum olsa verirdim daha
Memurdum yoksuldum hatırlasana
Hafızam haddini aştı bu gece

Ayakların donmuş,üşümüştün de
Gece yatamamış üzülmüştüm de
Bir ay oruç tutup yememiştim de
O çizmen boyunu aştı bu gece

Yapılan söylenmez, gelmezmiş dile
Allahtan beklenir kul bilmese de
Kızgınlığım buna, sebep ise de
Sabrım miadını aştı bu gece

Onca gez toz benle,seviyorum de
Sonra git nişanlan bir de ona de
Şerefsizlik değil, nedir bu söyle
Küfrüm edebimi aştı bu gece

Sana son bir sözüm, nasihatım var
Aldığım ahlakla bir terbiyem var
Seni doğurana ana deyip geçmek var
Saygım adabımı tuttu bu gece
Gönlümün romanı bitti bu gece
Hangisine yansam şimdi gün gece
Ömrümden beş yıl gitti bu gece
Bedirhan Gökçe​
 
Aklım Karakış ben seni yaralarından tanıdım
ecelime son kurşundun deli davalım
n'olur bulutsuzluğuma darılma
dudağında bizi gül
kıyametime adım kala
beni senden alma

aklım kara kış
ellerim seni üşüyor
bugün günlerden soğuk

ben aysız gecelerde
çocukluğuma mektup yazardım
ah çocukluğum kağıt gemilerim
düşlerim dudaklanıyor

sesin kokuma gizli
yıldızları sönük gecelerde
dilime yağmursun

gözlerini uyuyorum her gece
bu kent içimin bahçesi
gemilerim çözülüyor yüreğine
ellerinle okşuyorsun
bilmiyorsun
kendi bakışlı kız
ömrümün kırçıl masalısın
uçurumlar vaadetme bana
yaralısın...


Kahraman Tazeoğlu
 
Özlem

Adini özlem koydun bu sonsuz sevginin,
Özlemin tek siginagi oldu bu aci dolu yüregin,
Bu bitmeyen özlem kaçinilmazligiydi sensizligin,
Bitmez bu özlem sevgili, bitmeyecek bensizligin...

Ayrildik ve her geçen gün büyüdü bu özlem,
Her iç çekiste bir göz yasi, her göz yasinda bir sitem,
Bitmedi bu hasret, ne yapsam nereye gitsem,
Özlemin gösterdi, kime baksam hep sen...

Yillarim seni beklemekle geçti umutla,
Gelisin seni vazgeçilmez kildi bir anda,
Sensizligin içimi, yüregimi yaktigi anlarda,
Özlemin hep vardi, birakip gittigin zamanlarda...

Adi hep özlem kalacak bu karsiliksiz sevginin,
Özlemek tek çaresi olacak sensizligin,
Bitmez bu tutku, bitmeyecek bensizligin,
Yasadikça vazgeçilmez olacak ismin,

Kaçinilmaz olacak özlemin,
Özlemim...
 
ANISI BİZ OLALIM BU SOKAKLARIN

Anısı biz olalım bu sokakların
öpüşmediğimiz tek saçak altı
hiçbir otobüs durağı kalmasın
Biz yürüyelim kent güzelleşsin
... gürültüsüz sözcükler bulalım
yeni sevinçlere benzeyen

Biz gelince bir yağmur başlar
yüzün çizilir buğulanan camlara
bir uzun karartma biter
akasyalar köpürür birdenbire
ve her avluda adınla anılan
çiçekler sulanır akşamüstleri

Bir arkadaş evine uğrarız yolüstü
bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi
başını sessizce omzuma koyarsın
gülüreyhan olur soluğun
Biz kalırız kuşlar dönüp gelir
her balkonda bir menekşe sesi

Belki yeniden güzelleştiririz
adları değiştirilen parkları
perdeleri hiç açılmayan evlerde
ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur
tanıdık sevinçlerle dolar yeniden
kendi sesini kemiren alanlar

Anısı biz olalım bu sokakların
ve hiç durmadan yağmur yağsın
Biz gürültüsüz sözcükler bulalım
sarmaşıklar fısıldaşsın yine
Gidersek birlikte gideriz
yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen

Ahmet TELLİ
 
Kaçak Gidişlerinle Kendine Kalacaksın...



Kaçıyorsun…
Kendinden
İlk önce…
Sonra benden…
Ve yine kendinden…
Benden…
Kendinden…

Söyle! Kaç kere daha ağlatmalısın beni kendinden. Ve kaç kere daha pişmansın kendinden.

Hep yeniliyorsun. Hep! Verdiğin sözler sana değil. Bana! İnanmıyorsun sen. İnandırıyorsun sadece! Söylesene küçük adam hangimiz çok mutlu yaşadık şu hayatı. Hangimizin olgunluğunun altında bir acı yok! Acı ve sonra olgunluk. Peki sen! Neden büyümüş değilsin hala. Görmüyor musun arkasına saklandığın acılar nasıl yaralıyor her şeyi
smiliv.gif
eskitiyor! Niçin açamıyorsun yüreğini ve neden bu kadar korkaksın!


Kim bıraktı seni yalnız. Kimin arkasından bakakaldın. Ben benzer miyim ki onlara! Benzemem! Benim bu ben! Görmüyor musun hala. Gözlerine baktığın o küçük kız benim işte. Seninle büyüyen
smiliv.gif
büyümek isteyen. Hala inanmıyor musun!


Demek çok eskiydi
smiliv.gif
incinmiştin
smiliv.gif
kırılmıştın! Ya ben! Hep kırılmıştım eskiden. Ama seni kıramazdım. Bu kadar zamandan sonra seni kıramazdım. Senin özrün değil ki bu şimdi sana yaşatayım. Acılarım senden değildi. Sen istemezdin böyle olsun biliyorum. Senin yanındayım çünkü sana sevgimi
smiliv.gif
kendimi vermeye geldim. Kendi acılarımı seninkilere sarmaya ve unutmaya… Açıyorsun da kapıyı neden yine kapatıyorsun! Yüzüme… Ben sana ne yaptım! Yaşamak isterken her anımı doyasıya neden sana öğretemiyorum. Neden geçmiş hala karşımızda duruyor. Olsa da olmasa da… Geçmiş! Geçip gitmemiş ama! Bana ne bundan. Ben benim
smiliv.gif
ben bugünü yaşamak istiyorum. Son nefesimmiş gibi seni yaşamak istiyorum. Geçmiş neden seninle hala. Ve benimle! Bu güne kadar bana alışamadın mı yoksa! Söyle! Daha ne kadar gider böyle. Daha ne kadar peşime takarsın geçmişimi
smiliv.gif
geçmişini. Benim geçmişimle karalayıp
smiliv.gif
kendi geçmişinle vazgeçmek her şeyden neden! Geçmiş
smiliv.gif
kim üzdüyse beni
smiliv.gif
geçmiş. Kim acıttıysa canımı geçmiş…. Ve senden de geçmeli işte böyle… Geçirmeliyim artık
smiliv.gif
bahanelerinden kurtulursan geçirebilmeliyim artık…


Ben sana geldim. Uyutmak için seni dizlerimde
smiliv.gif
korkularını koynumda saklamak için
smiliv.gif
kurtarmak için seni şu berbat dediğin hayattan. Sana kendimi
smiliv.gif
güzellikleri armağan etmeye geldim. Ne kadar bu günlük olursa hediyelerim
smiliv.gif
niçin bu eskitmişliğin!


Yine kaçıyorsun işte! Kaç! Benden değil artık saklanman
smiliv.gif
bundan böyle senden. Bıraktığın bensem
smiliv.gif
peki ya sen kendinden ne kadar uzağa gidebilirsin? Gölgeni de saklar mı sanıyorsun ıssız köşelerin? Bana sunduğun bahanelerin masallar okur mu rüyalarına
smiliv.gif
başını okşar mı uykusuzluğuna?


Öyleyse durma git! Bir kendiliğin daha arkasına sığın! Şimdi benden gidiyorsun ya
smiliv.gif
hep kendine kalacaksın…
 
Aşk Cehenneminde Bir Gün

Aşk cehennemimizde soğuk bir gün!Karşımda duruyor güzel işkencen Aşklar doğuyor bir tarafı kırık düşlerimden Sevgi tohumları atıyorum topraklara.Karlar gibi yere serilmişim üstümden geçenlere inat kendimden geçercesine seviyorum seni Gözlerinin o ışıkları vuruyor ve alıp götürüyor beni başka dünyalara Öpücük yolluyorum sana oradan çünkü sen yanımda değilsin yani gerçek dünyadasın.

Koskaca şehirde yalnız ben uyanığım teninin rengi olan ay gökyüzünü mavilere yani gözüne bırakırken.Karaları severdim geceleri ne olduda gündüzleyin kalbimdeki yerini mavilere bıraktı?.Aynalarım mı yoksa beni mavileştirdi yoksa kendime senin gözünle mi baktım?…Yoksa sözlerimmi yeşertti o aşk tohumlarını?…Bak işte aşk ağaçları meyve veriyor.Toplamış ve yemişim onları ömrümde görmedim böyle tad.Fotoğraflar yalancıdır bir güler bir ağlar.Çirkin yüzümün neresini sevdin?Yoksa ışıldayan gözlerin yüzümü başkamı görüyor?…

Beni koysan cennete sorarım nerde Şeymam diye.

Rengarenk açmış sevgi çiçekleri hatırlatır
bana kışın baharı.Ben beni ben olduğum için sevdim.
Bana seni seviyorum de bir ömrümü sana sevgi vermeye adıyım.
Zamanı unutturdun bana yanlış olmasın herhalde yirmi birinci yüzyıldayız…sana çarpan karaları bana yolla sana kıyamam.
Seni tanımayan tek bir hücre bile yok vücudumda.
Yaşadıklarım bir daha olmayınca kalbim yanıyor mum gibi.Ah!!! Mumum bitti.Seni sonsuzluk buluşması kadar çok sevdim Attığım tohumlar ağaç oldu bak..Güldeki kırmızı her zamankinden daha kımızı.Mücadelem aşk denizinin en dibinde batmış bir hazine gibi duran ebedi ve bekalı sevgiyi bulmam.Karlar gibi yağıyor gökten hoşlanışlar sevgi ırmaklarına dökülüyor suyu çoğaltıyor o ırmaklar ki görülmemiş büyüklükteki aşkımızın olduğu denizlere dökülüyor.Kışın o hüzünlü ve mavi yüzünü bana masmavi yaptın.Gönlünün içindeki aşk şehrine toprak olmuş serilmiş Gök olmuş gizine almış Melek olmuş korumuş Kar olmuş yağmış Güneş olmuş ısıtmış Ay olmuş yansıtmış Dağ olmuş yükselmiş Ağaç olmuş meyve vermişim.

Bir gün ahrete göç etmeye hazırlanırken sevicem yine seni deli gibi ve göçecem tüm günahlarımla orada da seninle olmak için yalvarıyorum Allah(C.C)’Ye. Birde bunları senin düşündüğüne inansam.

(Gözleri ışıldayan mavi meleğime Beni Hiç ellere verme !

 
Seni İçimden Atmaya Yemin Ettim Ben...



Gözyaşlarımın her bir damlasında seni gördüm ben....
Her bir damla ayrı acıttı tenimi ve yüreğimi...
Her bir damla ayrı yok etti içimdeki seni....


Bana geldiğin gün dün gibi aklımdayken
smiliv.gif
gidişini fikrime sokmak ne kadar zor biliyor musun benim için...

Bana geldiğin gün gözlerin umut ve yüreğin sevgi doluydu
smiliv.gif
peki ya giderken; gözlerin umutsuzluğun en derin avlusu ve yüreğin ise sevenlerin katili olmuştu resmen... Sen beni
smiliv.gif
ben seni böyle delice ve ihtiraslı seviyorken bu ayrılıklar niye? Şu satırları yazarken ağladığımı düşünme sakın
smiliv.gif
ben sadece gidiyorum dediğinde sustum
smiliv.gif
kabullendim ve sen sonunda gittin.... İşte ben gittiğin an ağladım
smiliv.gif
hatta ağlamakla yetinmedim haykırdım
smiliv.gif
sinir krizleri geçirdim... İlk defa başıma geldi bu ve ben çok korktum
smiliv.gif
ne yapacağımı bilemedim... Ne gülüyordum
smiliv.gif
ne de ağlıyor varsa yoksa iç çekiyordum anlamsız nidalarla... Yatağımda titreyerek yokluğuna alışmaya çalışırken uyuya kaldım... Sabah kalktığımda ruhen çökmüştüm
smiliv.gif
bedenen ise ne sen sor ne de ben anlayatım... Şimdilerde tebessümümün her bir arasına sıkıştırdım gözyaşlarımı
smiliv.gif
hani az gülsem akar vaziyetteler amacım soranlara mutluluktan akıyor demeler... Seni içimde sıkıştırdım sıkıştırdım suyun çıktı ve gözyaşlarımda sakladım... Şimdi senin için her akan bir damla seni yok edecek içimden biliyorum ve ben bu yüzden tebessüm bile edemiyorum... Arkadaşlarım yokluğuna alışmam için kendilerini heba ediyorlar
smiliv.gif
yüzümü güldürmek için espriler üstüne espriler patlatıyorlar.... Gülmediğimi görünce de sana kızıyorlar
smiliv.gif
aslında onlar sana kızdıkça üzülüyorum çünkü hala sana toz konduramıyorum.....

Seni içimden atmaya yemin ettim ben
smiliv.gif
belki geç olacak ama atacağım.
Seni unutmak için and içtim ben
smiliv.gif
unutumazsın diyeceksin ama unutacağım...

Biliyorum sen şimdi gittin ve bir daha da dönmeyceksin bana.... Seni unutacağıma ve içimden atacağıma yemin ettim ben ve yeminimi de tutacağım
smiliv.gif
bunu sen için değil kendim için yapacağım... Şimdi gönül gözünü aç ve beni iyi dinle bunları bir daha asla duyamayacaksın çünkü; "Seni seviyorum ve her daim seveceğim her ne kadar nefretim olsanda sevgili.... "

 
sil2nd6he9.gif


Oysa ne çok biriktirmiştim ben seni içimde.
Gitme kal bu gece
smiliv.gif
Yarın gidersin nereye istersen.
Bir gece daha dileniyorum senden
Sadece bir gece daha yalnız bırakma beni.
Uykusuz bir gece daha yaşatma bana.

Oysa ne çok günlerimiz vardı yaşayacak
Gitme kal bu gece
smiliv.gif
Yarın gidersin sonsuzluğa.
Bir gece daha istiyorum senden.
Sarılıp uyuyabileceğim
smiliv.gif
kokuna hasretsiz son bir gece daha.
Gözlerinde gözlerim son bir gece daha.


Oysa sonuçsuz günlerimiz vardı henüz dolmamış.

Gitme kal bu gece
smiliv.gif
yarın gidersin nereye istersen.

Benim olan son bir gece daha istiyorum senden.

Hiç geçmeyecek bir tek gece daha sevdiğim.

Sevdanı yüreğinde hissettiğim son bir gece daha


Oysa ne çok dileklerimiz vardı dilimizde kalan.

Gitme kal bu gece
smiliv.gif
yarın gidersin sonsuzluğa.

Bizim doğduğumuz son bir gece daha yüreğim.

Hayallerimizin olduğu ya da olabileceği son gece.

Yüreğimin avuçlarında kalacağı son bir gece daha.

Oysa ne çok beklemişti bu yürek seni.
Gitme kal bu gece
smiliv.gif
Yarın gidersin nereye istersen.

Ve son bir gece daha tutsağım kal benim.
Ve son bir gece daha sevdanla uyuyayım.
Bir gece daha ve bitmesin o gece hiç.


ZAMAN AKMA DUR O GECEDE!!!!!!
 
Çıglık Çıglıga Susuyorum!...


Koşmaktansa yürümeyi tercih ettim çoğu zaman
smiliv.gif

Nereye gittiğim önemli değildi aslında
smiliv.gif

İnsanlardan uzak olmamı yeterli kılıyordu beynim
smiliv.gif

Bu karda soğuk olmamı
smiliv.gif

Bu kadar yabanileşmemi
smiliv.gif

Yılların bana sunduğu hayaT karikatürleriyle öğrendim
smiliv.gif

Ben o karikatürlerde başroldeydim
smiliv.gif

Çizileni harfiyen göstermek zorundaydım
smiliv.gif

Ki başardım da
smiliv.gif

Her bakan gülüp geçti halime
smiliv.gif

Oysa ki onların gülüp geçtikleri benim hayatımdı
smiliv.gif

Bir hayat bu kadar basit miydi ki
smiliv.gif

Önemsemediler yaşadıklarımı hiçe saydılar beni.

Konuşmaktansa susmayı tercih ettim çoğu zaman
smiliv.gif

Boş kelimelerle lugatımı kirleteceğime susmayı benimsedi dilim
smiliv.gif

Yitip giden zaman kaybı oldu kelimeler bende
smiliv.gif

Konuştukça bir şeyler anlattıkça hırpalandım
smiliv.gif

Söylediklerimin de duyan kulaklarda bir anlam ifade etmiyordu da zaten
smiliv.gif

Dilimi kelimelerimi mühürlemek gerekti
smiliv.gif

Anlayışsız hayata anlayışsız insanlara karşı
smiliv.gif

Benim günlerim aylarım bile farklı artık
smiliv.gif

Hepsi susmayı çıkıyor
smiliv.gif


Bugünse günlerden susmak aylardan yitip giden bir hayattayım!

 
Özlem nedir bilir misin?
Özlem: Buğulanan camlara,
Adını yazmaktır.
Özlem: Uzaklara bakınca
Gözlerinin yaşarmasıdır.
Özlem: Gelmiyeceğini bile bile
Gelcek diyerek kendini avutmaktır....
 
Bana müsade hadi bye bye
Bundan böyle bizi mazi say
Sanma ki içim buruk değil
E ayrılık bu, kime kolay?

Nerde şimdi o içimde
Uçuşan kelebekler
Bende o duygulardan,
Hiç kalmadı eser

Biri sen, biri ben
İki damla yaş aktı gözlerimden
Olmadı olduramadık
Ve aşk bitti bizden
Önce sen, sonra ben
Kaydık yıldız gibi gökyüzünden
Bir türlü tutturamadık
Ve aşk gitti bizden

Tanıdık hikaye, malum
Aşkı gurura feda ettik
Dönüşü yok ki bu sonun
Ayrı dünyalara düşüverdik

Bu bahçelerde bir zamanlar
Renk renk çicekler açardı
Ne yazık ki soldular
Nasıl oldu da öyle bir anda
Olduk birer yabancı
Ne yazık ki ayrıldı yollar...
 
Sevdamın sesi sessizliği soluyor şimdilerde,Sözlerime kilit, ağzıma mühür vurdum da Yine de susturamadım sen diye atan kalbimi ♥
 
"Yalnızım çünkü sen varsın"

"gel" desen gelirdim
gittiğin uzakta bendim
dağ gibi bir ihanetten düştüm
bu kendime son gelişim

ölümbaz öpüşler kusuyorum ceplerime
kendimi suçüstü yakalıyorum
ve kentsizliğimin isimsizliğini
Araz´a uyak düşüyorum
gözlerime senden düşler sürüyorum
ıslak bileklerim kan bayramına yatıyor
bana en büyük tehdit yine ben oluyorum
sonra bir durağa yaslanıyorum
sonra bir kente
ve sen gidiyorsun
ben kanıyorum
diyorlar ki "kendini dinleme hiçbir şey söylemiyorsun"
oysa "gel" desen gelirdim biliyorsun

yorgun Haliç´e biraz inat
biraz ihanet bırakıyorum
ellerinden bir tedirginliği bir tehdidi avuçluyorum
aklıma düşüyorsun
düşüyorum
düşünce
üşüyorum
azgın hüzünlerle körlüğüme göçüyorum
ayrılığın saati kaç geçiyor bilmiyorum
yalanlarımla bir hiçlikteyim
beni içinden kaç

bu kentte her yağmur kendini ağlar
aklıma düşsen yalnızlık oluyorum
ağzımdaki uykudan öpmüyorsun nicedir
nerde kimi üşüyorsun
artık kendini yakan bir ateşim
kendimize birbirimizden düşler yapamıyoruz
şimdi boş duraklara yaslanıyorum
boş kentlere
oysa "gel" desen gelecektim

gün düşlerime dönüşlerimde
bakışın içiyor beni gözlerimden
gövdemi düşürüyorum güz yavrusu duraklara
uzaklığına uzanıyorum
sevdiğin sonbahar geçiyor üstümden
ama artık hiçbir göğü içmiyorsun dudaklarımdan
yıkılıyorum şarkılara
"kimseler biliyor"
yalnızlık dostumdu
şimdi korkum oluyor
oysa "gel" desen gelecektim

artık her şey kımıltısız bir geceye dönüşüyor
güz artığı saçlarımda oynaşan sensizlik
göz karana yenik düşüyor en korkak yanlarımdan
kendimi yitirdikçe sana gidiyorum
göbek çukurumda sobelere karanlık uyutuyorum
düş satıcısı ispiyoncu bir ihtiyarın insafına kalıyorum
uysal yalnızlıklar satın alıyorum
gülüşümle ödeyerek
ve içimde yalancı bir katil taşıyorum
yeni utançlar biriktiriyorum eski günahlarıma
cüzamlı ruhlar cehennemine gidiyorum ben
kirli sözlerimi temize çekme
oysa "gel" desen gelecektim

gözlerim ihanete ihbar taşıyor
kuşkulu bir cinayeti fısıldıyor kaşlarına
sözü namluna sürmelisin şimdi
en yaralı yanımdan vurmalısın beni
çünkü uçmak düşmeyi göze almaktır

avlunda bıraktığım az kullanılmış intiharları deniyorum
ne vakit nikotinli ellerinden yola çıksam
susuşuna kan döküyor gözlerim
sen gözüne çiğ kaçtı sanıyorsun
oysa bilmelisin Araz´ım
kimsenin içi görünmez
ve hiç bulamadıklarını
asla yitiremezsin
bak şimdi aramızda sessiz kalıyor
söylenecek bütün sözler

her sabah akşam oluyorsun
alnından ellerine damlıyorsun
yüzündeki yağmurla iniyorsun kente
içine dert oluyorsun kentin
dışına yağmur
yüreğinde dağılıyor kristal şehirler
duvarların kan öksürüyor
ve sen
başkalarının gözlerini
yüzümde aramamayı öğreniyorsun
beni bir durağa yaslıyorsun
beni bir kente
gidiyorsun
oysa "gel" desen gelecektim

susmak en inatçısı olmaktır yalnızlığın
en susmakta neydi öyle
sen en dinlerken
biliyorum Araz´ım
insan kendini bulmamalı, hep aramalı
gittiğin yerden başlıyorum öyleyse
gece cinnetlerimi de alıp yanıma

denize bakmayı bilmeyenler
bir gün mutlaka boğulur
işte bundandır gözlerinden kaçışlarım

siz hiç yar saçının bir telinden kendinize gurbet yaptınız mı

ben şimdi gurbetim
içimde taşıyorum
heba olsa da senlerce yılım
oysa "gel" desen gelecektim

ömrümden düşürdüğüm sol anahtarlarına takılıyorum hep
ve hayat yüklü kamyonlar geçiyor üstümden
şairler ölüdür derler
inanmıyorum


en karanlık ceketimi giyiyordum
ışığa kördüm çünkü
şimdi ise güneşe ilerliyorum
dirilmek için

kimliği paslanıyor eski bir anarşistin
gecenin kör gözünden utanıyorum
hadi bana en militan kelimelerle saldır
batır içime cümlelerini
beyhude bir dehşet bırak
hak ediyorum

gizlilikten ölmek üzere olan bir akrep sızıyor içime
can kaybından ölüyorum
cenazemde namaz kılacağım
zan altındayım
yalanıma inanıyorum

yorgun söylentiler kanıyor solgun yaralarımdan
kırılır mı bilmem hüznümde taşıdığım kin
kinim kendime
susuşum sana
küsüşüm tüm dünyaya

üstü kalsın ihanetimin
"gel" desen gelecektim

yine bir tren geçiyor içimden
sen kesiliyorum gülüşümün karşılığı
saçların bir rüzgarın öyküsünü taşıyor
görmüyorum söylemiyorsun kırılıyorum
hiçliğimin etleri yolunuyor şizofrenik bir gecede
sana bir öykü çıkarıyorum ağzımdan
süsle beni ey aşk
geçtiğin yerleri öpüyorum

yarısı yanık bir aşkın küllerini taşıyorum
dişlerindeki nikotin tadı terkimde
sirenler ve ateş hatları içip
sesini peydahlıyorum kendimden ve kentimden
ıslak ceplerimi buluyorum el yordamıyla
yasadışıyım
tutukla beni gözlerimden

kalemim bitti yitirdi şiirini şuur
öldü kanımdaki mürekkep balığı
solumdaki sise intihar etti intiharlar
bir aşkı kaça katlayabilirdi ki ezik bir yürek
yaşamak için geç bir zaman
ölmek için ise erken

çok davullu bir senfoni sürçüyor
dikiş tutmaz ayrılığımda
kirpiğinden yapılma bir darağacına
geceyi asıyorum
yoksun
bu yağmurlar ıslatmıyor beni
bir durağa yaslanıyorum sensiz
gidişinin en sessiz harfinden yırtılıyorum
"gel" desen gelecektim oysa

kulaklarımdan bordo denizler dökülüyor
şimdi herkes biraz sen biraz acı
göğsümde bir vagon
gizli sözler batıyor
fırtınalar çıkıyor üstüme

şakağımda
intihar acemisi bir şairin
delilik provaları
arkandan uluyan kapılardan
söküyorum kokunu
yokluğunu kokluyorum
yokluğunu yokluyorum

çöz gözlerimi senden hadi
ücranda yak bakışımı
gözlerine bekçi sevdam
dünden ve senden kalmayım

içine her düşen
kendi keşfi sanıyor seni
oysa sen
melekleri bile kıskandıracak kadar kendinsin
ve kendini acıtmak istiyorsun
ama güller kendine batamaz
bilmiyor musun
"gel" mi diyorsun

herkes kendi gördüğüne bakar
peki hayatın rüzgarında kime yelkeniz
kıpırdamadan duramayız bir aşk boyu
hadi en kanadığımız yerden susalım
"gel" desen gelirdim
"git" dedin ve gittin

Aşka...
Rüzgara...
Ayrılığa...
Zamana...

eyvallah..

Kahraman Tazeoğlu
 
Aklım Çıkıyor

İçmeden resmine bakamıyorum
Kırılırsın diye aklım çıkıyor
İçince karşına çıkamıyorum
Darılırsın diye aklım çıkıyor...

Korkarım derdimi sana dökerken
Utanır gözümden yaşlar akarken
Uzunca yazamam belki okurken
Yorulursun diye aklım çıkıyor....

Yakasız gömleği giysem eğnime
Biricik resmini koysam koynuma
Nezaman geçirsem ipi boynuma
Sarılırsın diye aklım çıkıyor.....

Her beden bir candan sorumlu sanma
Hey ! Ruhu kalbimi saran muamma...!
Benim bir kurşunluk işim var amma!
Vurulursun diye aklım çıkıyor....

Cemal Safi
 
[YOUTUBE]gkW8ZzF5NP4[/YOUTUBE]

turgut uyar bu şiiri, bu adam okusun diye yazmış.
 
benim bir sevincim var yüzün artık akşam
bir çocuğun gülüşünü görüyorsun nereye baksam


kıyımız uzak ve kuytuda ellerimiz sanki yok
ellerimiz yok ama senin ellerini bir tutsam


Turgut Uyar - Islak Çeltik
 
Kalk !
Ey içimdeki sızının sahibi !
Yürü üzerime...
Her adımda acıt canımı!
Her bakışınla parçala kalbimi...

Susma!
Konuş! Ağlat gözlerimi...
Sessizlik canımı yakar!
Çığlıklara boğ beni...
Yaklaş! Yaşamamın sebebi !

Sarmasan da ısıt beni...
Yık, tüm bilinmeyenleri!
Hayalde de olsa delice sev beni...
Yaşa!
Ölüm yokmuş gibi...
Mutlu ol!
Her şey yolundaymış gibi...
Gülümse!

Seni sevdiğimi biliyormuş gibi...
Gitme!
İçimdeki sızının sahibi !
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri