Günün Siiri

K
  • Kullanıcı Külkedisi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Günün Şiiri
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
... Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden…
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim.” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…

Can YÜCEL
 
MUTLULUK


Mutluluk nedir?” diye sor bir kediye, ciğer mi der sence?

“Mutluluk sıcacık bir… kucakta sevilmektir” diyecektir bence…


Mutluluk nedir diye sor bir köre, “görmek” – midir der sence?
“Mutluluk her rengi hissedebilmektir” diyecektir bence…


Mutluluk nedir diye sor bir dilenciye, “çuval dolusu para” mı der sence?
“Mutluluk sıcacık bir evde eksiksiz huzurla” yaşamaktır diyecektir bence…


Mutluluk nedir diye sor bir yüreği pareye, “onunla olmak” mıdır der sence?
“Mutluluk onun mutlu olduğunu bilmektir diyecektir bence.


Mutluluk sen kimsin diye sor Mutluluğa, ” Neşeyim, bereketim, sağlığım, aşkım,” mı der sence?
“Ben her şeye rağmen, yüreğinde ki sevgiyi kaybetmeyenim” der bence…


Mutluluk söz istedi ve dedi ki: ” Ben en zor elde edilenim ne yazık ki, işte o yüzden hep derim ya; yüreğinin içine bak, işte beni daima orada bulacaksın, yeter ki onu oradan, kin ve öfke ile söküp atmış olmayasın.
 
ADIMLA NASIL BERABERSEM

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan
koşar gibi yürüyüşün
karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün
...
hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın
karanlık boşluklarında akıp giderken zaman

adımla nasıl berabersem öylece beraberiz
seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat
koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz
ve sonra her zaman her ölümlüye
aynı şartlar altında kısmet olmıyan
gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın

ATTİLA İLHAN
 
Öyle özledimki,
Güzel gözlerini,
Yanlış anlama,
Sakın sözlerimi.



Uğrunda almışım ,
Göze ölümü,
Korkuyorum canım,
Yokmu çözümü.



Korkuyorum canım,
Zaten hayatta tek korkum,
Sensiz kalma nın,
Vereceği sonsuz işkence.

 

Seni seviyor özlüyorum,
Seni kaybetmekten korkuyorum,
Şu dünyada beni mutlu eden,
Yegane varlık sensin.​
 
Sen ve Ben

Sen: Sevgisin yüreğimde taşıdığım
Sen: Gül goncasısın her gün kokladığım
Sen: Yüreğimde yanıveren ateşsin
Sen: Yüzüne bakmaya doyamadığım

Ben: Bütün sevgimi sana vereceğim
Ben: Yollarına gülleri sereceğim
Ben: Yüzünü bir gün bile göremezsem
Ben: Senin için mecnuna döneceğim

Sen: Karlı dağlarımda açmış çiçeksin
Sen: Çiçekli kırlarda ki kelebeksin
Sen: Hiçbir zaman yakalayamadığım
Sen: Eşi bulunmaz kanatsız meleksin
 
Bir insan ne zaman sevgiye,olan inancını yitirirse,
İşte o!an,hayata dair umutları yıkılır,
Hayalleri söner, yaşama isteğini kaybedip avare yaşar,

Kendini dipsiz bir boşlukta görür.


Hele birde bir insanın sevgisini yitirmişse,
Dünya ona zindan olur hayatı mecburiyet,olarak yaşar.
Zamanla kalbi taşlaşır kolay kolay kırılmaz,
Ama yinedemaziyi anmadan duramaz.


Karşılıksız sevgi acıların demi,aşkını kalbine gömer,
Asla bir daha kimseyi sevemez,
Sevsede içinde hep ya beni sevmezse,

Korkusu tüm sevgisini kemirir.


Sevgi işte O!!! Dağı deldiren,çöllerde viran edip gezdiren,
Paylaştıkça artan arttıkça kendine bağlayan,

Duyguların en güzeli tutkuların en büyüğü,

Ölçüsüne terazi vurulmaz meşhur meçhul aşk.

 
Üvercinka

Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
kesmemeye
Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil

Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil

Cemal Süreyya
 
Birisi

Bir şey var aramızda
Senin bakışından belli
Benim yanan yüzümden
Dalıveriyoruz arada bir
İkimiz de aynı şeyi düşünüyoruz belki
Gülüşerek başlıyoruz söze
Bir şey var aramızda
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek
Fakat ne kadar saklasak nafile
Bir şey var aramızda
Senin gözlerinde ışıldıyor
Benim dilimin ucunda

Nahit Ulvi Akgün

 
İyi Geceler Sevgilim
Soğuk bir gece, buz ellerim.
Sana yazmak için başımı öne eğdiğimde farkettiğim ayağımdan usulca düşen çorabım.
Üzerime yalnızlığı sindirdiğin yedinci gün,
Bu yedinci günün yedi gecesinde sana karaladığım bu yedinci kağıt.
Aramızda bir şehir sevgili.
Biliyor musun amacına ulaşamadın, izin vermedim.
Seni bir kere daha sevindirmedim.
Beni uzaklaştırmak istediğin duygularla sevişiyor aklım.
Bugün odamın duvarlarını incelerken, sol duvarımdaki çatlağı fark ettim.
Belki bir gün yıkılır da duvarlar burada kalırım ne dersin?
Gerçekten mutlu musun?
Aklım seninle beraber terk etti beni,
Elimde değil ve bunlar normalde değil,
Biliyor musun sokağa çıktığımda aklıma gelmiyorsun,
Bu boş odamın sessizliği, iticiliği, karanlığı seninle eş,
İki gündür çıkmıyorum evimden her şeyi boşladım,
Bunu neden yapıyorum bilmiyorum,
Elim telefona gidiyor arada bakıyorum da halimi soran bir sen yoksun.
Her şeyim tam da, bir akıldan birde senden yoksunum,
Her gece kulağımda o şarkı,
Beyin uçlarım sana hakim olmuş durumda,
Sızıyorum rüyalara...
Sabah kalktığımda ise sokakta "yağmur" sesleri,
İçim ne kadar haykırsa da gel diye:
Hazmedemiyorum benden gittiğin gece ona dönmeni,
Gece üç buçuk uyumadın biliyorum,
Çok düşüncelisin sevgilim inan böylesi en iyisi,
Belli olmuyor mu?
İyiyim gerçekten, gelmene de gerek yok!
Diyemiyorum ki sana "dön geri"
Hangimiz suçluyduk? Yada hanginiz suçlusunuz?
Korkusuna yenilen sen mi?
Issız gecelerde seni zevklerine kurban eden sevgilin mi?
Neyse uyumak istiyorum artık,
Gözlerimin altı mor, zaten pek bir şeyde yemiyorum.
Her gece bir bardak sen tok tutuyor benliği,
Uykularımı bağışladım sana tek çare kalem kırmak,
Bak sana ilk yalanımı söylüyorum; iyiyim ben.
Neyse iyi geceler sevgilim.
 
Parça Tesirli Sancılar Düşüyor Kalbime ...

Düştükçe Uçurum Sancıdıkça Aşk …

Ve Aşklaştıkça Kalp...


Daha Çok Parçalanıyor Hayat ...

Yaklaştıkça Daha Bir Özlüyorum ...

Kabul Ediyorum Galibimsin …

Ve Ben Her Şeyini Savaş Alanında Bırakan...

Mağlup Bir Komutan Gibiyim Şimdilerde …

Tüm Zaferlerimi Sende Yitirmiş...

Kör Bir Şahinin Gözleriyle Yol Arıyorum Kendime ;

Sana Çıkmayacağını Bildiğim Yolları ...

Görmekten Korkuyorum Belki de Kim Bilir ...?


Çıkmaz Sokaklarda Kısır Kalıyorum Döngülere …

Ve Ben Dönemezken Kendime...

Labirentlerinde Kaybolmuşken...

Sağım Sen Solum Sen...

Yolum Sen Yönüm Sen Olmuşken...


Senden Gayrisine Yok...

Yokluğuna Ram Olmuşken...

Susma Ömrüm ...!

Yol Kesil Cehenneme ...

Keskin Bir Virajsın İçimde Bir Türlü Alamadığım ...

Ne Zaman Geçmeye Kalksam Senden...

Ya Bir Uçurum Boşluğu...

Ya Bir Şarampol Oluyor Sonum …

Uzanan Elleri Tutmuyorum ...


Yüreğime Taktığın Alyans Tutuyor İçimi...

İçini Bırakmıyorum …

Dul Bir Hasrete Yâd/igar Kalıyorum Ötelerde ...

Yar Dediğimi Ağyar..

Yaban Dediğimi Yar Sanıyorlar ...

Sancılanıyorum Sessizliğine...

Tam Vakti ...!

Susturucu Takılmışken Yüreğime ...

Haykıramazken ...

Her Kurşun İçimi Parçalarken...

İnfilak Ederken İsyanlarım Sensizliğe...

Ve Akarken Gözümden Irmak Irmak...

Susma Ömrüm ...!

Ateş Kesil Cehenneme ..

Tüm Piyonlarım TükendiElimde Bir Şah …

Nereye Koysam Kendine Mat Çekiyor …

Cemreler İhanet Ediyor Adına...

Aslı Hükümsüz Kendini Bile Isıtmıyor...

Adım Lâl Kalıyor Zemheri Ayazlarına...

(D)üşüyorum ...


 
YOKTUR

Gül ruhluların misali yoktur.
Hurşidin o rengi âli yoktur.
Ağyar ile ülfet etmek ister
Ben ölmeden ihtimali yoktur.
Cevretme değil fedayı aşka,
Öldürse dahi vebali yoktur.
Allah’adır istinadım ancak
Nevi beşerin kemali yoktur.

Namık Kemal
 
bir güneş yanaşıyor ufuklarıma
açıyor kapılarını
iniyor yolcuları tek tek
ışıl ışıl
bir tek sen olmuyorsun içlerinde
benim beklediğim sen..
işte o an ben
henüz hareket etmiş olan
gecenin arkasına asılıp
seni özlemeye gidiyorum....

bir bulut yanaşıyor gözlerime
açıyor kapılarını
iniyor yolcuları tek tek
damla damla
bir tek sen olmuyorsun içlerinde
benim beklediğim sen..
işte o an ben
hüzün gemilerine binip
senı özlemeye gidiyorum....

bir rüzgar yanaşıyor yüreğime
açıyor kapılarını
iniyor yolcuları tek tek
efil efil
bir tek sen olmuyorsun içlerinde
benim beklediğim sen..
işte o an ben
içimdeki fırtınaya tutunup
seni özlemeye gidiyorum....

bir gece yanaşıyor düşlerime
açıyor kapılarını
iniyor yolcuları tek tek
renk renk
bir tek sen olmuyorsun içlerinde
benim beklediğim sen..
işte o an ben
kabusların içine karışıp
seni özlemeye gidiyorum....

geldiğinde yoksam eğer
inmiyorsam ellerine yanaşan dokunuşlardan
bil ki
seni özlemeye gitmişim....

ne zaman dönerim bilmem
 
Sevgi Duvarı

Sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
Dilimizde akşamdan kalma bir küfür
Salonlar piyasalar sanat sevicileri
Derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni
Yakanda bir amonyak çiçeği
Yalnızlığım benim sidikli kontesim
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi

Kumkapı meyhanelerine dadandık
Önümüzde Altınbaş, Altın Zincir, fasulye pilakisi
Ardımızda görevliler, ekipler, Hızır Paşalar
Sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
Öyle sıcaktı ki çöpcülerin elleri
Çöpcülerin elleriyle okşardım seni
Yalnızlığım benim süpürge saçlım
Ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi

Baktım gökte bir kırmızı bir uçak
Bol çelik bol yıldız bol insan
Bir gece Sevgi Duvarını aştık
Dustuğum yer öyle açık seçik ki
Başucumda bi sen varsın bi de evren
Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
Yalnızlığım benim çoğul türkülerim
Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi

Can Yücel
 
Sana senden gelir bir işte ‘dâd’ lâzımsa
Zaferden ümidin kes gayriden imdad lâzımsa.

Yüksel ki yerin bu yer değildir;
Dünyaya gelmek hüner değildir.

Bize gayret yaraşır, merhamet Allah’ındır.
Hükmü ati ne fakirin, ne de şeyhin şahındır

Namık Kemal
 
Hayat işte...

http://angelrzgr.blogcu.com/hayat-iste/12482691#edittitle

Burası suskunlar caddesi ey arkadaş!!
Sessiz haykırışlarda,
Çoğalır acılar!!
Koca bir yük gibi,
Çöker omuzlarıma........
Ben direnirim de yalnızlığa,
Şu garip yüreğime anlatamam...
Dilsizdir dertlerim!!!!
Kor bir ateştir özlem!!!
Ne kimsenin haddidir gitmek,
Ne de vebali ödenmemiş
Bir yürekte yanmak...
Hiç kimse tövbesini saklamaz zulasına...
Sesziz gecelerimin,
Yıldızıdır hayallerim...
Hayallerimden avuçlarıma düşen......
Yalnızca koca bir boşluk.............gerisi hikaye hayat bir rüya


 
Git tabi git ....

http://aysellce.blogcu.com/git-tabi-git/12494384#edittitle


Git tabi git
Kirpiklerime bir kara diken de sen ekle
Henüz sokaklarına bile alışamadığım bu kente ver beni
Ve bakışının talan ettiği yerlerimi al öyle git.

Gidersen git tabi
Yıkılmaz bu şehir.
Sadece dokunduğum bütün kelebekler ölür,
Korkarım yağmur yağarsa
Ellerim üşür
Ne olur
Ellerimi de götür.....
 
Sessizce seviyorum seni
Söylesem de duymazsın zaten
Senin gözlerin gibi bakıyorum sana
Senin bana bakmadığın gibi
Dokunmuyorum sana
Zaten tutmak istesem de
Yapamam kıyamam sana
Dokunduğumda öleceksin biliyorum
O yüzden SENİ hep
Bir camın ardından SEVİYORUM
Ceyhun Yılmaz
 
Senden Uzakta

Bir hasret şarkısı yakar içimi
Bana bir hal olur senden uzakta
Ayrılık bir başka dalar gözüme
Gözyaşım sel olur senden uzakta.

Ellerimde sevda demetim.
Yıllardır dinmeyen hasretim.
Her günüm yıl oldu senden uzakta.
 
Altın Vuruştan Öldü Aşk.

http://meyusa.blogcu.com/altin-vurustan-oldu-ask/12518710#edittitle


Uyusturucuya ilk adım gibiydi ask.
Merakla heyecanla baslardı ona yolculuk.
Tüm c/esaretiniz kulaktan dolma bilgileriniz ve sıfır tecrube.
Hepsiyle beraber gidersiniz ölümle sevişmeye.
İlk dozla baslar o sonu gelmicek olan hikaye.
Mutlulugun asil anlamının “ask” olduguna inanırsın an itibari ile.
Ruhun bedeninden ayrılmiş gözlerin kör olmustur artık.
Gün gectikce dozlar artıyor.
Sadece onunla konusmak yetmiyor haftalık görüşmeler yerini günlere bırakıyodu.
Evet beklenen olmustu !
Ask bir uyusturucu gibi bedeninizi ele geciyordu.
Artık size “Asık” yada diğer bir deyişle “Bağımlı” diyebiliriz.
Siz pembe gözlüklerle cennet bahcelerinde gezerken.
Biz sizin mezarınzı ağır ağır kazabiliriz.
Bir felaket öyküsü gibi gelmesin bir aşkın akibetidir bu yazılan satırlar.
Artık damarlarında ki her damla kanın o’na ihtiyacı vardır.
Dozlar artmaktadır.
Ve o büyük gün gelir .
İlk ayrılık (ve muhtemelen son) !!
O’na ulasamazsnız ilk nöbetiniz gelir. .
Ask damarlarınızdan cekilir.
Kalbiniz her zamankinden fazla atıyor öncekilerden farklı olarak;
Heyecandan değil bu defa korkudan.
Kaybetme korkusundan yoksunluk duygusundan.
Korkulcak birşey yok sadece askla beraber cıkılan astral seyahatin sonuna geldik.
Artık ebedi seyahat zamanı.
Artık huzura kavusma anı .
Çaresizik tüm vücudu sardı.
Ask ?! … …Askkkkk ?!Altın vuruştan öldü ask. .
 
Hemen Gitme

Unutmuşum aşkta söylenenleri
Nasılsını bile bir başkaydı
Hemen gitme
Böyle tenhalaşmışım ya
Durup halini hatırını soruyorum gölgemin
Sanki yüzgöz olmuşum hüzünlerle
Kalbim diyorum ellerim çıkıp geliyor
Kovamıyorum da
Hemen gitme
Sana bir yaprak kadar solgunum desem, rüzgar çeler aklımı
Dallanıp budaklanır içimdeki boşluk
Bahara karın tokluğuna gelen ağaçlar gibi olurum
Hemen gitme bu kente bir sokak daha gelse
Söyle kim arar seni
Kırılır gülümsemelerin bir bir içime düşer ve
Bir gülü uyandırıp uygarlığından kırmızılığı ne kadar
Kim götürür seni
Ahh neydi ki suçum
Gençliğimi ve terketmelerini kayırmaktan başka
Alıp başını gidiyorsun benden
Hemen gitme
Sana diyorum bir ağlasam, üşüsem derin bir kuyu gibi
Omuzlarından başlayıp yıkılsam önüne
Utanır sevinçlerim insan içine çıkamayan toprak gibi olur
Hemen gitme
Anla beni ben bu yalnızlıkla geçinemem
Geçinemem terkedilmiş bir yürekle
Ama yinede sen sen herşeysin işte
Hayata açılan pencerem
Sevinçlerimi büyüten odalarım
Hemen gitme
Terk edilmiş evler gibi olurum
Hemen gitme.....
Kahraman Tazeoğlu
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri