Günün Ayeti

S
  • Kullanıcı She`
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Günün Ayeti
Bismillahirrahmanirrahim

Onlar, ALLAH’a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir.

(Âl-i İmrân Sûresi, 114. Ayet)
 
Bismillahirrahmanirrahim

Muhammed ALLAH'ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar da kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında ise pek merhametlidirler.

Sen onların rükû ve secde ettiklerini görürsün. Onlar ALLAH'ın lûtfunu ve rızasını ararlar. Yüzlerinde ise secde izi vardır. Onların Tevrat'taki vasıfları budur.

İncil'deki vasıfları ise şöyledir: Onlar filizini çıkarmış, sonra git gide kuvvet bulmuş, kalınlaşmış ve gövdesi üzerinde yükselmiş bir ekine benzer ki, ekincilerin pek hoşuna gider.

ALLAH'ın onları böylece çoğaltıp kuvvetlendirmesi, kâfirleri öfkeye boğmak içindir. Onlardan İmân eden ve güzel işler yapanlara ALLAH mağfiret ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir."

(Fetih Sûresi: 48:27-29.)
 
Rahman ve Rahim Olan ALLAH’ın Adıyla

ALLAH hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez. Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı yine kendisinedir. Ey Rabbimiz, eğer unuttuk ya da yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme! Ey Rabbimiz, bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmeyeceği yükü de yükleme! Bağışla bizi, mağfiret et bizi, rahmet et bize! Sensin bizim Mevlamız, kâfir kavimlere karşı yardım et bize.


( Bakara Suresi Ayet 286 )
 
Bismillahirrahmanirrahim

Yüce ALLAH, Hadîd Sûresinin 20. Ayetinde şöyle buyuruyor:

Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) ALLAH’ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir.
 
Bismillahirrahmanirrahim

Yüce ALLAH (c.c) Bakara Sûresinin 177. Ayetinde şöyle buyuruyor:

İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, ALLAH’a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, ALLAH’a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.
 
Bismillahirrahmanirrahim

Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” demişler, ALLAH da, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” demişti.

ALLAH Adem’e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin” dedi.

Melekler, “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin” dediler.

ALLAH şöyle dedi: “Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle.” Adem, meleklere onların isimlerini bildirince ALLAH, “Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?” dedi.

(Bakara Sûresi, 30-33. Ayetler)
 
Bismillahirrahmanirrahim

Yüce ALLAH (c.c) Bakara Sûresinin 286. Ayetinde şöyle buyuruyor:

ALLAH bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”
 
Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak, Nisâ Sûresinin 135. Ayetinde şöyle buyuruyor:

Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa ALLAH için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü ALLAH ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz ALLAH yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
 
Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak, Nisâ Sûresinin 102. Ayetinde şöyle buyuruyor:

(Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü’minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekat kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. İnkar edenler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz ALLAH inkarcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
 
Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak (c.c), Nahl suresi 67. ayetinde mealen şöyle buyuruyor:

Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel bir rızık edinirsiniz. Elbette bunda aklını kullanan bir toplum için bir ibret vardır.

(Sarhoş edici içki, güzel bir rızıkla tezat halinde anılmakla bunun güzel birşey olmadığı belirtilmiş oluyor ve zihinler daha sonra gelecek içki yasağına hazırlanıyor. )
 
Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak (c.c), Nahl Suresi 27. ayetinde mealen şöyle buyuruyor:

Sonra (ALLAH) kıyâmet günü onları rezîl eder ve: “Uğurlarında (mü’minlere) düşmanlık edip durduğunuz ortaklarım nerede?” buyurur. Kendilerine ilim verilmiş olanlar (peygamberlerle mü’minler) der ki: “Şübhesiz ki bugün, rezillik ve kötülük kâfirler üzerinedir!”
 
Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak (c.c), Nahl Suresi 28-29. ayetlerinde mealen şöyle buyuruyor:

O kâfirler, nefislerine zulmederlerken melekler onların canlarını alır da onlar teslim olup, "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" derler. (Melekler de şöyle diyecekler:) "Hayır! ALLAH sizin yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilmektedir."

"Haydi, içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!"
 
Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak (c.c), Nahl Suresi 33-34. ayetlerinde mealen şöyle buyuruyor:

(O kâfirler) kendilerine ancak meleklerin veya senin Rabbinin helâk emrinin gelmesini bekliyorlar. Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. ALLAH onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Bu sebeple işledikleri kötülüklerin cezası onlara ulaştı ve alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.
 
Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak (c.c),Nahl Suresi 35. ayetinde mealen şöyle buyuruyor:

ALLAH'a ortak koşanlar, dediler ki: "ALLAH dileseydi ne biz, ne de atalarımız O'ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O'nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.
 
Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak (c.c), Nahl Suresi 36. ayetinde mealen şöyle buyuruyor:

Andolsun biz, her ümmete, "ALLAH'a kulluk edin, tâğûttan kaçının" diye peygamber gönderdik. ALLAH, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.
 
Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak (c.c), Nahl Suresi 38-39. ayetlerinde mealen şöyle buyuruyor:

Onlar, "ALLAH, ölen bir kimseyi diriltmez" diye var güçleriyle ALLAH'a yemin ettiler. Hayır, diriltecek! Bu, yerine getirilmesini ALLAH'ın üzerine aldığı bir vaaddir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
(Diriltecek ki) ayrılığa düştükleri şeyi onlara anlatsın ve kâfir olanlar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler!
 
Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak (c.c), Nahl Suresi 45-47. ayetlerinde mealen şöyle buyuruyor:

Kötü işler yapmak için tuzak kuranlar, ALLAH'ın kendilerini yere geçirmesinden veya (ansızın) bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azap gelmesinden emin mi oldular?

Yahut onlar dönüp dolaşırken ALLAH'ın kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Onlar, ALLAH'ı âciz bırakacak değillerdir.

Yahut da, onları korku üzere iken yakalamayacağından güven içinde midirler? Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.
 
Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak (c.c), Nahl suresi 57-59. ayetlerinde mealen şöyle buyuruyor:

Onlar, kızları ALLAH'a nispet ediyorlar -ki O, bundan uzaktır- kendilerine ise, canlarının istediğini.
Onlardan biri, kız ile müjdelendiği zaman içi öfke ile dolarak yüzü simsiyah kesilir!
Kendisine verilen kötü müjde (!) yüzünden halktan gizlenir. Şimdi onu, aşağılanmış olarak yanında tutacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!
 
olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. allah bilir de siz bilmezsiniz.
 
“Her nefis kendi kazandığından dolayı rehindir. Ancak amel defterleri sağından verilenler müstesna. Onlar cennettedirler. Günahkârlara sorarlar: ‘Nedir sizi cehenneme sokan?’ Onlar der ki: ‘Biz namaz kılanlardan değildik. Yoksula da yedirmezdik. Boş şeylere dalanlarla dalar giderdik. Ceza gününü de yalanlardık. Nihayet bize ölüm gelip çattı.” (Müddessir 38-47)
 
Geri