Günlük Bahane !

Konu sahibi son olarak 4466 gün önce görüldü
“Beni anlamıyorlardı. Zarar yok. Zaten beni, daha kimler anlamadı ..”
 
Bütün aşk hikayelerinin en unutulmaz en heyecan verici sahnesi, sevenin sevgiliye ilk baktığı andır şüphesiz. Daha doğrusu, onun yüzünü ilk gördüğü vakit. Aşıktaki içsel değişimin başladığı an, gözün sevgiliye ilk takıldığı saniye dilimidir... ve aşığın bütün biyografisi, bu “ilk bakışın öncesi ve sonrası”ndan ibarettir. Kalpte ateşin yükselmesi, aklın ve sabrın ateşe düşmesi o ilk bakış ile başlar. Kılıcın kınından sıyrılması yahut okun yaydan fırlaması gibidir bu..

Alıntı ...
 
Bir daha dünyaya gelsen; ne olmak isterdin?
Diye sordular, hikmet sahibine ..
Güldü:
-Bir dahası yok! dedi.
 
941235_600471166643815_1355762284_n.jpg
 
Seni sevmek için ne kadar sebep varsa içimde, işte seni sevmemek içinde öyle..
Seni sevmek için ne kadar söz varsa dilimde, seni yermek için sana, ermek için yok işte yok işte...
Bir yalan uyduruyorum ben kendimce, kendime umutsuzluk, sana umut, yollarıma çaresizlik düşmüş eşkıya...
Ben sana zehir zembelek bir suskunluğum ben sana gözlerinden vurulmuşum !
Sana açılan kapıların üzerime kapanan sesinde ben seni değil kendimi kendimi unutmuşum...
Yaraların kanayan damarlarına uykusuz gecelerimden kör sokaklar sürmüşüm...
Ne mutlu bana ne mutlu en çok bir yıldız kayıyor biliyor musun?

Bir dilek tutuyorum işte ellerin oluyor tutunuyorum sana

Soluksuz bir sokak lambası altında şubata müebbet gözlerimi sunuyorum sana şubata müebbet gözlerimi anlasana anlasana !

Seni sevmek için ne kadar sebep varsa içimde işte o kadar yalan uyduruyorum kendime, o kadar yalan.. kime ne ?
Kendime yalanlarla tutunuyorsam kime ne ?
Kendimi sende unutuyorsam kime ne ?
Sende susuyor sende konuşuyorsam,
Sende uyuyor sende uyanıyorsam,
Vuruyorsam talan olan umudun mahzenine kendimi, kime ne ?
Kime ne kendimi kanatıyorsam senin düşünde,
Yalan ya da gerçek sen sen sakın gecesiz uykularında üşüme..
Sakın üşüme ben üşüyorsam kime ne, ben üşüyorsam kime ne.. kime ne....

 
..Aşk Olur Adı..

Sen..!
Ey yalnızlığımın adı sevdanın adresi sonsuz ahı hasretimin. Tükenmeyen hülyalarımın sahibi dil-i suzan.
Benim bitmeyen yanlızlığım yanlızlığımın bitmeyen umutışığı. Ruhumun sahibi yüreğimin canyoldaşı dilruba.

Beni diyar diyar süren gurbet ellere seyyah edip gezdiren hasretini çektiren ölümüne... Sonsuz acılara gark edip kanlı yaşlar döktüren gözlerimden... Gözlerindeki aşka mahkum kılan ve azat etmeyen bir ömür...

Çıkıp gitme zamanı şimdi yine ey yar uzaklar düşünce bir kez yüreğe sen düşünce hayale ruhumu zaptetmek mümkün müdür?... Ki gittiğim her yerde senden izler ararım hiç bir yerde olmadığını bile bile. Olmadık zamanlarda aklıma düşersin yaralanırım...

Dilimin ucuna her geldiğinde dilimi ısırırım seni sevdiğimi haykırmamak için. Seni sevdiğimi yalnız sana söylemek için bir gün kavuştuğumda. Ne varki her yaklaştıkça uzaklaşıyorsun…

Ama artık anlıyorumki sana kavuşmak sonsuz bir hayal yine de sevdamı yükleyip yüreğime seni bulmak sana söylemek için sevdiğimi. her sabah düşerim yollara yeniden...

Şimdi her seher çıkıp dağlara ismini haykırırım yankılı kayalara...

İlan-ı aşk ederim dinlemeselerde beni! Duymasalarda!
“Ey dağlar ey nehirler ey rüzgar ey bulutlar ey insanlar duyduk- duymadık demeyin ben onu seviyorum” derim...

Sensiz hayat yok benim için yaşam yok. Söz vermiştim sevdama yaşarsam aşk için yaşarım yalnız aşkım için... Ölürsem aşk için...
“Gönül her zaman gelmeyeni beklermiş” derler sevdası saklı duran sevgiliyi. Gelmese de bir ömür yine beklenirmiş o sevgili…

Sen benim bir ömür hasretini çektiğimsin beklediğimsin ey yar. Bütün boşluklarını seninle doldurdum ömrümün… Yazdığım bütün şiirlerde söylediğim bütün şarkılarda sen vardın yüreğimde. Aşka dair ettiğim bütün yeminlerde sen vardın yanımda. Gelmesende bekleyeceğim...

Düşlerim dağınık şimdi kara bulutlar kümelenip durur usuma acılar çöreklenip yüreğime yerden yere vurur beni olmadık zamanlarda. Ben seni sevdiğimden beri ilmek ilmek hasret dokur ömrümün gergefine zaman... Seni ne zaman özleyip ağlasam güzelleşir yeryüzü güzelleşir gökyüzü ışık dolar gözlerime... Sevgiyi damıtır en derin yerinden gözlerim... Aşk olur adı...

Ey yar yıldızım yitikse şimdi doğmuyorsa ve ışımıyorsa gecelerime ay. Beni terkedip başka ufuklarda parlıyorsa almıyorsa beni kucağına bir vefalı dost gibi ve gelmiyorsa beklediğim sabah. Özlediğimde yanımda yoksan eğer uzaklar acımasızca vuruyorsa.
Ben yine de hep seni düşlerim ışıl ışıl seni özlerim zifiri gecelerde de olsa...

Şimdi her gece bir tren kalkıyorsa gönlümün istasyonundan sana doğru elim kalkmıyorsa ve sallayamıyorsam verdiğin mendili ardından. Gözyaşlarım ateş olup düşüyorsa ve hüzün olup yakıyorsa düştüğü yeri sebep sensin.

Meğer ki aşk imiş beni bağlayan hayata bu güne kadar. Her soluk aldığımda sevdayı hissettiğim içinmiş sevdayı yüreğimde ölümüne taşıdığım içinmiş ki yaşamışım... Ve savunmşum yaralı kalbimi hicranlar içinde de olsa savunmuşum gözyaşımı kimseye aldırmadan.

Bilki tomurcuklar açmadan kuruyorsa dalımda her bahar bir tek kan gülleri açıyorsa gülşende ey aşk ey sevdiğim sensin sebep...

Şimdi ölüme hüküm giyiyorsam her yargılandığım yerde hüznün acılı ırmaklarında kalıyorsa hayallerim ve sonunda kırılıyorsa kalem. Bil ki sebep sensin ey aşk ey sevgili.

Ben sefilliği garipliği çölü kimsesizliği sahrayı sahrada derviş olmayı aşka mahkum olmayı senin için seçmişim ey yar...

İstersen sev beni! istersen kır! Acıt ez öğüt paramparça et.
Gücüm yok tükendim ey yar! Çek ipimi...

Söyle ne desem son sözüm sorulup zülfün boynuma dolandığında Söyle ne etsem nereye gitsem...

Ah! etsem delinir mi kara bağrım? Yaralı geyikleri kurtulur mu canevimin?

Söyle son sözüm sorulduğunda tutar mı elimi aşk? Toplar mı yerlere savrulan hayallerimi? yaşatır mı anılarda?

Gücüm yok... Ey sevgili tükendim artık! Çek ipimi öleyim...


alıntıdır..
 
Söylesem / Söylenmiyor



bir adım ötede sanki
dokunsam gölgeme kaybolacak
kaçıncı yorgun sabah bu
esir düşmüş dünlere..
yaprağın düşünce biraktığı hüzün sakinliğinde
tut/un/sam / tut/ul/muyor, kaçsam / kaç/ıl/mıyor
zamansızlığımdan..
düş/sem.. / …

 
Yağmur ıslak ıslak vururken yollara,
ben yine hüzünlü, ben yine sende...
Yağmur mu hüznü depreştiren ?
Yoksa damlalar mı çarptıkça tek tek,
yüreğe derin kuyular açan?

Biliyor musun ben seni bu yağmurla sevdim...
Sırılsıklam oldu yüreğim sevgi damlalarınla.
Ve yine bu yağmurdu beni sana bağlayan,
ıslanmış kalbime şemsiye gibi açılan ruhunla..

Bu yağmurlar getirdi dalgalanan fırtınaları,
damlalar buz gibi çaptı yüzüme engelleri..
Ben seni bu yağmurla sevdim..

Damladıkça çoğaldı hasretim,
çoğaldıkça yağdı yağmur.
Ben seni bu yağmurla sevdim...

Ağaçlar döktü yapraklarını, tek tek eksildi hazan.
Bulutlar sardı gökyüzünü, göz kırptı damlalar bir bir.
Ben seni bu yağmurla sevdim..

Çoğaldıkça arttı hasretim,
arttıkça yağdı yağmur...
Ben seni bu yağmurla sevdim....
 
Mesela beni seversen çok şey yapabiliriz sarılarak uyuyabiliriz, çocuklarca eğlenebiliriz.Hiç beklemediğim bir anda öpebilirsin beni mesela. O an dünyadaki hiçbir şeyi, hiç kimseyi görmez gözümüz.Dışardakilerin ne dediği umrumuzda olmaz, güzel vakit geçirebiliriz.Başımı omzuna koyduğumda uyuyabilirim.Ama sen uyumak yerine beni izlemeyi tercih edersin. Gözlerimi açtığımda " Günaydın Prenses" dersin.Kulağa ne kadar hoş geliyo demi? Ya da beraber sinemaya gidebiliriz.Çok güzel bir kız çıktığında gözlerini kapatabilirim ellerimle ve sen gülümsersin.Kıskandığımı anlar, filmi değil beni izlersin.Sonra sinemadan çıkar gezeriz saatlerce.Ayağım takılır düşücek gibi olurum.Sana tutunurum sıkıca.Ama asla bilmem tutunduğum şeyin aslında " HAYATIM " olduğunu.Sonra sen kucağına alırsın beni.Sıkıca sarılırım boynuna, yürürüz öyle.O an kokunu içime çekerim.Ama sen asla bilmezsin kokunun benim için oksijen demek olduğunu.Yürürüz uzun uzun.Sonra çimenlik bi alana geliriz.Yere bırakırsın beni, gıdıklamaya başlarsın.Kahkahalar atarız.Zaman umrumuzda olmaz.Tek istediğimiz şey beraber olmaktır.Eğlendikten sonra dizlerime yatarsın, saclarınla oynarım.Sen benim " HAYATIM" olduğunu bilmezsin.Önümüzden küçük çocuklar geçer.Bir gün böyle çocuklarımız olucağını düşünmeye başlarız.Sen bana benzeyen bi kızın olmasını, ben ise sana benzeyen bi oğlum olmasını isterim.Biraz tartışırız bu konuda.Sonra ise tek isteğimiz " BİZİM" çocuğumuz olmasıdır.Beni eve bırakmaya gelirsin. " Sokaklar tenha, seni bırakmadan dönmem" dersin.Kapının önüne geldiğimizde babamın bizi görme telaşını yaşarız.Ayrılmak istemeyiz ama saatin geç olduğunu farkederiz..Son kez öpersin beni ve ben içeri girerim.Ne kadar güzel demi? İşte beni seversen bunları yapabiliriz.HAYATIM olman için beni sevmen yeterli.Çünkü ben " seni seviyorum".
 
Ne kadar enteresan filmler var değil mi?

Tek başıma iyi idare ediyordum. Kabullenmiştim. Sonra sen geldin.

Kendime kızmak için bir nedenim olmamalı…
olmalımı?



 
'Seni uzaktan seviyorum' diye düşündü erkek içinden.
'Yaklaşmadan, anlatmadan, anlaşılmadan..
Ben seni beklentisiz seviyorum.
Hiçbir şey ummadan, talepte bulunmadan, hayal bile kurmadan.

Kendi içimde taşıdığım sessiz sedasız bir sır bu.
Ben belki de senden çok bu sırrı seviyorum.'
'Seni uzaktan seviyorum....' diye geçirdi kadın içinden

ve başını çevirdi.
Bakmadı bile ondan yana. Bakması gerekmedi.

Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen.
Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar ne kanatır.
Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun,
Varlığıyla huzur bulduğun bir denizin
Yakınında yürümek gibidir böyle sevmek...
Uzaktan sevmek en güzelidir bazen."
 
Yaklaşma;Yoksa sana dokunurum..
dudaklarına konar, gözlerini esir alırım..Kölem olursun geceler boyu..
didik didik ederim hayatını..! ßenden başkasında yaşatmam seni..
Tarihini vurur, anılarını asarım..Yüreğine saplarım kendimi..
Bedeninde yatıya kalırım..Teninde beklerim geleceğimi..
Yaklaşma;Sana aşkı...yaşatırım...Daha küçük aşklara katlanamassın..
BenimLe öLürsün.
 
Ayrılıkta vardı aşkın içinde. Her şey gibi… Çok seven de az seven de bir gün giderdi… Herkes gibi. Hayat bana bir şey daha öğretti; aşk her şeydir ama her şey aşk değildir.
 
VEDA ETTİM; beni üzenlere,
Karşılıklı otururken huzursuzluk verenlere,
Akıl verip akıl almayanlara, iğneleyip yaralayanlara...
Veda ettim; asiliklerime, huysuzluklarıma,
Kısa dönem ve uzun dönem küsmelerime... Veda ettim;
İçimi tırmıklayan, altüst eden, düzenimi bozan hatalarıma,
Gözlerimi acıtan, yüreğimi sıkıp sıkıp bırakan pişmanlıklarıma.. HOŞÇAKALIN VE ORDA KALIN...!
 
Yeniden ağlatırmısın beni kalbim
yeniden şıkıştırırmısın konuşamadıkça
susmalarla cezalandırırmısın yeniden
üzüldüğümü gördükçe geri adım saydırımısın yeniden?
bunları neden mi soruyorum sana ; bunlara benim de bir cevabım yok aslında, bilirsin gözüm korktu bi kere,içim soğumuştu ya, hani ölü teni gibi...
Şimdi yeniden ateş gibi yanarsam bir anda buz kesmekten korkuyorum kalbim ! korkuyorum..
Ağlamak istiyorum !yok olmuyor, kahkaha atarken de boğazıma düğümleniyor gülüşlerim. korkuyorum..

Söyle bana kalbim söyle ,ben tekrar huzurum diyebilecekmirim? avuçlarıma konmuş bahşettiğim kelebekleri izleyebilecekmiyim..
Bana söyle....
Korkuyorum....
 

… Koşaradım gidiyorsunuz işinize değişmeyen yollardan

Kurulmuş saatler gibi günboyu çalışıp tekdüze

Uzayan gölgelerle koşaradım dönüyorsunuz evinize.
...
Ne kadar uzaksa bir felaket sizden o kadar mutlusunuz

Unuttunuz başkalarının acısını duymayı

Küçük çıkarların büyük kurnazları

Alışverişe döndü tüm ilişkileriniz, hesaplı, planlı

Sevgileriniz ayaküstü, ilgileriniz koşaradım

…”
 
“Ve sonra sen çıktın karşıma.
Allah'ın bana; “Bak sana ne yazdım” deme şekliydin.
Sevindim. Sevdim.”
 
Hani küsersin ya biriyle..
Neyse olsun dersin, düzelir belkide..
Aslında derinden yaralamışsa seni; ona bir daha güvenme..
Çok denedim ben..OLMUYOR..
Tokat atanı affedersen, yumrukla döner geriye..AFFETME..
Birinci şansını kullanamayana, ikinci şans vermek..Söyle ne DİYE ???
İyi niyetin adı..İnanın SAFLIK Bu devirde.
 
Geri