Günlük Bahane !

Konu sahibi son olarak 4466 gün önce görüldü
İnandığın kişiler seni öyle bir noktaya getirir ki, sevmediğin insanların yanında kendini daha güvende hissetmeye başlarsın artık.
 
Ben yanlış bir şey yazmam hemşo;d rica ederim
 
Hayat yolunda gitmiyor işte
Bazen başkaları sorar nasıl olduğumu,iyiyim......... derim ,sadece iyiyim...
Değilimdir aslında kendimi bilirim..
Yanlızlık felan değilde,en zoru nedir bilirmisin?
İnsanlar daha fazla sormasın diye..
Az konuşur ve gülümserim...


 
Bir eşi olmalı insanın;
Rüzgar onun kokusunu getirmeli,
Yağmur O'nun sesini..
Akşam onu görecek diye, pırpır etmeli yüreği,
.......



Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan, eve dönerken,
Cennetten köşe almışçasına
.......



Sevdiği, sakındığı, bakmaya kıyamadığı...
Her bir hücresinden aşkın fışkırdığı,
Çölde okyanusu yaşadığı bir eşi olmalı insanın..
Ben seni ölene dek seveceğim boş laf..
Ben seni sevdikçe ölmeyeceğim..!
 
Aşkın, seninle ödüllenemeyen yanıydı yalnızlık.
Ardı, nefes kesiği.
Ötesi yara, berisi bere, dahası izdir.

Geldiğim kadar gitmenin,
Hatırladığım kadar unutmanın,
Susturan ve üşüten avazlarıma, libas bulmanın vaktidir şimdi.

Çoğalmaya gelmişken, azalarak kaldım cehenneminde.
Benim için,
Öldüğünü görmemek için ölmek oldu artık hayat.
Yalnızlığın aşkla ödüllenemeyen yanısın, sen.

Ardı, biz.
Ötesi yâr, berisi ben, dahası anıdır.

Acının ve ağrının kentidir,
Hayatın hep arka odası.
Zamanın arka bahçesidir biraz da ve sadece hep ‘‘bir gün’’ olarak verilir, dün.
Benim yalnızlıkla cezalandırılmamdı, aşk.

Ardı, ruh âlemi.
Ötesi şer, berisi ecel, dahası kalptir.

Yüzdüğüm kadar boğulmanın,
Tanıdığım kadar yabancılaşmanın,
Eriten ve meleten kelimelere, deyiş bulmanın vaktidir şimdi.

Var olmaya gelmişken, yok olarak yakıldım ateşlerinde.

Benim için,
‘‘Unuttuğunu bilmemek için gitmek’’ oldu artık yollar.
Aşkın yalnızlıkla cezalandırdığıyım, ben.

Ardı, dua.
Ötesi ibret, berisi av, dahası cinnettir.

Hep kendi kendimi ıskalayan bir ahmağım sandım.
Yokluğunda kendimi bulamadığımı, aynadaki boşlukları gördükten sonra anladım.
Dudağındaki soğuk yatağa kıvrılan o sıcak nefesti, sessizlik.

Ardı, figan.
Ötesi dil, berisi şiir, dahası çığıltıdır.

Ben, sen, biz...
İç kanamaları durmayan üç ayrı hastayız şimdi. Hepimiz tekiliz.
Hepimiz aşk tarafından terk edileniz.

Yitirdiğim kadar bulmanın,
Uyuduğum kadar uyanmanın,
Can verdiğim saatlerin hesabından can almanın vaktidir, şimdi.
Yâr olmaya yüz tutmuşken, yârdan oldum kısmetlerin kıtlığında.

Ardı, boş.
Ötesi ömür, berisi karayazı, dahası yazgı hatasıdır.
Aşkın bir arada tutamadığı birbirini anımsatan iki ayrı yalandık, biz.
Buna sadece ayrılık kandı.
Ve o’nu bir yere,
Beni bir başka yere attı.

Ardı, azap.
Ötesi yok, berisi yokmuş, dahası yoktur.
 
Bazı şeyler vardır anlatılması imkansız...
Çünkü bütün kelimeler yetersiz kalır...
Sadece gözlerde yaşar

O tarifi imkansız mutlulukları veren bakışlar...
Bazı şeyler vardır anlatılması imkansız...
Sadece hissedilir...
 
Sen ki; yahu çok güzelsin. Nasıl izah etmeli bunu anlaşılır bir dille. Mesela gözlerinde bir şey var açıklayamıyorum onu. Sanki aynı kareye sığdırılmış topyekûn, yeryüzü ve gökyüzü!
 
Güneşin olsun gönlünde
Kar bile yağsa, ya da fırtına olsa
Gök bulutlarla ve dünya kavgayla dolsa..
Güneşin olsun gönlünde
O zaman gelsin ne gelirse
Doldurur ışıklarla en karanlık gününü..
Bir şarkın olsun dudaklarında
Sevinçli ezgilerle
Seni günlük tasalar bunalıma boğsa bile..
Bir şarkın olsun dudaklarında
O zaman gelsin ne gelirse
Yardım eder savuşturmaya en yalnız gününü..
Başkaları için de bir diyeceğin olsun
Tasada ve bunalımda
Ve kendi ruhunu şenlendirecek her şeyi
Söyle onlara da, bir şarkın olsun dudaklarında
Yitirme sakın yüreğini..
Güneşin olsun gönlünde
Ve her şey iyi olacak...
 
Avucumun içindeki nasırsın şimdi sen,
kime dokunsam acırsın!

Özgür Gümüşsoy
 
972037_644219028928142_658440814_n.jpg


çift budur !
 
945602_461451737273850_1577021430_n.jpg






Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı bir ömür yani…
Ne saçma…
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba..


........


Ben her bahar aşık olmam
Ama her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç, ama olsun…
İstemek de güzel."

 
Sesinde ne var biliyor musun?
Bir bahçenin ortası var
Mavi ipek kış çiçeği
Sigara içmek için
Üst kata çıkıyorsun


Sesinde ne var biliyor musun?
Uykusuz Türkçe var
İşinden memnun değilsin
Bu kenti sevmiyorsun
Bir adam gazetesini katlar


Sesinde ne var biliyor musun?
Eski öpüşler var
Banyonun buzlu camı
Birkaç gün görünmedin
Okul şarkıları var


Sesinde ne var biliyor musun?
Ev dağınıklığı var
İkide bir elini başına götürüp
Rüzgarda dağılan yalnızlığını
Düzeltiyorsun.


Sesinde ne var biliyor musun?
Söyleyemediğin sözcükler var
Küçücük şeyler belki
Ama günün bu saatinde
Anıt gibi dururlar


Sesinde ne var biliyor musun?
Söyleyemediğin sözcükler var.

 
İçimde bir sıkıntı var
Ezberlediğim duvarlardandır belki
Ya da gözümün yaşını silen yatağım
Ya başımdaki ağrı ya kalbimdeki
İçimde bir sıkıntı var
Dinlediğim şarkılardan olsa gerek
Ya da yüreğimdeki melankoliden
Ya dizlerimin titremesi ya ellerimin
İçimde bir sıkıntı var
Gurbetlik olsa gerek
Ya da kendi benliğimden
Ya yüreğimdeki sızı ya yüreğimdeki...
 
Demiştin ya…! Ölüme kadar seninim
Ve son nefeste bile bana farz sen’i sevmek
Bilemediğin tek gerçek yüreklilerin işiydi bu cümle
KOLAY DEĞİLDİ BENİMLE ÖLMEK…

Sevdaya asılıdır çilegahın kandili
Ay ışığından güçlüdür bilmez misin
Med-cezir’lerimi seni kıyıya savururken bulursun
Sen benim engin sularımda yüzemez,nihayetinde…
... BOĞULURSUN

Kararır günlerin öğlen vakitlerinde
Vampir gibi karanlıklarında gezinirsin
Kaçamak kavuklarda sabahlarsın
Sen benim güneşlerimde gölgelenemez
YANARSIN

Yüreğindeki hücrende beslerken duyguları
Tek tek çıkarır vurusun gerçek haykırışlarını
Gırtlak arası nöbetlerinde gecelerde naçarsın
Sen benim sevdama dayanamaz
KAÇARSIN

Hayatın keskin virajlarından yuvarlanırken zaman
Umudun katline ferman olur cümlelerin
Yetimliğin yakıştığı ruh’unu kimsesizliğine yaslarsın
Sen benim gecelerime doğamazsın gayrı, kendi kabuslarında
AĞLARSIN

Eski zaman masallarındaki Aşk lara yazmıştım seni
Dağları yürütecektin ya hani bizim için
Kolay değil demiştim çöl’e denizi getirmek
Kolay değil demiştim Leyla ile Mecnun gibi sevmek
Ve sevdanın kara kaplı kitabı…
KOLAY DEĞİL İŞTE
..
 
Ayrılıkla savaşmadığımı düşünme ne olur!
Direndim.
Karşı koydum ayak bileklerime dolanan gitmelere.
Her gece göğsüme çöken tavana inat nefes alıp verdim sana.
Ve karanlık odada saat tik takını senin ayak sesin zannedip sevinişim..
Uyanışlarım,
Ve kırılan hayallerim…
Sensizliğin eksilttiği sen dahil ne varsa işte benden giden.
Her birine gücümün yettiğince direndim.
Çok sevdim seni, affet!
Olmayışından çok aklıma yenildim…

Kahraman Tazeoğlu.
 
Geri