Günlük Bahane !

Konu sahibi son olarak 4464 gün önce görüldü
“yanlışların ve eksiklerin yüzüne yüzüne vurulmuyorsa, bu senin mükemmel olduğunu değil, dostsuz olduğunu gösterir. Ben duymak istediğin yalanları veremem sana. Onlar sadece günü kurtarır. Işık sandığın ve tutunduğun karanlıkları sana göstermek zorundayım. Unutma; karanlığı aydınlatmazsan, zamanla o karanlığa alışır gözlerin.”
 
Artık ne gittiğine üzülüyordum, ne geldiğine seviniyordum. Sadece kabul ediyordum. Önünü görmeden ileriye bakmak, nasılda tökezletiyordu insanı… O bunun farkında mıydı değil miydi bilmiyorum ama her seferinde o, benim aşkımdan aldığı hazla ileriye doğru gidiyordu. Ben yine arkada kalıyordum, ardı oluyordum… Gayret sarf etmeden ilerlediğini zanneden biri, yokuş aşağı indiğinin farkına varamaz. O’da farkında değildi zaten. Sevmekle sevmemek arasına hamak kurmuş, bir gidiyor, bir geliyordu. O’na “sevmekle sevmemek arası bir şey yoktur; emin olmak veya şüphe etmek vardır” diyordum ve cevap bekliyordum. O ise bana “insan bir kere aşık olur; diğerleri hep ondan izler taşır” diyordu. Kimin izini taşıyordum bilmiyordum. Ama bir şeyi çok iyi öğrenmiştim: her yalnız bir gün mutlaka kendini mutsuz edecek birini buluyordu.
 
Neydi bize bu kadar imkansız olan? Ve bilmediğim kaç imkan saklıydı bu imkansızlıkta? Gitme diyemedim. “Dönüş yolunu kat etmek daha zordur gitmekten sevdiceğim!” diyemedim. Bilirim, geride kalan her şeyi yanında götürmektir aslında gitmek. İnsan ne yapardı böyle olunca? Şimdi peşinden yürüsem, ben de gitmiş olacaktım değil mi? Ağaca çıkan bir kedi yavrusunu geri alabilmek gibidir gitmek; onu alabilmek için sen de peşinden ağaca çıkmalısın… gitmelisin…


Gidemedim peşinden. Çakılıp kaldım o kaldırıma. Üstümden onlarca yaya geçti sanki. Ve anladım o vakit; Az seven gider sadece… çok sevendir terk eden…
 
En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
Tenimin yırtıldığı yerden mi girdin içeri
Açar gibi yaparak açık bir kapıyı
Beni ikiye böldün
Hadi içimi kendine aldın da
Beni nerde bıraktın
Hangisini seçerdin benim için
Ve hangisinden vazgeçerdin kendin için
 
Meğer ne büyük saflıkmış,
Senin kalın duvarlarından incelik beklemek.
 
bitmek için başlayan bir serüven değil miydik zaten…?
karalama defterine iliştirdiğin onlarca isimden biri değil miydim…?
düş gönül hanenden adımı..
üstü kalsın acılar bırakmadan git…
sonuna bir –me iliştirmeden çık git içimden işte
...
 
tumblr_lzlvl5d0z61qkyf0no1_500.gif





Etrafını saran insan müsveddeleri, sana hiç doğruları göstermedi. Onlar, senin duymak istediklerini söylediler hep. Zaaflar böyle bitirir işte insanı. Seni mutlu eden sahte insanları, sana doğruları söyleyerek ruhunu sıkanlara değişirsin. Onların sana sunduğu sahte dünyanın içinde mutluyu oynarsın. Ama aslında gerçekleri göremeyen bir zavallısın. Arıları öldürmüş, sineklerden bal bekliyorsundur.
 
verdiğim geçici rahatsızlık için
ömür dilerim senden sadece
"ben sana ne yaptım"ların kaldı bak
bu ucube caddelerde
susmanın
onaylamak olduğunu hatırlattığın bir gecede
BENİ SUSARKEN BÖLME!!
 
Kendin olabilmek adına sarf ettiğin aşırı gayret, bazen seni sana buldurmaz. Ve yine unutma ki herkes için her şey olmaya çabalayan, kendisi için hiçbir şey olmaz.
 
ir insan neyden çok korkarsa mutlaka yaşarmış yani korkunun ecele faydası yoktur....

270813_10151606767729868_1667942045_n.jpg
 
Aşk, kendisine yalan söylemesidir insanın. Öyle büyük yalanlar söyledin ki kendine, kendin olmaktan daha fazla yabancılaştın içine. Ya, onu seçip her şeyi kaybedecektin, ya da içinde o olmayan her şeyi seçip, kendini kaybedecektin. Sen seçimini ondan yana yaptın ama yine kendin kaybettin. Aşktan aşkla arınılmazdı, bilemedin. Her insan, insan doğar ama insan olarak ölmez. Bak o insan bildiklerin hiçbir şeyi paylaşmadı seninle; bu yüzden aşk bir hiçi paylaşıyor şimdi kaderinle...
 
Kendimi vitrinlerde seyrederken, bir aşk tüccarının rafında kalmış alelade bir çerçeve olduğumu anlayamamışım. Ne zormuş insanın sevildiğini sanması. Tırnaklarıyla kazıdığı bir aşkta, tırnak kadar değerinin olmaması…
 
Unutulmak, kim olmadığını değil, kim olduğunu öğretir insana. En azından unutulacak kadar vardım onda dersin. Gidersin... Gitmenin de hakkını vermeli insan. Geride pişmanlık bırakmadan...
 
Seni benden kim aldı bu denli çabuk? Beni kimin için terk ettin katilim? Yine de içimde bir his var döneceğine dair. Bunu iyi biliyorum. Bilmediğim şey; o dönüşün benim çağrımla mı, yoksa uğruma terk ettiğin kişinin vedasıyla mı olacağı... Söyle! Gelişin kimin git’inden ötürü olacak? Unutma katilim,


geç yağan yağmurlar, hayat vermez kurumuş çiçeklere.
en çokda bu sözünü seviyorum..
 
İki kişi eşit sevemez birbirini. Bir taraf mutlaka ya eksik kalır, ya fazla gelir. Bunun bir terazisi de yoktur ki ölçülebilsin. En doğru sonucu ayrılık söyler. O gösterir hangi tarafın daha az sevdiğini. Bunu öğrenmek bir aşka mal olur ama... Ve biter tüm birliktelikler. Dedim ya işte; aşkta eşitlik yoktur, birliktelik vardır. Ve o eşitsizlik birlikteliği de bitirir...
 
Geri