Günlük Bahane !

Konu sahibi son olarak 4459 gün önce görüldü
Eğer insan unutmak istemezse, bir günü bile hatırlar on yıl sonra... Ve unutmak isteyen, bir günde unutur on yılı...
 
221723_576325512391714_1049840789_n.jpg



sonramı; hepimiz kördük ebemizi gördük :D
 
Şüphesiz ki en büyük hatam,
ruhu boka batmış insanlardan küçük bir çocuk masumiyeti beklemekti!
 
Aldığım nefesi bile suç sayan bir yük Var İçimde..
Şimdi yetmiyor yanımdakiler yüzümü güldürmeye ...
Her tebessümmümde canımı yakan tarifsiz bi acı :

Kalbim hiç olmadığı kadar yorgun ve çaresiz şimdi eskiden umursamazın tekiydim ben! birşey olurdu yıkılırdı hayallerim ,başlardım yeniden... Oysa şimdi boşveremiyorum hiçbir şeye bilmiyorum ,sebebini belki sonunda ben de YORULDUM İşte..​
 
Hiç kimse olmadı senin gibi..
Hiç kimse gelmedi, bilirim gelmeyecek..
İsterdim kalmasın kaldığı gibi
Ama ''amalar'' yasak bize
''keşkeler'' kilitli...
 
Diyorsun ki âşık oldum;
yalan! Aşk ile yanmadan gelme kapıma.
Diyorsun ki yanıyorum;
tamam ama, "kül" olmadan gelme kapıma !
 
diyorum ki bayan..
elleriniz deniz kokuyor
gözleriniz toprak!
siz İstanbul'a ait olmayan müptelalardansınız..
siz göremiyorsunuz elbette
ama
güldüğünüzde
dudaklarınızın kenarlarında papatyalar filizleniyor.
bayan,
siz kaldırım taşlarının boşluğundan
adeta baş kaldıran
çimenler gibisiniz
öyle yalnızsınız bu şehirde
öyle eğreti
öyle kimsesiz!..
bayan demem o ki;
gidin!
ayağınıza taktığım kancayı farketmemiş gibi davranın
ve
beni de sürükleyin!..
 
Sensiz de aynıyım ben, sadece yazı yazıyorum artık...
Bu beni rahatlatıyor, bu yönümü keşfettim sen yokken...
Okuduğun gibi değişen bir şey yok.
Sadece yaralarım var artık, yara bandıyla kapanmayan...
Sensiz de güzel hayat... Alışıyorum yavaş yavaş buna...
... Yabani ot olup beynimin ortasında çoğalıyorsun ara sıra,
Bundan muzdarip olsam da arada, değişen bir şey yok...
Kimi zaman limandaki kaya oluyorum dalgaların dövdüğü...
Değişen pek bir şey yok aslında, üçgenin dışta kalan açısının çektiği acıdan başka..


:)
 
Sen yine sükûtu giyin yâr!
Dilersen hiç konuşma.
Ben kelamlarımı çürüttüm yolunda.
Çarpsa da bir tokat gibi yüzüme, her harfi yoluna heceledim.
Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim;
... söz verdim ben bu yüreğe,
hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim……
 
İçimde bir şey var; yerini bilmediğim, misafir edemediğim… Kıvılcım kıvamında hissettiğim, yangına meyleden bir şey… Ağrıdıkça ağrıyan, çığlığı kalbimi aşıp tüm hücrelerime dağılan… Kurduğum cümleleri öznesiz bırakan, yan yana sayısız noktalar koyduran. ....
 
''Şerefsizim! Seni seviyorum'' dedi.
Hangisine inanacağımı şaşırdım.

- Küçük İskender
 
Başıma Taç Olmak istemedin Sevdiğim .

Satırlarıma maLzeme oLuşunu Seyret . . !
 
“Bazen bir kahve yudumlayıp bir şarkı açarsın, susarsın ve o şarkı senin söylemek istediğin her şeyi söyler.”
 
Dünyada 4 tane sandık vardır :

1. Çeyiz sandıklarımız

2. Adam sandıklarımız
...
3. Sizin sınandıklarınız, bizim inandıklarımız

4. Sözünü veripte tutar sandıklarımız.
 
Boşver ...

Sen kendine yakışanı yaptın !!...
 
"
Öyle büyük şeylerde gözüm yok hiç,
küçük mutluluklar diliyorum; küçücük......
Bir çocuk saflığında gülüşler,
Sohbetle uzayan gecelerde,
... zarif kadehlerdeki 'Yakut'un buğusu,
Islanmış çimenlerin kokusu,
Çimenlerdeki çıplak ayaklar,
Bahçedeki gül ağacı,mis kokulu çiçekler,
Gıcırdayan salıncak,
Çocukken oynadığımız oyunlar tadında sımsıkı sarılışlar,
Ruhumuza dokunan şarkılar,
Akordu bozulmayan bir yaşam bestesi,
Maskelerden arınmış yüzler,
Sımsıcak kahkahalar,
Çatılmayan kaşlar,
Gün doğumları,
Hepsi bu...
"
 
Geri