Glasgow Rangers - Fenerbahçe ( 0 - 2 )

  • Kullanıcı Lefty
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Fenerbahçe
🕒 Konu sahibi 6 saat önce aktifti
Penatı verilmedi ancak kaçırdıklarımız da ortada... Maç içinde durum tabii ki farklı olacaktı.


 
Bu tür maçlarda elinde Talisca gibi adam varsa oyundan çıkartamazsın. Ciğeri yırtılan orta sahalardan ya da kanatlardan birini çıkarırsın. En olmadı bek çıkartırsın. Çünkü o Talisca yürüyecek hali kalmasa da o penaltıyı atar. Ki Talisca penaltı atar gibi freekick kullanan da bi oyuncu. Hiçbir şey yapmasa bi tane vurur ceza sahası dışından içeri sokar. Yarım saat, 15 dk, 45 dk oynasın diye mi veriyorsun o adama 15 milyon? Ulan hadi çıkardın Mert Hakan mı alınır şu maçta? Ligde oynatmıyorsun adamı Avrupa Kupası’nda işi ne? Şunları Jose gibi adamın düşünemiyor oluşuna ben inanmıyorum. Ya tamam ya devam maçı. Ki uzatmalara gidecek maç belli. Son dk o adam mı kurtaracak seni? Uzatmalara gidecek maçta da seri penaltı atışlarını hep yüksek ihtimal olarak düşünmelisin. MHY mi atacak o kader penaltısını? Jose belli ki lige sarılacak. Bunları geçsem Bilbao beni eleyecek, uzatmanın manası yok diye düşünmüş olmalı. Neyse, denediler. Sağlık olsun.
 
Son düzenleme:
Fenerbahçe'nin daha iyi bir stopere, harika bir forvete, ne bileyim büyücü misali bir 10 numaraya değil, mantalite değişimine ihtiyacı var. Fenerbahçe son yıllarda Avrupa'daki en istikrarlı takımımız ancak her kırılma maçında kendi yarattıkları mental bariyere çarpıp potansiyelinin bir kısmına dahi ulaşamadan eleniyorlar. Başta taraftar olmak üzere tüm camiaya sirayat etmiş olan o duygu ne yazık ki yöneticiler eliyle inşa edilmiş o mental bariyerin her geçen sene daha da güçlenmesine ve Fenerbahçe'nin önündeki en büyük engel olmayı sürdürmesine sebebiyet veriyor. Taraftar yorumlarına bakıyorsun, hocam senden razıyız, eleneceksek böyle elenelim hop Az Alkmaar, Young Boys rererö. Bir organizasyonun bu denli savunmacı ve bu denli sidik yarıştırmacı bir tavır takınması hiç sağlıklı değil. Hayır, Fenerbahçe bunlardan güçlenerek çıkabilen bir camia da değil. Neden ısrarla gerek kurumsal gerekse kitlesel olarak böyle bir tavır takınıyorlar gerçekten anlamıyorum.

Sanki mütevazı bütçelerle mücadele ediliyormuş gibi, "hocam senden razıyız" ve "eleneceksek böyle elenelim" demek de epey bir loserlık ve mevcut durumu soluksuz, şikayetsiz kabul etmişliktir. Teknik ekibine yıllık 12 Milyon veren, yıllık futbolcu maaşları neredeyse 100 Milyona dayanmış, kadro değeri ise 300 Milyonu zorlayan bir camianın şöyle bir elenmeden sonra çıkıp "Eleneceksek böyle elenelim" deme lüksü yok. Diyemezsin. Her şey bir yana sen zaten yıllardır böyle eleniyorsun. Kendi tarihinin en kötü dönemini geçiren Sevilla'ya da Olympiakos'a da tam olarak böyle elendin zaten. Daha ne kadar böyle eleneceksin? Sen bu elenmelerden güçlenerek çıkmıyorsun, bilakis çok daha yıpranarak ve yorularak çıkıyorsun. Bak o yorgunluğun ve yıpranmışlığın tezahürü olarak Sevilla maçını taraftar rakibe ikram etti. Belki de o elenmenin yarattığı tahribatla dün Rangers'ı eleyemedin. Oturup bunları konuşmak, bunlardan güçlenerek çıkmak yerine sosyal mecralarda aynı kaynaktan çıktığı aşikar gönderilerle Galatasaray'a hücum etmeye kalkışıyorsun. Hayır, sen sadece bonservislere yılda 60 Milyon euro harcayabilen bir camia olarak böyle bir maçtan sonra çıkıp "Ama Az Alkmaar, Young Boys rererö" diyemezsin. Senin rakibin Rangers'tı, Bilbao'ydu, Manu'ydu. Bırak Galatasaray'ı. Sürekli Galatasaray üzerinden saçma sapan düşüncelerini rasyonelize etme, çık sahaya topunu oyna, turu kazan ve yapabiliyorsan kupayı Türkiye'ye getir. Bunu yapmak yerine her kritik virajda "Ama Galatasaray da rererö" muhabbeti yapmak gerçekten büyük loserlık, çok büyük kompleks. Bu kompleks aynı zamanda tura da mal oldu. Özetle, Fenerbahçe'nin 3 sezondur oyunla ilgili bir sorunu yok. Sorun tamamen mental. İşin kötü yanı Acun gibi tiplere ve söylemlerine bakınca Fenerbahçe camiasının bunu çözmek gibi niyeti de yokmuş gibi duruyor.
 
Fenerbahçe'nin oynadığı futbol tüm Süper Lig takımlarının çok üstünde ancak bu demek değildir ki her maçta çok iyi oynuyor, elbette büyük hatalar yaptığı zamanlar da var.

Sonuç olarak Avrupa Kupası alma şansımızı doğrudan ilk maçtaki hatalarımız ile yok ettik fakat önümüzde devam eden bir lig var ve motivasyon düşürmeden sezon sonuna kadar gitmek gerekiyor.
 
Ya arkadaş ben bi kere burda yok yapı yok hakem dedim mi. Demedim. Ama bu maçta feneri hakem eledi. Mert'e penaltı attirilir mi ne demek. Artırılır tabi. O kadar bile güvenmiyorsan alma takıma. Tuttutmuşsunuz taliska türküsü. İki metre adam Şaban gibi dolanıyor ordada. Fizik avantajını bile kullanamıyo, temas etsen yerde herif. Yarı boyundaki adamdan kafa topu alamıyor. Beş para etmez. Duran top olacak da vuracak diye adam mı alınır takıma. Bakma sen eğribayat bi kaç kritik kurtarış yaptı. Hiç güven vermiyor. Dedik bin kere penaltıya kalırsa şansımız yok diye. Öteki Suriyeli zaten iftarı açmış çıkmış sahaya, şuuru yerinde diil.

Neyse işte fener hep bir dram takımı.
Biz zaten elenmeye gittik.
Boşu boşuna taraftara umut verdiler ve yine boynunu büküp yatağa gönderdiler.
 
Ya arkadaş ben bi kere burda yok yapı yok hakem dedim mi. Demedim. Ama bu maçta feneri hakem eledi. Mert'e penaltı attirilir mi ne demek. Artırılır tabi. O kadar bile güvenmiyorsan alma takıma. Tuttutmuşsunuz taliska türküsü. İki metre adam Şaban gibi dolanıyor ordada. Fizik avantajını bile kullanamıyo, temas etsen yerde herif. Yarı boyundaki adamdan kafa topu alamıyor. Beş para etmez. Duran top olacak da vuracak diye adam mı alınır takıma. Bakma sen eğribayat bi kaç kritik kurtarış yaptı. Hiç güven vermiyor. Dedik bin kere penaltıya kalırsa şansımız yok diye. Öteki Suriyeli zaten iftarı açmış çıkmış sahaya, şuuru yerinde diil.

Neyse işte fener hep bir dram takımı.
Biz zaten elenmeye gittik.
Boşu boşuna taraftara umut verdiler ve yine boynunu büküp yatağa gönderdiler.
Ben de nerede kaldı karamsar @climax yorumları diye merak içindeydim.:)
 
Ben penaltı kaçıran futbolcuya kızmam. Olacak tabi. İlla birisi kaçıracak. Kaçıran olmasa sabaha kadar şut çekilir. Dağa taşa da vurulur. Olay ne biliyonuz mu. Olay adamı sevmemek. Bak çekunun da oldu penaltı kaçırması. Herkes olsun boşver dedi. Niye çünkü seviliyo. Sevmedigin adamin her hareketi göze batar
 
Gürcan Bilgiç: İrfan Can Eğribayat'ın kurtarışı, Skriniar'ın gövde gösterisi. İnanmış bir takım halinde zafere çok yaklaştılar.. Ancak tur penaltılarla kaçtı, yazık oldu emeklere...


Emre Bol: İş, penaltılara hatta uzatmalara bile kalmadan bitmeliydi. Çünkü penaltıların zar atmaktan farkı yok! Zaten Fenerbahçe'nin iyi penaltı atamadığını biliyoruz. Bu kadar iyi oynadığın, lig maçı öncesi bu kadar yorulduğun bir karşılaşmanın sonu böyle olmamalıydı. Artık lige geri dönüp, bu oyun oynanırsa şampiyonluğun geleceğine inanıyorum. İnanın, İskoçlar bile bu sonuca şaşırmıştır...
 
Bence lig maçlarında yabancı hakem getirilecekse avrupa maçlarında da türk hakem olmalı.
 
Bazen dünyanın en iyi takımına karşı oynarsınız bir atakla gol atar maçı kazanırsınız. Kimse sizin nasıl oynadığınıza bakmaz, turu geçip geçmediğinize bakar. Fenerbahçe dün çıkarabileceği en iyi kadroyu en iyi dizilişle sahaya sürdü. İyi oynadı mı evet iyi oynadı ve devam da ettirdi. Oyuncu değişiklikleri de iyiydi yerinde müdahalelerde bulundu ama iş bitiriciliğe gelince beceremediler. İyi oyunculardan sonra beceriksiz oyuncuların sahaya sürülmesiyle Türkiye liginde oynayan bir fenerbahçe izledik. Sürekli bağırıp kendini yere atan bir takım haline getirdi kendini. Aslında dünkü maça göre fenerbahçenin turu geçmesi gerekiyordu ama Glasgow Rangers geçti. Bunu da ilk maçtaki gerizekalılıklarına saysınlar. Fener geçse miydi, elense miydi gibi hiç bir şeyi sorgulamam ama malum kişinin penaltı kaçırması benim en sevindiğim şey oldu. Kibrin ve kendini beğenmişliğin sonu her zaman hüsran olur.
 
Fenerbahçe'nin daha iyi bir stopere, harika bir forvete, ne bileyim büyücü misali bir 10 numaraya değil, mantalite değişimine ihtiyacı var. Fenerbahçe son yıllarda Avrupa'daki en istikrarlı takımımız ancak her kırılma maçında kendi yarattıkları mental bariyere çarpıp potansiyelinin bir kısmına dahi ulaşamadan eleniyorlar. Başta taraftar olmak üzere tüm camiaya sirayat etmiş olan o duygu ne yazık ki yöneticiler eliyle inşa edilmiş o mental bariyerin her geçen sene daha da güçlenmesine ve Fenerbahçe'nin önündeki en büyük engel olmayı sürdürmesine sebebiyet veriyor. Taraftar yorumlarına bakıyorsun, hocam senden razıyız, eleneceksek böyle elenelim hop Az Alkmaar, Young Boys rererö. Bir organizasyonun bu denli savunmacı ve bu denli sidik yarıştırmacı bir tavır takınması hiç sağlıklı değil. Hayır, Fenerbahçe bunlardan güçlenerek çıkabilen bir camia da değil. Neden ısrarla gerek kurumsal gerekse kitlesel olarak böyle bir tavır takınıyorlar gerçekten anlamıyorum.

Sanki mütevazı bütçelerle mücadele ediliyormuş gibi, "hocam senden razıyız" ve "eleneceksek böyle elenelim" demek de epey bir loserlık ve mevcut durumu soluksuz, şikayetsiz kabul etmişliktir. Teknik ekibine yıllık 12 Milyon veren, yıllık futbolcu maaşları neredeyse 100 Milyona dayanmış, kadro değeri ise 300 Milyonu zorlayan bir camianın şöyle bir elenmeden sonra çıkıp "Eleneceksek böyle elenelim" deme lüksü yok. Diyemezsin. Her şey bir yana sen zaten yıllardır böyle eleniyorsun. Kendi tarihinin en kötü dönemini geçiren Sevilla'ya da Olympiakos'a da tam olarak böyle elendin zaten. Daha ne kadar böyle eleneceksin? Sen bu elenmelerden güçlenerek çıkmıyorsun, bilakis çok daha yıpranarak ve yorularak çıkıyorsun. Bak o yorgunluğun ve yıpranmışlığın tezahürü olarak Sevilla maçını taraftar rakibe ikram etti. Belki de o elenmenin yarattığı tahribatla dün Rangers'ı eleyemedin. Oturup bunları konuşmak, bunlardan güçlenerek çıkmak yerine sosyal mecralarda aynı kaynaktan çıktığı aşikar gönderilerle Galatasaray'a hücum etmeye kalkışıyorsun. Hayır, sen sadece bonservislere yılda 60 Milyon euro harcayabilen bir camia olarak böyle bir maçtan sonra çıkıp "Ama Az Alkmaar, Young Boys rererö" diyemezsin. Senin rakibin Rangers'tı, Bilbao'ydu, Manu'ydu. Bırak Galatasaray'ı. Sürekli Galatasaray üzerinden saçma sapan düşüncelerini rasyonelize etme, çık sahaya topunu oyna, turu kazan ve yapabiliyorsan kupayı Türkiye'ye getir. Bunu yapmak yerine her kritik virajda "Ama Galatasaray da rererö" muhabbeti yapmak gerçekten büyük loserlık, çok büyük kompleks. Bu kompleks aynı zamanda tura da mal oldu. Özetle, Fenerbahçe'nin 3 sezondur oyunla ilgili bir sorunu yok. Sorun tamamen mental. İşin kötü yanı Acun gibi tiplere ve söylemlerine bakınca Fenerbahçe camiasının bunu çözmek gibi niyeti de yokmuş gibi duruyor.
sevilla da oly de bizi eledikleri sene kupayı aldı abi, nasıl tarihinin en kötü dönemi oluyor? adamlar manu, juve ve roma'yı eleyerek kazandı kupayı o sene. kötü dönemleri ondan sonra başladı. bizim taraftarın ruh haliyle ilgili bir takım tespitler doğru fakat sosyal medyada dönen birçok şey aslında rakip taraftarın algılarına cevap niteliği taşıyor. olmasa daha iyi ama iki taraf için de süreç böyle işliyor. dün galatasaray'ın sosyal medyası akıllarınca fener'le taştaş geçiyor, yahu daha 1 ay olmadı bir önceki turda rezil bi şekilde eleneli. bana sorarsan bazı eleştiriler iki taraf için de geçerli.

tamam rakibiz ve rakibimiz kaybettiğinde keyifleniyoruz fakat öyle şeyler yazılıp çiziliyor ki "ulan siz kendinize bakın" refleksi oluşmaması imkansızlaşıyor. alkmaar'dan, young boys'tan, prag'dan falan bahsedilmesinin sebebi bu.

yıllardır avrupa'da bir noktaya gelebilen ve elense bile son dakikaya kadar tura ortak olabilen tek takımımız fenerbahçe. rakiple çekişmenin bu kadar ayyuka çıktığı zamanlarda rakibimden daha iyi olmak ne yazık ki bir tatmin duygusu yaratıyor ve dediğin gibi o mentali bozuyor. bu konuda haklısın. çünkü yetersizlik hissi ağır basmalı ki ileriye doğru adımlarını daha kararlı atabilesin.

bizim 250-300 milyon euro'luk takımlar kurup inanılmaz maaş bütçeleri ayıran kulüplerimiz avrupa ligi seviyesinde her sene finali kovalamalı halbuki.
 
Geri