Geçmişin insanları tanımlamasınıolmamış yalnız. Konu başlığında verilen örneklere birebir uyan biriyim. Doksanları da yaşadım, sokakta futbol da oynamadım. Yine aksi örnekteki gibi oyun konsolunda da futbol oynadım, smart tv karşısında da zaman geçirdim.
Bu duruma göre geçmişin insanı mı, günümüz insanı mı oluyorum?
Sonra..
Başlıkta iki soru var ve ikisinin de en kısa cevabı evet veya hayır. Bu sorulardan birine evet, diğerine hayır denirse paradoks ortaya çıkar. İkisine de evet cevabı verilirse, yine şuursuzca paradoksa girilmiş olur. Keza iki soruya da hayır cevabı verilirse aynı durum söz konusu olur.
Yani başlıktaki sorulardan biri gereksiz oluyor.
Örneğin, "Geçmişte insanlar daha mı mutluydu?" veya "Günümüzde insanlar daha mı mutlu?" şeklindeki sorular kısaca evet veya hayır şeklinde cevaplanabilir ve beyin yakmadan hayatımıza devam edebiliriz. Çünkü örnek verdiğim her iki soru da zaman vurgusundan dolayı kıyas içermektedir.
Neyse çok uzattım ama kaç oldu gözümü tırmalıyor bu tür başlıklar.
Sorulmak istenilen sorunun cevabını da kendimce vermeye çalışayım ama gene eleştiri oklarımı kullanarak başlayacağım..
Doksanları yaşamayan bir insan günümüzle geçmişi kıyaslayamaz. Çünkü tecrübe etmemiş oluyor. E doksanları yaşamamış birine de geçmişte insanlar daha mutluydu şeklinde fikir sunmak dışında bir şey söyleyemeyiz. Kendisi belki bulunduğu anda çok mutludur; bilemeyiz. Çocuklar ise bana göre her dönemde mutludur. Doksanlarda sokaklarda top koştururken de mutluydular, oyun konsollarının başında oynarken de. Çünkü çocuklar.. Bundan dolayı çocuk örneği yersiz diyebiliriz.
Doksanları ve günümüzü yaşamış insanlar için aynı şeyleri söyleyemeyiz tabii. Geçmişte kısıtlı olanaklarla yaşayan insanlar farkında olmadan ortak paydalarda buluşabiliyorlardı.
Günümüzdeki gibi onlarca tv kanalı, internet üzerinden yüzlerce film, dizi izleyemiyorlar; birkaç tv kanalında yayımlanan programlarla yetinmek zorunda kalıyorlardı. Dolayısıyla prime time olarak ifade edilen zamanlarda ortak noktalarda buluşabiliyorlar, aynı programları seyredebiliyorlardı. Salt bu yüzden bile ikili sohbetlerde konu konuyu açıyordu ve ortak yaşanmışlıklardan söz edilebiliyordu. İşte bu ve benzeri olanaksızlıklardan dolayı doksanların tadı her zaman damağımızda kalmıştır ve bizler o dönemlerde her zaman çok daha mutlu hissetmiş olabiliriz.
Yine net cevap veremedim. Çünkü şimdi de mutluyum
