Geçmişin insanları mı daha mutluydu yoksa günümüzdekiler mi?

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Teknolojinin gelişmesi ile beraber, insan yaşamında büyük değişimler yaşanmış ve her geçen gün hem ihtiyaçlar hem de lüks tüketim miktarı artmıştır. İnsanlar eskiden az şeye sahip ama daha mutluyken, bugün neredeyse çok şeye sahip ama mutsuz görünüyorlar. Geçmişte çocuklar kolay kolay oyuncak bile bulamazken, bakkaldan aldıkları şeylerle ya da sokakta oynamaktan dahi keyif alabiliyorlardı. Oysa günümüzde mutlu olmanın ön koşulu, paradan geçmeye başladı.

Bu durumda mutlu olmak her geçen gün zorlaşıyor olabilir mi?
 
Teknolojik gelişmelere ve dayatılan koşullara uyum kurabildiğiniz sürece mutlu hissetseniz de bir süre sonra yetersiz geldiği gerçeği ile mutlaka yüzleşiyorsunuz.
 
Geçmişin insanları diyorum
Günümüz insanı ne istediğini bilmeyen ya da sonradan görmüş gibiler daha çok, çoğu şeyleri hazır ellerine verilmiş anne baba tarafından
Hem mutsuz hem huzursuz hem ben merkezciller
 
Geçmişin insanları diyorum
Günümüz insanı ne istediğini bilmeyen ya da sonradan görmüş gibiler daha çok, çoğu şeyleri hazır ellerine verilmiş anne baba tarafından
Hem mutsuz hem huzursuz hem ben merkezciller
Kolay ulaşılan ve kolay tüketilen hiçbir şeyin değeri yoktur.
Sahip olduklarında nitelik değil de nicelik arayan insan sayısı çok daha fazla ve bu sebeple de hiçbir şeyden mutlu olamıyorlar.
 
geçen akşam öğretmen abimizle bu konunun benzerini konuşmuştuk..
onun savina göre insanların son zamanlarda bu kadar mutsuz olmasının sebebi gelişen teknoloji ile birlikte kendilerine ve düşünmeye harcayacaklari zamanın artması. dusunmede görülen artış insanı kaygıya ve mutsuzluğa sürüklüyor.

otuz yıl önce tarlada çalışan insanın mutsuz olma lüksü mu yoktu? hayır, her şeyi insanı iş gücüyle hallettikleirnden düşünmeye zaman bulamiyorlardi, şimdiyse tam tersi her şey otomasyon oldu ve insana zaman kaldı, daha doğrusu boş zaman kaldı. oturup bir şeyleri irdelemek için zaman kaldı, düşünmek için zaman kaldı. düşünen insan mutsuz oluyor ne yazık ki.
 
geçen akşam öğretmen abimizle bu konunun benzerini konuşmuştuk..
onun savina göre insanların son zamanlarda bu kadar mutsuz olmasının sebebi gelişen teknoloji ile birlikte kendilerine ve düşünmeye harcayacaklari zamanın artması. dusunmede görülen artış insanı kaygıya ve mutsuzluğa sürüklüyor.

otuz yıl önce tarlada çalışan insanın mutsuz olma lüksü mu yoktu? hayır, her şeyi insanı iş gücüyle hallettikleirnden düşünmeye zaman bulamiyorlardi, şimdiyse tam tersi her şey otomasyon oldu ve insana zaman kaldı, daha doğrusu boş zaman kaldı. oturup bir şeyleri irdelemek için zaman kaldı, düşünmek için zaman kaldı. düşünen insan mutsuz oluyor ne yazık ki.
Sorgulayan insana her şeyi kabul ettiremezsin ve var olan bazı gerçekleri gördükçe ister istemez değiştirmek istiyor ancak elinden de bir şey gelmedikçe de kapana kısılmış misali isyan ediyor.
 
Çakmaktaş ailesi mutlu gözüküyor
 
Sorgulayan insana her şeyi kabul ettiremezsin ve var olan bazı gerçekleri gördükçe ister istemez değiştirmek istiyor ancak elinden de bir şey gelmedikçe de kapana kısılmış misali isyan ediyor.
lefty hanım bahsettigim olay sorgulamak ve doğruya ulaşma isteği değildi.
sorgulayan bilinç mutsuzdur bunda hemfikiriz ancak bahsettiğim şey genel geçer şeylerdi. insanlar geçim derdini düşünmeye başladı, ev kirasını, yeme içmeyi düşünmeye başladı. çünkü otomasyon onları hayatını kolaylaştırırken bir yandan da onlara farklı birnhayatin varlığını gösterdi. bu da onları mutsuz etti.
 
Geçmiş daha güzeldi bana göre. Ama ne yazık ki geçmiş geçmişte kaldı. Zaman yolculuğu yapabilseydim; geleceği meraktan çok, geçmişteki güzel günlere yolculuk yapardım.
 
lefty hanım bahsettigim olay sorgulamak ve doğruya ulaşma isteği değildi.
sorgulayan bilinç mutsuzdur bunda hemfikiriz ancak bahsettiğim şey genel geçer şeylerdi. insanlar geçim derdini düşünmeye başladı, ev kirasını, yeme içmeyi düşünmeye başladı. çünkü otomasyon onları hayatını kolaylaştırırken bir yandan da onlara farklı birnhayatin varlığını gösterdi. bu da onları mutsuz etti.

Haklısın @Laedri
İnsanları asla ulaşamayacakları hedeflerin peşinde koşturup kendi çarklarını döndürüyorlar.
Parası olan da daha fazlası için çabalamaktan mutsuz çünkü sürekli bir şeylere sahip olmak zorunda olduğu hissettiriliyor.
Olmayan ise kendi derdine düşmüş durumda ve hiçbir gerçeği fark edemiyor.
 
Geçmişin insanları tanımlamasınıolmamış yalnız. Konu başlığında verilen örneklere birebir uyan biriyim. Doksanları da yaşadım, sokakta futbol da oynamadım. Yine aksi örnekteki gibi oyun konsolunda da futbol oynadım, smart tv karşısında da zaman geçirdim.
Bu duruma göre geçmişin insanı mı, günümüz insanı mı oluyorum?

Sonra..
Başlıkta iki soru var ve ikisinin de en kısa cevabı evet veya hayır. Bu sorulardan birine evet, diğerine hayır denirse paradoks ortaya çıkar. İkisine de evet cevabı verilirse, yine şuursuzca paradoksa girilmiş olur. Keza iki soruya da hayır cevabı verilirse aynı durum söz konusu olur.
Yani başlıktaki sorulardan biri gereksiz oluyor.
Örneğin, "Geçmişte insanlar daha mı mutluydu?" veya "Günümüzde insanlar daha mı mutlu?" şeklindeki sorular kısaca evet veya hayır şeklinde cevaplanabilir ve beyin yakmadan hayatımıza devam edebiliriz. Çünkü örnek verdiğim her iki soru da zaman vurgusundan dolayı kıyas içermektedir.

Neyse çok uzattım ama kaç oldu gözümü tırmalıyor bu tür başlıklar.

Sorulmak istenilen sorunun cevabını da kendimce vermeye çalışayım ama gene eleştiri oklarımı kullanarak başlayacağım..

Doksanları yaşamayan bir insan günümüzle geçmişi kıyaslayamaz. Çünkü tecrübe etmemiş oluyor. E doksanları yaşamamış birine de geçmişte insanlar daha mutluydu şeklinde fikir sunmak dışında bir şey söyleyemeyiz. Kendisi belki bulunduğu anda çok mutludur; bilemeyiz. Çocuklar ise bana göre her dönemde mutludur. Doksanlarda sokaklarda top koştururken de mutluydular, oyun konsollarının başında oynarken de. Çünkü çocuklar.. Bundan dolayı çocuk örneği yersiz diyebiliriz.

Doksanları ve günümüzü yaşamış insanlar için aynı şeyleri söyleyemeyiz tabii. Geçmişte kısıtlı olanaklarla yaşayan insanlar farkında olmadan ortak paydalarda buluşabiliyorlardı.
Günümüzdeki gibi onlarca tv kanalı, internet üzerinden yüzlerce film, dizi izleyemiyorlar; birkaç tv kanalında yayımlanan programlarla yetinmek zorunda kalıyorlardı. Dolayısıyla prime time olarak ifade edilen zamanlarda ortak noktalarda buluşabiliyorlar, aynı programları seyredebiliyorlardı. Salt bu yüzden bile ikili sohbetlerde konu konuyu açıyordu ve ortak yaşanmışlıklardan söz edilebiliyordu. İşte bu ve benzeri olanaksızlıklardan dolayı doksanların tadı her zaman damağımızda kalmıştır ve bizler o dönemlerde her zaman çok daha mutlu hissetmiş olabiliriz.
Yine net cevap veremedim. Çünkü şimdi de mutluyum :D
 
@Blackheart

Başlıkta çelişki yok aslında çünkü sadece 90'lı yılları baz almadım ve teknolojinin çok yaygın olmadığı günlerle kıyaslama adına bir soruydu. Elbette yaşamayanlar bu kıyası yapamaz ancak hızlı tüketim çağına bir şekilde şahit oluyorlardır ve iyi kötü bir görüş bildirebilirler diye tahmin ediyorum.

Detaylı cevabın için de teşekkür ederim. Elbette 90'lar çok başkaydı ve yaşayanların unutabileceğini sanmıyorum.
 
@Lefty hanım aslında şöyle bakmak daha doğru olur,

Televizyonlu yillarda insanlar lüks tatillere sadece ünlülerin gidebileceğine, o luks villalarda sadece zenginlerinn oturabileceğine inanıyordu ancak geçen zaman ve gelişen teknoloji sosyal medyanın gelişmesi insanların yasamadiklari bir hayatı da sanki yaşıyormuş gibi aktarmalarina neden oldu. sonunda gelinen noktada imkanı olmayan insanlar insta, face gibi yerlerde takılacak kadar boş zaman buldugundan bu hayatlara gıpta etmeye başladı, bu halusinatif etkinin, etkisi altına girmeye başladı, gözleri boyandi, gördükleri her şeyin gerçek olduğunu sanmaya başladılar.
herkesin mutlu ancak kendilerinin mutsuz olduğuna ikna oldular, herkeisn güzel kendilerinin çirkin olduğuna ikna oldular, herkesin zengin ancak kendilerinin fakir olduguna ikna oldular. içine düştükleri bu ikna çukuru onlarsa eziklik durtusunu tetikledi. herkes şunu düşünmeye başladı onlar yapabilirken ben neden yapamiyorum, onlar sahipse ben neden değilim.
 
Çok geri gitmeye gerek yok, çocukluk yıllarıma denk gelen 80'lerde genel olarak insanlar mutluydu diye hatırlıyorum. Şimdiyse suratlar asık. Size de öyle gelmiyor mu? Sebebi ne olabilir?
 
  • Beğen
Tepkiler: ne
Eskiden insanlar azla yetinebiliyordu. Şimdi seçenek arttıkça insanlar doyumsuzlaştı. Bir mutsuzluk hakim. Belki de her şeye kolay erişilebilirlik nankörlüğü getiriyordur beraberinde.
 
Bunun en büyük sebebi teknolojinin insana verdiği sınırsız tüketimin tatminsizliğidir. Sosyal medyanın öyle sinsi bir gücü var ki insanların yankı odası kavramı bırak 80'leri 1 sene öncesiyle bile tutarsızlık sergiliyor. Öyle de güzel aşılandı ki... Herkes vazgeçilebilir, biri gider öteki gelir. O yoksa şu var... Emek vermek kavramı da yozlaşmaya maruz kaldı. O yüzdendir ki bu döneminin okyanusunda yüzme bilmeyen insanlar daimi olarak mutsuzlukta boğulmaya mahkumdur.
 
Aklıma okuduğum bir kitap geldi, 1920lerde yazılmıs ve yazar eskiye özlem duyuyor, insanların mutsuzluğundan yakınıyor falan
Bu her zaman var olacak bir durum, içinde bulunduĝumuz zaman da eskiyecek, ah bee denilecek mi bilemiyorum (:
 
Çocukken hepimiz mutluyduk. Her şey bizim için bir oyun du. Şimdiki çocuklar da hep mutlu. Belki bizden de daha mutlu. Çünkü her şeyleri var. Ama biz eskisi kadar mutlu değiliz. Eskiden bizi mutlu eden şeyler artık bizi tatmin etmiyor. Veya bıkmışız yaşamaktan. Yine de eskileri hatırladığım da mutlu oluyorum.
 
Detaylı yazmak istemiyorum dünya değişiyor ve yaşlandı insanların da doğası değişiyor sona yaklaşıyoruz.
 
Geri