Gecenin Bir Vakti Uyandırsaydım Sana Şunları Söylerdim;

Konu sahibi son olarak 3953 gün önce görüldü
Tuhaf zamanlardayız Sevgili;
Kimileri, çakala deh deyip bir meçhule sürüklenirken,
Biz, bir dağın süngüsünde boynumuzu vurduk.

Şubat 2014 İstanbul
 
"sen artık delirdin" dedi adam.

kadın umursamaz bir şekilde gülümsedi, kolları bedenine devrim yaparcasına sarılmışken, en büyük yalanını inkar edercesine adamın gözlerinin içine baktı . dilini düşüncelerinin mihrabı sayıp; "kadın olmak zaten deliliktir" dedi.
 
kendin için istediğini başkası içinde istemiyorsan ne anladık ki insanlığımızdan.
 
10358149_1164164916943849_1394048874428277112_n.jpg
 
İttifak Zamanı

Günahının verandasından
Yıldızlara bakarak mutlu oluyorken insanlar,
Çarmıha germe zamanıydı ruhumu.
Yakışıklı düşlerimin sevgilisinden kaçarak,
Kovulmuş aydınlıklardan karanlığa sığınma zamanıydı.

Son kez nefes aldı küllerin içinden
Son kez sızılarından çatlakları sızdı
Yavru şeytanların kanatlarını okşadı
Son kez gülümsedi yalancı tanrılarına
Erimiş ayakları
İsyan yolculuklara inat
Son kez adım attı.

Gözlerini kapadı.

Sözleriyse pek açıktı.

Kemirgen sessizliği son kez tarumar etti;

"Kaç yaz, kaç kış, kaç sonbahar geçti
Aldanmadım hiç bir mevsimine
Aldanmadım hiç bir haline,
Şimdi ne istersen onu söyle,
Neye itaatteysen ona aldan
Ama bilmelisin, bütünüyle her şey yalan
Bütünüyle her şey zavallı bir an.

Duydum ki sende etmişsin o aciz yemini
Zamanın bitmiş, yolculukların tükenmiş,
Kaybetmişsin en kutsal evini.
Vicdanın mahkemesinde kendinden başka herkesi suçlarken,
Tüketmişsin bütün şahitlerini.
Şaşırmadığım bu hallerinle seni izlerken,
Ellerim havada bekliyorum beni kefenlemeni.
Hadi!
Ne duruyorsun?
Toplasana bütün cesaretini!"

19.06.2015 İstanbul'da bir mekan...
 
"Bir sinir hücresi bir başka sinir hücresi ile ilişki kurmak istediğinde bir kimyasal salgılar. Bu kimyasal iki hücre arasındaki boşluğu geçer ve diğer sinir hücresine tutunur. O hücreyi faal hale getirir veya faaliyetini engeller. Daha sonra yollayan hücre kimyasalını geri alır veya kimyasal metabolize edilir."

Beynin Çalışma Sistemi/Metin Münir


Her zamanki akşamlardan biriydi ve ben yine yazıyordum. Kendi halinde yalın düşünceler içinde oturuyorken kapı açıldı, sessizce girdi içeriye, uzun zamandır olmayan o değilmiş de rutin akşam yürüyüşlerinden birinden dönüyormuş gibi...

"Saat kaç?" dedi

"......."

"Umarım kahven vardır" dedi. Ve onu izleyeşimi umursamadan üstündekileri çıkarmaya başladı. "Bilirsin duştan sonra kah iyi gelir" arkasını dönüp gömleğini çıkardığında sırtında baştan aşağı uzanan derin kesik izinin yakın zamanda olduğu anlaşılıyordu. Kırmızı, derin ve acıyla barışık...

Kolundaki saati çıkardı ve yanımdan banyoya doğru ilerlerken saati hemen önüme koydu. Dönüp bana o rahat gülümsemesi ile "Kahve ben duştan çıkana kadar hazır olur değil mi?" dedi. Olduğum yerde gelen seslerden ne olduğunu anlayabiliyordum, banyonun kapısı kapandı, duştan su sesi gelmeye başladı, masa lambasının aydınlattığı saat ve ben baş başa kalmıştık.

Şaşıramıyordum bile yıllar sonra öylece kapıyı açıp gelmiş ve öylece... Bu, bu nasıl olabilirdi? Saati elime aldım ve banyoya doğru ilerledim. Banyonun kapısını açtım ve suratımın ortasına doğrultulmuş tabanca ile kala kaldım. "Sen yoksa..."

.........

Gözlerimi yavaşça araladığımda, yine masada çalışırken uyuyakaldığımı fark ettim. Masa lambasının ışığından önce ortamı seçemesem de uykum açıldıkça elimde tuttuğum camı kırık saati fark ettim. Hızla doğrulmaya çalışsam da sırtımdaki ağrı buna engel olmuştu. Canım çok acımıştı. Hızla etrafa baktım odadaki her şey yerli yerindeydi. Elimde saat, banyoya doğru ilerledim. Lambayı açtım, her şey en son bıraktığım gibi duruyordu. İçeri girdim, banyo aynasından kendime baktım, şaşkınlıkla kala kaldım. Hemen arkamdaki aynanın yansımasında sırtımda baştan aşağı uzanan derin kesik... Dikişler çok yeniydi. Kırmızı, derin ve acıyla barışık...
 
bişi sorcam,

amuda kalksam insanlar değişir mi? lütfen değişsin hatta yok olmaları gerekenler puf olsun. kusura bamya seni de uyandırdım gece gece ama bu ıssız karanlıkta kendim bile yokum muhatap alabileceğim :/
 
sayıklayarak bakarken bıraktım bakışlarını ardımda, sırtıma hançer gibi saplanacağını bile bile, bende bıraktığın düğümleri çöze çöze... öyle umarsız, öyle acımasız...
 
gecenin bilmem kaçı seni uynadırdığımda şu şarkıyı dinlemeye itiraz etme lütfen;

[YOUTUBE]PKocF3fKQUA[/YOUTUBE]​


azcık delirir gibi olalım sonra uyumaya devam ederiz :cici:
 
hayvanları sevmeyen insanlar var bu dünyada,

birbirini sevmeyen insanlar...

kendinden nefret eden insanlar var.

bir avuç bile etmezdi oysa "seni seviyorum" demek. buna rağmen kucak dolusu öfkeyle ayaklanıp, nefret cümleleri ve insanlığına ihanet davranışlarıyla, "en çok kendini eksiltti insan oğlu."

arabaların arkasından koşan köpekler gibi amaçsızdı birbirimize saldırmamız. oysa sevmek daha kolaydı, uyanıp günaydın demekten bile!

bütün aksi söylentilere rağmen, aşka inanıyorum, bütün insanların bir gün sevgiyle yaşayacağına ve insan oğlunun bir gün dünyanın sadece kendisi için yaratılmadığını anlayacağına inanıyorum. ve ben inadımı en çok böyle anlarımda seviyorum.

şarkıda dile geldiği gibi;

Nereye gideceksin?
Nereye kaçacaksın?
Gecenin sonuna geldiğinde.
Gökyüzüyle karşı karşıya gelme zamanın.
 
Geri