Kadın üzgündü. O kocaman yüreğindeki izleri muhteşem gülüşünün arkasında saklamak istiyordu ama yemiyordum.
Baktığı ben değildim sanki. Başkasını hayal ediyordu.
Belli ki kafa dağıtmaya ihtiyacı vardı
ve kurban olarak beni seçmişti kendine o gece.
Çabuk çaktım durumu. Farklı değildik çünkü.
Bu kocaman yüreğimdeki izleri muhteşem olmayan gülüşümün arkasına saklamak istiyordum.
Baktığım o değildi sanki ve kafa dağıtmaya ihtiyacım vardı benim de.
Dokunuşlardaki ve bakışlardaki samimiyeti içten yaşıyorduk.
Onun dışındaki herşey sahteydi. Çünkü hayal kuruyorduk ikimiz de ve ben değildim onun öptüğü ve o değildi sarıldığım.
Uzun sürmedi bu oyun.
Alkol etkisini iyice göstermeye başladığında kurduğum hayaller haddini aştı ve ağzımdan dökülen harfler onun değil; kurduğum hayaldeki başkahramanın adını oluşturuyordu.
Kestiik!
Oyuncular normal hayatlarına dönmüştü.
Utanıyordum kalbini kırdığım için.
Bir şey diyemedim, çaresizce baktım yüzüne.
“Önemli değil” dedi sadece.
Gerçekten de önemli olmadığını hissettirdi bakışlarıyla.
Hoş, benim için de değildi.
Oyun bitti ve ayrıldık vedalaşmadan.
Özlemeye devam ettik ayrı zamanlarda ayrı kişileri.
Özlemeye devam ettik aklına bile gelmediğimiz kişileri.
SON