Frigler Ve Gordion

Konu sahibi son olarak 2617 gün önce görüldü
PESSİNUS (BALLIHİSAR)

Pessinus ören yeri, Ankara-Eskişehir karayolu üzerinde Sivrihisar yakınlarındaki Ballıhisar’da bulunmaktadır. Pessinus, tanrıların anası Kibele olarak anılan tanrıçanın ünlü kutsal yerleşmesiyle birlikte “Rahipler Devleti” şeklindeki antik bir Frig yerleşmesiydi.

Ana Tanrıça’nın şekilsiz taştan yapılmış kült heykelinin (Baitylas) gökten indiğine inanılıyordu. Kent, Bergamalıların egemenliği altında kalmıştı, fakat Galatlar’ın saldırısına rağmen buradaki rahipler sınırlı bir özgürlüğe sahip olabilmişlerdi. Kenti beş Frigyalı ve beş de Galat rahiple birlikte bir baş rahip yönetmişti.

MÖ. 204 yılında Roma senatosunun Pessinus’a elçiler gönderip Kibele’nin kült heykelini Roma’ya getirtmesi ve orada inşa ettirilen bir tapınağa bu heykelin yerleştirilmesiyle kent çok büyük bir üne kavuştu. MÖ. 25 yılında Augustus, Galatia eyaletini kurunca, Pessinus Romalıların yönetimine geçmiştir.

TAPINAK: Yapı çok ilginç bir plana sahiptir. Dar kenarlarında altı, uzun kenarlarında on bir sütun bulunan peristasis (antik tapınağın etrafını çeviren sütun dizisine verilen ad) Hellen tapınağının değişik bir uygulamasını göstermektedir.

Yapıyla ilişkisi olan ve bir theatron (Antik Yunan tiyatrosunda seyircilerin oturduğu kısma verilen ad) işlevi gören gösterişli bir basamak sırası ortaya çıkarılmıştır. Bu nedenle Belçikalı araştırıcılar onu bir tiyatro-tapınak olarak tanımlamışlardır.

Buna rağmen Ekrem Akurgal söz konusu basamakların Kibele kültü ile ilgili olduğunu düşünmektedir. Çünkü tapınağın yeraltı bölümü Aizonai Tapınağı’nda olduğu gibi buna işaret etmektedir.

Mimari süslemelerine göre tapınak MS. 1. yy’ın ilk yarısında yapılmıştır.

Açık bir alanı üç yandan çeviren portiko (çatısı sütunlarla taşınan hol) kalıntıları buranın bir agora olarak düzenlendiği görünümünü vermektedir. Yapı, eski Anadolu kültürleriyle ilişkili Hellen tapınakları şeklinde batıya bakmaktadır.

NEKROPOL: Kentin nekropolünde yapılan kazılarda ön yüzleri kapı şeklinde olan Geç Roma mezarlarının güzel örnekleri bulunmuştur. Nekropol seramiğini inceleyen İnci Bayburtoğlu’na göre halen Ballıhisar’daki yerel bir depoda korunan mezar taşları MS. 3. ya da 4. yy’a tarihlenebilir. Bunların içinde en önemlisi üzerinde bir aslan heykelinin yer aldığı steldir.

Belçikalı arkeologlar Pessinus’un sığ vadisinde yapılmış geniş ve olasılıkla uzun bir kanalı da ortaya çıkarmışlardır. Bu kanalın her iki yanı basamaklıdır ve söz konusu basamaklar yazın kanaldaki su düzeyi aşağı indiğinde vatandaşlara kolaylık sağlıyordu. Bundan başka kanalın kuzey ucundan Roma çağında varolan derenin suyunu düzenleyen kapatma sistemini de Belçikalı arkeologlar bulmuşlardır.



 
Frigya’ın ilkleri

• M.Ö. 426-355 yılları arasında yaşamış ünlü Yunan tarihçisi, Onbinlerin Dönüşü ve Hellenika adlı eserin yazarı Ksenofon; bilinen ilk beyin ameliyatı izlerinin Midas’ın kafatasında olduğunu iddia eder.

• Vecgilus, “Frigler Kral Yolunu ülkelerinden geçirmekle bir ilke imza atmışlardır” der.

• Kölelik düzeninde ilk özgürleştirme yeniliğini getiren Frigyadır. Efendisine belli bir süre “sadakatle hizmet eden” köle özgürlüğüne kavuşur. Bunu herkesin bilmesi için de kölelere özgü bir bone takılırdı. Frigya bonesi daha sonra 1789 Fransız ihtilalinin sim-

• “Eşek kulak” efsanesi ilk kez Midas ile duyulmuş ve başka ülkelerde de benzer efsaneler yaratmıştır.

Tapınağıdır. Daha çok bir emanet sandığını andıran tapınakta, rahipler gereken işleri üstlenirlerdi.

Günümüze ulaşan Kaya Anıtları, güzel bezemeleri ve yazıtlarıyla kültür ve sanatta ne kadar ileri olduklarını gösterir. Antik yazarlara göre, dans ve müzikte öndeydiler.Flüt bir Frig buluşudur.

Phryg Piyadeleri; kenarları işlemeli kısa eteklerinin altına dizlere inen dar bir pantolon, yine dizlerine kadar çıkan uzun çorap giyerler, başlarına ucu öne eğik tüylü deriden Trak serpuşu bazense yanaklı miğfer takarlardı. Kısa mızrak hançer ve yuvarlak kalkan taşırlardı.

Frig kadınları başlarına türban takarlardı. Tunç eserleri tüm antik dünyaya ihraç edilirdi. Mobilya sanayi çok gelişmişti. Mobilyalarını geometrik bezekli oyma ve kakmalarla süsleyip çivi kullanmadan geçme tekniği uyguluyorlardı. Megaron planlı evlerde otururlardı. Vitrivius’a göre, evlerini ağaç kütüklerden yaparlar, damlarını saz ve çamurla kapatırlardı. Bu gelenek hala devam etmektedir.

Orta Anadolu Demir Çağı seramiğinde, tek renk gri seramiğin özgün Frig seramiği olduğu bilinmektedir. Köleleri, at ve katırları çok ünlüydü.

Yağmur suyu ve bal karışımından üretilen ve bol sirke karıştırılarak üretilen şarapları aranır olmuştu.Plinius’a göre “iğneyle nakış işleme Frig buluşu” idi. bu yüzden nakışlı giysilere “PHRYG” adı verilmişti.

Hayvan öykülerinin ilk yaratıcılarının Frigler olduğu biliniyor.Anadolu’nun yerli tanrıçası Kybele’yi çok benimsediler. Ana tanrıça Kybele kültünü uzun süre devam ettirerek Roma panteonuna da girmesini sağlamışlardır.

Klasik geleneğe göre frizi ilk defa Frigler kullanmıştır.
 
Geri