ForumBahane İmza Arşivi

  • Kullanıcı Pain
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Skype Nickleri
Konu sahibi son olarak 4506 gün önce görüldü
Sevgili, öyle yanlış bir yerde ki bu dünya, ben seni en çok karanlıkta kaldığım zamanlar özlüyordum.

Cezmi Ersöz.



Tıpkı İstanbul gibiydin;
Sana dokunmak, sana kapılmak, sana tapmak yenilgiyi daha baştan kabul etmekti.

Cezmi Ersöz.



Bir insan hiçbir şeydir, ancak hiçbir şey de bir insan değildir.

C. Ersöz.


Aşk, unutulmuş bir sanat gibi, ağırbaşlı bir çileyle öğreniliyor şimdi.

C. E


Ben, yine de vazgeçmedim seni sevmekten.
Eskisi gibi değil ama.
Biraz buruk, biraz küs, biraz sitemkar seviyorum artık seni...
dudaklarımı ısırıyorum artık adın geçince.
Kavga falan çıkarıyorum.
Eskisi gibi sakin değilim ama olsun...

Cezmi Ersöz.


Biliyor musun, seni düşünmek istemiyorum artık.
Sevmek istemiyorum seni, hayal etmek, döneceğini beklemek...
Ve daha da ileri gidip nefret etmek bile istiyorum bazen.
Tamamen içimden söküp atmak, hiç olmamışsın gibi unutmak...
Ama sen bunların hiç birine izin vermiyorsun.
Mahallenin yaramaz çocukları gibisin, hep aklıma vurup kaçıyorsun...

Ezgin KILIÇ
 
İyi kalpli günahkarları aydınlatan bir gece lambası gibisin..
Kendi yangınına aşık.

Cezmi Ersöz.



Biliyorum, konuşucak birşeyimiz yok Ama yinede gözlerini al gel
Elindeki yarayı,...suskunluğunu, acemiliğini
Beni biri severse inanmam Seni biri severse utanırsın
Bilmediğin bir hastalığa acımak gibi bile olsa gel
Biliyorum konuşucak bir şeyimiz yok
Ama ızdırabım sende, mutlaka alda gel.

Cezmi Ersöz.



Senin için bir şey yapamayışıma, seni bu dünyada yapayalnız,
kimsesiz bırakışıma ağlıyorum.
Senin için gerçeklik yok, bu hayat, bu hayatın kuralları yok.

C.E.


Geriye dönüp sığınacak bir kendim kalmadı.

Cezmi Ersöz.



Kimi sevsem hiç olmadığı kadar yalnızlaşırdı...
Kimi sevsem bütün o yanlış hayatım gizlendiği yerden çıkıp gelirdi...
Kimi anlamaya çalışsam hayatımın boşluğu çarpardı yüzüme...
Kime elimi uzatsam o unutulmuş ömrümle karşılaşırdım.



Masallar çocukken uyuyana kadar,
Büyüyünce uyanana kadarmış.

Cezmi Ersöz.


Olmayan bir sevgiliyi inatla beklemek; utandırmaktır aşkı.

Cezmi Ersöz.



Yalnızım...
Bunca acı tek bir söze nasıl sığabiliyordu?

C.E.
 
Yanağımdaki gamzeden haberin yokmuş...
Hiç güldürmedin ki yüzümü!


Boş yere arama mutluluğu,
Arαdığın yerde olmαyαcαk.
Buluncα ise tαdını çıkαr,
Çünkü hep sende kαlmαyαcαk.

C. Ersöz.


Sen artık bir başkasının sevgilisisin.
Yalnızca bu cümleyi kurmamak için bile
ölmek isterdim.

C. Ersöz.



Başım önde bu aralar..
Suçlu olduğumdan değil !
Görülmeye değer hiçbirşey kalmadığından...



Oysa seni bir dine bağlanır gibi değil,
kendi özgürlüğümü sever gibi seviyorum.

C.E
 
Ve şimdi asıl olmam gereken yerde,
hayata başladığım yerde,
kalbindeyim...

Cezmi Ersöz.



İnsan sevince, uçurum kenarında dolaşıyor.
Ama büyük yaşıyor sevgili...

Cezmi E.


Bekleyenler iyi bilir , bir ayak tıkırtısına kapıya koşmayı.

Yavuz Çavdar


Senin için canını verecek anne'ye of deme , ahı tutar vahın kalmaz.

Yavuz Çavdar


Kadına el kalkmaz , ona kalkacak tek el duvağını açtığın an olsun .

Yavuz Çavdar

Seven sevdiğini bulurmuş , mesafeler olsa bile.

Yavuz Çavdar


 
Yalnızlık iyidir ; ne gelen canını acıtır ne giden .

Yavuz Çavdar



Sen beni sev , bende seni.
ve bir daha gelirsem dünyaya , yine seni severim senin beni sevdiğin gibi .




Hiç olmadığım kadar mutsuzum bugünler de.
Hiç olmadığın kadar yokum bu şehir de .
Ve gelmediğin her gece.
İsyanım yalnızlığımın serüvenine.




İnsana yapılacak en büyük kötülük.
Onu bir umudun içine hapsetmektir !

Gururunu kapının eşiğinde bırak ve gir içeri.
'Seni Özledim'

Başımı yastığa koyduğumda , rüyalarıma gelme.
Geleceksen yastığımın boş köşesinde sükun et gözlerime.​
 
Sevenler ölse dahi ayrılmazlarmış .
Peygamber efendimizin buyurduğu gibi ' kişi sevdiği ile beraberdir '.



ve ömür dediğin , bir cümlede 'son' bulabiliyor.
bazense bir gülüşte 'aydınlanıyor'

Açtım hüznümün duvağını , gel mutlulukla öp alnımdan.
Geçsin, geçmemiş geçmişliğimin acısı.


Herşey seninle başlıyor , seninle son buluyor.
Ne garip değil mi herşeyin 'sen' olması.



Sen varsın diye artık daha bir huzurlu sol yanım .




Bir günaydını bile çok görüyorsan bana , milyonlarca günaydın borcun var yarınlarıma.




Mutluluğa aç , yalnızlığa tok kalbim.

Yavuz Çavdar





Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgarlarla,Nehirlerle,Kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgarların, Nehirlerin,Kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme,Müsterih ol ;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyğun gün sesimi gök kubbede,
Hatırlaki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

Cahit Sıtkı Tarancı




Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.
 
Bırak ellerinden içmeyeyim bir bardak suyu..
Bırak gözlerinde sabahlamasın yüreğim..
Uzaklarda bana ait bir cümle ol yeter.




Yine dün geçtim o yoldan;
Aynı raylarda tirenler geçiyor...
Karşı dağlar, hep o dağlar...
Kıyı hep aynı kıyı
Ve deniz aynı deniz;
O gülüşten bir eser yok yalnız;
O güzel çerçeve bomboş!
Belki kalbim daha boş!


O, yalnız ağaran tanyerini görüyor,
Ben, geceyi de
Sen, yalnız geceyi görüyorsun,
Ben ağaran tanyerinide.

Nazım Hikmet


Gördüğüm en güzel rüya senin olduğun,
Duyduğum en derin sevgi senin eserin,
Gördüğüm en güzel dünya senin gözlerin,
Ve kurduğum en güzel hayal sensin.


Bir ızdırap bu sardı yüzümü,kuşkusuz gecem hüzün
Yüzümü önce sel basar ve yaştan arınmaz gözüm
Kaybolur yüzüm içinde infilakta kördüğüm
Güzüm ayazda saplı hançer,son tanıksın gördüğüm.


Bana bir iyilik yap ve;
mutluluktan ağlat beni.

Yavuz Çavdar

Gök karanlıksa, yer aydınlıktır bu şehirde.
Oysa her geçilen şehir birer yalnızlık taşırdı.

Yavuz Çavdar.
 
Sevgilerin en güzeli seni sevmek,
Özlemlerin en güzeli seni özlemek,
Ve hayatın tadı sabah kalktığımda,
Senin varolduğunu bilmek..
 
Güler yüzle söylenen bir yalanı bir anda yuttuğumuz halde, acı gerçeği ancak damla damla yutarız.
 
İnsanlar ikiye ayrılır: tanıdıkça büyüyenler, tanıdıkça küçülenler.
 
Yalanın faydası bir defa içindir, gerçeğin faydası ise sonsuz ve ölümsüz.




Insanlar hep birinin peşinden koşarlar ,ama dönüp kendi peşinden koşanlara hiç bakmazlar...
 
Kıskanmayan insan sevmiyor demektir.




Herkesin yanımda olduğu kadar kalabalık değilim, senin yokluğun kadar yalnızım.



İnsan özgür olmadan, huzurlu ve mutlu olamaz.
 
Senin için ölürüm'' dedi.. ''Benim için zaten öldün'' dedim. Cesedini alıp çıktı .



Erkek olmak doğuştan gelen bir alın yazısı olsada , Adam olmak her erkeğe nasip olmuyor.


Affedilen vazgeçilendir... O, affedildi... Çünkü ondan vazgeçildi !...
 
Batan güneş için ağlamayın, yeniden doğduğunda ne yapacağınıza karar verin.


Gülümseyin;öyle samimi ve sıcak olun ki her sıktığınız ele,ruhunuzu da katın.


Konuşma, bir bayanın etekliği gibi; ilgiyi sürdürecek kadar kısa, konuyu kapsayacak kadar uzun olmalıdır.
 
Dökülen süte ağlamanın bir faydası yokur. Yapacağımız şey bundan sonra dökmemektir.



Dostluk havası yaratmak için bir gülümseme kafidir.



Bir kadının yüzündeki ifade, taşıdığı giysilerden daha önemlidir.
 
Kadınlar korkaktır.Çünkü uzun süre yarı köle olarak yaşamışlardır.



Tüm dünyada, bütün evrende insandan başka hiçbir yaratık kendini övmez.



İsterseniz yanlış düşünün, ama her durumda kendi kafanızla düşünün.



İnsan, hayatının dörtte üçünü yapamayacağı şeylerle geçirir.
 
Düşündüm de, insan kendi yaşamının yağmurlarında ıslanma fırsatını kaçırmamalı.

Aşk yalansa, neden bu kadar gerçek aşk acısı ?


Senin de işin zor. Baksana, ne yapsan seviyorum seni. Öyle ki, sensiz bile.

Sevdiğim ikinci kadınsın sen. Birincisi annemdi. O doğurdu, sen öldürme.
 
Bana da yazıklar olsun. Çağırsan yine geleceğim.


-


Senin de duyman gerekenleri, sana söylemek içimden gelmiyor. Seni affetmiyorum, konuşmuyorum ve merak edersen, bil. Seni Seviyorum.




Bana kötü sözler söyleme. İyiliğin kalsın aklımda. Bağırma bana. Ben seni duyamam şimdi. Kavga edemezsin ki artık benimle. Ben sana sadece 'susarım' artık....




Fiziksel bir engeliniz var mı sorusu içime dokunmuştu nedense. Yok dedim, yalnızca kalbim kırık.
 
Sen tüm şatafatlı tanımlardan sıyrılıp en doğal halinle yaramazlık yapan çocuklar gibi boynunu bükmüş bağışlanmayı beklerken, ben sana aşık oldum !



Yemine gerek görmeyecek kadar sözlerine sadık ol.



Ne kadar kalmak istesek de bazen gitmek zorunda kalırız. Ve ne kadar gitmek zorunda olsakta, kalmaktan yanadır sol yanımız..



En güzel şiir matematiktir. Yeryüzünde şimdiye dek İki kere iki dört eder'den daha güzel bir dize yazılmamıştır sanırım...
 
Sana gelirken hep ellerim ceplerimde gelirdim, olur da aşkımın elleri üşümüştür. Avuçlarımda ısıtırım diyerekten .
 
Geri